düşmesi ile cümle

düşmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Dördüncü Haçlı seferinde şehrin düşmesi üzerine tahrip edildi.W trakcie czwartej wyprawy krzyżowej fort uległ zniszczeniu.
Sikkenin değerinin düşmesi, Bizans'ın düşen gelirler karşısında harcamalarını sürdürmesini sağlamıştır.W obliczu spadających przychodów psucie monety pozwoliło Bizancjum utrzymać niezbędne wydatki na obronę.
1999-2000 sezonunda kulübün 3. Lig'den düşmesi neticesinde kulüp feshedildi.Od sezonu 1936/37 zaczęły się problemy finansowe klubu.
Maç başına 12.3 sayı ortalamasıyla oynadı fakat takımına alt lige düşmesinden kurtarılamadı.Ford zdobywał średnio 25,1 pkt na mecz, ale nie sprawił, aby drużyna zdołał się utrzymać w lidze.
Bağımlılık bir kişinin saygılığının düşmesi sonucunda oluşur.Bagatelizowanie pytania o ostateczne przeznaczenie człowieka.
Aslında 45 kiloya düşmesi planlanmış ama sağlık nedenleri ile buna izin verilmemiş.Podrzuciła 50 kilogramów, jednak nie została sklasyfikowana.
Napolyon Bonapart'ın düşmesinden sonra Joseph kendini Survilliers Kontu olarak isimlendirmiştir.Bezpośrednio po upadku Napoleona Bonaparte zdeklarował się jako umiarkowany monarchista.
Ekmek makinelerının fiyatlarının düşmesinin bir etkisi olarak evde ekmek yapımı giderek yaygınlaşmıştır.Zniknięciu tak znacznych ilości zboża z rynku przypisywano podwyżki cen chleba w tym okresie. "
Venlo'nun küme düşmesine rağmen, Babangida ertesi sezon da kulüpte kaldı.Mimo iż Venlo spadło do Eerste divisie, Babangida pozostał w klubie na następny rok.
Bu durumlarda, kan basıncının hızla düşmesi, devam eden organ hasarını durdurmak için zorunludur.I dessa situationer är snabb sänkning av blodtrycket nödvändigt för att stoppa pågående organskada.
Vücut ısının düşmesinin soğuk algınlığı için risk faktörü oluşturduğu fikri tartışmalı bir konudur.Huruvida nedkylning av kroppen utgör en riskfaktor för förkylning är dock kontroversiellt.
Bu, 800 yıl önce Roma'nın düşman eline düşmesinden sonra bu ilk olaydı.Det var första gången Rom hade intagits av fiender sedan slaget vid Allia åttahundra år tidigare.
Nero bir yarışmacı olarak on atlı araba yarışına katıldı ve arabadan düşmesi sonucu ölümün kıyısından döndü.Som tävlande förde Nero en vagn med tiospann och var nära att dö efter att ha kastats av den.
Üç sezon süren dizi, daha sonra izlenme oranlarının düşmesi nedeniyle yayından kaldırıldı.Serien las dock ner efter tre säsonger på grund av sviktande tittarsiffror.
Rogers kendi küçük uçağının Alaska'ya düşmesi sonucu 1935 yılında öldü.Han omkom 1935 tillsammans med flygaren Wiley Post när deras lilla flygplan kraschade i norra Alaska.
Bu da perde hızının düşmesi ve netleme hızının azalmasına neden olur.Då minskar avsvalningshastigheten och risken för sprickor minskar.
Ancak takımın bir kez daha küme düşmesine engel olamadı.TeBe hade ånyo misslyckats med att gå upp.
Bağdad kuşatması 15-16 Kasım'da başladı ama Aralık sonlarına kadar şehrin düşmesi gecikti.Sporadiska strider höll på fram till den 15 november varefter de upphörde.
Hipotermi, 37 °C olan normal vücut sıcaklığının, 35 °C'nin altına düşmesi halinde meydana gelen rahatsızlık.Kroppstemperaturen under en värmevallning brukar understiga 37C.
Bristol'ün düşmesinden sonra teslim olacak ve İngiltere'den sınırdışı edilecektir.Він здався після падіння Бристоля й був вигнаний з Англії.
1396'da attan düşmesi sonucu şiddetli bir beyin sarsıntısı geçirdi.Помер у 1396 році внаслідок падіння з коня.
1987 yılında tekrar amatör kümeye düşmesinin ardından ertesi sene tekrar 3. Lig'e yükselmiştir.Пізніше, 1987 року, він зламав руку ще раз.
Bu durum ikinci test uçağının düşmesine ve pilotunun ölmesine sebep oldu.Ситуація ускладнюється тим, що від укусів гинуть командир повітряного корабля, а потім і другий пілот.
Buna karşılık, atılan okun hedef üzerinde belli bir alana düşmesi olasılığı bulunabilir.Це могло призвести до втрати наведення на ціль.
Afganistan'ın Pençşir vilayetinde çığ düşmesi sonucu 286 kişi hayatını kaybetti.За час Афганської війни Чернігівщина втратила 116 своїх земляків.
Daha sonra oyuncu sayısının giderek düşmesiyle tekrar kapandı.Пізніше, коли кількість акторів поступово зменшувалася, театр знову закрився.
Bu, 800 yıl önce Roma'nın düşman eline düşmesinden sonra bu ilk olaydı.Bylo to poprvé za téměř 800 let, kdy Řím podlehl cizímu nepříteli.
Örneğin Melville nüfusu 90lardas 5,000'in altına düşmesine rağmen şehir statüsünü korumaktadır.Město Melville si tak podrželo status města, přestože jeho počet obyvatel klesl v 90. letech pod hranici 5000.
Her üç yılda bir eklenen onüçüncü ayla birlikte bir Tibet yılının güneş yılına denk düşmesi sağlanmaktadır.13. měsíc je přidáván přibližně každé tři roky, takže průměrný tibetský rok se podobá tropickému roku.
Vücut ısının düşmesinin soğuk algınlığı için risk faktörü oluşturduğu fikri tartışmalı bir konudur.Role prochladnutí těla jakožto rizikového faktoru při nákaze nachlazením je kontroverzní.
Ancak takımın bir kez daha küme düşmesine engel olamadı.Neměla ale v úmyslu nechat si znovu zlomit srdce.
Kilometrekare'ye 2.8 insan düşmesi nüfus yoğunluğu bakımından onu son sıraya getirir.Když se dostane pod napětí 2,8 V, je velmi těžké ji znovu „oživit“.
1912'den sonra üretimin hızla düşmesiyle nüfusu azaldı.Po roce 1912 došlo k rychlému růstu obyvatelstva.
Bunun nedeni hayvanların vücut ağırlığının yaklaşık %60'ının ön ekstremitelere düşmesidir.Je pozoruhodné, že prvá vejce dosahují přibližně jen 60 % velikosti vajec druhých.
Srebrenica'nın düşmesi, Bosna Savaşında önemli bir dönüm noktasını oluşturdu.Obléhání Sarajeva bylo klíčovou součástí války v Bosně a Hercegovině.
Deniz seviyesini düşmesiyle, Güney ve Kuzey Amerika arasında kara köprüsü kurulur.Pohořím prochází rozvodí mezi Severním a Černým mořem.
Yanma için havanın sesaltı hıza düşmesi zorunludur.U hoření je také velmi nutná teplota vzplanutí.
1905 devriminin başarısızlığa düşmesi hayal kırıklığına uğramasına yol açar.În 1905 este decepționat de eșecul revoluției.
6. Menkul Ticaret: Değerini kaybetme veya değerin düşmesi olasılığı.Tranzacțiile cu titluri de valoare: probabilitatea de pierdere sau scădere în valoare.
Yıldırım düşmesiyle elde edilen ve tanrının gönderdiği kabul edilen ateştir.El n-a lăsat o clipă să se treacă focul pe care i l-a încredințat Dumnezeu.
Bu, 800 yıl önce Roma'nın düşman eline düşmesinden sonra bu ilk olaydı.Prima dată după 800 de ani, Roma a căzut în mâinile unei armate străine.
Bu durumda kentin düşmesi yakın görünmekteydi.Căderea orașului părea iminentă.
Mahkeme bu gerekçeyle davanın düşmesine karar verdi.Hotărârea a închis posibilitățile de recurs în acest caz.
Ancak, aynı zamanda sanatçının bitkin düşmesine yol açtı.Este cu atât mai trist când moare un artist!
Nazilerin düşmesinden sonra 1946'da Hans-Gunther Österreich'in Bremen Radyosu Dans Orkestrasına katıldı.A háború után, 1946-ban csatlakozott Hans-Gunther Österreich Radio Bremeni Tanzorchester zenekarához.
Şehre iki ayda düşmesi gereken yağış, 48 saatte yağdı.Maglaj városában 48 órán belül kéthavi csapadékösszegnek megfelelő mennyiségű eső hullott le.
Bu durum ikinci test uçağının düşmesine ve pilotunun ölmesine sebep oldu.A berepülési program során a második példány megsemmisült, a pilóta halálát okozva.
Hareketlerimiz, onun tek bir duruma düşmesini sağlayana kadar da öyle kalacaktır.Folytatom ezt a munkát mindaddig, amíg csak mozogni tudok.
Aslında 45 kiloya düşmesi planlanmış ama sağlık nedenleri ile buna izin verilmemiş.Bale 45 kg-ra akart fogyni, de a film készítői nem engedték neki az egészségügyi kockázatok miatt.
Quinn bir süre sonra Veronica'nın karşısına çıkar, L.J. Quinn'ni iterek kuyuya düşmesini sağlar.Veronica ki tud szabadulni a kötelekből, leüti Quinnt, majd kiszabadítja L. J.-t is.
Dizinin hikâyesi Oceanic Havayolları'nın 815 sefer sayılı uçuşunu gerçekleştiren uçağın düşmesiyle başladı.A tévé éppen felvételeket mutatott az Oceanic Airlines 815-ös járatának feltárásáról.
Boşlukta uçan cisimler Isaac' in uzay boşluğuna düşmesine neden olacak şekilde tehlikeli olabilmektedir.Egy homályos lencse például az egész űrmisszió sikerét veszélyeztetheti.
Hayvancılığın parasal değerinin düşmesiyle köylünün geçim sıkıntısını artırdı.Az állatkivitelből a mezővárosi polgárság jelentős vagyont halmozott fel.
Avusturyalıların mühim hudut kalelerinden olan Kanije'nin düşmesi, düşmana büyük bir darbe indirdi.Az osztrák trónörökös pár halála Európa méretű politikai válságot okozott.
Bu büyüme, işsizlik oranının kriz öncesi seviyesine düşmesini sağladı.Ezt az állítást látszik igazolni, hogy a munkanélküliség mértéke a gazdasági válságok idején a legnagyobb.
Gandalf'ın Khazad-dum Köprüsü'nden düşmesinin üzerine Aragorn grubun yeni lideri olur.Segítségükkel feltárul előttünk annak titka is, mi történt Gandalffal Khazad-Dum hídján.
3 Mayıs 2015 itibarıyla ligden düşmesi kesinleşen ilk takım Tofaş olmuştur.Mivel elődje 2012. december 5-én elhunyt új pátriárkát kellett választani.
Vücut ısının düşmesinin soğuk algınlığı için risk faktörü oluşturduğu fikri tartışmalı bir konudur.Ennek ellenére vitatott, hogy a test lehűlése a meghűlés rizikófaktorai közé tartozik-e.
Ancak takımının 3. Lig'e düşmesine engel olamadı.Hän ei kuitenkaan onnistunut pelastamaan Arminia putoamiselta 3. Ligaan.
Ancak bu şehrin düşmesi Osmanlılar açısından 93 harbinin kaybedilmesinin önünü açmıştır.Hyökkäyksestä tuli kuitenkin täydellinen epäonnistuminen valkoisten menettäessä 13 kaatunutta.
İlgili Sayfalar