düşmüş ile cümle
düşmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yağış miktarı artmış, sıcaklıklar düşmüştü.Het regende en de temperatuur daalde.
İki kulüp küme düşmüş, birinci ligden hiçbir takım çıkarılmamıştır.Wanneer beide clubs daarvan afzien, degradeert er geen club uit de Eerste Divisie.
2013 yılında ise Série B'den Série C'ye düşmüşlerdir.De halvefinalisten plaatsten zich voor de Série B van 2013.
Ancak Tony son anda geçitten düşmüştür.Net op dat moment komt Tony langs.
Julia gayet zor duruma düşmüştür.Julie werd hier erg verdrietig om.
Bunun yanında bazı mermi ve toplar, Türkiye tarafına düşmüştür.Desondanks gebeurde het nog weleens dat kogels en granaatscherven aan Nederlandse zijde belandden.
(Eksiltili cümle, "gidiyorum" yüklemi düşmüş.)(De yieldcurve wordt als het ware "omlaag getrokken".)
Spartaküs, bir savaşta Romalılara esir düşmüş, Roma’da köle olarak satılmıştı.Ze vertelt hem hoe Spartacus als kind werd gevangen door de Romeinen en verkocht als slaaf.
Mallorca, Deportivo La Coruña ve Zaragoza lig sonunda küme düşmüştür.RCD Mallorca, Deportivo La Coruña en Real Zaragoza zijn dit seizoen gedegradeerd.
Sonuç olarak ikisi de aşağıya düşmüşlerdir.Dit heeft als gevolg dat ze beiden verdwaald raken.
S.K. küme düşmüştür.Chr zou zijn vergaan.
Tablonun ön orta bölümünde bir köpek, yere düşmüş annesinin kucağındaki ölü bir çocuğun yüzünü kemirir.In het midden is een hond afgebeeld die aan het gezicht van het kind knabbelt.
Şehirler genelde coğrafi, etnik ve dinsel olarak birbirinden ayrı düşmüş insanlardan oluşmuştu.De trotse en zelfbewuste bevolking voelde zich nu expliciet deel van een aparte etniciteit.
Hayatta kalma oranları düşmüştür.Zij die overleefden vertrokken.
Öte yandan 18. Ordu'nun 18 tümeninde onu, Kampfgruppe düzeyine (tabur) düşmüştü.Ondertussen bevond ook de rechtervleugel van het 18e leger zich in de problemen.
2017-18 sezonu sonuda 1. Lige düşmüşlerdir.Vanaf het seizoen 2017/18 zal 1.
Bu arada Mısır büyük bir istikrarsızlığa düşmüştü.Egypte was ondertussen sterk verzwakt.
Ancak suçlamalar bir süre sonra düşmüştür.Hij trok zijn aanklacht na korte tijd weer in.
Leia bu gerçekle dehşete düşmüş görünür.Die angst blijkt terecht te zijn.
Ayrıca, Godoy'un popülaritesi de bir hayli düşmüştü.Daardoor kreeg de populariteit van Gondi een flinke deuk.
Büyük bir talep eksikliği yaşanıyordu çünkü insanların satın alma gücü çok düşmüştü.Dat faalde omdat er te veel mensen tegen het voorstel waren.
Şimdi Blade tuzağa düşmüştür.Nu had Blaauw het tij mee.
Diğer yandan İtalya’daki savaş Fransa için tam bir yıkım olmuş, hatta Fransa kralı esir düşmüştür.Later voerde hij vooral oorlog in Italië voor de Franse koning tegen de keizer.
Tang'ın sayısız saldırılardan tükenen Goguryeo Tang, Silla saldırılarına yenik düşmüştür.Tang, gevoed door aanhoudende agressie van Goguryeo, probeerde een aantal malen om Goguryeo te verslaan.
Ama açlıktan bitkin düşmüş olan Nartlar daha ileriye gidemezler.De honger naar meer was nog niet gestild.
TOL, 2009/10 sezonunda Play Out maçlarından sonra 1. Lige düşmüştür.In de eerstvolgende wedstrijd tussen beide clubs, in het seizoen 2009/10, liep het dan ook mis.
2016 Yaz Sezonu'nda ligi sonuncu tamamlayarak küme düşmüştür.In het najaar van 2016 heeft ze de serie definitief verlaten.
1924 yılında gözden düşmüş biri olarak öldü.In 1924 stierf hij onopgemerkt.
Tıpkı diğer İspanyol liberalleri gibi Goya da Fransa'nın ülkesini istilası ile güç bir pozisyona düşmüştü.Podobnie jak inni hiszpańscy liberałowie Goya znalazł się w trudnej sytuacji w obliczu francuskiej inwazji.
Gazete kısa sürede başarılı olamadı, Ağustos 1919 itibarıyla günlük baskı sayısı 26.652'e kadar düşmüştü.Gazeta nie odnosiła początkowo sukcesów i w sierpniu 1919 roku jej nakład został zmniejszony do 26.625.
Ancak vasiyetname öylesine kötü ve hatalı yazılmıştır ki geçersiz duruma düşmüştür.Bóg jest bezcielesny i zabronione jest wykonywanie jego podobizn.
Julia gayet zor duruma düşmüştür.Hrabina Julia czuje się już znakomicie.
Bu yolculuk sırasında ikisi de hasta düşmüştür.Obaj podróżnicy byli w tym czasie obłożnie chorzy.
Muhtemelen bir deprem sırasında düşmüş olmalıdır.Później zapewne zawaliła się w wyniku któregoś z trzęsień ziemi.
Ancak Tony son anda geçitten düşmüştür.Tom definitywnie się wyprowadził.
Toplamda 8 kez uçağı düşmüş, 3 kez de yaralanmıştır.Sam był zestrzeliwany 8 razy, 3 razy był ranny.
Bu tur sonunda Ukrayna ve Çek Cumhuriyeti Kategori B’ye düşmüştür.Do grupy B spadły reprezentantki Holandii i Czech.
Marlower, modern bilimin getirdiği yeni sınırların karşısında büyülenmiş ve dehşete düşmüştü.Marlowe był zafascynowany nowymi możliwościami, jakie stwarzała nowoczesna nauka, ale i obawiał się ich.
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!Zajął się duszpasterstwem prostych ludzi, miejskiej biedoty.
Ruslar'ın toplam nüfusa oranı % 4'e düşmüştür.Odsetek osób o rudych włosach przekracza wśród nich 4%.
1990 yılında tekrar Eerste Divisie'e düşmüştür.Spadł do 1 dywizji w 1990 roku.
2007 yılında 380.000 ton ile zirveye ulaşan ahtapot avcılığı 2012 yılında %10 düşmüştür.Światowy szczyt osiągnięto w 2007 liczbą 380 tys. ton, po czym do 2012 nastąpił spadek o jedną dziesiątą.
Bunun yanında bazı mermi ve toplar, Türkiye tarafına düşmüştür.Kilka pocisków moździerzowych spadło na stronę turecką.
Bazı akademisyenler, düşmüş meleklerin düşüncesine karşı çıktılar.Podzielała przekonania jego członków, którzy byli przeciwnikami tradycji akademickich.
Daha sonra, Rourke aleyhinmdeki suçlamalar düşmüştür.Jan Piński: Jestem zażenowany zarzutami pod moim adresem.
Krallık iç karışıklıklardan zayıf düşmüştü.Król obawiał się najgorszego.
Bu dava boşa düşmüş değildir. (...)Nie będzie wstydu (...).
Herkes hayrete düşmüştür.Wszyscy są pełni podziwu.
1941-1942 kışında, Wehrmacht Doğu Cephesi'nde bir çıkmazın içine düşmüştür.Zimą 1944–1945 w pobliżu Orzechówki przebiegała linia frontu.
11. Kolordu’nun piyade gücü 4 bin askere düşmüştür.Armia litewska osiągnęła stan 4000 żołnierzy.
Sırtın öbür tarafına düşmüş" dedi.Został postrzelony w tył głowy”.
Tablonun ön orta bölümünde bir köpek, yere düşmüş annesinin kucağındaki ölü bir çocuğun yüzünü kemirir.Przy łożu umierającej klęczy syn, na którego głowie spoczywa ręka matki.
1998'de de tekrar üst lige çıkmasına rağmen 2 sezon sonunda tekrar alt lige düşmüştür.W 2008 zadebiutował w Wyszejszej lidze, ale po dwóch sezonach spadł z najwyższej ligi.
Gerçek Robert'i öldürmek için peşine düşmüştür.Rozkazał on zabić Roberta.
Halk çaresiz ve güçsüz düşmüştür.Chłopcy byli głodni i osłabieni.
Patlamanın 2 km çevresindeki binaların camları paramparça olmuş, çatı fayansları düşmüştür.W promieniu 2 km od miejsca wybuchu z okien powypadały szyby..
Bu düelloda Gil-Galad ve Elendil ölmüş, Sauron ise zayıf düşmüştür.Polegli w niej Elendil i Gil-galad, a Sauron został pokonany.
Daha sonra mekikten ayrılmış ve Atlantik okyanusuna paraşütle düşmüşlerdi.Agena uległa zniszczeniu, a jej fragmenty wpadły do Atlantyku.
Onlara bir şekilde ters düşmüş kişilere acı çektirebilir, hastalık verebilir, hatta öldürebilirler.Mogą nawet sprowadzić chorobę lub śmierć, dlatego składa się im ofiary.
Bu dönemde kulüp A1 Ethnikis'den Yunanistan A2 Ligi'ne düşmüştür.Brały w nich udział kluby z Greckiej Ligi Siatkówki A1.