düşman ile cümle
düşman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İnsanlara karşı yönelimde olan saldırgan tip diğerlerinin düşman olduğuna inanır.Iemand zodanig irriteren dat de persoon een vijand wordt.
Bu durum sayesinde düşmanlarından gizlenir.Hiermee kan hij zijn vijanden lokaliseren.
Daredevil'in ve Elektra'nın baş düşmanıdır.Hij is hierin een vijand in de stripboekmissies van Daredevil en Elektra.
Baş düşmanları aslan ve sırtlanlardır.De belangrijkste vijanden zijn luipaarden en leeuwen.
Frenemies (Dost musun, düşman mı?)Mijn viool: vriend en vijand.
Rusya'nın Macaristan'ı işgal etmesi üzerine Macarlar ve Ruslar arasına düşmanlık başladı.Servië had zich tijdens de vijandelijkheden tussen Roemenië en Hongarije afzijdig gehouden.
Genelde en büyük düşmanı aslandır.Zijn belangrijkste vijand is de leeuw.
Burada onları eski düşmanları Rastapopoulos karşılar.Oude vijanden zoals Ragnaros komen hem helpen.
Yılanlara karşı bir düşmanlığı vardı ve yaşadığı yer fazlasıyla sulaktı.Het vormde samen met Kozen een heerlijkheid, waarvan de zetel zich te Wijer bevond.
Düşmanları onun adını unuttuğu için çoğu zaman ona "Sidekick" diye hitap ederler.Vanwege de lange naam wordt het station veelal ‘’Kire-eki’’ genoemd.
Pek çok doğal düşmanları vardır.Hierdoor kennen zij weinig natuurlijke vijanden.
Eurofighter Typhoon adlı oyunda düşman uçağı olarak yer alır.Het bedrijf werd meteen betrokken in het Europese Eurofighter Typhoon-project.
Topal Osman Ağa Harşit Çayı üzerinde düşmanı bozguna uğratır.Het aangeboden kopje thee slaat de bemodderde held gebroken af.
Fakat düşmanlarının entrikaları sonucu sancak beyi vazifesine indirilmiştir.De duivel zat vóór zijn verbanning aan de linkerzijde van God.
“Yenilmez bir düşmandan daha tehlikelisi yenilmez bir dosttur.Een vroegere vriend is een veel gevaarlijker vijand dan iemand die altijd een vijand is geweest.
Devler, atlara düşmandır.De paarden zijn ridders te paard.
Denizde Köpekbalıkları ve Orka, ırmaklarda ise timsah ve Güney Amerika'da Jaguar tek düşmanlarıdır.In rivieren zijn krokodillen en in Zuid-Amerika de jaguar de belangrijkste predatoren.
Düşmanı ne yaparsa yapsın onun aklından kesinlikle geçmiştir.Zijn vijanden zullen het wel geweten hebben.
İki eski dost ve iki yeni düşman karşı karşıya gelir.Er zijn altijd twee vrienden en een vijand.
Düşman kuvvetinden habersizdik.Hij was niet op de hoogte van de vijandelijke flankeerbeweging.
Kahraman düşmandı, rahat uyusun! yazılıdır.Slaap, mijn jongen, vast!
Batman'i Kevin Conroy, en büyük düşmanı Joker'i ise Mark Hamill seslendirmiştir.Zo vervult Kevin Conroy de rol van Batman en Mark Hamill de rol van de Joker.
Bu sırada istasyonda eski düşmanı kanunsuz Charlie Gant (Eli Wallach)'ı görür.Op het station ziet Zeb ook zijn oude vijand terug, de bandiet Charlie Gant.
Ancak ortak bir düşmanlarının (Ruslar) oluşu, onları ittifaka itmişti.Ze vochten tegen een sterkere vijand die hun van verschillende zijden belaagde.
Dave'e on seviyede rehberlik etmek ve düşmanın saklandığı Clyde'da kupalar toplamaktır.Hij moet in 10 levels de schuilplaats van zijn aartsvijand Clyde doorzoeken.
Hiçbir zaman ağlamayın ve yas tutmayın, böylece düşmanlarımızın hiçbir şeyden haberi olmaz.Praat niet te hard en niet te vaak, zodat u anderen niet tot last zult zijn.
Köylüler ve kentliler birbirine düşmanlardı.De elite en de boeren waren verregaand van elkaar vervreemd.
Hamdaniler birçok düşmanla aynı anda mücadele etmiştir.Nieuwe mogelijkheden zijn onder andere tegen meerdere vijanden tegelijk vechten.
Goa'uld System Lordu olan Apophis, SG-1 'in ezeli düşmanıdır.Apophis is een Goa'uld uit Stargate SG-1 en is gebaseerd op de Egyptische slangengod Apophis.
