düştüler ile cümle

düştüler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama onlar dehşete düştüler. ‹‹İki kral Yehuyla başa çıkamadı, biz nasıl çıkarız?›› dediler.他 們卻 甚 懼怕 、 彼此 說 、 二 王 在 他 面前 尚且 站立 不 住 、 我 們 怎 能 站 得 住 呢
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.A part qu'elles ont fait l'erreur de signer avec le stylo d'un arnaqueur.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.Außer sie haben den Fehler gemacht, mit dem Stift eines Betrügers zu unterschreiben.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.De elkövették a hibát, hogy a csaló tollával írtak.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.Förutom de gjort misstag För signering med en hustler's penna.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.Namun mereka membuat kesalahan dengan penandatanganan cek dengan menggunakan pena penipu itu.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.Z wyjątkiem tego, że popełnili błąd podpisując długopisem oszusta
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.Εκτός και αν έκαναν το λάθος να υπογράψουν με τον στυλό του απατεώνα.
Ancak bir hırsızın kalemini kullanma hatasına düştüler.失敗を犯したときだけだ。 さて、ここにあるのは私たちが入手した 小切手のうちの一枚です。
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.Aby neutekl čerstvý, a neušel silný, aby na půlnoci o břeh řeky Eufrates zavadili a padli.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.Aby nie uciekł prędki, a nie uszedł mocarz; aby się na północy o brzeg rzeki Eufrates otrącili i upadli.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.De rapfodede undflyr ikke, og Helten redder sig ikke. Mod Nord ved Eufrats Flod falder de og styrter.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.Ei pääse nopea pakoon, ei sankari pelastu; pohjan puolella, Eufrat-virran vierellä he kompastuvat ja kaatuvat.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.발이 빠른 자도 도망하지 못하며 용맹이 있는 자도 피하지 못하고 그들이 다 북방에서 유브라데 하숫가에 넘어지며 엎드러지는도다
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.Nech neutečie rýchly ani nech neunikne hrdina! Na sever pri rieke Eufrate zavadiac klesli a padli.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.Ne ubeži, kdor je lehak, in ne otme se, kdor je mogočen; proti severu ob reki Evfratu se spotikajo in padajo.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.No huya el veloz, ni escape el valiente. En el norte tropezaron y cayeron, junto a la ribera del Éufrates
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.Бързият да не избяга, И силният да се не отърве; Ще се спънат и ще паднат към север При реката Евфрат.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.Не убежит быстроногий, и не спасется сильный; на севере, у реки Евфрата, они споткнутся и падут.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.אל ינוס הקל ואל ימלט הגבור צפונה על יד נהר פרת כשלו ונפלו׃
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.الخفيف لا ينوص والبطل لا ينجو. في الشمال بجانب نهر الفرات عثروا وسقطوا.
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.不 要 容 快 跑 的 逃 避 、 不 要 容 勇 士 逃 脫 . 〔 或 作 快 跑 的 不 能 逃 避 勇 士 不 能 逃 脫 〕 他 們 在 北 方 伯 拉 河 邊 絆 跌 仆 倒
‹‹Ayağı tez olan kaçamıyor, Yiğit kaçıp kurtulamıyor. Kuzeyde, Fırat kıyısında Tökezleyip düştüler.不要容 快跑 的 逃避 、 不 要 容 勇士 逃脫 . 〔 或 作 快跑 的 不能 逃避 勇士 不 能 逃脫 〕 他 們在 北方 伯拉河 邊絆 跌仆倒
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSela(56:7) Приготовили сеть ногам моим; душа моя поникла; выкопали предо мною яму, и сами упали в нее.
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSelaInnàlzati sopra il cielo, o Dio, su tutta la terra la tua gloria
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSela저희가 내 걸음을 장애하려고 그물을 예비하였으니 내 영혼이 억울하도다 저희가 내 앞에 웅덩이를 팠으나 스스로 그 중에 빠졌도다(셀라)
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSelaKorota itsesi yli taivasten, Jumala, ja kunniasi yli kaiken maan.
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSelaLaat Uw grootheid zien tot boven de hemelen, o God; toon de hele aarde Uw geweldige majesteit.
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSelaMagasztaltassál fel az egek felett, oh Isten! Mind az egész földön legyen a te dicsõséged!
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSelaUpphöjd vare du, Gud, över himmelen; över hela jorden sträcke sig din ära.
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSelaVis dig høi over himmelen, Gud, din ære over all jorden!
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSelaVyvyšiž se nad nebesa, ó Bože, a nade všecku zemi sláva tvá.
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSelaVyvýš sa nad nebesia, Bože, nad celú zem tvoja sláva!
