düştük ile cümle
düştük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.но когда он обратится в тесноте своей к Господу Богу Израилеву и взыщет Его, Он даст им найти Себя.
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.וישב בצר לו על יהוה אלהי ישראל ויבקשהו וימצא להם׃
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.ولكن لما رجعوا عندما تضايقوا الى الرب اله اسرائيل وطلبوه وجد لهم.
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.但 他 們 在 急 難 的 時 候 歸 向 耶 和 華 以 色 列 的 神 、 尋 求 他 、 他 就 被 他 們 尋 見
Ama sıkıntıya düştüklerinde İsrailin Tanrısı RABbe döndüler, Onu arayıp buldular.但 他 們在 急難 的 時候歸 向 耶和華 以色列 的 神 、 尋求 他 、 他 就 被 他 們尋見
Aslında biz bu işin peşine düştük.Also verfolgten wir es weiter.
Aslında biz bu işin peşine düştük.Así que lo seguimos.
Aslında biz bu işin peşine düştük.Chúng tôi theo sau đó. Điều gì đã xảy ra?
Aslında biz bu işin peşine düştük.Deci, am putut să urmărim. Ce s-a întâmplat?
Aslında biz bu işin peşine düştük.Du coup, nous avons observé. Que c'est-il passé ?
Aslında biz bu işin peşine düştük.Dus volgden we het op. Wat gebeurde er?
Aslında biz bu işin peşine düştük. Ne oldu?하여튼, 우리는 추적을 했고, 그때 어떤 일이 일어 났었는지 볼까요?
Aslında biz bu işin peşine düştük. Ne oldu?Lalu selanjutnya apa yang terjadi?
Aslında biz bu işin peşine düştük. Ne oldu?Så vi följde upp detta och vad hände?
Aslında biz bu işin peşine düştük. Ne oldu?Sprawdziliśmy, co się stało.
Aslında biz bu işin peşine düştük. Ne oldu?Takže čo sa stalo?
Aslında biz bu işin peşine düştük. Ne oldu?אז ביצענו מעקב, ומה קרה?
Aslında biz bu işin peşine düştük. Ne oldu?ومن ثم تابعنا، ماذا حصل؟
Aslında biz bu işin peşine düştük. Ne oldu?これは渋滞料金の最終日 7月31日の写真で
Aslında biz bu işin peşine düştük.Portanto, seguimos a situação.
Aslında biz bu işin peşine düştük.Quindi abbiamo proseguito.
Aslında biz bu işin peşine düştük.Så vi fulgte det op.
Aslında biz bu işin peşine düştük.Takže jsme to sledovali. Co následovalo?
Aslında biz bu işin peşine düştük.Tehát ellenőriztük.
Aslında biz bu işin peşine düştük.Οπότε το παρακολουθήσαμε.
Aslında biz bu işin peşine düştük.Направихме го. Каква се случи?
Aslında biz bu işin peşine düştük.Отож, ми підбили підсумки.
Aslında biz bu işin peşine düştük.Продолжим. Что случилось?
Belki adaya düştüklerinde yanlarında bir miktar para vardı, ve bu para birimi de dolar olsun.이 발행된 화폐는 이 섬에 예전에 조난당한 배에서 나왔다거나 그런걸로 하고요 달러화라고 생각하죠,
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,Ako nisem spoštoval pravice hlapca svojega in dekle svoje, ko sta se prepirala z menoj:
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,De aş fi nesocotit dreptul slugii sau slujnicei mele, cînd se certau cu mine,
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,Hab ich verachtet das Recht meines Knechtes oder meiner Magd, wenn sie eine Sache wider mich hatten?
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,Ha megvetettem volna igazát az én szolgámnak és szolgálómnak, mikor pert kezdtek ellenem:
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,Har jag kränkt min tjänares eller tjänarinnas rätt, när de hade någon tvist med mig?
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,Har jeg krenket min træls og min trælkvinnes rett, når de hadde nogen trette med mig?
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,Har jeg ringeagtet min Træls og min Trælkvindes Ret, når de trættede med mig,
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,Jeźlim stronił od sądu z sługą moim, albo z służebnicą moją, gdy ze mną sprzeczkę mieli,
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,Jos minä pidin halpana palvelijani ja palvelijattareni oikeuden, kun heillä oli riita minun kanssani,
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,Keby som bol opovrhol súdom svojho sluhu alebo svojej dievky, keď sa pravotili so mnou,
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,Ketika hambaku mengeluh karena haknya kusalahi, kudengarkan dia dan kuperlakukan dengan tulus hati
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,남종이나 여종이 나로 더불어 쟁변할 때에 내가 언제 그의 사정을 멸시하였던가
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,Nechtěl-li jsem státi k soudu s služebníkem svým aneb děvkou svou v rozepři jejich se mnou?
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,Nếu tôi có khinh duyên cớ của tôi trai tớ gái tôi, Lúc chúng nó tranh luận với tôi,
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,Nếu tôi có khinh duyên_cớ của tôi trai tớ gái tôi , Lúc chúng_nó tranh_luận với tôi ,
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,Se desprezei o direito do meu servo ou da minha serva, quando eles pleitearam comigo,
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,Se ho negato i diritti del mio schiavo e della schiava in lite con me
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,Si he menospreciado el derecho de mi siervo o de mi sierva, cuando tuvieron litigio conmigo
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,Si j`ai méprisé le droit de mon serviteur ou de ma servante Lorsqu`ils étaient en contestation avec moi,
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,Αν κατεφρονησα την κρισιν του δουλου μου η της δουλης μου, οτε διεφεροντο προς εμε,
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,Ако съм презрял правото на слугата си или на слугинята си, Когато имаха спор с мене,
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,Если я пренебрегал правами слуги и служанки моей, когда они имели спор со мною,
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,אם אמאס משפט עבדי ואמתי ברבם עמדי׃
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,ان كنت رفضت حق عبدي وامتي في دعواهما عليّ
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,我 的 僕 婢 與 我 爭 辯 的 時 候 、 我 若 藐 視 不 聽 他 們 的 情 節
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,我的僕婢與 我 爭辯 的 時候 、 我 若 藐視不聽 他 們 的 情節
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Åget trykker vor Nakke, vi trættes og finder ej Hvile.
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Con un giogo sul collo siamo perseguitati siamo sfiniti, non c'è per noi riposo
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Kẻ đuổi theo kịp chúng tôi, chận cổ chúng tôi; Chúng tôi đã mỏi mệt rồi, chẳng được nghỉ!
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.Kẻ đuổi theo kịp chúng_tôi , chận cổ chúng_tôi ; Chúng_tôi đã mỏi_mệt rồi , chẳng được nghỉ !
Bizi kovalayanlar ensemizde, Yorgun düştük, rahatımız yok.우리를 쫓는 자는 우리 목을 눌렀사오니 우리가 곤비하여 쉴 수 없나이다