düştüler ile cümle
düştüler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ne var ki, fırkalar (yahudi ve hıristiyanlar) kendi aralarında ihtilafa düştüler.Yet the sectarians differed among themselves.
Derken (Firavun ve adamları) güneş doğmuştu ki, onların ardına düştüler.But they pursued them at sunrise.
Fakat aralarından çıkan gruplar, İsâ hakkında ihtilâfa düştüler.But the factions differed among themselves.
Lâkin ihtilâfa düştüler de onlardan bir kısmı iman, bir kısmı ise inkâr etti.But dissensions arose, some believed, some denied.
İşte o Firavun ve takımı yenilip küçük düştüler.Thus there and then they were vanquished and overthrown, humiliated.
Sonra onun hakkında birtakım gruplar kendi aralarında ayrılığa düştüler.Yet the sectarians differed among themselves.
Tuttular, Allah'tan başka tanrılar peşine düştüler, güyâ ki yardıma nâil olacaklar!And take other gods apart from God that they may perhaps give them help.
Fakat anlaşmazlığa düştüler. Kimisi inandı, kimisi inkar etti.But dissensions arose, some believed, some denied.
İnsanlar bir tek toplumdu; sonra anlaşmazlığa düştüler.Men were once a community of one faith; but they differed (and followed different ways).
Fakat, kendilerine ilim geldikten sonra ayrılığa düştüler.So they did not differ until they came to have knowledge.
Musa'ya kitabı verdik; ancak onda anlaşmazlığa düştüler.Verily We gave to Moses the Book, but there was disagreement about it.
Mezhepler, (İsa'nın kimliği üzerinde) aralarında anlaşmazlığa düştüler.Yet the sectarians differed among themselves.
Fakat onlar işlerinde ayrılığa düştüler; hepsi bize döneceklerdir.But they split up the order among themselves; (yet) all of them have to come back to Me.
Biz Musa'ya kitabı (İbranice) verdik, onda da anlaşmazlığa düştüler.Verily We gave Moses the Book; but they began to differ about it.
Kendilerine bilgi ulaştıktan sonra sırf aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler.Yet they did not differ about it until knowledge came to them, through rivalries among themselves.
Kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki çekememezlikten ötürü ayrılığa düştüler.And they did not differ until after knowledge came to them, through mutual jealousies.
Kitap verilmiş olanlar, ancak kendilerine açık kanıt geldikten sonra ayrılığa düştüler.Nor did the People of the Book(s) get divided until after the clear proof came to them.
Fırkalar, kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Vay o büyük günü görecek kafirlerin haline!Then groups among them differed; so ruin is for the disbelievers from the witnessing of a Great Day.
Ama, kendilerine kitap verilenler, onlara apaçık belge geldikten sonra ayrılığa düştüler.Nor did the People of the Book(s) get divided until after the clear proof came to them.
Bak senin için nasıl misaller verdiler de bu yüzden nasıl sapıklığa düştüler!See the kind of examples they invent for you!
Kitap ehli, ancak kendilerine apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler.Nor did the People of the Book(s) get divided until after the clear proof came to them.
Derken kalkıp yola düştüler, nihayet bir gemiye bindiler, o zat, gemiyi deldi.So they departed; until, when they embarked upon the ship, he made a hole in it.
İnsanlar sadece bir tek ümmetti, sonradan ayrılığa düştüler.Mankind were only one nation, then they fell into variance.
Tuttular da Süleyman mülküne dair şeytanların uydurup izledikleri şeyin ardına düştüler.and they follow what the Satans recited over Solomon's kingdom.
Belki, bunlar Kur'an'ım hakkında şüphe içine düştüler.Yea! they are in doubt concerning My admonition.
İşte kâfirler bu noktada hüsrana düştüler.And then there were lost the infidels.
Gene yola düştüler.So they set out.
Müminlerden bir kısmı hariç, onun peşine düştüler. [7,17; 17,62]They followed him, except for a group of believers.
Ama gene de aykırılığa düştüler. İçlerinde inanan var, inanmayan var.But they differed, some of them believing and some disbelieving.
Bunun üzerine orada şiddetli bir deprem oldu ve bayılıp düştüler.You are our Guardian.
