Önemli bir silah satıcısıdır ve dükkanı Willowfield'dedir.Jis – ginklų prekeivis, gyvenantis Willowfield rajone.
Son çare olarak bir dükkân açarlar.Kaune atidaryta pirmoji parduotuvė.
Dükkanı bir mahfil niteliğinde idi.Jų centras turėjo būti apie Možaiską.
Bir şaka dükkânıdır.Veikia parduotuvė.
Babası bir ayakkabı dükkanında satıcıydı.Jo tėvas tada dirbo batų fabrike.
Daha sonra Los Angeles'a gitti ve ünlü Komedi Dükkanı (The Comedy Store) üyesi oldu.Vėliau persikėlė gyventi į Los Andželą, kuriame dirbo komediantu „The Comedy Store“ klube.
Babası giyim dükkanında çalışmaktaydı.Tėvas užsiėmė drabužių prekyba.
Köprü üzerinde bazı dükkanlar bulunur .Ant tilto įrengti dviračių takai.
Bazen hamburger dükkanında çalışır.Retkarčiais dirba margarino fabrike.
Babasının Little Havana'daki kahve dükkânında çalışır.Užsiima narkotikų gamyba savo fabrike Little Hait’yje.
Yahudilere ait dükkânlar yakıldı ve sinagog harabeye çevrildi.Tai labai papiktino vietinę žydų bendruomenę ir jie patys padegė sinagogą.
Çıktığı ilk bölümde çocuklar ona dükkân temizliğinde yardım etmiştir.Pirmuosius mokslus išėjo pas tėvą, padėjo jam dirbtuvėje.
Bu geçitte 10 dükkân yer aldı.Dvare stovėjo 10 pastatų.
1855 te Paris’te, elektrik aparatlarıyla ilgili bir dükkân açtı.1855 m. jis įsidarbino litografijų firmoje Bostone.
Köyde ayrıca 4 dükkân ve 2 kıraathane bulunur.Kaime yra keturios parduotuvės ir degalinė.
Ön cephelerde 21 dükkân bulunur.Antrajame aukšte įrengta 17 šaudymo angų.
Bir şaka dükkânıdır.Tegemist on kaubajaamaga.
Eczacı dükkanını 1937'de açtı.Apteek avati aastal 1939.
Şehirde, şehrin ihtiyacının üstünde bir dükkân yapısı mevcuttur.Nagu eespool mainitud, vajab suurlinn juurde ka ärimaad.
Lucia onunla daha ayrıntılı konuşmak için onu dükkânına çağırır.Aragorn palub temalt tungivalt võimalust temaga privaatsemas paigas vestelda.
Son çare olarak bir dükkân açarlar.Siin avati esimene kooperatiivne pood.
Bu ülkelerde birçok sarraf dükkânı açıldı.Paljud pangad avasid siin harukontoreid.
İstanbul bitpazarında 30 tane dükkan yandı.Alevis tegutses 30 poodi.
Herkes evinin altına birer dükkân yapmıştır.Kõik nad asusid ühe maja ühel koridoril.
Babası giyim dükkanında çalışmaktaydı.Ta asus tööle riidepoes.
Fakat bir müddet sonra Alice ile koyun yine dükkanda kendilerini bulurlar.Pähklipühal saavad Anna ja Villu jälle kokku.
Sözü edilen yüzyılın sonunda Prizren’de 1.500 kadar dükkân bulunurmuş.17. sajandi alguses elas Provence'is umbes 450 000 inimest.
Telefon dükkânında Nick'in yanına bir adam yaklaşır.Ta elab üksildast elu poe ukse kõrval telefonikabiinis.
Köprü üzerinde bazı dükkanlar bulunur .Riigis on mitu silda.
Bütün dükkânların genişliği aynı olacak şekilde inşa edilmiştir.Iga peatükk on üles ehitatud ühtemoodi.
Dükkâna bir müşteri girdiğinde, "Mal orada.Kui ta pagari juurde läheb, siis ta ütleb näiteks: "Üks sai.""
Kırtasiye dükkânları genellikle okul ya da işyerleri yakınında bulunmaktadır.Portaali külastatakse kõige sagedamini koolidest või töökohtadest.
Şimdi de Madonna'nın kendi şekerleme dükkânına giden yolda bize öncülük etme zamanı.Ta kujutab samm-sammult ette Giovanni teekonda giljotiini alla.
Bir tarafta bir kilise bulunmaktadır ve diğer tarafta ise Lucia'nin şarap satış dükkânı vardır.Ühel pool saali on kohvijoomistuba ja teisel pool peetakse pressikonverentse.
Yahudilerin boşalttığı evler, dükkanlar ve sinagoglar Yunanlara verildi.Rüüstati juutide kodusid, asulaid ja kauplusi.
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.127) Tyto obchody prodávají legální, převážně přírodní produkty, včetně halucinogenních hub.
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.127) V teh trgovinah prodajajo dovoljene in predvsem naravne proizvode, vključno s halucinogenimi gobami.
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Aceste magazine vând produse legale ªi predominant naturale, inclusiv ciuperci halucinogene. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Disse butikker sælger legale og hovedsageligt naturlige produkter, herunder hallucinogene svampe. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Estas lojas vendem produtos legais e predominantemente naturais, incluindo cogumelos alucinogénios. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Estos comercios venden productos legales y predominantemente naturales, incluidos los hongos alucinógenos. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) In diesen Shops werden vor allem Naturprodukte legal verkauft, darunter halluzinogene Pilze.)
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Si tratta di negozi che vendono prodotti leciti, prevalentemente naturali, tra cui i funghi allucinogeni. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.Ωστόσο, σύµφωνα κατασχέσεων και οι piοσότητες piαραισθησιογόνων
5 dakika içinde dükkanı açacak.5분 내로 열거야
5 dakika içinde dükkanı açacak.5 perc múlva nyit.
5 dakika içinde dükkanı açacak.Abrirá en 5 minutos.
5 dakika içinde dükkanı açacak.Anh ấy sẽ mở nó trong 5 phút.
5 dakika içinde dükkanı açacak.Aprira' tra 5 minuti.
5 dakika içinde dükkanı açacak.Cậu ấy sẽ mở nó trong vòng 5 phút.
5 dakika içinde dükkanı açacak.Dia akan buka dalam 5 menit.
5 dakika içinde dükkanı açacak.Er macht in 5 Minuten auf.
5 dakika içinde dükkanı açacak.Han åbner om 5 minutter.
5 dakika içinde dükkanı açacak.Hän avaa 5 minuutissa.
5 dakika içinde dükkanı açacak.Hij gaat over 5 minuten open.
5 dakika içinde dükkanı açacak.Hij gaat over vijf minuten open.
5 dakika içinde dükkanı açacak.Il va ouvrir dans 5 minutes.
5 dakika içinde dükkanı açacak.O să deschidă în cinci minute.
5 dakika içinde dükkanı açacak.Otevřou během pěti minut.
5 dakika içinde dükkanı açacak.Otwiera za 5 min.