düşmanın ile cümle
düşmanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O sizin açık düşmanınızdır.Undoubtedly, he is your open enemy.”
Ey İsrailoğulları, şu bir gerçek ki, biz sizi düşmanınızdan kurtardık.O Children of Israel!
Çünkü o, apaçık düşmanınızdır.He is to you a plain enemy.
Oysa onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için bu ne fena bir değişmedir!What an evil is the exchange for the Zalimun (polytheists, and wrong-doers, etc).
Muhakkak ki kafirler, sizin açık düşmanınızdır.The disbelievers are your manifest enemies.
Oysa onlar, sizin düşmanınızdır. Zalimler için ne kötü bir değiştirmedir (bu.Will you take him and his offspring as lords instead of Me, when they are an enemy to you?
İnsanlar onlara: "Düşmanınız olan insanlar size karşı bir ordu topladılar, onlardan korkun" dediler.Those to whom the people have said, “The people have mobilized against you, so fear them.”
Şüphesiz kafirler, sizin apaçık düşmanınızdır.The disbelievers are your manifest enemies.
Kuşkusuz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.The disbelievers are your manifest enemies.
Uğradığınız zararın iki katını (düşmanınıza) verdiğiniz halde, "Bu da niçin," dediniz.And when a calamity befell you, even after you had inflicted twice as much, you said, “How is this?”
Kuşkusuz inkarcılar sizin açık düşmanınızdırThe disbelievers are your manifest enemies.
Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin.Choose not My enemy and your enemy for allies.
Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin.Choose not My enemy and your enemy for allies.
Düşmanımı ve düşmanınızı dostlar yerine tutmayın!Choose not My enemy and your enemy for allies.
Kendi halkından olan, düşmanından olana karşı Mûsa'dan yardım istedi.The one who was from his followers sought his help against him who was from his enemies.
Böylece hem Allah'ın düşmanını hem kendi düşmanınızı hem de bunlardan başkalarını korkutabilirsiniz.This also will frighten those who are behind them whom you do not know but God knows well.
Hem de onlar sizin düşmanınızken.And they are enemies to you!
Oysa onlar sizin düşmanınızdır.And they are enemies to you!
Halbuki onlar sizin düşmanınızdır.And they are enemies to you!
Düşmanın ateş etmesini bekliyoruz...Waiting for enemy to shoot...
Ermeni olmak, insanların kafasında bir düşmanın fotoğrafı haline gelebiliyor.Being an Armenian can become an image of an enemy, a hostile people.
Gallu kelimesi ayrıca tehlikeli ve acımasız bir insan düşmanına atıfta bulunabilir.The word gallu may also refer to a human adversary, one that is dangerous and implacable.[5]
Yaklaşık 500 yarda yaklaştıkça, düşmanın piyadesiyle nişanlandık.Arriving within about 500 yards, we became engaged with the enemy's infantry.
Düşmanını sayısıyla ezer.It has the ability to overwhelm its enemy with its sheer numbers.
Ayrıca düşmanın kampından Timuçin'e sulandırılmış yoğurdu getirir.He further brings Temujin watered yoghurt (after failing to find milk) from the enemy's camp.
Cesur adam her düşmanın sonunu getirir."The brave man makes an end of every foe."
(Düşmanın Saldırması Kötü Değil İyi Bir Şeydir (26 Mayıs 1939)) [1](To Be Attacked by the Enemy Is Not a Bad Thing but a Good Thing (May 26, 1939)) [13]
Örgüt, destekçilerinden "düşmanın içinden çok sayıda kişiyi" öldürmelerini istedi.[2]The organization told its supporters to kill "multitudes among the enemy."[7]
Düşmanın daha kolay bir şekilde bulunmasını sağlar.Damit sollte dem Feind das Eindringen erschwert werden.
Düşmanın kafasına yapacağınız tek mermilik bir atışla rakibinizi öldürmeniz mümkün.Ein Schuss in den Kopf des Rekruten hätte genügt.
Bu yüzleşmelerin ardından Artyom'a iki seçenek sunulur; ya düşmanını bağışlayacaktır ya da öcünü alacaktır.Sie habe nun zwei Möglichkeiten, entweder sie rette ihn oder sie gäbe ihrem Hass nach und lasse ihn verbluten.
Samuray tek bir darbe ile düşmanının kellesini uçurdu.Le samouraï décapita son adversaire d'un seul coup.
Kamiya daha sonra düşmanın daha gerçekçi olmasını istediğini söyledi.Kamiya affirma plus tard qu'il voulait des ennemis à l'apparence réaliste.
Yağmalama sırasında ordu düşmanın sivil nüfusunu yok eder.Par la dévastation, l’armée attaque la population civile de l’adversaire.
Düşmanını Tanı!Sors contre ton ennemi !
Askerlik biliminde, düşmanın tedarik hatlarını bozmak en önemli askerî stratejilerden biridir.Le débauchage des troupes de l'adversaire constitue l'un des buts principaux des stratégies propagandistes.
Ellerini veya ayaklarını düşmanının içine sokabilir.Accrocher les bras ou les jambes de l’adversaire.
Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tûr'un sağ yanını vadettik ve size kudret helvası ile bıldırcın indirdik."Junto a vosotros hemos logrado lo imposible y hemos puesto al metal donde le corresponde: ¡en la cima!».
Müslümanlar ataklarını şiddetlendirdiler ve düşmanın boynuna ilmiği geçirdiler.Los musulmanes emplearon la noche en cercar al enemigo.
Punji kazıkları düşmanın gelmesi muhtemel bölgelere yerleştirilir.Los palos punji se colocan en zonas susceptibles para ser atravesadas por las tropas del enemigo.
Sizin silah olarak ancak kılıçlarınız, erzak olarak da düşmanın elinden sahip olabileceğiniz vardır.”No enviáis perros y pastores para vigilar vuestros rebaños, sino que colocáis lobos hambrientos".
Düşmanını bağışla, ama adını unutma.Perdona i tuoi nemici, ma non dimenticare i loro nomi.
Düşmanını tanı ama asla ona teslim olma!Conosci il tuo nemico ma non arrenderti mai ad esso!
Yağmalama sırasında ordu düşmanın sivil nüfusunu yok eder.Durante il saccheggio l'esercito attacca la popolazione civile dell'avversario.
İmparatorun eli açıklığını takdir edecek bir konumda her zaman düşmanın arkasında başka biri vardı.C'era sempre qualcuno alle spalle del nemico in posizione tale da apprezzare la munificenza dell'imperatore.
"Düşmanını hiçbir zaman küçümseme yoksa onları muhasebe edemezsin."Non fai mai sapere al tuo nemico cosa stai provando".
Ona gerçek düşmanının adını verir.Combatti il vero nemico!
Bir veya birden fazla düşmanına saniyede milyarlarca kez yumruk atabilir.È in grado di eliminare i nemici in uno o al massimo due colpi.
(Şubat) Kanije Kalesi düşmanın eline geçti.Ma soprattutto il bosco è nelle retrovie del nemico stesso.
Ben senin düşmanın değilim.Я тебе не враг.
Düşmanını tanı ama asla ona teslim olma!Знай своего врага, но никогда не сдавайся ему!
Düşmanın inine girebildik.Нам удалось проникнуть в логово врага.
Düşmanını Tanı!Знай своего врага!
(Şubat) Kanije Kalesi düşmanın eline geçti.Холм остался в руках противника.
Düşmanın birkaç savaş tekniğini ve hayli canlı gücünü yok eder.Они уничтожили много техники и живой силы врага.
Dodging rate düşmanın isabet puanını düşürür.Mastery — удваивает урон по противнику.
Müslümanlar ataklarını şiddetlendirdiler ve düşmanın boynuna ilmiği geçirdiler.Мусульмане усилили атаку и сомкнули кольцо вокруг сил противника.
Onlar düşmanın birçok askerlerini mahvederek, ablukayı kırmayı başarmışlar.Было истреблено много солдат противника, а их контратака сорвана.
Şubat başlarında, üç düşmanından biri ilan ettiği Aquileia şehrine ulaştı.В начале февраля он добрался до города Аквилеи и там узнал, что город поддержал троих его противников.
Düşmanın gücü iyice azalmıştı.Активность авиации противника резко снизилась.