düşman ile cümle
düşman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ballas ile düşmanlığı hala sürmektedir.S Brébeufem byl umučen i Lalemant.
Bu yırtıcı hayvanlar mağaralarda yaşayan insanlar için tehlikeli bir düşmandı.Zvířata na nich vyobrazená jsou totiž přirozenými nepřáteli hmyzích škůdců napadajících rýžová pole.
Hangi kağan için çalışırım ben? diyerek Çin kağanına düşman olmuş.Kniha sloužila jako slabikář pro výuku čínského písma.
Kuleler hasar alabilir veya düşman birimler tarafından yok edilebilir.Každá z těchto struktur může být poškozena a zničena po zásahu příslušnou municí.
Tek doğal düşmanı Filipin kartalıdır.Jediným zahraničním uživatelem třídy jsou Filipíny.
Topun kalkanı mürettebatı şarapnel ve hafif düşman ateşinden koruyordu.Navíc věže chránily svou posádku před palbou nepřítele a nepřízní počasí.
Trireme ilk ortaya çıktığında asıl amaç düşman gemisini borda edip ele geçirmek değil, vurup batırmaktı.Lo, bylo to poprvé, co vystřelila na nepřátelskou loď, ale minula.
Tank mürettebatları boş düşman tanklarına binebilirler.Boční lodě jsou otevřené do hlavní lodě arkádami.
Düşmanla itdalaşına girildiğinde düşman uçakları kaçmak için yeterli manevra yapmazlar.Nepřítel nesmí „vidět“ útočící letadla.
Erişkin deri sırtlılar büyük hayvanlar oldukları için, doğal düşmanları pek yoktur.Tygr vzhledem ke své velikosti a síle nemá téměř žádné přirozené nepřátele.
Öte yandan bu gayretleri rakiplerinin ve düşmanlarının sayısını arttırdı.Tím se ale samozřejmě zvýšil počet nepřátel, kteří usilovali o jeho zničení.
Uzaktan düşmanları vurma yeteneği vardır.Také může se svým prakem zasáhnout nepřátele z dálky.
Aynı zamanda düşman kuvvetlerine yenik düşmenin üzüntüsünü yaşarlar.Důvěru ztratil i u zahraničních spojenců.
Güçlenen Japonlar Sovyetler'in en büyük düşmanı olarak ortaya çıkmıştır.Díky tomu dokázali Japonci porazit daleko silnějšího protivníka.
Düşman yer hedefleri T-90 tanklarından oluşur.T-90AK – velitelská verze tanku T-90A.
Halk Düşmanları (İng.Nepřátelé lidstva (Ihmiskunnan viholliset).
Kapsül yumurtaları düşmanlardan ve kötü hava şartlarından korur.Slepice potřebují kurník jako ochranu proti nepřátelům, nepříznivému počasí a větru.
Hedefimizdeki düşman.Nepřítel v nás.
Düşmanları bile acı içinde geçen son haftalarındaki cesaretine hayran kaldı.Chiar și dușmanii i-au admirat curajul din ultimele săptămâni dureroase.
Düşman, kuşatmadan kurtulamayacak."Inamicul încercuit nu va avea scăpare."
Hollow: Hollowlar, BLEACH’teki başlıca düşmanlardır.Hollows: Hollows sunt principalii antagoniști din Bleach.
Jang-geum ve annesi kaçarlar ancak Myeong-yi, düşmanları tarafından ölümcül bir şekilde yaralanır.Jang Geum și mama ei fug, dar mama ei este rănită mortal de către dușmanii lor.
Fikirlerini fazla idealistçe bulduğu Woodrow Wilson'un baş düşmanıydı."El a fost principalul opozant al Woodrow Wilson, al cărui păreri le-a privit ca prea idealiste.”
Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik.Noi i-am ajutat pe cei care credeau împotriva vrăjmașilor lor, iar ei au fost învingători.
2. SS Panzer Tümeni "Das Reich", saat 07:10’da “...çok güçlü düşman hava faaliyeti...’nden söz etmektedir.Corpul II SS a raportat „activitate aeriană inamică foarte puternică la 07:10".
Yalnızca 30.000 askerime karşılık düşmanın bundan 3 kat daha fazla bir gücü olduğunu biliyordum.Aveam 30.000 de oameni, iar inamicul de trei ori mai mulți.
Sawyer Ailesine düşmandır.Inamicul lui este Familia Sawyer.
(Portekiz'deki düşman hizipler içinde iki tarafı da destekleyenler vardı.)(Pentru pachete există deja în Germania mai multe firme care concurează între ele.)
Tuğrul: Arif geçmişte kardeşini öldürdüğünden dolayı ona düşman olmuştur.El aruncă Tablele, apoi îl prinse pe fratele său de cap și-l târî după el.