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSelaWywyżże się nad niebiosa, o Boże! a nade wszystką ziemią chwała twoja.
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSelaרשת הכינו לפעמי כפף נפשי כרו לפני שיחה נפלו בתוכה סלה׃
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSela‎هيأوا شبكة لخطواتي. انحنت نفسي. حفروا قدامي حفرة. سقطوا في وسطها. سلاه
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSela他 們 為 我 的 腳 設 下 網 羅 、 壓 制 我 的 心 . 他 們 在 我 面 前 挖 了 坑 、 自 己 反 掉 在 其 中 。 〔 細 拉
Ayaklarım için ağ serdiler, Çöktüm; Yoluma çukur kazdılar, İçine kendileri düştüler. _iSela他 們為 我 的 腳設 下 網羅 、 壓制 我 的 心 . 他 們在 我 面前 挖 了 坑 、 自己 反掉 在 其中 。 〔 細拉
BJ: Çitalarda da düşüş var... ...sonunda 12.000'e kadar düştüler.De jachtluipaarden zijn gedecimeerd tot amper 12.000.
BJ: Çitalarda da düşüş var... ...sonunda 12.000'e kadar düştüler.E i ghepardi sono crollati scendendo a 12.000.
BJ: Çitalarda da düşüş var... ...sonunda 12.000'e kadar düştüler.És aztán a gepárdok omlottak össze egészen 12,000-ig.
BJ: Çitalarda da düşüş var... ...sonunda 12.000'e kadar düştüler.Et les guépards se sont effondrés tombant à 12 000.
BJ: Çitalarda da düşüş var... ...sonunda 12.000'e kadar düştüler.Gepardy padli až na 12 000.
BJ: Çitalarda da düşüş var... ...sonunda 12.000'e kadar düştüler.Liczba gepardów spadła do 12 tysięcy.
BJ: Çitalarda da düşüş var... ...sonunda 12.000'e kadar düştüler.Şi apoi gheparzii s-au prăbuşit până jos la 12.000.
BJ: Çitalarda da düşüş var... ...sonunda 12.000'e kadar düştüler.Und die Zahl der Geparden ist drastisch gefallen, bis runter auf 12.000.
BJ: Çitalarda da düşüş var... ...sonunda 12.000'e kadar düştüler.Y los guepardos se han derrumbado hasta llegar a los 12 mil.
BJ: Çitalarda da düşüş var... ...sonunda 12.000'e kadar düştüler.Τα τσιτάχ έχουν μειωθεί αισθητά στα σε 12.000.
BJ: Çitalarda da düşüş var... ...sonunda 12.000'e kadar düştüler.А еще численность гепардов сократилась до 12 тысяч.
BJ: Çitalarda da düşüş var... ...sonunda 12.000'e kadar düştüler.И освен това гепардите са се сгромолясали толкова ниско до 12 000.
BJ: Çitalarda da düşüş var... ...sonunda 12.000'e kadar düştüler.Кількість гепардів теж зменшилась до 12 000
Böylece yaptıklarıyla kirli sayıldılar, Vefasız duruma düştüler töreleriyle.(105:39) оскверняли себя делами своими, блудодействовали поступками своими.
Böylece yaptıklarıyla kirli sayıldılar, Vefasız duruma düştüler töreleriyle.Así se contaminaron con sus obras y se prostituyeron con sus hechos
Böylece yaptıklarıyla kirli sayıldılar, Vefasız duruma düştüler töreleriyle.Assim se contaminaram com as suas obras, e se prostituíram pelos seus feitos.
Böylece yaptıklarıyla kirli sayıldılar, Vefasız duruma düştüler töreleriyle.a zanečistili sa svojimi skutkami a smilnili svojimi výčinmi.
Böylece yaptıklarıyla kirli sayıldılar, Vefasız duruma düştüler töreleriyle.de blev urene ved deres Gerninger, bolede ved deres idrætter.
Böylece yaptıklarıyla kirli sayıldılar, Vefasız duruma düştüler töreleriyle.De blev urene ved sine gjerninger og drev hor ved sin adferd.
Böylece yaptıklarıyla kirli sayıldılar, Vefasız duruma düştüler töreleriyle.És tisztátalanokká lõnek cselekedeteikben, és paráznákká tetteikben.
Böylece yaptıklarıyla kirli sayıldılar, Vefasız duruma düştüler töreleriyle.Ils se souillèrent par leurs oeuvres, Ils se prostituèrent par leurs actions.
Böylece yaptıklarıyla kirli sayıldılar, Vefasız duruma düştüler töreleriyle.In onečistili so se s svojimi deli, prešeštvovali so z dejanji svojimi.

İlgili Sayfalar