dükkânlar ile cümle

dükkânlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hatta bazı dükkanlar taiyakiyi okonomiyaki, gyoza dolgusu veya içinde bir sosis ile birlikte satmaktadır.Một số cửa hàng còn bán taiyaki nhân okonomiyaki, gyoza hoặc xúc xích.
Bu dükkanlar geleneksel ve modern şekerler sunarlar.Các ngôi nhà ở đây mang phong cách cả hiện đại lẫn truyền thống.
Caddenin iki yanında gezinti yolları ve dükkânlar vardır.通りの両側には家と店がある。
Dükkânlar elektronik parçalar üzerinde ihtisaslaşmışlardır.主力は電子部品。
Hayır, her yerde kebap dükkânları olduğu için değil...通りの様子はシャッター街ではなく、各々店を開いている。
Esnaflar geçmişte "süpürgeciler hanı" denen hanlarda yoğunlaşan küçük dükkânlarda süpürge üretirlerdi.小山がかつてはどこにでもあった「駄菓子屋」の精神を再現したくてつくった店である。
Bütün dükkanlar ve işyerleri kapalıdır.すべての店舗営業終了。
Kilise dükkanlar ve ofislere sahipti.オフィスや店舗が入っている。
Bundan dolayı dükkanlar 6 ay için kapandı.そのため、連載は半年足らずで終了した。
Bölgede birçok otel, alışveriş merkezi ve diğer küçük dükkânlardan vardır.沿道は住宅や小さな商店、中小企業が多い。
1 cadde vardır ve tüm dükkânlar bu cadde üzerindedir (Kulaksız Caddesi).この星にはありとあらゆるお店があり、この星のお店は皆生きているらしい。
Köprü üzerinde bazı dükkanlar bulunur .桥上有亭。
Göstericiler dükkânlara, hükümet binalarına, polis karakollarına, benzin istasyonlarına ve bankalara saldırdı.抗议者攻击商店、政府机关、警察局、警车、加油站和银行。
Hayır, her yerde kebap dükkânları olduğu için değil...住在麵包店而非宿舍。
Genelde avizeci dükkânları bulunur.过去多有旧式店铺。
Kızgın kalabalıklar Tahran'da dükkânları kırdı, camları parçaladı.愤怒的群众在德黑兰攻入商店,拆除招牌和窗户。
Kırtasiye dükkânları genellikle okul ya da işyerleri yakınında bulunmaktadır.老師通常就住在學校旁,或很近的地方。
Dükkânların kuzey bölümünde ise sütunlu cadde yer almaktadır.車站北側的商店街規模大於南側。
Günümüzde, hala dünyadaki çay dükkanlarında servis edilen ortak bir içecektir.今天,它仍是法国人餐桌上不可或缺的饮品。
Köpeklerin evcil hayvan dükkanlarında (İngilizce: pet shop) satılması, birçok gelişmiş ülkede yasaklanmıştır.개나 고양이 등 대형 포유류는 많은 유럽 국가들에서는 애완동물 매장에서 판매하지 않는다.
İşte meydanı şuradadır, burada dükkanlar vardır...저서로는 《창진집》이 있다.
Kızgın kalabalıklar Tahran'da dükkânları kırdı, camları parçaladı.המון זועם בטהראן פרץ לחנויות, קרע שלטים, ניפץ חלונות והעלה באש את בניין משרד הפנים.
Gruba, evcil hayvan dükkânlarında çalışan arkadaşlarının anısına Pet Shop Boys adını verdiler.בהמשך שינו את שמם ל-"Pet Shop Boys" (נערי חנות חיות המחמד) בעקבות עצתם של חברים משותפים שעבדו בחנות חיות מחמד.
Köprü üzerinde bazı dükkanlar bulunur .על הנהר עוברים מספר גשרים.
Dükkanların her birinin ayrı kapısı yoktur.בין החנויות השונות אין אחידות.
Kalede 50 kadar silahlı bekçi vardır ki dükkanları bekler.בקבוצה היו כ־35 גברים בעלי נשק ששבו מהמלחמה.
Bütün dükkanlar ve işyerleri kapalıdır.בתי העסק ומפעלי התעשייה נסגרו.
Bundan dolayı dükkanlar 6 ay için kapandı.החנות כשלה ונסגרה שש שנים לאחר מכן.
Ancak evcil hayvan dükkânlarında en çok mavi, yeşil ve sarı olanlarına rastlanır.Въпреки това в магазините за домашни любимци се намират най-често в синьо, зелено и жълто.
