Ana içeriğe geç
Sözlük

dükkan ile cümle

dükkan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Dükkan-sınıf bir mesleki eğitim yöntemi.Είναι επαγγελματική καθοδήγηση.
Dükkan-sınıf bir mesleki eğitim yöntemi.Това е професионално обучение.
Dükkan-sınıf bir mesleki eğitim yöntemi.זה מסלול אימונים מקצועי.
Dükkan-sınıf bir mesleki eğitim yöntemi.انه مسلك تأهيل عملي.
Dükkan-sınıf bir mesleki eğitim yöntemi.労働者階級、ブルーカラー的
Eğer bir dükkanda berbat bir müzik çalıyorsa, hemen oradan çıkıyorsunuz.Dacă un magazin sună jalnic, ai ieșit. Nu te plângi, doar ieși din el.
Eğer bir dükkanda berbat bir müzik çalıyorsa, hemen oradan çıkıyorsunuz.Nếu một của hàng có âm thanh kinh khủng, bạn sẽ rời đi
Eğer bir dükkanda berbat bir müzik çalıyorsa, hemen oradan çıkıyorsunuz.Se un negozio ha un rumore insopportabile, ve ne andate.
Eğer bir dükkanda berbat bir müzik çalıyorsa, hemen oradan çıkıyorsunuz.Si un magasin a une ambiance sonore épouvantable, vous partez.
Eğer bir dükkanda berbat bir müzik çalıyorsa, hemen oradan çıkıyorsunuz.אם החנות נשמעת נורא, אנו פשוט מסתלקים.
Emin misin? Al ţunu. Kurulayýn artýk ţu dükkaný.Kuzey ne fais pas ça, ne fais pas ça!
Ertesi gün, babam tofu (soya loru) dükkanımızda bir müşteriyle konuşuyordu ve şöyle dedi:A doua zi l-am văzut vorbind cu un client în magazinul nostru de tofu.
Ertesi gün, babam tofu (soya loru) dükkanımızda bir müşteriyle konuşuyordu ve şöyle dedi:Am nächsten Tag hörte ich ihn mit einem Kunden in unserem Tofuladen sprechen:
Ertesi gün, babam tofu (soya loru) dükkanımızda bir müşteriyle konuşuyordu ve şöyle dedi:De volgende dag zag ik hem praten tegen een klant Hij zei:
Ertesi gün, babam tofu (soya loru) dükkanımızda bir müşteriyle konuşuyordu ve şöyle dedi:다음날, 저희 두부가게에서 아버지가 손님에게 하시는 말씀을
Ertesi gün, babam tofu (soya loru) dükkanımızda bir müşteriyle konuşuyordu ve şöyle dedi:Наступного дня я спостерігав, як він розмовляв з клієнтом в нашій крамничці тофу, і сказав йому:
Ertesi gün, babam tofu (soya loru) dükkanımızda bir müşteriyle konuşuyordu ve şöyle dedi:למחרת ראיתי אותו מדבר עם לקוח
Ertesi gün, babam tofu (soya loru) dükkanımızda bir müşteriyle konuşuyordu ve şöyle dedi:في اليوم التالي رأيته يتحدث لأحد زبائننا في متجر
Ertesi gün, babam tofu (soya loru) dükkanımızda bir müşteriyle konuşuyordu ve şöyle dedi:父が話すのを耳にしました 「うちのジョンはね 数学がよくできるんですよ」
Eşitlik dükkandaki indirimli fiyatı ölçmek dışında şeyler için de kullanılabilir.Aceasta poate fi folosită pentru lucruri care sunt complet diferite de preţul de discount la acest magazin.
Eşitlik dükkandaki indirimli fiyatı ölçmek dışında şeyler için de kullanılabilir.Det kan bruges til mange forskellige ting, som slet ikke har noget at gøre med den udsalgsbutik derovre.
Eşitlik dükkandaki indirimli fiyatı ölçmek dışında şeyler için de kullanılabilir.Detta kan användas för saker som är helt orelaterade till rabbatpriset på affären här.
Eşitlik dükkandaki indirimli fiyatı ölçmek dışında şeyler için de kullanılabilir.Dies kann für Dinge genutzt werden welche völlig ohne Bezug zum Preisnachlass im Laden hier drüben sind.
Eşitlik dükkandaki indirimli fiyatı ölçmek dışında şeyler için de kullanılabilir.Dus niets nieuws hier.
Eşitlik dükkandaki indirimli fiyatı ölçmek dışında şeyler için de kullanılabilir.Elle peut être utilisée pour des choses qui n'ont plus rien à voir avec le prix réduit dans cette boutique.
Eşitlik dükkandaki indirimli fiyatı ölçmek dışında şeyler için de kullanılabilir.Ezt használhatjuk olyan dolgoknál, amelyek egyáltalán nem függnek össze a leárazásutáni árral.
