düşmanlar ile cümle
düşmanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.en tus manos están mis tiempos." Líbrame de la mano de mis enemigos y de mis perseguidores
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.내 시대가 주의 손에 있사오니 내 원수와 핍박하는 자의 손에서 나를 건지소서
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Kỳ mạng tôi ở nơi tay Chúa ; Xin giải_cứu tôi khỏi tay kẻ thù_nghịch , và khỏi tay kẻ bắt_bớ tôi .
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Kỳ mạng tôi ở nơi tay Chúa; Xin giải cứu tôi khỏi tay kẻ thù nghịch, và khỏi tay kẻ bắt bớ tôi.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Ma io confido in te, Signore; dico: «Tu sei il mio Dio
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Meine Zeit steht in deinen Händen. Errette mich von der Hand meiner Feinde und von denen, die mich verfolgen.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Men jag förtröstar på dig, HERRE; jag säger: »Du är min Gud.»
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Men jeg, jeg setter min lit til dig, Herre! Jeg sier: Du er min Gud.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.mine Tider er i din Hånd. Red mig fra Fjenders Hånd, fra dem, der forfølger mig,
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Mutta sinuun, Herra, minä turvaan; minä sanon: "Sinä olet minun Jumalani".
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Os meus dias estão nas tuas mãos; livra-me das mãos dos meus inimigos e dos que me perseguem.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Soarta mea este în mîna Ta; scapă-mă de vrăjmaşii şi de prigonitorii mei!
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Toch is mijn vertrouwen op U gevestigd, HERE; ik spreek het ook tegen U uit: "U bent mijn God.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.V rokah tvojih so časi moji; otmi me iz rok sovražnikov mojih in preganjalcev mojih.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.Εις τας χειρας σου ειναι οι καιροι μου λυτρωσον με εκ χειρος των εχθρων μου και εκ των καταδιωκοντων με.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.В Твоите ръце са времената ми; Избави ме от ръката на неприятелите ми, И от тия, които ме гонят.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.בידך עתתי הצילני מיד אויבי ומרדפי׃
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.في يدك آجالي. نجني من يد اعدائي ومن الذين يطردونني.
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.我 終 身 的 事 在 你 手 中 . 求 你 救 我 脫 離 仇 敵 的 手 、 和 那 些 逼 迫 我 的 人
Hayatım senin elinde, Kurtar beni düşmanlarımın pençesinden, Ardıma düşenlerden.我 終身 的 事 在 你 手中 . 求你 救我 脫離 仇敵 的 手 、 和 那些 逼迫 我的人
Herkes düşmanlarının niyetlerini merak eder.Mindig mindenki kíváncsi az ellensége szándékára.
Herkes düşmanlarının niyetlerini merak eder.Tout le monde est toujours curieux à propos de ses propres intentions.
Herkes düşmanlarının niyetlerini merak eder.Όλοι είναι περίεργοι για τις προθέσεις των εχθρών τους.
Herkes düşmanlarının niyetlerini merak eder.الكل يتسأل عن نوايا اعدائه
Herkes için endişe duymak. Düşmanlarınızı sevin.Szeresd az ellenségeidet!
Herkes için endişe duymak. Düşmanlarınızı sevin. Yabancıyı onurlandırın.모든 사람들에 대한 관심을 가져야합니다. 적들을 사랑해야합니다. 타인은 존중되어야합니다.
Herkes için endişe duymak. Düşmanlarınızı sevin. Yabancıyı onurlandırın.Respectă străinul.
Herkes için endişe duymak. Düşmanlarınızı sevin. Yabancıyı onurlandırın.דאגה לכולם. אהבו את אויביכם, כבדו את הזר.
Herkes için endişe duymak. Düşmanlarınızı sevin. Yabancıyı onurlandırın.وهو الاهتمام بالآخرين. أحب أعداءك. أكرم الغريب.
Herkes için endişe duymak. Düşmanlarınızı sevin. Yabancıyı onurlandırın.「部族や国家は お互いを分かり合う ためにあるのだ」とコーランは説きます
Herkes için endişe duymak. Düşmanlarınızı sevin.Αγάπα τους εχθρούς σου.
Herkesin yüzleşmesi gereken düşmanları vardır.Они не такие крутые как мои, но, народ, знаете, хорошо знать свое место.
HIV, frengi, hepatit ya da düşmanlarımız olan kolestrol glikoz ya da kreatinini kontrol ediyoruz.HIV, עגבת, צהבת, או שאנו יכולים לבדוק אויבים שלנו כולסטרול, גלוקוז, או קריאטינין.
HIV, frengi, hepatit ya da düşmanlarımız olan kolestrol glikoz ya da kreatinini kontrol ediyoruz.에이즈, 매독, 간염을 확인하거나 우리의 숙적인 콜레스테롤, 포도당, 또는 크레아티닌을 확인할 수 있습니다.
