düşmüş ile cümle

düşmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Büyükşehirlere göçlerle son 20 yılda nüfus yüksek oranda düşmüştür.En los últimos 20 años la población ha permanecido bastante estable.
Herodot'a göre Eretrialılar en iyi stratejinin ne olacağı konusunda fikir ayrılığına düşmüşlerdir.Los líderes persas discutieron acerca de cuál era la mejor estrategia a seguir.
Esir düşmüş, rakip Bulgar ve Ulah hizipleri arasında piyon olmuş, esirken ölmüştür.Fue capturado, convirtiéndose en rehén de la facción rival búlgara y valaca, y murió en prisión.
Sonunda Tina'yı oturur konuma getirmeyi başarabilmişlerdir ancak Tina'nın cansız bedeni yine yere düşmüştür.Lograron hacer que Tina se siente, pero su cuerpo ya estaba sin vida y cayó al suelo nuevamente.
Futbol BAL’daki tek takımı küme düşmüştür..El campo de béisbol del fuerte fue la única baja .
Kendimi bu olaylar yüzünden pusuya düşmüş gibi hissettim.Me sentí mal como si hubiese cometido una tontería.
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!¡Y pensar que yo lo he visto nacer, yo, pobre bestia de carga despreciado por todos!
Ülkedeki işsizlik oranı bir hayli azalmış, %10’un altına düşmüştür.El Partido Socialista (PSI) continuó en su declive, reduciéndose a menos del 10%.
Bir de, yere düşmüş zeytin meyvelerini toplama yöntemi vardır.Además, presentan oligosacáridos derivados de la fructosa en el tallo.
1900'ların ortasında Aborjin nüfusu 45.000'e düşmüştü.A mediados del siglo XVIII, trabajaban allí más de 4500 aborígenes.
Fakat iki sezon sonunda yeniden Segunda División'a düşmüştür.Sin embargo, dos temporadas después, desciende otra vez a segunda división.
Ruslar'ın toplam nüfusa oranı % 4'e düşmüştür.Respecto a la diáspora rusa, el porcentaje fue del 11%.
Bu dava boşa düşmüş değildir. (...)No puede ser oscuro lo que en ellas ocurre. (...)
Medoro bir deniz kazasında batan gemiden kurtularak sevgilisi Angelica'nın kolları arasına düşmüştür.Medoro acaba de llegar a la isla, escapando de un naufragio para llegar a los brazos de su amada Angélica.
Daha sonra, Rourke aleyhinmdeki suçlamalar düşmüştür.Y Rubinson presentó cargos en su contra.
Cezayir'in dış borçları 2005 yılında 17,5 milyar dolar iken Aralık 2006'da 4,7 milyar dolara düşmüştü.Esto redujo la deuda externa de Argelia a valores por debajo de 5 mil millones de dólares a finales de 2006.
Seyfeddin Ayaba ve bazı komutanlar esir düşmüştü.Haya y otros líderes apristas fueron apresados.
Teorisini ispatlamak için iş başa düşmüştür.Entra para demostrar sus aptitudes.
Ligi son 2 sırada tamamlayan 2 takım düşmüştür.Por sexta vez hubo 2 descensos en 2 etapas.
1990 yılında tekrar Eerste Divisie'e düşmüştür.En 2008 volvería a jugar en la Primera División.
2005-2006 sezonunu 5. bitiren takım 2006-2007 sezonunda sürpriz bir şekilde küme düşmüştür.La situación de Estrada cambia totalmente durante la temporada 2009/10.
Bu yüzden ya çok yakın zamanda düşmüş veya uzun süredir toprağın altında bulunuyor olması gerekli.Tienes que recordar que fue hace mucho tiempo y básicamente venía de una zona pobre.
James daha öncesinde Alice Cullen'nın da peşine düşmüş ancak yaşlı bir vampir Alice'i ondan korumuştur.Ella volvió a trabajar como mercenaria, hasta que Adam Warlock una vez más la encontró.
Anno'nun hükümdarlığı gözden düşmüş durumdaydı.La causa republicana parecía estar perdida.
Bunun yanında 400 kadar askerde Ruslara esir düşmüştür.Ciento cuarenta mil soldados rumanos fueron hechos prisioneros por los rusos.
Toplamda 8 kez uçağı düşmüş, 3 kez de yaralanmıştır.Él fue derribado 9 veces, saltó de su avión una vez y fue herido 3 veces.
Bangui'nin Müslüman nüfusu 138.000'den 900'e düşmüştü.La popolazione musulmana di Bangui scese da 38.000 a 900.
İnsan aktiviteleri nedeniyle bu sayı 2007 yılında 47 yunusa düşmüştür.A causa delle attività antropogeniche questo numero si è ridotto a 47 delfini nel 2007.
Kendilerini yere fırlatmışlar ve üst üste düşmüşlerdir.Narbonai: Coloro che dissodavano e coltivavano terre incolte.
Pek yakında bilir anlarsın, kim kâr etmiş, kim daha ziyade hasede düşmüş.Non eravi forse chi sapesse disegnare il nudo meglio di lui.
2000’den beri ışıklifi iletişim fiyatları oldukça düşmüştür.Dal 2000, i prezzi per le comunicazioni in fibra ottica sono diminuiti notevolmente.
Anna Milton, özünü kaybetmiş ve yeryüzüne düşmüş bir melektir.Anna Milton (Julie McNiven) è un angelo caduto e rinato sulla Terra.
Udet 16 kere düşmüş veya zorunlu iniş yapmıştır.Fu costretto ad atterrare o a lanciarsi dall'aereo per quattordici volte.
İkinci hafta 9 numaraya düşmüş, 33,562 adet kopya satışı yapmıştır.La seconda settimana è sceso alla posizione n.9, vendendo 33.562 copie.
Teorisini ispatlamak için iş başa düşmüştür.Di conseguenza tenta di nuovo di dimostrare la sua teoria.
O tarihlerdeki sayıları ise 12 bine düşmüştü.Durante quelle sessioni, furono registrati 12 pezzi.
Yılın sonunda ise Maria Luisa yatağa düşmüştü.Una volta in viaggio, fu Maria Luisa che si ammalò.
Muhtemelen bir deprem sırasında düşmüş olmalıdır.Si vuole che nell'occasione si sia verificato un terremoto.
O da savaş için asker gitmiştir ama gayet kötü duruma düşmüştür.S'è trasferito lì per motivi di salute, ma è molto timoroso.
Buna göre canlı bebek ölümleri 1000 bebekte 47 oranına düşmüştür.La mortalità infantile raggiungeva i 440 decessi su 1000 neonati.
Ancak bazen iki kardeş birbirleri ile zıt duruma düşmüşlerdir.I due uomini sono legati tra loro: sono fratelli.
Şimdi Pivert polis tarafından da aranan bir kaçak durumuna düşmüştür.Successivamente Fierro diventa un fuggitivo perseguitato dalla polizia.
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!Cerchiamo tutti di essere scorretti, la puttana-nazi ha ragione.
Ama açlıktan bitkin düşmüş olan Nartlar daha ileriye gidemezler.Gli assediati, pur ridotti alla fame, non cedettero comunque.
Ancak ileriki yıllarda Sicim kuramında gözden düşmüştür.Fu sempre in questi anni che perse la vista dall'occhio destro.
Ligden son sırada yer alan takım düşmüştür.Recentemente è crollata una parte del tetto.
Bunun yanında 400 kadar askerde Ruslara esir düşmüştür.Ben 400.000 uomini furono presi prigionieri dai russi.
İki önemli Haçlı komutanı da Selçuklulara esir düşmüştür.Gli altri due occupanti sono rimasti prigionieri dell'ammasso di ferraglia.
1941-1942 kışında, Wehrmacht Doğu Cephesi'nde bir çıkmazın içine düşmüştür.L'inverno 1941-42 fu lungo e poco attivo per la Zerstörerwaffe, sul Fronte Orientale.
1980'e gelindiğinde bu oran yüzde 40'a düşmüştü.Il 80% ha riferito che è successo almeno una volta.
Kemal Bey, Sarıkamış Olayında cepheye gitmiş, esir düşmüş ve verem hastalığıyla birlikte evine geri dönmüştür.Ora il paziente era ritornato a Mosca, lasciando la moglie in balia di speranza e paura.
Ukrayna'nın GSYİH'sı 2009 yılında %15 oranında düşmüştür.Il tasso di criminalità in Irlanda scese del 15% nei 12 mesi seguenti.
Kaçaklar ise, suç çetelerinin eline düşmüş mağdurlar olarak kabul edilir.Loro stessi finiscono vittima dei rapitori...
Bir kişide dersim isyanına katılarak orada şehit düşmüştür ve mezarı belli değildir.Se qualche lacrima cadrà, sulla mia tomba, pianga la vittima, non l'uomo.
Fakat iki sezon sonunda yeniden Segunda División'a düşmüştür.Due anni dopo retrocesse in terza divisione.
1960'ta 6, 1970'lerde 5, 1980'lerin sonunda 3'e düşmüştür.A fine anni '80 raggiunge la 3.
Yani %5'lik ret alanına düşmüştür.Pare che sia stato scavato solo il 5% della città.
1989-90 sezonunda sonuncu olarak 2. Lig'e düşmüştür.Con l'ultimo posto dell'89-90 scese in seconda serie.
Pusuya düşmüşlerdir.Sono caduchi.
2013 yılında ise Série B'den Série C'ye düşmüşlerdir.Nel 2010 la squadra è stata ripescata in Serie B d'Eccellenza.

İlgili Sayfalar