düşmüş ile cümle

düşmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat iki sezon sonunda yeniden Segunda División'a düşmüştür.Azonban sajnos egy szezon után újból a második osztályba kerül vissza.
2006-2007 sezonunda 2. Lig'den 3. Lig'e düşmüştür.2006-2007-ben a Született feleségekben a sorozat 3. évadában.
Tüm bu iyileştirmelere mukabil, azami seviye uçuş hızı ve ivmesi %5 oranında düşmüştür.Azt vártuk, akartuk, hogy kint mindenütt, hogy az orvosi pályán és mindenütt csak az 5 %-nak megfelelő legyen.
Herkes hayrete düşmüştür.Mindenki meglepődik.
Ayaz ile hâlâ evlidirler ama birbirlerinden ayrı düşmüşlerdir.A házaspár később elvált, de jó viszonyban maradtak egymással.
Teorisini ispatlamak için iş başa düşmüştür.Ezért szerinte sikerült bizonyítania az elméletét.
2. lige düşmüştür.2. szám alatt székelt.
1992. yılında 6 Mayıs tarihinde düşman güçlü saldırıya geçmiş, onlar ablukaya düşmüşler.A leghevesebb támadást 1991. december 6-án élték át, ekkor az erőd is súlyos károkat szenvedett.
Geçen sezon Darüşafakka ve Kepez Belediyespor küme düşmüştür.Következő évben már szétválasztották az alsót és felsőt.
Kral antiloplar Orta Afrika'daki sık yağmur ormanında yaşar, yaprak ve yere düşmüş meyvelerle beslenirler.A góliátbogarak Afrika trópusi erdőiben élnek, ahol fák nedveivel és gyümölccsel táplálkoznak.
Bir mektuptan anlaşılana göre Augustus, Claudius'un konuşmasının netliği karşısında hayrete düşmüştü.Athenodoros szerint Augustust meglepte Claudius szónoki tehetsége, komoly reményeket fűzött hozzá.
Romanya'nın Budapeşte'yi işgaliyle düşmüştür.A románok folytatták az előrenyomulást Budapest felé.
Christian Bale bu film için özel bir diyetle 82 kilodan 54 kiloya düşmüş.Christian Bale lihotti itseään 18 kiloa elokuvaa varten.
Herkes hayrete düşmüştür.Kaikki ovat ihmeissään.
Muhtemelen bir deprem sırasında düşmüş olmalıdır.Kaupunki saattoi tuhoutua maanjäristyksessä.
Anlatıya göre Nuh dünyayı oğulları arasında paylaştırmış, Yafes'e Türkistan düşmüştür.Siksi Nooa kirosi tämän pojan Kanaanin, ja siunasi toiset poikansa, Seemin ja Jafetin.
Julia gayet zor duruma düşmüştür.Jennie joutuu vaikeaan tilanteeseen.
Bu nedenle görme keskinliği ileri derecede düşmüştür.Tämän seurauksena näkeminen lähelle heikentyy.
Toplamda 8 kez uçağı düşmüş, 3 kez de yaralanmıştır.Hänet ammuttiin alas kahdeksan kertaa ja hän haavoittui kolmesti.
Bir de, yere düşmüş zeytin meyvelerini toplama yöntemi vardır.Sen oliivia muistuttavista hedelmistä puristetaan öljyä.
Büyük bir talep eksikliği yaşanıyordu çünkü insanların satın alma gücü çok düşmüştü.Tämä herätti monissa tyytymättömyyttä, sillä ihmiset olivat kyllästyneet sotimiseen.
Göç nedeniyle köyde hane sayısı 45’ ten 17’ ye düşmüştür.Stadtbezirke) lukumäärä putosi 41:stä 25:een.
Bunun yanında 400 kadar askerde Ruslara esir düşmüştür.Lisäksi he saivat vangeiksi noin 130 venäläistä.
Ayrıca ülkesi de veba salgınından dolayı zayıf düşmüştü.Hänen kuntonsa oli heikko myös malarian vuoksi.
Günümüzde bu köprünün orta tarafı kırılıp yerin altına düşmüştür.Nykyään sillan kaaret ovat puoliksi maahan hautautuneina.
2004 yılında %30,6 olan hidroelektriğin payı 2011'de %22,8'e düşmüştür.Sähkön tuonti oli vuonna 2006 12, 7 %.
Borussia Mönchengladbach tarihinde 1998-99 ve 2006-07 sezonları sonunda Bundesliga 2'ye düşmüştür.SV Darmstadt 98 ja MSV Duisburg putosivat edellisen kauden päätteeksi 2. Bundesliigaan.
Fakat Harezmșah ordusu çok yorgun düşmüştü ve devamlı savaşacak takatte değildi.Demetrioksen joukot olivat kuitenkin väsyneitä, eivätkä olleet saaneet palkkojaan.
Kenti savunma konusunda kesin emir almış olan Alman garnizonu, burada tuzağa düşmüş oldu.Saksalaisten tiedustelun ilmoitettua lähestyvistä neuvostojoukoista osastot määrättiin puolustukseen.
2010-2011 sezonunda Primera División'u 20. sırada bitirerek küme düşmüştür.Hän tuomitsi Espanjan Primera Divisiónissa vuosina 2000–2014.
Yani %5'lik ret alanına düşmüştür.Hänelle jäi yhä 5 prosentin omistusosuus.
