Ana içeriğe geç
Sözlük

dükkan ile cümle

dükkan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gittiğin dükkan pirinç satıyor mu? Eğer öyleyse, lütfen bana biraz al.Does the store you're going to sell rice? If so, please buy me some.
İş olmadığı için birçok dükkân kapanıyor.Many stores are closing because there is no trade anymore.
Ekmek fırını kasap dükkânına yakın.The bakery is near the butcher shop.
Kabiliye'deki likör dükkanlarını kapattılar.They closed down their liquor store in Kabylie.
Babam Fukuoka'da küçük bir dükkan işletiyor.My father runs a small shop in Fukuoka.
Dükkanlar kaçta açılıyor?What time do the shops open?
Bir grup anarşist dükkanları tahrip edip polise taş ve molotof attı.A group of anarchists vandalized shops and threw rocks and Molotov cocktails at police.
Dükkanlar hâlâ açık.The shops are still open.
O bir dükkan satın aldı.He bought a store.
Dükkan sahibi kim?Who's the store's owner?
Bu dükkanın açılmasını bekliyorum.I'm waiting for this store to open.
Birisi dükkanın önüne bir bebek arabası bırakmış.Somebody left a stroller in front of the store.
Tom'la beraberken kendimi hep züccaciye dükkânındaki fil gibi hissediyorum.I feel like I'm always walking on eggshells when I'm with Tom.
Yakınlarda bir çiçekçi dükkânı var.There's a flower shop near by.
Bu yakınlarda hediyelik eşya dükkânı var mı?Is there a gift shop around here?
Bugün dükkânına aşağı yukarı kaç müşteri geldi?About how many customers came into your shop today?
Gunter yerel dükkanları ziyaret etti.Gunter visited the local shops.
Karl'ın dükkanı günde yirmi dört saat açıktı.Karl's store was open twenty-four hours a day.
Dükkan yakında kapanacak.The store will close soon.
Dükkan, noel haftası boyunca kapanmayacak.The shop won't close for Christmas week.
Oyun oynamayı sever, ve sık sık büyükannesinin dükkânını onun için izlemektedir.He loves gaming, and frequently watches his grandmother's store for her.
Erkek kardeşi Erick ise Portland yakınlarında bir araba modifikasyon dükkanının sahibidir.Her brother Erick is co-owner of a vehicle modification shop near Portland.
Eğer bir Yahudi bir dükkana girerse mallara göz atması yasaktır...If a Jew enters a shop for anything, he is forbidden to inspect the goods...
Grup ilk olarak eskiden bir kasap dükkânı olan Kirchner'in atölyesinde buluştu.The group met initially in Kirchner's first studio, which had previously been a butcher's shop.
Gerçek yiyecekler, dondurma ve kahveler uygun dükkanlarda vardı.There was real food, ice cream, and coffee in the appropriate outlets.
Günümüzde, hala dünyadaki çay dükkanlarında servis edilen ortak bir içecektir.Nowadays, it's still a common drink served in tea shops around the world.
Bu, adanın ulusal günüdür ve tüm devlet daireleri, okullar ve dükkanlar kapalıdır.This is the national day of the island in which all offices, schools and stores are closed.
Wicker dükkânı 29 sene boyunca işletti.Wicker ran his store for 29 years.
Ayrıca 15 Fabrika ve 192 dükkan ya zarar görmüş ya da yokedilmişti.Fifteen factories and 192 trade shops were damaged or destroyed.
1843'ün civarında, Harrogate'de başka bir şube dükkânı açıldı.Around 1843, another branch shop was launched in Harrogate.
Bu yüzden birçok kitap dükkânı kitabı bulundurmayı reddetti.It is alleged that many bookshops have refused to stock the book.
Boykottan önce bölgede 50.000 dükkan tedarik etti.Before the boycott, it supplied 50,000 shops in the area.
Küçük bir UFO hediyelik eşya dükkanı olan "Area 51 Research Center", 2001 sonbaharında kapanmıştır.The Area 51 Research Center, a small UFO souvenir shop, closed in the fall of 2001.
İngiltere'deki Pateley Köprüsü'nün köyünün en eski şekerleme dükkânına sahip olduğunu iddia ediyor.The village of Pateley Bridge claims to have the oldest confectionery store in England.
Hollanda'da genellikle banketbakkerij kelimesi dükkan ve pastane için kullanılır.In Dutch often the word banketbakkerij is used for the shop and banketgebak for the product.
Kalede 50 kadar silahlı bekçi vardır ki dükkanları bekler.There are some fifty armed watchmen in the fortress, and they attend the shop.
16 Haziran 2016'da dükkanın en güneydeki şubesi Truro, Cornwall'da açıldı.On 16 June 2016 the shop's most southerly branch opened in Truro, Cornwall.
Haziran 2010'da Türk dükkânlar "köpekler girebilir, İsrailliler giremez" afişleri astı.In June 2010 several Turkish shops put signs reading "We do not accept dogs and Israelis".
Elektrik parçaları satan dükkânlar Voyvoda Caddesi'nde yer alır.Shops selling electrical items are located in the Voyvoda Street.
Kimono dükkânı 1910'da bir mağazaya dönüştü.The kimono store changed to a department store in 1910.
Dükkân "Fred ve George'un bile en çılgın hayallerini gerçekleştirecek şakalar ve oyunlar" satar.It carried "jokes and tricks to fulfill even Fred and George's wildest dreams."
Schofield ve Martin adı, dükkanların yeniden üretime girdiği 1960'lara kadar kullanıldı.The Schofield and Martin name was used until the 1960s when the shops were rebranded Waitrose.
Roman ve "Çikolata" filmi bir çikolata dükkanı içinde ayarlanmışdır. ^The novel and 2000 film Chocolat are set in a chocolaterie.
1883 yılında Berlin'e taşındı ve burada 1887 yılında kendi kitapçı dükkanını açtı.In 1883 he moved to Berlin, where he opened a bookshop of his own in 1887.
19 Mayıs 2002’de Netanya’da bir dükkâna düzenlene intihar saldırısı ve üç İsraillinin ölümü.A suicide bombing in a Netanya market in Israel, on 19 May 2002, killing three Israelis.
Nazlet’te 60 tan fazla dükkân İsrail’e ait buldozerler tarafından yıkıldı.In Nazlet 'Issa, over 60 shops were destroyed by Israeli civil administration bulldozers.
Simon, artık Jace'i görebilmektedir ve üçlü birlikte Luke'un kitap dükkanına giderler.Simon, now able to see Jace, arrives and they go to Luke's bookstore.
24.978 ev, 24 kilise, 2.320 dükkan, 775 depo, 62 okul yok edilmiştir.24,978 homes, 24 churches, 2,320 stores, 775 warehouses and 62 schools were destroyed.
Yeni özelliklerinde artık dükkân ve kahramanın odası vardı.Among these new features were a shop and a hero’s room.
Bunu müteakip babası, tuzlu morina konserveleri satan bir dükkânda ona iş buldu.His father then found him a job in a shop that sold cans of salted cod.
O dönemde ülke genelinde Neon aydınlatma dizayn edip üreten 2000 dükkân vardı.There were 2000 shops nationwide designing and fabricating neon signs.
Eski kimono dükkânları olan bu mağazalar daha önceki tarihlerde piyasaya hakim olmuşlardır.These former kimono shop department stores dominated the market in its earlier history.
Younge, Los Angeles'ta Artform Studios adında bir plak dükkanı işletmektedir.Younge also operates a vinyl record store in Los Angeles called Artform Studio.
Kitapçı Dükkani.Kitapçı Dükkani.
Bir dükkanın içinde yüzüne vurulmuş ve sürüklenmişti.While in a shop, she was hit in the face and dragged away.
Bay Adolf Verloc: Londra'da bir dükkân işleten gizli ajan.Adolf Verloc: a secret agent who owns a shop in Soho in London.
Oscar Wilde Bookshop, lezbiyen ve gey yazarlarının eserlerinden oluşan ilk kitap dükkânı idi.The Oscar Wilde Bookshop was the first bookstore devoted to gay and lesbian authors.
Bazen hamburger dükkanında çalışır.He has a part-time job at a hamburger shop.
Aykol'un ilk romanı olan Kitapçı Dükkani 2001 yılında yayınlanmıştır.Aykol's first novel, Kitapçı Dükkani was published in 2001.
Her zaman Genel Dükkân'ının başındadır.It has always housed a general store.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dükkan ile cümle - Sayfa 8 - dükkan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App