Kimi kayalık yere düştü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti.Other seed fell on the rock, and as soon as it grew, it withered away, because it had no moisture.
Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu.Other fell amid the thorns, and the thorns grew with it, and choked it.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.He said to them, "I saw Satan having fallen like lightning from heaven.
İsa, ‹‹Benim›› deyince gerileyip yere düştüler.When therefore he said to them, "I am he," they went backward, and fell to the ground.
‹‹Benimle ters düştüklerinde Kölemin ve hizmetçimin hakkını yemişsem,If I did despise the cause of my manservant or of my maidservant, when they contended with me;
Fakat anlaşmazlığa düştüler, onlardan kimi inandı, kimi de inkar etti.But dissensions arose, some believed, some denied.
Sonra dönüşünüz bana olacaktır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim."You have then to come back to Me when I will judge between you in what you were at variance."
O size ayrılığa düştüğünüz şeyler(in hakikatin)i haber verecektir.To Him will you all return in the end, when He will tell you of what you were at variance.
Sonra dönüşünüz Rabbinizedir; (O) ayrılığa düştüğünüz gerçeği size haber verecektir."You have to go back to your Lord in the end when He will tell you about the things you disputed.
Orada yenildiler, küçük düştüler.Thus there and then they were vanquished and overthrown, humiliated.
Dileseydik elbette onu o ayetlerle yükseltirdik, fakat o, yere saplandı ve hevesinin peşine düştü.We wished to exalt him, but he loved baseness and followed his lust.
İnsanlar bir tek milletten başka bir şey değildi, ama ayrılığa düştüler.Men were once a community of one faith; but they differed (and followed different ways).
Kendilerine ilim gelinceye kadar ayrılığa düşmediler (de bilgi geldikten sonra ayrılığa düştüler).So they did not differ until they came to have knowledge.
Şüphesiz Rabbin, kıyamet günü, anlaşmazlığa düştükleri şey hakkında aralarında hüküm verecektir.Your Lord will assuredly settle their differences on the Day of Resurrection.
İşte Meryem oğlu Îsa. Şüphe edip ayrılığa düştükleri şey, "gerçek söz"e göre budur.This was Jesus, son of Mary: A true account they contend about.
Kendi aralarından hizipler, ayrılığa düştüler.Yet the sectarians differed among themselves.
Fir'avn, askerleriyle onların ardına düştü, denizden onları örten örttü (deniz onları örtüp boğdu).Then the Pharaoh followed them with his army, but the sea overpowered and engulfed them.
(Fir'avn ve adamları), güneş doğarken onların ardına düştüler.But they pursued them at sunrise.
Bu Kur'an, İsrail oğullarına, kendilerinin ayrılığa düştükleri şeylerin birçoğunu anlatmaktadır.Indeed this Qur'an explains to the children of Israel much of what they are at variance.
Ve sen kör(ler)i içine düştükleri sapıklıklardan çıkarıp yola getiremezsin.Nor can you lead the blind when they have gone astray.
Ayrılığa düştüğünüz herhangibir şeyde hüküm vermek, Allah'a aittir.In whatever matter you disagree the ultimate judgement rests with God.
Onlar, kendilerine ilim geldikten sonra sadece aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler.Yet they did not differ about it until knowledge came to them, through rivalries among themselves.
Onlar kendilerine bilgi geldikten sonra sadece aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler.And they did not differ until after knowledge came to them, through mutual jealousies.
Şüphesiz, Rabbin kıyamet günü, ayrılığa düştükleri şeylerde onlar arasında hüküm verecektir.Verily your Lord will judge between them on the Day of Judgement in what they differed about.
Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, (yine inatlarından): "Üst üste yığılmış bulutlardır" derler.If they should see a segment falling from the sky, they would say: "It is only a massive cloud."
Bunun üzerine Rabbine: "Ben yenik düştüm, yardım et!" diye yalvardı.So he prayed to his Lord: "I am helpless, deliver me."
Birbirlerine gösterilirler (fakat herkes kendi derdine düştüğünden, başkasıyle ilgilenemez).Though within sight of one another.
Çukura düştüğü zaman malı ona hiçbir fayda sağlamaz.And his riches will not avail him when he falls headlong (into the Abyss).
Ancak ihtilafa düştüler; onlardan kimi inandı, kimi inkar etti.But dissensions arose, some believed, some denied.
Sonra dönüşünüz yalnızca Banadır, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyde aranızda Ben hükmedeceğim."You have then to come back to Me when I will judge between you in what you were at variance."
Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri size haber verecektir.To Him will you all return in the end, when He will tell you of what you were at variance.
Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir. O, size hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri haber verecektir."You have to go back to your Lord in the end when He will tell you about the things you disputed.
İnsanlar, tek bir ümmetten başka değildi; sonra anlaşmazlığa düştüler.Men were once a community of one faith; but they differed (and followed different ways).
Şüphesiz Rabbin, aralarında anlaşmazlığa düştükleri şey konusunda kıyamet günü hüküm verecektir.Your Lord will assuredly settle their differences on the Day of Resurrection.
Ellerinin ona uzanmadığını görünce (İbrahim durumdan) hoşlanmadı ve içine bir tür korku düştü.When they did not stretch their hands towards it he became suspicious and afraid of them.
Zulmedenler ise, içinde bulundukları refahın peşine düştüler. Onlar, suçlu-günahkarlardı.Those who were wicked followed that which made them dissolute, and became sinners.
İşte Meryem oğlu İsa; hakkında kuşkuya düştükleri "Hak Söz".This was Jesus, son of Mary: A true account they contend about.
İçlerinden (birtakım) gruplar ayrılığa düştüler.Yet the sectarians differed among themselves.
Firavun ise, ordularıyla peşlerine düştü; sulardan onları kaplayıveren kaplayıverdi.Then the Pharaoh followed them with his army, but the sea overpowered and engulfed them.
"Allah, kıyamet günü, kendisinde ihtilafa düştüğünüz şey hakkında aranızda hükmedecektir."God will judge between you on the Day of Judgement in what you are at variance."
Hakkında ihtilafa düştüğünüz herhangi bir şey; artık O'nun hükmü Allah'ındır.In whatever matter you disagree the ultimate judgement rests with God.
Sonra, içlerinden birtakım fırkalar ihtilafa düştü.But the factions differed among themselves.
Şüphesiz Rabbin, hakkında ihtilafa düştükleri şeyde kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.Verily your Lord will judge between them on the Day of Judgement in what they differed about.
Böylece meskenlerinden başka, hiçbir şey(leri) görünemez duruma düştüler.So in the morning there was nothing but their empty dwellings to be seen.
Ya, Biz ilk yaratılışta güçsüz mü düştük?Were We exhausted by the act of the first creation?
Allah, kıyamet günü, anlaşmazlığa düştükleri şeylerde onların arasında hüküm verecektir.God alone will judge between them in their differences on the Day of Reckoning.
Fakat ayrılığa düştüler, kimi inandı, kimi inkar etti.But dissensions arose, some believed, some denied.
İşte orada yenildiler, küçük düştüler.Thus there and then they were vanquished and overthrown, humiliated.
Ellerini ona uzatmadıklarını görünce, durumlarını beğenmedi ve içine korku düştü.When they did not stretch their hands towards it he became suspicious and afraid of them.
And olsun ki, Musa'ya Kitap verdik; onda ayrılığa düştüler.Verily We gave to Moses the Book, but there was disagreement about it.
Onlara sırt çevirdi, "Vah, Yusuf'a yazık oldu!" dedi ve üzüntüden gözlerine ak düştü.Enquire from the people of that city, or ask the men of the caravan with whom we have come.
İşte hakkında şüpheye düştükleri Meryem oğlu İsa gerçek söze göre budur.This was Jesus, son of Mary: A true account they contend about.
Fırkalar, kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler.Yet the sectarians differed among themselves.
Firavun ve adamları güneş üzerlerine doğarken onların ardına düştüler.But they pursued them at sunrise.
Doğrusu bu Kuran, İsrailoğullarına, ayrılığa düştükleri şeyin çoğunu anlatmaktadır.Indeed this Qur'an explains to the children of Israel much of what they are at variance.
Doğrusu Allah ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir.Surely God will judge between them in what they are differing about.
Ama, aralarında guruplaştılar, ayrılığa düştüler.But the factions differed among themselves.
Rabbin kıyamet günü, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında şüphesiz aralarında hükmedecektir.Verily your Lord will judge between them on the Day of Judgement in what they differed about.
Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?(Is it) of the great announcement
Ama gene de aykırılığa düştüler.But dissensions arose, some believed, some denied.