Düşmanları bile bu özelliğini takdir edecektir.Chiar și adversarii săi i-au recunoscut calitățile.
Ama 2 cm bu topun etkisi düşman tanklarına karşı etkisizdi.Tunul anticar de 2 cm s-a dovedit a fi ineficient împotriva blindajului tancurilor Aliaților.
Bu, 800 yıl önce Roma'nın düşman eline düşmesinden sonra bu ilk olaydı.Prima dată după 800 de ani, Roma a căzut în mâinile unei armate străine.
Ben , Gwen ve Kevin' birlikte yepyeni düşmanlarla savaşmaya başlar.Pe parcursul seriei, Ben, Gwen și Kevin izgonesc hibrizii, se luptă cu inamici vechi și noi.
Kendisini düşmanın insafına bırakıp Konstantin'e teslim olmaya ikna oldu.Acesta refuză la rândul lui președinția Consiliului, insistând ca ea să fie cedată lui Constantin.
Balinaların tek doğal düşmanı katil balinalardır.Unicul prădător natural al balenelor albastre este orca.
O ülkemizdeki düşmana karşı büyük bir nefret ve öfke besliyordu.Ea producea dușmanului o mare panică și pierderi grele.
Ona gerçek düşmanının adını verir.Numele lui înseamnă Domnul nostru adevărat.
Onlarla insanlar arasında bazen dostça bazen de düşmanca ilişkiler mevcuttur.Cu toate acestea, la nivel personal au rămas în termeni prietenești.
Amaç düşmanı yok edip ortadan kaldırmak değil, ona karşı savunarak onu kazanmanın yolunu keşfetmektir.Datoria unui amiral nu este să atragă înfrângerea ci să câștige victoria.
Stan Mart 2010’da Hot Tub Time Machine’in ana düşmanı olan Blaine’i canlandırdı.Stan l-a interpretat pe Blaine, principalul antagonist în Hot Tub Time Machine în martie 2010.
Galbatorix ve Ra'zac bu kitapta da düşman rollerini korumaktadırlar.Galbatorix și cei doi Ra'zac își reiau și ei rolurile negative.
Size karşı düşmanlık beslemiyorum, bunu bilmenizi isterim.Eu nu vreau astfel de lucruri; vreau lucru clar.
Gerçi düşmansız kimse olmaz.Nu trebuie să fim dușmani ...
Masum insanları düşman sanır.Naziștii sunt inamicii.
Bu yüzleşmelerin ardından Artyom'a iki seçenek sunulur; ya düşmanını bağışlayacaktır ya da öcünü alacaktır.Având în față un adversar, există două probabilități: sau te poți scăpa de el sau nu.
Burada tanklardan, düşman hatlarının gerisinde birkaç yüz kilometre derinlikte ilerlemiş olunması beklenir.S-au aflat la o distanță de circa 300 de metri de tancurile și lunetele inamicilor.
300 Türk askeri bu noktada düşmana esir düşmüştür.Pe malul nordic, 300 de soldați aliați au fost luați prizonieri de germani.
Bu hedeflerden bazıları düşman uçakları olabilir.Avioanele bombardiere mai pot fi atacate de avioanele inamice de vânătoare.
Bugs Bunny'nin baş düşmanıdır.El este unul dintre inamicii declarați ai iepurelui Bugs Bunny.
Dodging rate düşmanın isabet puanını düşürür.McDowell plănuia să atace această armată inamică inferioară numeric.
Eurofighter Typhoon adlı oyunda düşman uçağı olarak yer alır.Producția de serie al Eurofighter Typhoon este în curs.
Deniz savaşları pek sık görülmüyordu ve asıl amaç düşman güçlerini yok etmekten çok onlara zarar vermekti.Cele trei foi lipsă erau cele mai importante și permiteau inamicilor construirea submarinului.
Düşmanlıklar sürdü.Ostilitățile au reizbucnit.
İran tarihinin söylencelerinde İran’ın baş düşmanıdır.Liderii iranieni au declarat că este “cea mai mare victorie din istoria Republicii Islamice Iran”.
Kuşlar zararlı böceklerin baş düşmanıdır.Păinajenii-lupi sunt reglatori importanți în efectivul de insecte.
Karanlık: Timmy'nin düşmanıydı.Steluță este câinele magic al lui Timmy.
Napolyon'u "Tanrı düşmanı" olmakla suçladı.Assad era considerat drept " inamicul lui Allah" .
Pontus'un en büyük düşmanlarıdır.Este cel mai mare dușman al lui Oaki.
Kevin ikinci sezonda ana düşmandı.Valtor este dușmanul principal al sezonului 3.
Zombozo : Eski bir düşmandır.8: Un dușman străvechi”.
İlgili Sayfalar