düşmanları ile cümle
düşmanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Kuşkusuz Tanrı düşmanlarının başını, Suçlu yaşayanların kıllı kafasını ezer.On jest Bóg nasz, Bóg obfitego zbawienia; panujący Pan z śmierci wywodzi.
Kuşkusuz Tanrı düşmanlarının başını, Suçlu yaşayanların kıllı kafasını ezer.Onť jest Bůh silný náš, Bůh silný k hojnému spasení. Hospodin Pán z smrti vyvodí.
Kuşkusuz Tanrı düşmanlarının başını, Suçlu yaşayanların kıllı kafasını ezer.Silný Bôh je nám silným Bohom na hojné spasenie, a Hospodin, Pán, má východiská zo smrti.
Kuşkusuz Tanrı düşmanlarının başını, Suçlu yaşayanların kıllı kafasını ezer.Бог ще разцепи главите на враговете Си. И косматото теме на онези, които упорствува в престъпленията си.
Kuşkusuz Tanrı düşmanlarının başını, Suçlu yaşayanların kıllı kafasını ezer.אך אלהים ימחץ ראש איביו קדקד שער מתהלך באשמיו׃
Kuşkusuz Tanrı düşmanlarının başını, Suçlu yaşayanların kıllı kafasını ezer.ولكن الله يسحق رؤوس اعدائه الهامة الشعراء للسالك في ذنوبه.
Kuşkusuz Tanrı düşmanlarının başını, Suçlu yaşayanların kıllı kafasını ezer.但 神 要 打 破 他 仇 敵 的 頭 、 就 是 那 常 犯 罪 之 人 的 髮 頂
Kuşkusuz Tanrı düşmanlarının başını, Suçlu yaşayanların kıllı kafasını ezer.但 神要 打破 他 仇敵 的 頭 、 就是 那常 犯罪 之 人 的 髮頂
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.Allenast helt kort fick ditt heliga folk behålla sin besittning; våra ovänner trampade ned din helgedom.
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.Dân thánh của Ngài được xứ nầy làm kỷ vật chưa bao lâu; mà kẻ thù chúng tôi đã giày đạp nơi thánh của Ngài.
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.Dân thánh của Ngài được xứ nầy làm kỷ_vật chưa bao_lâu ; mà kẻ_thù chúng_tôi đã giày_đạp nơi thánh của Ngài .
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.En liten stund har ditt hellige folk hatt landet i eie; våre motstandere har trådt ned din helligdom.
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.Hoe kort hebben wij Jeruzalem maar in bezit gehad! En nu hebben onze vijanden haar verwoest.
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.Hvi har gudløse trådt i din Helligdom, vore Fjender nedtrampet dit Tempel?
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.주의 거룩한 백성이 땅을 차지한지 오래지 아니하여서 우리의 대적이 주의 성소를 유린하였사오니
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.Len malý čas vládol ním ľud tvojej svätosti; naši protivníci pošliapali tvoju svätyňu.
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.Mengapa Kaubiarkan musuh menginjak-injak Rumah-Mu, dan orang-orang mencemarkan bukit-Mu yang suci
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.Na mały czas posiadł ziemię lud świętobliwości twojej; nieprzyjaciele nasi podeptali świątnicę twoję.
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.Nejšpatnější vládne lidem svatosti tvé, nepřátelé naši pošlapali svatyni tvou.
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.Perché gli empi hanno calpestato il tuo santuario, i nostri avversari hanno profanato il tuo luogo santo
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.Por poco tiempo tu pueblo poseyó tu lugar santo, pero nuestros adversarios han pisoteado tu santuario
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.Sie besitzen dein heiliges Volk schier ganz; deine Widersacher zertreten dein Heiligtum.
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.Só por um pouco de tempo o teu santo povo a possuiu; os nossos adversários pisaram o teu santuário.
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.Ton peuple saint n`a possédé le pays que peu de temps; Nos ennemis ont foulé ton sanctuaire.
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.Vähän aikaa vain sinun pyhä kansasi sai pitää perintönsä; meidän ahdistajamme ovat tallanneet sinun pyhäkkösi.
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.vés [ideig] bírta szentségednek népe [földét,] ellenségink megtapodták szent helyedet.
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.Ως πραγμα ελαχιστον κατεκυριευσαν τον αγιον σου λαον οι εναντιοι ημων κατεπατησαν το αγιαστηριον σου.
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.Короткое время владел им народ святыни Твоей: враги наши попрали святилище Твое.
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.Малко време го владяха Твоите свети люде; Противниците ни потъпкаха светилището Ти.
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.למצער ירשו עם קדשך צרינו בוססו מקדשך׃
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.الى قليل امتلك شعب قدسك. مضايقونا داسوا مقدسك.
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.你 的 聖 民 不 過 暫 時 得 這 產 業 . 我 們 的 敵 人 已 經 踐 踏 你 的 聖 所
Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, Ama düşmanlarımız onu çiğnedi.你 的 聖民 不 過暫時 得 這產業 . 我們 的 敵人 已 經踐 踏 你 的 聖所
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.En el noreste de Israel, en el kibutz Sde Eliyahu, hay una instalación que produce enemigos naturales en masa.
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.I det nordøstlige Israel, i Kibbutz Sde Eliyahu, er der et anlæg, der masseproducerer de naturlige fjender.
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.In Noord-Oost Israel, in kibboets Sde Eliyahu, is een kweekstation voor deze natuurlijke vijanden.
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.In Nordisrael, im Kibbuz Sde Eliyahu, gibt es eine Anlage, die die Fressfeinde in Serie produziert.
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.이스라엘 북동쪽에 있는 키부츠 스데 엘리야후입니다. 여기에 있는 시설에서
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.Na północnym wschodzie Izraela, w kibucu Sde Eliyahu jest ośrodek masowo produkujący tych naturalnych wrogów.
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.Ở miền đông bắc Israel, ở kibbutz Sde Eliyahu, có một nhà máy sản xuất hàng loạt các loài thiên địch.
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.В северен Израел, в кибуца Сде Елияху, има съоръжение за масово производство на тези естествени врагове.
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.На севере Израиля в кибуце Сде Элийаху, расположен завод, массово производящий этих природных врагов.
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.בצפון מזרח ישראל, בקיבוץ שדה אליהו, יש מתקן
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.في شمال شرق اسرائيل، في كيبوتس سديه إلياهو هناك مرفق
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.スデウリヤフ・キブツには 工場があり この天敵達を大量生産しています
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.(65:3) Скажите Богу: как страшен Ты в делах Твоих! По множеству силы Твоей, покорятся Тебе враги Твои.
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.Decid a Dios: "¡Cuán admirables son tus obras! Por tu gran poder se someterán a ti tus enemigos
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.Dite a Dio: «Stupende sono le tue opere! Per la grandezza della tua potenza a te si piegano i tuoi nemici
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.Dites à Dieu: Que tes oeuvres sont redoutables! A cause de la grandeur de ta force, tes ennemis te flattent.
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.Dizei a Deus: Quão tremendas são as tuas obras! pela grandeza do teu poder te lisonjeiam os teus inimigos.
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.하나님께 고하기를 주의 일이 어찌 그리 엄위하신지요 주의 큰 권능으로 인하여 주의 원수가 주께 복종할 것이며
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.Rcete Bohu: Jak hrozný jsi v skutcích svých! Pro velikost síly tvé lháti budou tobě nepřátelé tvoji.
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.sig til Gud: "Hvor forfærdelige er dine Gerninger! For din vældige Styrkes Skyld logrer Fjenderne for dig,
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.Si til Gud: Hvor forferdelige er dine gjerninger! For din store makts skyld skal dine fiender hykle for dig.
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.Sprechet zu Gott: "Wie wunderbar sind deine Werke! es wird deinen Feinden fehlen vor deiner großen Macht.
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.אמרו לאלהים מה נורא מעשיך ברב עזך יכחשו לך איביך׃
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.قولوا لله ما اهيب اعمالك. من عظم قوتك تتملق لك اعداؤك.
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.當 對 神 說 、 你 的 作 為 何 等 可 畏 . 因 你 的 大 能 仇 敵 要 投 降 你
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.當對 神說 、 你 的 作為 何等 可畏 . 因 你 的 大能 仇敵 要 投降 你
Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?(48:6) „для чего бояться мне во дни бедствия, когда беззаконие путей моих окружит меня?"