Eşitlik dükkandaki indirimli fiyatı ölçmek dışında şeyler için de kullanılabilir.방정식은 상점에서의 할인금액 뿐 아니라 다른 상황에도 무한하게 적용할 수 있습니다
Eşitlik dükkandaki indirimli fiyatı ölçmek dışında şeyler için de kullanılabilir.Può essere usata per cose che sono completamente diverse dal prezzo scontato in un negozio visto prima
Eşitlik dükkandaki indirimli fiyatı ölçmek dışında şeyler için de kullanılabilir.Que puede usarse para cosas completamente ajenas al precio descontado en la tienda de nuestro ejemplo.
Eşitlik dükkandaki indirimli fiyatı ölçmek dışında şeyler için de kullanılabilir.Tento parameter možno použiť pre veci ktoré sú úplne nesúvisiace s diskontnými cenami v sklade tu.
Eşitlik dükkandaki indirimli fiyatı ölçmek dışında şeyler için de kullanılabilir.To samo równanie opisuje rzeczy które są zupełnie niezwiązane z obniżką cen w sklepie w czasie wyprzedaży.
Eşitlik dükkandaki indirimli fiyatı ölçmek dışında şeyler için de kullanılabilir.Αυτό μπορεί να χρησιμοποιηθεί για πράγματα που είναι εντελώς άσχετα με την έκπτωση τιμής στο κατάστημα εδώ.
Eşitlik dükkandaki indirimli fiyatı ölçmek dışında şeyler için de kullanılabilir.Това може да се използва за неща които изобщо не са свързани с отстъпката в този магазин.
Eşitlik dükkandaki indirimli fiyatı ölçmek dışında şeyler için de kullanılabilir.Це може застосовуватись до речей, що зовсім не пов'язані зі знижковою ціною магазину.
Eşitlik dükkandaki indirimli fiyatı ölçmek dışında şeyler için de kullanılabilir.و هى ممكن إستخدامها لوصف أشياء بعيدة كل البعد عن نسبة الخصم فى أحد المحال
Eşitlik dükkandaki indirimli fiyatı ölçmek dışında şeyler için de kullanılabilir.店での割引などに全く関係していない問題にもs 使用できます。 たとえば、
Evet ama... burada... auto-mail dükkanından bol şey yok.Ja, men... På det här stället... ...finns bara auto-mailaffärer.
Evet ama... burada... auto-mail dükkanından bol şey yok.Ja, men ... På dette sted - - findes der kun auto-mail forretninger.
Evet ama... burada... auto-mail dükkanından bol şey yok.Kyllä, mutta... Täällä ei ole mitään muuta kuin auto-mail-pajoja.
Evet ama... burada... auto-mail dükkanından bol şey yok.Sí, claro, pero... ...en este lugar... lo único que hay son tiendas de auto-mail.
Evet ama... burada... auto-mail dükkanından bol şey yok.Sì, ma... questo posto... non ha altro che negozi di auto-mail.
Evet ama... burada... auto-mail dükkanından bol şey yok.Sim, mas... ... este sítio... ... só tem lojas de auto-mail.
Evet ama... burada... auto-mail dükkanından bol şey yok.Tak, ale tutaj nie ma nic oprócz auto-maili.
Evet ama... burada... auto-mail dükkanından bol şey yok.Ναι, αλλά... Αυτό το μέρος, έχει μόνο καταστήματα auto-mail.
Evet ama... burada... auto-mail dükkanından bol şey yok.Да, но... в этом месте... нет ничего, кроме магазинов автоброни.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Escucho cosas como una habitación extra en la casa, el sótano, la cafetería, la biblioteca.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Ich höre Sachen wie in ein zusätzliches Zimmer im Haus, in den Keller, ins Café, in die Bücherei.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.I husets ekstrarum, i kælderen, på caféen, på biblioteket.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Ik hoor dan dingen als de extra kamer in het huis, de kelder, een koffiehuis, de bibliotheek.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.J'entends des choses comme une pièce supplémentaire dans la maison, la cave, le café, la bibliothèque.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.집에 있는 여분의 방, 지하실, 커피샵 도서관 같은 답을 듣습니다.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane."La stanza in più che abbiamo a casa, il seminterrato,
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Nebo taky do pokoje pro hosty, do přízemí, do kavárny, do knihovny.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Oiço coisas como uma divisão extra da casa, a cave, o café, a biblioteca.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Olyanokat is hallok, hogy van erre egy külön szobájuk vagy a pincébe mennek, a kávézóba vagy a könyvtárba.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Saya akan mendengar jawaban semacam sebuah ruangan ekstra di rumah, ruang bawah tanah, kafe, perpustakaan,
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Slišim odgovore kot prazna soba v hiši, klet, kavarna, knjižnica.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Słyszę o dodatkowym pokoju w domu piwnicy kawiarni, bibliotece.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Tôi sẽ được trả lời ở những nơi như là một phòng thêm trong nhà, hầm, quá cafe, thư viện.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Voi auzi deasemenea raspunsuri ca o camera separata a casei, la subsol, la cafenea, la biblioteca.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod