düşmüş ile cümle

düşmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu Grand Prix Formula 1 tarihine en kısa süreli F1 Grand Prix'si gibi düşmüştür.Per lui è la prima pole in F1, dopo 111 gran premi.
Eğer onu kolundan yakalamasaydı, göletin içine düşmüş olacaktı.Она упала бы в пруд, если бы он не подхватил её за руку.
Hık demiş babasının burnundan düşmüş.Он как две капли воды похож на своего отца.
Muhtemelen bir deprem sırasında düşmüş olmalıdır.Вероятно, он обвалился в результате землетрясения.
O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz.Мы к вам с теплом и светом! (неопр.).
Ancak vasiyetname öylesine kötü ve hatalı yazılmıştır ki geçersiz duruma düşmüştür.Но он отлично сыгран и поставлен, и остаётся незабываемым наслаждением».
Bu yolculuk sırasında ikisi de hasta düşmüştür.В дороге оба они заболели.
1490 yılında binaya yıldırım düşmüş ve tamamen tahrip olmuştur.В 1490 году молния попала в здание, и оно было уничтожено.
Bugüne nüfus 50.000'e düşmüştür.На сегодняшний день популяция сократилась до 50 000.
Kendilerini yere fırlatmışlar ve üst üste düşmüşlerdir.Устрашив и этих, они стали отступать в землю нёвров.
Yağış miktarı artmış, sıcaklıklar düşmüştü.Там температура ниже, осадков больше.
Ancak ileriki yıllarda Sicim kuramında gözden düşmüştür.Много я повидал на своем веку распутиц.
Böylelikle 1783'ten beri sarayın toplam alanı 18 hektardan 4 hektara düşmüştür.Уже в 1883 году территорию зоологического сада удалось расширить до 3 гектаров.
Sonunda Tina'yı oturur konuma getirmeyi başarabilmişlerdir ancak Tina'nın cansız bedeni yine yere düşmüştür.Им удалось поднять Тину в сидячее положение, но её тело уже было безжизненным и снова упало на землю.
Fakat savaşta Akhalar zor duruma düşmüştür.Однако на поле битвы становится серьёзной.
Ardından yaramazlığından veya rüzgardan dolayı yere düşmüştür.После этого он поднимается от земли, а его кости выворачиваются и ломаются.
Avrupa ülkeleri birbirleriyle savaşmaktan yorgun düşmüştü.Города-государства начали бороться между собой.
Sonunda gücünü kaybeden Tina yere düşmüş ve ölmüştür.Но Тина стала настолько слабой, что окончательно умерла.
Alt birim olan qindarkë, kullanımdan düşmüştür.Деньги полученные последним от сделки были заблокированы..
Bunun üzerine ekip, Sef'in peşine düşmüştür.После этого она последовала в одноимённый тур.
Spartaküs, bir savaşta Romalılara esir düşmüş, Roma’da köle olarak satılmıştı.Во время Митридатовых войн был захвачен римлянами и продан в рабство.
Julia gayet zor duruma düşmüştür.Юэлл оказался в затруднительном положении.
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!В повести освящена трагическая судьба бедняков-поденщиков.
Katliam sırasında orada bulunanlar silahsız halka karşı uygulanan şiddetten dehşete düşmüştür.Все те, кому свобода внушает ужас, вооружаются против нашей конституции.
Anno'nun hükümdarlığı gözden düşmüş durumdaydı.Таким образом, семья Анны впала в немилость.
Herkes hayrete düşmüştür.Все поражены.
Fakat Harezmșah ordusu çok yorgun düşmüştü ve devamlı savaşacak takatte değildi.Войска Форе были настолько утомлены, что о преследовании не думали.
Ancak üçlü loop'ta düşmüş ve and Lutz atlayışını ikili geçmiştir.Два раза спас Сору от падения с высоты.
II. Ömer'in ölümü ile Medineli âlimler epeyce bir şaşkınlık içerisine düşmüşlerdi.Да и со смертью самого Иэхару связано немало загадок.
2009-10 sezonunda sonuncu olarak Premier League'den düşmüştür.По итогам сезона 2010 года клуб покинул первую лигу.
Artık ülkeler sayısı 52'ye düşmüştür.Количество округов уменьшилось с 52 до 49.
44 yolcusuyla birlikte düşmüştür.На его борту находились 44 пассажира.
Maç başına 4.843 seyirci düşmüştür.Эту игру посетило 8 438 зрителей.
Bir çökme yaşanmış, satışlar düşmüş, yüzlerce perakende satış mağazası kapanmış ve birçok yayıncı küçülmüştür.Произошёл крах в комикс-индустрии, продажи упали, а многим магазинам и издателям пришлось закрыться.
Sonuç olarak ikisi de aşağıya düşmüşlerdir.В результате падения оба погибают.
Bedir Savaşı'nda esir düşmüştü.Попал в плен в Оршанской битве.
Kadın artık yatağa düşmüştür ancak bilgilerini eşine öğretmeyi sürdürür.Она опять идёт в школу и опять вынуждена скрывать свою магию.
Bu güruh Konstantinopolis'e Temmuz sönmnunda eriştiği zaman 30.000 kişiye düşmüştü.В такой драке при Юстиниане однажды погибло в Константинополе до 40 тыс. человек.
Av yapma sırasında attan düşmüş ve ciddi olarak yaralanmıştır.Он упал с лошади и сильно разбился.
Şimdi Blade tuzağa düşmüştür.Марек оказывается в ловушке.
Fakat kısa bir süre sonra Kara Irak'ta ŞEDİD'e esir düşmüştür.После разделения Кореи Блейк оказался в плену в Северной Корее.
Fransız ordusu dağılmış, bütün komutanları ya esir düşmüş, ya da öldürülmüştü.Французская армия была разбита, а её командующий взят в плен.
1942'de Japonlara esir düşmüş ve 1944'te kaçmayı başarmıştır.Попал в плен, в 1942 году бежал.
Shuvalan geçen sezonun sonunda küme düşmüştü.Джошуа был свежее в концовке.
Ukrayna'nın GSYİH'sı 2009 yılında %15 oranında düşmüştür.Уровень безработицы в 2009 году достигал 15 %. .
Onlara bir şekilde ters düşmüş kişilere acı çektirebilir, hastalık verebilir, hatta öldürebilirler.Считается, что радуга может причинить вред, наслать болезнь или даже убить .
2012 Yaz Olimpiyatları sonrasında Rusya'nın gerisine düşmüş ve 2012 yılını 7. sırada tamamlamıştır.وعقب دورة الألعاب الأولمبية صيف 2012، هبط المنتخب خلف روسيا، وأنهي عام 2012 في المركز السابع.
Bununla birlikte bu kuramları halkın inançlarına ters düşmüştür.لقد فرح الناس بهؤلاء الفتية المؤمنين.
İki yıl sonra 1917'ye gelindiğinde ise bu sayı 284.157'ye düşmüştü.ومع ذلك، انخفض هذا العدد إلى 284,157 بعد عامين في عام 1917.
Ancak vasiyetname öylesine kötü ve hatalı yazılmıştır ki geçersiz duruma düşmüştür.وكان حليمًا، إلا إنه عند الشدة كانت قسوته شديدة ولا ترحم أحد.
Halk çaresiz ve güçsüz düşmüştür.ولذلك فإن الإنسان يشعر بالضعف والتعب.
Herkes o bebeğin peşine düşmüştür.ولكن ظل الرضيع في احتضاره.
Savaş zamanında üç binleri bulan personel sayısı binlere kadar düşmüştü.دخلت ثلاثة ملايين فقط من العاملات الجدد القوى العاملة خلال فترة الحرب.
Tıpkı diğer İspanyol liberalleri gibi Goya da Fransa'nın ülkesini istilası ile güç bir pozisyona düşmüştü.كباقى الليبراليين الإسبان قد تُرك غويا في موقف صعب بعد الغزو الفرنسى.
1970 yılında nüfusun dörtte üçü tarımsal sektörlerden geçiniyorken 2000 yılında bu oran % 49' a düşmüştür.فنجد أنه بينما يربح ¾ من السكان عام 1970 من قطاع الزراعة إلا أن إنخفضت هذه النسبة إلى 49% عام 2000.
O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz.ونقض الغرض قبيح عقلاً، ويستحيل على الله سبحانه وتعالى.
Bu telif hakkı davası böylece düşmüştür.وعندها يختفي حق الارتفاق هذا.
Muhtemelen bir deprem sırasında düşmüş olmalıdır.وقد تسبب هذا الموقع في حدوث نشاط زلزال في الماضي.
(Eksiltili cümle, "gidiyorum" yüklemi düşmüş) -Bu kadar erken mi?لغةً :' توقير - تَوْقِير : . ( مصدر وَقَّرَ ). "
Bu arada Mısır büyük bir istikrarsızlığa düşmüştü.وأهل مصر إذ ذاك في شدة عظيمة.

İlgili Sayfalar