düşmanın ile cümle

düşmanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir veya birden fazla düşmanına saniyede milyarlarca kez yumruk atabilir.私も数百回、数千回殴られたかしれません。
Bu nokta, düşmanın kritik “bağlantı noktası”dır.そこは、敵の最終基地なのか――!
Düşmanını Tanı!敵を討て。
Uzak mesafede öldürdüğü düşmanını yine hayvanı sayesinde (fetch) yağmalayabilir (loot).タツヤから次期メイジンの座を奪おうとバトルを挑むが敗北する。
Moskova'da güçlü bir savunma hattı oluşturan Ruslar düşmanın şehre girmesine izin vermedi.如在一場戰鬥中,一批俄羅斯軍隊自車臣西方進駐,並没有受任何反抗進入該城。
Onun düşmanın yüreğine girerse, yenilmesinin kaçınılmaz olduğuna inanılırdı.공께서 만일 지금 간다면 그들의 패배는 필연적인 것입니다.
Dave'e on seviyede rehberlik etmek ve düşmanın saklandığı Clyde'da kupalar toplamaktır.임무는 데이브를 10개의 탄을 통해 안내하면서 클라이드(Clyde)라는 적이 숨겨 놓은 트로피를 모으는 것이다.
Yaralanan düşmanın işi geriden gelenlerce bitirilirdi.적을 죽였을 시 나오는 시체에도 수정이 가해졌다.
Kumadori Düşmanına saldırmak için saçlarını kullanır.נעזר בשותף שלו הרמילה כדי לפגוע באויביו.
Dodging rate düşmanın isabet puanını düşürür.שיטה זו תביא להחלשת האויב.
"Düşmanını hiçbir zaman küçümseme yoksa onları muhasebe edemezsin."אבל אסור לתת לפחד למשול בך, או שלעולם לא תגשים שום דבר."
Ben senin düşmanın değilim.אני לא האויב שלך.
Ben senin düşmanın değilim.אני לא האויבת שלך.
Ben senin düşmanın değilim.אינני האויב שלך.
Yağmalama sırasında ordu düşmanın sivil nüfusunu yok eder.При опожаряване армията напада цивилното население на противника.
Düşmanının ölmesini isteyen kim varsa ondan yardım diler.Изпитвайки достойнството на врага си, той го моли за помощ.
Ona gerçek düşmanının adını verir.Така той дава името на владетелската фамилия.
Düşmanın gücü iyice azalmıştı.Отговора на противника не се забавя.
Düşmanın silahı, teçhizatı ve erzakı boldur.Откраднете от вражеските оръжия, боеприпаси и храна!
Düşmanın birkaç savaş tekniğini ve hayli canlı gücünü yok eder.Предназначена е за унищожаване на живата сила и бойната техника на противника.
Sesi ile düşmanın üzerinde yarattığı psikolojik etki sebebiyle zamanla geliştirilmiştir.Тези плесници се приемали като доказателство на храброст и са се популяризирали с времето.
Çarpışmalar sırasında bir süre düşmanın yaylım ateşi altında kaldı.Jednotky sa ešte počas zoskoku dostali do silnej nepriateľskej paľby.
Bu mod düşmanın güçsüz ve az olduğu bölümler için idealdir.Labai svarbus sugebėjimas surasti priešą pagal painius ir menkai išlikusius pėdsakus.
Çarpışmalar sırasında bir süre düşmanın yaylım ateşi altında kaldı.Ir atvirkščiai, netikėtai susidūrus su priešu durtuvo įkišimas vamzdin per ilgai užtrukdavo.
Tokmak titrerse düşmanın kazma faaliyetinde bulunduğu anlaşılır ve derhal karşı önlem alınırdı.Kardeti, et vaenlasel on vanad positsioonid täpselt teada ja sisse lastud.
Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur: Düşmanınsa dostun olur, iyilik edersen.Kui käid taimega hästi ümber, saad nende sõbraks ning kui halvasti, siis vaenlaseks.
Sonuçta çember kapatıldı ve düşmanın büyük bir bölümü imha edildi.Praeguseks on peahoone lammutatud ja hoonete ansambel suures osas hävinenud.
Ama, ‹‹Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın.››네 원수가 주리거든 먹이고 목마르거든 마시우라 그리함으로 네가 숯불을 그 머리에 쌓아 놓으리라
Ama, ‹‹Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın.››לכן אם רעב שנאך האכילהו לחם ואם צמא השקהו מים כי גחלים אתה חתה על ראשו׃
Ama, ‹‹Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın.››فان جاع عدوك فاطعمه. وان عطش فاسقه. لانك ان فعلت هذا تجمع جمر نار على راسه.