Romanya'nın merkez sağ hükümetiyle IMF ülkenin ekonomi politikası konusunda ters düştüler.Romania's centre-right government and the IMF are at odds over the country's economic policy.
İliryalılar İ.Ö. 1. yüzyılda Roma işgaline yenik düştüler.The Illyrians fell to Roman conquest during the 1st century BC.
Tifüs ve diğer hastalıklardan kurtulan yolcular sonraki seyahatte de iyice bitkin düştüler.Even those passengers who escaped typhus and other diseases were weakened by the journey.
Orada pazar yerinde bitkin bir halde yere yığıldılar ve derin bir uykuya yenik düştüler.There they sank down exhausted in the market place and were overpowered by a deep sleep.
Ankara'da bulunanlar da aynı akıbete düştüler.In Ankara kam es ebenfalls zu Krawallen.
1997-98'de ise küme düştüler.Doch das holte er 1997/98 nach.
Organizasyonu on dördüncü bitirdiler ve düştüler.Mesdra wurde 14. und stieg ab.
Sonraki sezon da başarısız olup yeniden küme düştüler.Die folgende Saison verlief erfolglos und endete mit dem Abstieg.
Bunun bir sonucu olarak Müslüman Abhazlar azınlık durumuna düştüler.Jene, die geringeren Taten beschuldigt wurden, hackte er die rechte Hand ab.
Ancak sene sonunda küme düştüler.J'ai été prudent en fin de journée.
Sonraki sezon da başarısız olup yeniden küme düştüler.La saison suivant, il échoua de nouveau.
Kötü bir sezon geçiren Bursaspor, o sezon küme düştüler.Les Landais sont ainsi sauvés après une mauvaise saison.
Ancak bu başarı uzun süreli olamadı ve 2007 sezonunun sonunda küme düştüler.Pourtant, elle continua à travailler dur, et l'occasion se présenta finalement en 2007.
1998'de, oyuncular, Fox ile ödeme konusunda anlaşmazlığa düştüler.En 1998, se vieron involucrados en una disputa salarial con Fox.
Türkler, "Bunların gücü tükendi, kaçıyorlar" deyip artlarına düştüler.Los indios están sobre nosotros», mientras huían.
1997-98'de ise küme düştüler.La temporada 1997/98 tuvo un empate.
Ancak ilk sezonunda 4. lig olan Regionalliga'dan düştüler.(A) : Ascendido de la Regionalliga la temporada anterior.
İlk sezonunda küme düştüler.(A) Ascendido la temporada anterior.
Kısa sürede bunun kolay bir iş olmadığını anladılar ve geçim sıkıntısına düştüler.Presto scopriranno che non è stata una buona idea...
Ancak 1937-38 sezonunda yeniden küme düştüler.Questo ottimo risultato venne ottenuto nuovamente nella stagione 1937-1938.
Ancak bu başarı uzun süreli olamadı ve 2007 sezonunun sonunda küme düştüler.A fronte di questi successi, la stagione 2007 fu pressoché fallimentare.
Ruslar'a esir düştüler.Взят русскими в плен.
Ancak ligde ise sonuncu olarak küme düştüler.Из всех сохранилась только последняя.
Ancak sezon sonunda 2. Lig'e düştüler.К концу сезона обе пары распадаются.
Ama iki Yüce Kral bu mücadelede yenik düştüler.Потеря двух королей приравнивается к поражению.
1998'de, oyuncular, Fox ile ödeme konusunda anlaşmazlığa düştüler.Em 1998, eles estavam envolvidos em uma disputa salarial com a Fox.
A ve B Grupları'nda son iki sırayı alan takımlar bir alt lige düştüler.Os dois primeiros dos Grupos A e B avançam às Semifinais.
Takıma dahil olduğu sezonda 13 maçta tek gol attı ve aynı sene de Serie B'ye düştüler.Diante da Juazeirense, o Tigre perdeu e acabou herdando uma vaga na Série D do mesmo ano.
Ancak sonraki sezon tekrar ikinci lige düştüler ve 1939'a kadar orada kaldılar.Het volgende seizoen speelde de club in de tweede klasse en bleef daar tot 1939.
Ancak 1937-38 sezonunda yeniden küme düştüler.In het seizoen 1937/38 ging het al beter.