Ana içeriğe geç
Sözlük

düşkü ile cümle

düşkü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Düşkünlüğü elbisesinin yırtık pırtık olduğundan değildi.Sa magnifique robe de mariée a été gâchée.
Özgürlüğüne çok düşkündür.Vous aimez la liberté.
İspermeçet balinaları mürekkepbalıklarına çok düşkündür.Le troll est très attaché à ses mouches.
Brandy kendini beğenmiş ve moda düşkünüdür.Elle est vaniteuse et obsédée par la mode.
Bu zengin tip eğlenceye düşkündür ve etrafına para saçar.C'est une riche mondaine qui aime colporter des ragots de toutes sortes.
Sanatlara düşkün değildir.Il y est attiré par les arts.
Keyfine çok düşkündür.Enchanted par Enchanted.
Dany kendi kendine düşkün kelimesinin çok fazla şey belirttiğini düşündü.Charlie prétend en avoir eu assez de l'image « stupide » qu'il donnait de lui-même.
Annesine düşkünlüğüyle tanınır.Il est adoré par sa mère.
Maggie, emziğine çok düşkündür ve devamlı ağzında emzikle görülmektedir.Elle aime les sucettes au goût bizarre et elle en a toujours une dans la bouche.
Özgürlüğüne çok düşkündür ama birlikte yaşadığı insanlara çok bağlanır.Elle a un caractère frisant la violence, mais est très attachée à sa famille.
Ben bir kadın düşkünüyüm.Soy un mujeriego.
Güzelliğine çok düşkündür.Se preocupa mucho por su belleza.
Çocuklarına ve torunlarına çok düşkündür.Ha querido siempre muchísimo sus hijos y nietos.
Onlara men ettiğin şeye ne düşkündür onlar.Quienes os habéis rebelado habéis sido vosotros".
Özgürlüğüne düşkün.Preso de mi libertad.
Özgürlüğüne çok düşkündür.Me gusta la libertad que tiene.
Bir kitap düşkünüdür.Para simplemente adornar un texto.
O son derece seks düşkünü ve narsisistir.Es extremadamente ególatra y narcicista.
Brandes bu karşılamayı daha sonra şöyle anlatıyordu: "Ondan daha düşkün bir başka insan pek az görmüşümdür.En ocasión de recibirlo dijo: "De los galardones que he recibido pocos me han llegado tan hondo."
Zenginliğe çok düşkündür.Gusta de mostrar riqueza.
Hayır işlerine düşkün(dü).La norma del bien (novela).
At Yarışlarına düşkünlüğüyle bilinen oyuncunun ayrıca kendisine ait yarış atları bulunmaktadır.Aficionado a los caballos, también participaba en competiciones de coche de caballos.
İddialara göre Oktar içkiye düşkündü.El embajador mostraba que estaba bajo la influencia del licor.
Şans oyunlarına düşkündür.Adoremos sus justos juicios.
Babasına çok düşkün.Ella admiraba mucho a mi padre.
Kişilik olarak, yakınlarına göre tatlıya düşkün bir sulugözdür.Por un lado se refiere a quien es un amigo cercano íntimo.
Dean, içki ve kadın düşkünüdür.Le encantan la música festiva, el trago y las mujeres.
Cleopatra Biggles: Kilmore Koyu'nda yaşayan kedilere düşkünlüğüyle bilinen bayan.Miss Biggles (Cleopatra Biggles): Amante de los gatos y vecina de Kilmore Cove.
Brandy kendini beğenmiş ve moda düşkünüdür.Chatea y le gusta estar a la moda.
Kültürlerine son derece düşkün olan Abhazlarda kadına önem başta gelen değerlerdendir.Las fuentes difieren sobre las culturas que la adoraron primero.
Kitapları farelerden korumak için kütüpahnede çok sayıda kedi beslemesi ve kedilere düşkünlüğü ile tanınırdı.Comerciará con éxito varias latas de comida para gatos.
Bu kraliçeyi memnun etti, çünkü kraliçe Media da büyümüştü ve dağlık manzaralara düşkündü.Y ocurrió que pasó por allí la reina, sedienta para mayor fantasía.
Yırtıcı kuşlar ve vahşi memeliler timsah yavrularına düşkündür.Sus vistosos colores y complejos cantos los han convertido en apreciadas aves de jaula.
Küçük yaşlardan itibaren şarkı söylemeye düşkündü ve insan sesleri saplantı derecesinde ilgisini çekiyordu.Desde pequeño le gustaba cantar y el mundo del artisteo y admiraba a las folclóricas de la época.
Sanata düşkündür.Apreciar el arte.
Volstagg; Şişman ve boğazına düşkün bir Asgard Lordudur.Guruwa, un tipo de protector de garganta y cuello.
Çikolatalı keke düşkündür.Ha una passione per la torta al cioccolato.
Sinirli, titiz ama rahatına da düşkün.Lei sembra innervosita ma forse anche attratta.
Oğluna çok düşkündür.Lei vuole molto bene a suo figlio.
Torunlarına çok düşkünlüğü ile bilinir.Sono molto affezionati al loro nipote.
Tam bir kedi düşkünüdür.E' capace di tutto quel gatto!.
Güzelliğine çok düşkündür.Sono sicuro della mia bellezza.
Safkan bir köpektir Özgürlüğüne çok düşkündür.È un cane che ama la vita da branco.
Ağabeylerinden çok küçük olan Yusuf'a özel bir düşkünlüğü vardı.Re Giorgio VI nutriva un grande affetto per il fratello minore.
Fakat güce düşkün olan İnsan'lar yüzüğü yok etmedi.I Romani, inaspriti, non avrebbero concesso mercé.
Eğlenceye düşkün bir mahallesimüz vardır.Ha un palinsesto dedicato all'intrattenimento.
Oğlum Tatlıya düşkündür.Мой сын сладкоежка.
Düşkün olarak gömülür, görkemli olarak diriltilir. Zayıf olarak gömülür, güçlü olarak diriltilir.Сеется в уничижении, восстает в славе; сеется в немощи, восстает в силе.
Onlara men ettiğin şeye ne düşkündür onlar.Тяжко для него то, что вы страдаете.
Kadınlara oldukça düşkün olan Sultan İbrahim, devletin en önemli haslarını kadınlarına vermekteydi.Ибрагим, отличавшийся буйным нравом, конфисковал их имущество и подарил его своей новоиспечённой супруге.
Çocuklarına ve torunlarına çok düşkündür.Очень любит своих внуков и внучек.
Ancak; dünya malına düşkünlüğü ile ünlü idi.Своё имущество он пожертвовал на благотворительные цели.
Hayır işlerine düşkün(dü).Благочиния Благочиния возглавляются благочинными (фин.
Oğluna çok düşkündür.Очень любит сына.
Keyfine çok düşkündür.Костя в восторге.
Japon folklorunda, vampiri andıran şehvet düşkünü yaratıklara verilen isimdir.Для японца меч — почти одушевленное существо.
Modaya ve makyaja cok düşkündür.Осведомлен о макияже и моде.
Yırtıcı kuşlar ve vahşi memeliler timsah yavrularına düşkündür.Молодые собаки интересуются и пернатой дичью.
Babası altın aramasına düşkün olan biriydi.Отец работал изыскателем на золотых приисках.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod