Ana içeriğe geç
Sözlük

düşmek ile cümle

düşmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Enayi durumuna düşmek istemiyorum.Δεν θέλω να είμαι το κορόιδο.
Enayi durumuna düşmek istemiyorum.Няма да бъда най-смотаният.
Enayi durumuna düşmek istemiyorum.Я не хочу быть козлом отпущения.
Eski bir söz vardır. Eğer uçmanın nasıl olduğunu unuttutsan uçurumdan düşmek sadece yaralar.Stari rek pravi "Skok s skale boli samo, če pozabiš leteti".
Farkına varmanın sonuçları belki de onlara ağır geliyor... ...masken düşmek üzere.Я думаю, что ты исчезаешь.
Galiba Tibet'e düşmek daha iyi, en azından daha uzun yaşarsınız.Aşa că probabil e mai bine să cazi în Tibet pentru că vei trăi mai mult.
Galiba Tibet'e düşmek daha iyi, en azından daha uzun yaşarsınız.Así que probablemente es mejor caer en el Tíbet porque vivirás un poco más.
Galiba Tibet'e düşmek daha iyi, en azından daha uzun yaşarsınız.Có lẽ nên chọn rơi xuống Tây Tạng vì bạn có thể sống lâu hơn chút.
Galiba Tibet'e düşmek daha iyi, en azından daha uzun yaşarsınız.Donc c'est probablement mieux de tomber au Tibet. car vous vivrez plus longtemps.
Galiba Tibet'e düşmek daha iyi, en azından daha uzun yaşarsınız.Dus het is beter om in Tibet te vallen omdat je dan langer leeft.
Galiba Tibet'e düşmek daha iyi, en azından daha uzun yaşarsınız. (Gülüşmeler)Prawdopodobnie lepiej jest spaść do Tybetu, bo będziesz żył dłużej. -
Galiba Tibet'e düşmek daha iyi, en azından daha uzun yaşarsınız.티벳에 떨어지는 것이 좋겠죠. 조금이라도 더 오래 살 수 있습니다.
Galiba Tibet'e düşmek daha iyi, en azından daha uzun yaşarsınız.Quindi è forse meglio precipitare in Tibet almeno si vive più a lungo.
Galiba Tibet'e düşmek daha iyi, en azından daha uzun yaşarsınız.Szóval valószínűleg jobb Tibetbe zuhanni, mert akkor tovább él az ember.
Galiba Tibet'e düşmek daha iyi, en azından daha uzun yaşarsınız.Takže je pravdepodobne lepšie spadnúť do Tibetu lebo budete žiť dlhšie.
Galiba Tibet'e düşmek daha iyi, en azından daha uzun yaşarsınız.Wahrscheinlich ist es besser, nach Tibet hineinzufallen, weil man dann länger lebt.
Galiba Tibet'e düşmek daha iyi, en azından daha uzun yaşarsınız.Може, краще падати в Тібет, бо проживеш довше.
Galiba Tibet'e düşmek daha iyi, en azından daha uzun yaşarsınız.Така че вероятно е по-добре да паднеш в Тибет, защото ще живееш по-дълго.
Galiba Tibet'e düşmek daha iyi, en azından daha uzun yaşarsınız.Так что, вероятно, лучше упасть в Тибет, потому что вы будете жить дольше.
Galiba Tibet'e düşmek daha iyi, en azından daha uzun yaşarsınız.ככה שככל הנראה עדיף ליפול לטיבט בגלל שתחיה זמן רב יותר.
Galiba Tibet'e düşmek daha iyi, en azından daha uzun yaşarsınız.لذا يفضل أن تسقط نحو التيبت .. لانك ستعيش أكثر بسقطة 12000 قدم
Galiba Tibet'e düşmek daha iyi, en azından daha uzun yaşarsınız.長生きできるから ましかもしれません (笑)
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.Còn gì bổ dưỡng và thú vị với bộ óc chủ động và ham học hỏi bằng sự ngạc nhiên và sự choáng ngợp?
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.활발하고 호기심에 찬 마음에는 놀라고 경이롭게 느끼는 것보다 더 영양가 있고 더 자극이 되는 것은 없습니다.
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.Nic bardziej nie karmi ani stymuluje żywego, dociekliwego umysłu niż zaskoczenie, zadziwienie.
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.Niets is voedzamer, stimulerender voor een actieve, onderzoekende geest dan je laten verrassen en verbluffen.
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.Nimic nu e mai hrănitor, mai stimulant, pentru o minte activă, curioasă, decât surprizele, uimirea.
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.Nulla è più stimolante per una mente attiva e curiosa di essere sorpresi, di essere meravigliati.
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.Найкорисніше і найзбудливіше для допитливого розуму - це стан здивованості, враженості.
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.Ничего так не воспитывает, так не стимулирует пытливый, любознательный ум, как состояние изумления, удивления.
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.שום דבר לא מזין יותר, מעורר יותר למוח פעיל וחוקר מאשר להיות מופתע,
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.لا شيء أكثر تغذية أو أكثر تحفيزًا للعقل النشط المتحقق من المفاجأة والدهشة
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.驚くことや感心することを 最大の糧にして そこから刺激を受けます だからこそみんなTEDに来ているのですよね?
İşte herkese bu noktada görev düşmektedir.Aici interveniţi voi.
İşte herkese bu noktada görev düşmektedir.Das ist der Punkt, an dem Sie ins Spiel kommen.
İşte herkese bu noktada görev düşmektedir.Dat is waar u het toneel betreedt.
İşte herkese bu noktada görev düşmektedir.Đó là nơi bạn bước vào.
İşte herkese bu noktada görev düşmektedir.Ed è qui che subentrate voi.
İşte herkese bu noktada görev düşmektedir.그래서 여러분이 필요합니다.
İşte herkese bu noktada görev düşmektedir.las capacidades de colaboración e inovación que este país necesita. Es aquí en donde ustedes intervienen.
İşte herkese bu noktada görev düşmektedir.les capacités de collaboration et d'innovation dont ce pays a besoin. C'est là que vous intervenez.
İşte herkese bu noktada görev düşmektedir.Tu jest wasze zadanie.
İşte herkese bu noktada görev düşmektedir.Εδώ μπαίνετε εσείς.
İşte herkese bu noktada görev düşmektedir.Вот в чем ваша роль.
İşte herkese bu noktada görev düşmektedir.Ось у чім ваша роль.
İşte herkese bu noktada görev düşmektedir.Тук идвате вие.
İşte herkese bu noktada görev düşmektedir.וכאן אתם משתלבים.
İşte herkese bu noktada görev düşmektedir.هذا هو المكان الذي تأتي فيه.
İşte herkese bu noktada görev düşmektedir.明白なのは ここにいらっしゃる
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.(117:13) Сильно толкнули меня, чтобы я упал, но Господь поддержал меня.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Aku diserang dengan sengit dan hampir jatuh, tetapi TUHAN menolong aku
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Bardzoś potężnie na mię nacierał, abym upadł; ale Pan poratował mię.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Com força me impeliste para me fazeres cair, mas o Senhor me ajudou.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Fui empujado con violencia, para que cayese; pero Jehovah me socorrió
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Hårdt blev jeg ramt, så jeg faldt, men HERREN hjalp mig.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Hårdt støtte du* mig forat jeg skulde falle; men Herren hjalp mig. / {* min fiende.}
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Igen taszítottál engem, hogy elessem; de az Úr megsegített engem.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.네가 나를 밀쳐 넘어뜨리려 하였으나 여호와께서 나를 도우셨도다
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Man stößt mich, daß ich fallen soll; aber der HERR hilft mir.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Man stöter mig hårdeligen, för att jag skall falla, men HERREN hjälper mig.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod