düşmanları ile cümle
düşmanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.사망이 홀연히 저희에게 임하며 산 채로 음부에 내려갈지어다 이는 악독이 저희 거처에 있고 저희 가운데 있음이로다
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.Którzyśmy się z sobą mile w tajności naradzali, i do domu Bożego społecznie chadzali.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.Over dem komme Død, lad dem levende synke i Dødsriget! Thi der er Ondskab i deres Bolig, i deres Indre!
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.s ktorým sme sa mile spolu radievali, do domu Božieho sme chodievali v rušnom zástupe.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.vi som levde sammen i fortrolig omgang, som vandret til Guds hus blandt den glade høitidsskare.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.Wij gingen zo vertrouwelijk met elkaar om; samen gingen we met alle feestgangers naar Gods huis.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.ישימות עלימו ירדו שאול חיים כי רעות במגורם בקרבם׃
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.ليبغتهم الموت. لينحدروا الى الهاوية احياء لان في مساكنهم في وسطهم شرورا
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.願 死 亡 忽 然 臨 到 他 們 . 願 他 們 活 活 的 下 入 陰 間 . 因 為 他 們 的 住 處 、 他 們 的 心 中 、 都 是 邪 惡
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.願 死亡 忽然 臨到 他們.願 他 們 活活 的 下 入陰間 . 因為 他 們的 住處 、 他 們 的 心中 、 都 是 邪惡
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.(77:53) вел их безопасно, и они не страшились, а врагов их покрыло море;
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Cum i -a dus fără nici o grijă, ca să nu le fie frică, iar marea a acoperit pe vrăjmaşii lor.
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Dalam bimbingan-Nya mereka aman dan tidak takut, sedang musuh mereka tenggelam dalam laut
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.És vezeté õket biztonságban, és nem félének, ellenségeiket pedig elborítá a tenger.
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Guiou-os com segurança, de sorte que eles não temeram; mas aos seus inimigos, o mar os submergiu.
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Hän johti heitä turvallisesti, heidän ei tarvinnut peljätä; mutta heidän vihollisensa peitti meri.
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Han ledde dem säkert, så att de icke behövde frukta; men deras fiender övertäcktes av havet.
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Il les dirigea sûrement, pour qu`ils fussent sans crainte, Et la mer couvrit leurs ennemis.
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.In peljal jih je varno, da se jim ni bilo bati, a njih sovražnike je pokrilo morje.
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.저희를 안전히 인도하시니 저희는 두려움이 없었으나 저희 원수는 바다에 엄몰되었도다
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.ledede dem trygt, uden Frygt, mens Havet lukked sig over deres Fjender;
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Li condusse sicuri e senza paura e i loro nemici li sommerse il mare
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Los guió con seguridad, para que no tuvieran miedo; y el mar cubrió a sus enemigos
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Ngài dẫn chúng nó bình an vô sự, chúng nó chẳng sợ chi: Còn biển lấp lại những kẻ thù nghịch họ.
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Ngài dẫn chúng_nó bình_an_vô_sự , chúng_nó chẳng sợ chi : Còn biển lấp lại những kẻ thù_nghịch họ .
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Og han ledet dem tryggelig, og de fryktet ikke, men havet skjulte deres fiender.
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Und leitete sie sicher, daß sie sich nicht fürchteten; aber ihre Feinde bedeckte das Meer.
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Vodili ich v bezpečnosti, a nestrachovali sa, ale ich nepriateľov pokrylo more.
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Vodil je v bezpečnosti, tak že nestrašili, nepřátely pak jejich přikrylo moře,
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.Wodził ich w bezpieczeństwie, tak, że się nie lękali, (a nieprzyjaciół ich okryło morze,)
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.και ωδηγησεν αυτους εν ασφαλεια, και δεν εδειλιασαν τους δε εχθρους αυτων εσκεπασεν η θαλασσα.
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.И води ги безопасно, така щото не се бояха, А неприятелите им - морето ги покри;
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.וינחם לבטח ולא פחדו ואת אויביהם כסה הים׃
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.وهداهم آمنين فلم يجزعوا. اما اعداؤهم فغمرهم البحر.
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.他 領 他 們 穩 穩 妥 妥 的 、 使 他 們 不 至 害 怕 . 海 卻 淹 沒 他 們 的 仇 敵
Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar; Düşmanlarınıysa deniz yuttu.他 領他們穩穩 妥妥 的 、 使 他 們 不至 害怕 . 海卻 淹沒 他 們的 仇敵
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Aprenden de sus pares, lo han aprendido de sus enemigos.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Ei au invatat-o de la prietenii lor; au invatat-o de la inamicii lor.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Ils apprennent de leurs pairs, et ils apprennent aussi de leurs ennemis.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.친구들에게서 배우고, 적에게서 배웁니다.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.L'hanno imparato dai loro simili, l'hanno imparato dai loro nemici.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Mereka belajar dari teman-teman dan musuh-musuhnya.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Nauczyły się od innych; nauczyły się od swoich wrogów.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Ne oppivat kanssavariksiltaan, ne oppivat vihollisiltaan.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Oni so se naučili od vrstnikov, ti od sovražnikov.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Tanulnak a társaiktól, tanulnak az ellenségeiktől.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Učia sa taktiež od svojich rovesníkov; učia sa i od svojich nepriateľov.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Ze hebben geleerd van hun leeftijdsgenoten, ze hebben geleerd van hun vijanden.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Έχουν μάθει από τους ομοίους τους, έχουν μάθει από τους εχθρούς τους.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Одни вороны учатся у других; они также учатся и у врагов.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.Учат се от другите врани; учат се от враговете си.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.הם למדו מחבריהם; הם למדו מאויביהם.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.لقد تعلموا من أقرانهم. لقد تعلموا من أعدائهم.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler. Düşmanlarından öğrendiler.時間があれば これを象徴するカラスの裏切りについて
Ouesso, onlar düşmanlarımız.Korekta: techniacz
Ouesso, onlar düşmanlarımız.Ouess, eles são inimigos.
Ouesso, onlar düşmanlarımız.Оуес, те са врагът.
Övgüye değer RABbe seslenir, Kurtulurum düşmanlarımdan.(17:4) Призову достопоклоняемого Господа и от врагов моих спасусь.
Övgüye değer RABbe seslenir, Kurtulurum düşmanlarımdan.(18:4) Je m`écrie: Loué soit l`Éternel! Et je suis délivré de mes ennemis.
Övgüye değer RABbe seslenir, Kurtulurum düşmanlarımdan.Aku berseru kepada TUHAN yang patut dipuji, Ia membebaskan aku dari musuh-musuhku