Ana içeriğe geç
Sözlük

düştü ile cümle

düştü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
16 Ekim 2008 - Hakkâri'de bir askeri helikopter askeri bölgeye inişi sırasında teknik arıza nedeniyle düştü.Op 21 oktober 2011 stopte de achtbaantrein vanwege een technische storing tijdens de rit.
Karısıyla beraber mülteci durumuna düştü.Hij is samen met zijn vrouw naturist.
Başbakan Menderes bu antlaşma için Londra'ya giderken uçağı düştü.Na deze poging landde het vliegtuig in Londen.
2002-03 sezonundan sonra performansı düştü, ve Manchester City'ye kiralandı.In het 3e seizoen werd hij uitgeleend aan Manchester City.
Kör bile düştüğü çukura bir daha düşmez.Een ezel stoot zich in 't gemeen geen tweemaal aan dezelfde steen.
Yaşlı adam yere düştü.De oude man is op de grond gevallen.
Dengesini kaybetti ve bisikletinden düştü.Hij verloor zijn evenwicht en viel over zijn fiets.
Kör bile düştüğü kuyuya bir daha düşmez.Een ezel stoot zich geen twee maal aan dezelfde steen.
Takke düştü, kel göründü.De ware aard komt boven.
Blok, oldukça yüksek bir yerden onun ayak parmağına düştü.Het blok viel vanaf een redelijke hoogte op zijn teen.
Her şeyimle birlikte bisikletten düştüm.Ik ben met fiets en al omgevallen.
Rüzgâr hızı sıfıra düştü.Windsnelheid is gedaald tot nul.
Maskesi düştü.Zijn masker is gevallen.
Maskesi düştü.Zijn ware aard kwam naar boven.
Yavru kuşun yuvadan düştüğünü sanıyorum.Ik denk dat het jong uit het nest zal vallen.
12 Ağustos'ta günlüğüne son kaydını düştü: "Harikulade Böğürtlenler".12 sierpnia napisał ostatnie słowa w swoim dzienniku: „Piękne jagody”.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.Latem 1980 roku pośliznęła się w domu i złamała biodro.
1967'de Yahudi nüfusu 7000'e kadar düştü.Do 1967 ludność żydowska w Libii zmniejszyła się do 7000 osób.
Quebec 18 Eylül'de düştü.Quebec skapitulował 18 września.
İşsizlik oranı düştü.Bezrobocie uległo zmniejszeniu.
Daha sonraki yıllarda, Nicolae Ceauşescu ve eşi Elena ile gözden düştü.W późniejszych latach popadł w niełaskę u Nicolae Ceaușescu i jego żony Eleny.
Bakır follis de 11 gramdan 8 ile 9 gram arasında bir ağırlığa düştü.Waga miedzianej monety – follis – także została zmniejszona z 11 gramów do 8–9.
Şehir Düştü.Miasto upadło.
Av esnasında attan düştü.Podczas polowania spadła z konia.
9 Kasım 1917'de Kudüs düştü.9 grudnia 1917 roku upadła Jerozolima.
Albert 22 Ağustos'ta düştü.Albert zdobyto 22 sierpnia.
(İngilizce) ^ "Malezya yolcu uçağı Rusya - Ukrayna sınırında düştü".Katastrofa malezyjskiego samolotu na granicy rosyjsko-ukraińskiej.
Ocak 1982'de enflasyon yeniden tek haneli rakamlara düştü ve faizler de düşürülmeye serbest bırakıldı.W styczniu 1982 r. inflacja spadła do postaci jednocyfrowej, wtedy też obniżono z powrotem stopy procentowe.
Üçümüz de yere düştük.Wszyscy trzej padli ranni na ziemię.
Böylece altının değeri düştü.Na wartości tracił złoty.
Düştü, zıpladı, tekrar düştü.Kompletnie wyczerpany upadł, podniósł się, znowu upadł.
Kısa bir sure içinde, Yunanistan’ın bağımsızlığı tehlikeye düştü.Jednak wkrótce niepodległość Grecji została zagrożona.
Sonuçta Kızıl Ordu sevk ve idare konusunda ciddi bir sıkıntı içine düştü.Armia Czerwona zajęła Sulęcin i Rzepin.
Bastia, 2005 yılında Ligue 2'ye düştü.W 2005 roku spadł z Bastią do Ligue 2.
9 Mayıs 2015 tarihinde İspanya'nın Sevilla kentinde test uçuşu yapan bir Airbus A400M uçağı düştü.Katastrofa Airbusa A400M w Sewilli wydarzyła się 9 maja 2015 roku.
Sol tarafının motoru hasar gördü ve hızı 24 knot'a düştü.Prawy silnik przestał działać, a 7 sekund później lewy.
İki kez hamile kaldı ama iki çocuğu da düştü.Dwukrotnie zaszła w ciążę, ale za każdym razem traciła dziecko.
Lloyd George hükümeti 19 Ekim'de düştü.Gabinet Lloyda George’a upadł w 1922 roku.
Kitap yere düştü.Samolot spadł na ziemię.
Brejnev'in cesedinin iki kez düştüğü ifade edildi.Ciało Huinenga uległo dwukrotnie uszkodzeniom.
1870 yılında babasını kaybetti ve ailesi maddi sıkıntıya düştü.Ojciec zmarł w 1922 roku i rodzina borykała się z trudnościami finansowymi.
2010 yılında tekrar 11'e düştü.W 2001 roku wrócił do 1.
Kont Louis, ilk oklamada iki yerinden yaralanıp, atından düştü.Ludwik Zamorski spadł z konia i zmarł w wyniku odniesionych ran.
Ancak finansal kriz içindeki takım küme düştü.Wspólnota popadła w deficyt finansowy.
Sezonu 5'i Köln'de olmak üzere 7 golle kapattı ancak Köln lig sonuncusu olarak küme düştü.Łącznie strzelił ich pięć, ale Köln spadło do drugiej ligi.
1871 - Paris Komünü düştü.1871 – Upadek Komuny Paryskiej.
11 Mayıs'ta Malazgirt şehri düştü.Twierdza padła 11 maja.
1950'de lig 11 takıma düştü.W roku 1950 znajdował się w kadrze na MŚ 50.
Ancak bir sonraki hafta listeden düştü.W następnym tygodniu utwór wypadł z listy.
Sonunda savunmacıların direnişi kırıldı ve 20 Temmuz'da kale düştü.Obrona kolejnej linii przestała mieć sens po upadku Grodna 20 lipca.
Varşova 29 Ağustos'ta düştü.28 września Warszawa skapitulowała.
1987 yılında küme düştükten sonra bir daha profesyonel liglerde yer alamadı.Jednak w 1993 już nie przystąpił do rozgrywek na szczeblu profesjonalnym.
İngiltere Başbakanı David Cameron, saldırı ile ilgili yaptığı açıklamada "Dehşete düştüm!" ifadesini kullandı.Brytyjski premier David Cameron napisał, że jest w szoku po zamachach.
Londra konseri BBC tarafından kaydedildi ve internete düştü.Koncert paryski został nagrany przez BBC.
Kocasının ölümüyle tamámen yoksul duruma düştü.Nadal jest jednak załamana śmiercią męża.
Geri kalanlar esir düştü.Reszta trafiła do niewoli.
1908 Sibirya Tunguska bölgesine meteor düştü.1908 – Na Syberii doszło do katastrofy tunguskiej.
Fakat takım, ertesi sezon küme düştü.Drużyna spadła w następnym sezonie.
Alesi'nin Ferrari'si 45. turda takım arkadaş Berger'e de geçilerek daha geriye düştü.Na 45 okrążeniu Alesiego wyprzedził również Berger.
31 Temmuz 1944'te uçağı vuruldu ve Marsilya açıklarında denize düştü.W sierpniu 1944 na Węgrami jego samolot zostaje poważnie trafiony i lądują awaryjnie na polu w Jugosławii.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod