Annesi iflas ettiği 1930 yılına kadar babasından kalan dükkânı işletmiştir.Apja 1930-ban bekövetkezett halála után gazdálkodott.
Caddenin iki yanında gezinti yolları ve dükkânlar vardır.Az utca mindkét oldalán éttermek, üzletsorok vannak.
Çıraklık sonra babasının manifaturacı dükkanında perakende satıcı olarak çalıştı.A forgatások közötti szünetekben a családi babaruha-boltban segített be eladóként.
Bir tarafta bir kilise bulunmaktadır ve diğer tarafta ise Lucia'nin şarap satış dükkânı vardır.A kúria egy részében ma vegyesbolt, másik részében italbolt működik.
Babalık'ın dükkânında takılır.Apja palotájában ébred.
Lise yıllarında bir kuaför dükkanında çalıştı.Iskolás éveiben délutánonként egy műbútorasztalos műhelyében dolgozott.
3 kahvesi ve 4 bakkal dükkânı vardır.Tíz boltja és négy kocsmája volt.
Onu dışarıdaki saldırıdan korumak için dükkana götürür.Anyjának a boltjába megy, hogy tőlük védelmet találjon.
Özel kontenjanlı ürünler onun ziyaretinden önce ilgili dükkânları dolduruyorlardı.Sok étterem az üzlete elé állította ki finomságait.
Bir süre sonra kendi tasarladığı kıyafetleri annesinin dükkanında satmaya başladı.A fiú az anyja boltjában dolgozik, ahol használt ruhákat árulnak.
Eczaneler ilaç satılmasına ruhsat verilen dükkânlardır.Ezt gyógyszertárak árusítják.
1883 yılında Berlin'e taşındı ve burada 1887 yılında kendi kitapçı dükkanını açtı.Vuonna 1883 hän muutti Berliiniin, jossa hän avasi oman kirjakauppansa vuonna 1887.
Simran ise küçük dükkân sahibi Chaudhry Baldev Singh’in (Amrish Puri) büyük kızıdır.Simran on kaupanomistaja Chaudhry Baldev Singhin (Amrish Puri) vanhempi tytär.
Kahve Dükkanı'nda çalışan Margaret'tan hoşlanmaktadır.Margaret: Kahvilassa työskentelevä punarintarastas.
Annesi bir kahve dükkanı işletiyordu.Äidillä oli oma kahvilayritys.
Dükkân, Ami James ve Chris Nunez tarafından kurulmuştur.Liikkeen omistaa Ami James yhdessä Chris Nunezin kanssa.
Kitapçı dükkanını kırk yıl boyunca işletti.Hän työskenteli kirjastoalalla yli 40 vuotta.
Herkes evinin altına birer dükkân yapmıştır.Kukin sääty sai talosta oman istuntosalinsa.
1922'de bir marangoz dükkânında çalışmaya başladı.Vuonna 1922 hän meni töihin puusepänliikkeeseen.
14 Şubat'ta Severn View adlı bir araba servisi dükkânında arabasını bıraktı.Edwardsin auto löydettiin hylättynä 14. helmikuuta Severn Viewin huoltoasemalta läheltä Severn Bridge -siltaa.
Burada bulunan dükkânların tamamı yok oldu.Paikalla olleet rakennukset on purettu.
Kilise dükkanlar ve ofislere sahipti.Siellä on kauppoja ja toimistoja.
Bu dükkânlarda yalnızca renkli mendiller üretilirdi.Tässä tehtaassa valmistettiin värillisiä pullopapereita.
Ünlü kahve dükkânları zinciri Starbucks'un sahibidir.Yrityksellä on Intian Starbucks-ketjun kahviloista vastaava Tata Starbucks -yhteisyritys Starbucksin kanssa.
Eczaneler ilaç satılmasına ruhsat verilen dükkânlardır.Sairaalat saavat tulonsa lääkkeiden myynnistä.
Daha sonra Los Angeles'a gitti ve ünlü Komedi Dükkanı (The Comedy Store) üyesi oldu.Myöhemmin hän siirtyi Los Angelesiin ja kuului Orpheus Theatre Companyn perustajiin.
Babalık: Johnny Bravo'nun takıldığı fast food dükkânının sahibidir.Johnny Bravo on kuvitteellinen päähahmo Johnny Bravo -animaatiosarjassa.
Margaretha'nın babasının küçük bir kasketçi dükkanı vardı.Helen Schellellä oli oma pieni lelukauppa.
Hurley'nin Fast Food dükkânına meteor düşer.Hurleystä tehdään Milesin ruokintavastaava.
Ön cephelerde 21 dükkân bulunur.Linjalla on 21 asemaa.
Şehirde 720 dükkân bulunmaktadır.Kirkossa on istumapaikat 720 ihmiselle.
Bu dükkanlarda yaklaşık 300 kişi çalışıyordu.Tehtailla työskenteli tuolloin noin 360 henkilöä.
Pazar günleri mağaza ve dükkanların açılmasına karşıdır.SDP on vastustanut kauppojen ja ravintoloiden aukioloa sunnuntaisin ja pyhäpäivinä.
Fakat köşe dükkânlarda bira satılabilir.Olutta myydään kuitenkin satunnaisesti luostarilta.
Dükkân bugün kapalı.Kauppa on tänään suljettu.
O, önce bir meyve dükkanına gitti.Hän meni ensin hedelmäkauppiaalle.
Dükkâna uğramaya ne dersin?Mitä jos käytäisiin kaupassa?
Dükkan tüm gün açık.Kauppa on auki koko päivän.
24.978 ev, 24 kilise, 2.320 dükkan, 775 depo, 62 okul yok edilmiştir.24.978 οικίες, 24 εκκλησίες, 2.320 καταστήματα, 775 αποθήκες και 62 σχολεία καταστράφηκαν ολοσχερώς.
1901 yılında şehirde 140.000 zeytin ağacı, 400 yağ fabrikası ve 700 dükkân bulunmaktaydı.Το 1901 είχε 140.000 ελαιόδενδρα, 400 ελαιοτριβεία και 700 καταστήματα.
1844 yılında, 20 yaşındayken kendi kırtasiye dükkanını açtı.Στα 18 του χρόνια άνοιξε δικό του κατάστημα.
Bu dükkanlarda yaklaşık 300 kişi çalışıyordu.Μαζί, αυτά τα δύο καταστήματα απασχόλησαν πάνω από 300 άτομα.
İçinde birçok dükkân bulunur.Υπάρχουν πολλά μαγαζιά.
Clary, bir geçitten geçerek kaçar ve kendisini Luke'un kitap dükkanında bulur.Εκείνη δραπετεύει μέσω μιας πύλης, που την πηγαίνει στο βιβλιοπωλείο του Λουκ.
Bir şaka dükkânıdır.Ένα Πέρσης καταστηματάρχης.
Kilise dükkanlar ve ofislere sahipti.Τα κτίρια στεγάζουν καταστήματα και γραφεία.
Bu dükkân dönemin ressamları için önemlidir.Εξαιρετικής δυσκολίας για τους πιανίστες της εποχής.
Dürer, çocukluğunu babasının kuyumcu dükkânında çalışarak geçirdi.Εργάστηκε από μικρός στις επιχειρήσεις του πατέρα του.
Bir kuyumcu dükkanına ev sahipliği yapmaktadır.Σήμερα είναι ιδιοκτήτης κοσμηματοπωλείου.
Bunu terzi ve ayakkabıcı dükkânları takip etti.Ασχολείται με το χρηματοκιβώτιο και τα υποδήματα της Φρίγκα.
Ve çiçekçi dükkânına olmadık kadar çok insan gelir.Υπάρχει ακόμη μεγάλη επιχείρηση που δραστηριοποιείται στην ανθοκομία.
Alfio da dükkâna gelir.Ο Άλφιο φεύγει απ' την ταβέρνα.
Starbucks, Amerikalı kahve dükkani zinciri.Τα Starbucks είναι αμερικανική εταιρία καφέ, με έδρα το Σιάτλ.
Köprünün üzerinde çok sayıda kuyumcu dükkanı bulunmaktadır.Υπάρχει μεγάλη ποικιλία από πετρόκτιστες γέφυρες.
1901 yılında şehirde 140.000 zeytin ağacı, 400 yağ fabrikası ve 700 dükkân bulunmaktaydı.I 1901 var der 140.000 oliventræer, 400 oliemøller og 700 butikker.
24.978 ev, 24 kilise, 2.320 dükkan, 775 depo, 62 okul yok edilmiştir.24.978 hjem, 24 kirker, 2.320 forretninger, 775 varehuse og 62 skoler blev ødelagt.
Hogwarts öğrencileri kazanlarını Diagon Yolu'ndaki kazan dükkânından alabilirler.Eleverne på Hogwarts kan købe deres kedler i en butik i Diagonalstræde.
Caminin çevresi pek çok dükkân ile çevrilidir.Pladsen er derfor omgivet af adskillige købmandsboliger.
Babası giyim dükkanında çalışmaktaydı.Hendes mor arbejdede i en tøjbutik.
Bütün bu olaylar pek çok Hollandalının paniklemesine, dükkânların ve okulların kapanmasına sebep oldu.Mange indbyggere gik i panik; domhuse, skoler, butikker mm. lukkede.