Bunun yanında kimin 'terörist' olup olmadığı konusunda Batı ile Rusya anlaşmazlığa düşmüştür.Miksi yhä näyttäisi olevan vastakkainasettelu Venäjä vs. "länsimaat"?
Spartaküs, bir savaşta Romalılara esir düşmüş, Roma’da köle olarak satılmıştı.Appianoksen mukaan Spartacus oli kerran taistellut roomalaisia vastaan, joutunut vangiksi ja myyty orjaksi.
Şehirde yaşayan Türkler, savaş sonrasında azınlık durumuna düşmüşlerdir.Turjanlinna tuossa on sodan jälkeen onneton.
Arap devletleri İsrail’in boğazdan geçiş haklarını kontrol etmesi yüzünden anlaşmazlığa düşmüştü.Τα αραβικά κράτη αμφισβήτησαν το δικαίωμα του Ισραήλ για δίοδο μέσω των στενών.
Tıpkı diğer İspanyol liberalleri gibi Goya da Fransa'nın ülkesini istilası ile güç bir pozisyona düşmüştü.Όπως και άλλοι Ισπανοί φιλελεύθεροι, ο Γκόγια βρέθηκε σε δυσμενή θέση μετά τη γαλλική εισβολή.
Yehuda şehirlerine uyarı (1:8-16): Samariye düşmüş ve sırada Yahudiye bulunmaktadır.Προειδοποιήσεις στις πόλεις του Ιούδα (α΄ 8 – α΄ 16): Η Σαμάρεια έχει πέσει, η Ιουδαία έχει σειρά.
Nakşa seferi başarısızlıkla sonuçlanınca Aristagoras oldukça zor bir duruma düşmüştü.Εξαιτίας της ήττας στη Νάξο, ο Αρισταγόρας βρέθηκε σε εξαιρετικά δύσκολη θέση.
Muhtemelen bir deprem sırasında düşmüş olmalıdır.Ήταν νομάρχης στην Κεφαλονιά όταν συνέβη σεισμός.
İşgalden önce 100,000 kişilik kuvvete sahip ordu, işgal sonrası 25,000 kişiye düşmüştü.Πριν από την εισβολή ο στρατός είχε μέγεθος 100.000 στρατιωτών, και μετά την εισβολή μόνον 25.000.
Ukrayna'nın GSYİH'sı 2009 yılında %15 oranında düşmüştür.Το ποσοστό ανεργίας της Βοιωτίας το 2009, ήταν 15%.
Şimdi Blade tuzağa düşmüştür.Τελικά η φρουρά υπέκυψε.
Bugüne nüfus 50.000'e düşmüştür.Ο πληθυσμός της έχει διπλασιαστεί: σήμερα φθάνει τα 50.000.
Günümüzde bu köprünün orta tarafı kırılıp yerin altına düşmüştür.Σήμερα το ένα άκρο της γέφυρας είναι γκρεμισμένο.
Hayatta kalan Haçlı güçlerinin hem fiziksel takatları hem de moralleri çok düşmüştü.Στον Άρειο Πάγο έμειναν μόνο οι δίκες φόνου και ηθικού χαρακτήρα.
Sabah diğer mahkûmlarla birlikte Arslanlı Kışla yoluna düşmüşlerdir.Το πρωί έφτασε ο υπόλοιπος σταυροφορικός στρατός.
Ancak Konyaspor 2008-2009 sezonu sonunda küme düşmüştür.Δεν θα καταφέρει να γλιτώσει όμως την ομάδα από τον υποβιβασμό με το τέλος της σεζόν 2008-2009.
Olympique Lyonnais'de performansı düşmüştür.Ανέβηκε μόνο ο Ολυμπιακός Λιοσίων.
Sırtın öbür tarafına düşmüş" dedi.Το πόδι του γυρίζει προς τα πίσω.»
Bu yolculuk sırasında ikisi de hasta düşmüştür.Under rejsen blev de begge syge.
Başlangıçta Kızıl Ordu, kendi gücünü abartma hatasına düşmüştü.I starten blev den Røde Hær narret af en fuldstændig overvurdering af sine egne evner.
Goguryeo'nun kayıpları 20.000 asker ve 36.000 askeri esir düşmüştür.Goguryeos tab blev på 20.000 dræbte, mens 36.000 blev taget til fange.
Ancak suçlamalar bir süre sonra düşmüştür.I alle tilfælde er anklagerne blevet droppet kort tid efter.
Yapısal olarak aralarında aşağı düşmüş bir blok olan iki normal faydan oluşmuşlardır.Strukturelt består de af to almindelige forkastninger med en nedfaldet blok imellem.
Kenan yaşlanmış, saçlarına kır düşmüştür.Han er lidt gammel og begyndt at tabe håret.
O tarihlerdeki sayıları ise 12 bine düşmüştü.Times' aktieindeks faldt 12 point.
Rus İmparatorluğu 4,380 askerini kaybetmiş ve aralarında iki amiral olmak üzere 5,917 asker esir düşmüştür.Russerne havde 4.380 dræbte og 5.917 fangne, heriblandt to admiraler med 1.862 interneret.
Mikoyanın 1970'te ölümü üzerine Gurevich'in ismi düşmüştür.Ved Mikojans død i 1970 blev Gurevitj droppet fra bureauet navn.
Teorisini ispatlamak için iş başa düşmüştür.Det bliver begrænset til at studere dets teori.
Muhtemelen bir deprem sırasında düşmüş olmalıdır.Senere bliver hun fanget i en undergrundsbane på grund af et jordskælv.

İlgili Sayfalar