İki, bu düşmanlar bize tekrar saldırıp zarar vermeye çalışabilir.Ensuite, il s'agit d'ennemis qui pourraient vouloir nous blesser à nouveau.
İki, bu düşmanlar bize tekrar saldırıp zarar vermeye çalışabilir.For det andet, er dette fjender der måske vil angribe og dræbe os igen.
İki, bu düşmanlar bize tekrar saldırıp zarar vermeye çalışabilir.În al doilea rând, aceștia sunt inamici care poate vor să lovească și să ne rănească din nou.
İki, bu düşmanlar bize tekrar saldırıp zarar vermeye çalışabilir.두번째는 그들이 우리를 또 죽이고 다치게 할 지 모른다는거죠.
İki, bu düşmanlar bize tekrar saldırıp zarar vermeye çalışabilir.Másodszor, ezek ellenségek, akik újra lecsaphatnak és bánthatnak bennünket.
İki, bu düşmanlar bize tekrar saldırıp zarar vermeye çalışabilir.Po druhé, títo nepriatelia môžu zaútočiť znova a znova nám ublížiť.
İki, bu düşmanlar bize tekrar saldırıp zarar vermeye çalışabilir.Secondo, questi sono nemici che potrebbero colpirci e ferirci di nuovo.
İki, bu düşmanlar bize tekrar saldırıp zarar vermeye çalışabilir.Segundo, son enemigos que pudieran querer golpear y lastimarnos de nuevo.
İki, bu düşmanlar bize tekrar saldırıp zarar vermeye çalışabilir.Ten tweede, deze vijanden willen ons misschien nog eens aanvallen.
İki, bu düşmanlar bize tekrar saldırıp zarar vermeye çalışabilir.Thứ 2, có những kẻ thù muốn hại chúng ta lần nữa.
İki, bu düşmanlar bize tekrar saldırıp zarar vermeye çalışabilir.Zadruhé, tyto nepřátelé mohou chtít zaútočit znovu a znovu nám ublížit.
İki, bu düşmanlar bize tekrar saldırıp zarar vermeye çalışabilir.Zweitens sind das Feinde, die uns vielleicht nochmals schlagen und verletzen wollen.
İki, bu düşmanlar bize tekrar saldırıp zarar vermeye çalışabilir.Δεύτερον, πρόκειται για εχθρούς που προσπαθούν ενεργά να μας βλάψουν και θα το ξανακάνουν.
İki, bu düşmanlar bize tekrar saldırıp zarar vermeye çalışabilir.Во-вторых, это враги, которые хотят нанести нам удар еще и еще.
İki, bu düşmanlar bize tekrar saldırıp zarar vermeye çalışabilir.Второ, това са врагове, които може да ни наранят отново.
İki, bu düşmanlar bize tekrar saldırıp zarar vermeye çalışabilir.שנית, הם אנשים שירצו להתקיף ולהרוג שוב.
İki, bu düşmanlar bize tekrar saldırıp zarar vermeye çalışabilir.ثانياً، هؤلاء الأعداء الذين ربما رغبوا في مهاجمتنا والإضرار بنا مجدداً.
İki, bu düşmanlar bize tekrar saldırıp zarar vermeye çalışabilir.理由があって死ぬ人がいる一方 理由なく殺される人々がいます
İlk olarak uzak düşmanları hedef alan, batıdaki Haçlı güçlerinden멀리 있는 적들, 서양의 십자군과 미국을 겨냥한
İlk olarak uzak düşmanları hedef alan, batıdaki Haçlı güçlerindenles croisés de l'Ouest, l'Amérique.
İlk olarak uzak düşmanları hedef alan, batıdaki Haçlı güçlerindenשמכוונת בראש וראשונה נגד האויב המרוחק,
İlk olarak uzak düşmanları hedef alan, batıdaki Haçlı güçlerindenاستهدف في البداية العدو البعيد،
İlk olarak uzak düşmanları hedef alan, batıdaki Haçlı güçlerinden遠い敵 アメリカでした
İşgalci düşmanları patlatכסחו את החייזרים הפולשים
İşin şaşırtıcı yanı merhametin düşmanları vardı, ve bu düşmanlar kendine acıma, ahlâki öfke, ve korkudur.A co je fascinující, je to, že soucítění má nepřátele, kterými jsou věci jako litování, pohoršení, strach.
İşin şaşırtıcı yanı merhametin düşmanları vardı, ve bu düşmanlar kendine acıma, ahlâki öfke, ve korkudur.아주 흥미로운 점은 연민의 감정이 생기는 걸 방해하는 것이 있다는 점입니다 그런 적들은 이를 테면, 동정이나