1585'ten itibaren güçlü kadın düşmanları yoktu, ama halen kadın rakipleri vardı.In 1545 zou het uiteindelijk zover komen, maar zonder afgevaardigden van protestantse zijde.
İki düşman tünel birbiriyle karşılaşınca şiddetli savaşlar meydana geliyordu.Toen de twee optochten elkaar kruisten ontstonden vechtpartijen.
Zira dünyayı tehdit eden güçlü bir düşman yola çıkmak üzeredir.Nu bedreigt een nieuwe vijand de Verrezen Wereld.
Bunlara rağmen, Ukrayna'nın büyük bölümü hala düşmanlarının elinde kaldı.Het zuidelijkste deel van de provincie was echter nog steeds in handen van de Turkse Ottomanen.
Ana karakter ve düşmanlar çoğu çağdaş oyunda olduğu gibi menzilli silahlarla değil kılıçlarla savaşıyordu.In gevechten gebruikt hij moderne wapens zoals pistolen en gasbommen in plaats van een zwaard.
Taliban dahil birçok düşmanı bulunuyordu.Daarbij kwam het veelvuldig tot gevechten met de Taliban.
Farklı yerlerinden yaralanan düşmanların tepkileri, vuruldukları yerlere göre değişiklik gösterir.Vijanden reageren verschillend afhankelijk van waar de kogel hun raakt.
Tespit edilen en uzaktan düşman askerini öldürdüğü uzaklık 1100 metre olarak rapor edilmiştir.De langste afstand waarover hij iemand kon doodschieten was 1100 meter.
Tisza, Romanya'nın başlangıçtan beri bir düşman olacağına inanıyordu.Quetzalcoatl zou dan ook aanvankelijk een androgyn wezen zijn geweest.
Baş düşmanı olan Van Kleiss, E.V.O. bir bilim insanıdır ve Providence'den nefret eder.Van Kleiss is een intelligente, kwaadaardige E.V.O. die nanites als een geschenk ziet.
Ve ezeli düşmanlar Van Helsing ve Dracula karşı karşıya geleceklerdir.Van Helsing confronteert Dracula met dit feit.
Askerleri bir tuzak veya düşmana karşı uyarır.De speler en een tegenstander bewegen om beurten hun troepen of vallen aan.
En büyük düşmanı Tilki'nin kardeş Stefan'dı.Wel was de componist van zijn grootste vijand Stalin af.
Kaylee (Fransesca Martin) dizinin kötü karaktei ve Tess'in düşmanı.Kaylee (Francesca Martin) is een rivaal van Tess.
Bir zamanlar çalışma ortağı olan Madeline Wuntch artık ezeli düşmanıdır.Demona Goliaths voormalige partner, nu zijn vijand.
Düşmanlardan kendini en iyi koruyan türdür.Daar is het veiliger tegen vijanden.
Ballas ile düşmanlığı hala sürmektedir.Aan de andere zijde neemt de macht van de Ballas toe.
Düşmanlarını yakarken kahkahayla seyreder.Hij lacht als hij de soldaten ziet schieten.
Aynı düşmanlarla savaşmakta olan Sovyet Rusya Türkiye için bir müttefik olarak görülüyordu.Dat de Verenigde Staten Turkije als een onmisbare bondgenoot tegen de Sovjet-Unie beschouwden hielp ook.
Herennius, çatışmada bir düşman oku tarafından vurularak öldü.Herennius sneuvelde, getroffen door een vijandelijke pijl.
Ranger Smith ise hem arkadaşı hem de düşmanıdır.Knuckles is zowel een vriend als vijand van Sonic.
Baş düşmanı, babasını öldürten Kingpin'dir.De dader is de man die later de Kingpin zal worden.
Yaprak galerigüvelerinin çok sayıda doğal düşmanı bulunmaktadır.Afgezien daarvan hebben kokkels veel natuurlijke vijanden.
Bu da onu İspanyol düşmanı haline getirdi.Dit veranderde hem in Captain Britain.
Düşmanlarla savaşmak isterler ama sıkılırlar.Hij is aan het jagen met zijn gezelschap, maar verveelt zich.
Yaşanılanlar Halk Düşmanları filmine de konu olmuştur.Een probleem voor de cineasten van toen.
Düşman gemileri görülüyordu, durumu beklemeye başladık.De Duitsers zagen de schepen aankomen en openden het vuur.
Superman'ın azılı düşmanıdır.Hij is een vaste vijand van Superman.
Bu sırada düşmanların başta anneleri olmak üzere Hocalı halkına yaptığı işkencelere şahit olmaktadırlar.De huidige bewoners gaven daarvan hun voorouders de schuld en willen hun straffen.
Melofors: Düşmanın kafasını balkabağına çevirir.Polymorph: verandert een vijandelijke unit in een schaap.
Ayrıca, Spider-Man'in baş düşmanlarından biridir.Hij is vooral een vijand van Spider-Man.
İlgili Sayfalar