Köprü üzerinde bazı dükkanlar bulunur .На реката има няколко моста.
Yahudilere ait dükkânlar yakıldı ve sinagog harabeye çevrildi.По време на погрома всички еврейски магазини са опожарени, а синагогите са разрушени.
Bu dükkanlar geleneksel ve modern şekerler sunarlar.Posjetiteljima prikazuje tradicijski i suvremeni način proizvodnje soli.
Berwick Street, müzik dükkânlarının olduğu ve pazartesiden cumartesiye açık olan Berwick Sokak pazarı vardır.Obzvlášť na Berwick Street sa nachádzajú predajne s hudobnými nosičmi.
Köprü üzerinde bazı dükkanlar bulunur .Cez priekopu bol postavený most.
Bölgede birçok otel, alışveriş merkezi ve diğer küçük dükkânlardan vardır.Nachádza sa tu viacero obchodov, reštaurácie a malé firmy.
Bütün dükkanlar ve işyerleri kapalıdır.Trgovine in podjetja so zaprta.
Köprü üzerinde bazı dükkanlar bulunur .Ant tilto įrengti dviračių takai.
Yahudilere ait dükkânlar yakıldı ve sinagog harabeye çevrildi.Tai labai papiktino vietinę žydų bendruomenę ir jie patys padegė sinagogą.
Köprü üzerinde bazı dükkanlar bulunur .Riigis on mitu silda.
Bütün dükkânların genişliği aynı olacak şekilde inşa edilmiştir.Iga peatükk on üles ehitatud ühtemoodi.
Kırtasiye dükkânları genellikle okul ya da işyerleri yakınında bulunmaktadır.Portaali külastatakse kõige sagedamini koolidest või töökohtadest.
Yahudilerin boşalttığı evler, dükkanlar ve sinagoglar Yunanlara verildi.Rüüstati juutide kodusid, asulaid ja kauplusi.
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.127) Tyto obchody prodávají legální, převážně přírodní produkty, včetně halucinogenních hub.
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.127) V teh trgovinah prodajajo dovoljene in predvsem naravne proizvode, vključno s halucinogenimi gobami.
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Aceste magazine vând produse legale ªi predominant naturale, inclusiv ciuperci halucinogene. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Disse butikker sælger legale og hovedsageligt naturlige produkter, herunder hallucinogene svampe. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Estas lojas vendem produtos legais e predominantemente naturais, incluindo cogumelos alucinogénios. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Estos comercios venden productos legales y predominantemente naturales, incluidos los hongos alucinógenos. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) In diesen Shops werden vor allem Naturprodukte legal verkauft, darunter halluzinogene Pilze.)
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.) Si tratta di negozi che vendono prodotti leciti, prevalentemente naturali, tra cui i funghi allucinogeni. )
127) Bu dükkanlar, halüsinojenik mantarlar dahil, yasal ve ağırlıklı olarak doğal ürünler satmaktadır.Ωστόσο, σύµφωνα κατασχέσεων και οι piοσότητες piαραισθησιογόνων
Apple dükkanlarındaki bu eleştirileri, önemli sorumlu sesleri desteklemeliyiz.Afrikában, Libanonban, a saját helyi lapunk esetében, az Apple üzletben.
Apple dükkanlarındaki bu eleştirileri, önemli sorumlu sesleri desteklemeliyiz.아프리카에서, 레바논에서 여러분이 사시는 그 지역의 신문에서 애플 컴퓨터 매장에서 그렇게 해야 합니다.
Apple dükkanlarındaki bu eleştirileri, önemli sorumlu sesleri desteklemeliyiz.באפריקה, בלבנון, בעיתון המקומי שלכם, בחנות אפל.
Apple dükkanlarındaki bu eleştirileri, önemli sorumlu sesleri desteklemeliyiz.في افريقيا، في لبنان، في جريدتك المحلية، في متجر بيع "أبل ماكينتوش".
Apple dükkanlarındaki bu eleştirileri, önemli sorumlu sesleri desteklemeliyiz.地元の新聞上でも Appleストアでも どのようなコンテンツが提供されるかに対して
A ve B dükkanları bisiklet satmaktadırlar.A bolt és B bolt kerékpárokat árulnak.
A ve B dükkanları bisiklet satmaktadırlar.La Tienda A y la Tienda B venden bicicletas.
A ve B dükkanları bisiklet satmaktadırlar.Oba sklepy A i B sprzedają rowery.
A ve B dükkanları bisiklet satmaktadırlar.Obidva predávajú bicykle,.

İlgili Sayfalar