Ama, ‹‹Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın.››所 以 『 你 的 仇 敵 若 餓 了 、 就 給 他 喫 . 若 渴 了 、 就 給 他 喝 . 因 為 你 這 樣 行 、 就 是 把 炭 火 堆 在 他 的 頭 上 。
Ama, ‹‹Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın.››所以 『 你 的 仇敵 若 餓 了 、 就 給他喫.若渴 了 、 就 給 他 喝 . 因為 你 這樣行 、 就是 把 炭火堆 在 他 的 頭上 。
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.Ale vidím, že nepriateľ prípravy šli tak ďaleko, že nemôžeme riskovať prítomnosť svetla.
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.Ale vidím, že nepřítel přípravy šli tak daleko, že nemůžeme riskovat přítomnost světla.
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.Ale widzę, że wróg przygotowania poszły tak daleko, że nie możemy ryzykować obecności światła.
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.Ampak vidim, da so sovražnika priprave šla tako daleč, da ne moremo tveganja prisotnost svetlobe.
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.Dar văd că pregătirile inamice au mers atât de departe că nu putem risc prezenţa luminii.
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.De látom, hogy az ellenség előkészületek mentek olyan messzire, hogy nem veszélyeztetik a jelenléte a fény.
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.하지만 적의 준비 지금까지 우리가 위험을 감수할 수 없다는 간 것을 볼 수
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.Maar ik zie dat de vijand de voorbereidingen tot nu toe dat we niet het risico weg aanwezigheid van een licht.
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.Mas eu vejo que os preparativos do inimigo ter ido tão longe que não podemos arriscar a presença de uma luz.
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.Men jag ser att fienden förberedelser har gått så långt att vi inte kan riskera närvaron av ett ljus.
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.אבל אני רואה כי ההכנות של האויב עברו עד כה כי אנחנו לא יכולים להסתכן
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.لكني أرى أن الأعمال التحضيرية للعدو قد ذهبت حتى الآن أننا لا نستطيع المخاطرة
Ama düşmanın hazırlıkları şimdiye kadar biz riske edemez gitti bir ışık varlığı.光の存在。そして、まず、我々は選択する必要があります。
Ancak, bir düşmanın arkasına geçmeyi başardığınızda alev almasını sağlayarak hızla yok etme şansınız artar.Ale pokud se vám povede dostat se nepříteli do zad, máte větší šanci zapálit ho a rychle zničit.
Ancak, bir düşmanın arkasına geçmeyi başardığınızda alev almasını sağlayarak hızla yok etme şansınız artar.하지만 적의 뒤쪽으로 갈 수 있다면 적의 전차에 불을 지르고 빠르게 파괴할 가능성이 높아집니다
Ancak düşmanın en az 3 hafif aracı olmalıdır.Aber der Gegner sollte mindestens über 3 leichte Fahrzeuge verfügen.
Ancak düşmanın en az 3 hafif aracı olmalıdır.Cependant, l'ennemi devra posséder au moins 3 véhicules légers.
Ancak düşmanın en az 3 hafif aracı olmalıdır.Nepřítel ale musí mít minimálně 3 lehké tanky.
Ancak düşmanın en az 3 hafif aracı olmalıdır.W drużynie przeciwnika muszą być jednak co najmniej 3 czołgi lekkie.
Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.(73:18) Вспомни же: враг поносит Господа, и людибезумные хулят имя Твое.
Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.Acuérdate de que el enemigo ha injuriado a Jehovah; un pueblo vil ha blasfemado tu nombre
Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.Adu-Ţi aminte, Doamne, că vrăjmaşul Te batjocoreşte, şi un popor nechibzuit huleşte Numele Tău!
Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.Emlékezzél meg errõl: ellenség szidalmazta az Urat, s bolond nép káromolta a te nevedet.
Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.Hỡi Ðức Giê-hô-va, xin hãy nhớ rằng kẻ thù nghịch đã sỉ nhục, Và một dân ngu dại đã phạm đến danh Ngài.
Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.Hỡi_Ðức_Giê - hô-va , xin hãy nhớ rằng kẻ thù_nghịch đã sỉ_nhục , Và một dân ngu_dại đã phạm đến danh Ngài .
Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.Ingatlah bagaimana musuh menghina Engkau, ya TUHAN, bangsa yang tidak mengenal Engkau menghujat nama-Mu
Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.Kijk toch eens, HERE, hoe de tegenstanders U bespotten; dit dwaze volk wil niet naar U luisteren.
Anımsa, ya RAB, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.여호와여 이것을 기억하소서 원수가 주를 비방하며 우매한 백성이 주의 이름을 능욕하였나이다

İlgili Sayfalar