Ana içeriğe geç
Sözlük

düşkü ile cümle

düşkü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Die Armen müssen ihnen weichen, und die Dürftigen im Lande müssen sich verkriechen.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.빈궁한 자를 길에서 몰아 내나니 세상에 가난한 자가 다 스스로 숨는구나
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.lökik az útról a szegényeket, [és] a föld nyomorultjai együtt lappanganak.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Man tränger de fattiga undan från vägen, de betryckta i landet måste gömma sig med varandra.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Mereka menghalangi orang miskin mendapat haknya, maka terpaksa bersembunyilah orang yang papa
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.On repousse du chemin les indigents, On force tous les malheureux du pays à se cacher.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Spingono i poveri fuori strada, tutti i miseri del paese vanno a nascondersi
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Spychają ubogich z drogi; spólnie się muszą nędzni kryć na ziemi.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Strkají nuznými s cesty, musejí se vůbec skrývati chudí na světě.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Ubožce pehajo s cest, krotki, kar jih je v deželi, se morajo skrivati vsi.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Vychyľujú chudobných z cesty, a biedni zeme sa musia skrývať všetci dovedna.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.εξωθουσι τους ενδεεις απο της οδου οι πτωχοι της γης ομου κρυπτονται.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.бедных сталкивают с дороги, все уничиженные земли принуждены скрываться.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Изтласкват бедните от пътя; Сиромасите на земята се крият заедно от тях.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.יטו אביונים מדרך יחד חבאו עניי ארץ׃
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.يصدّون الفقراء عن الطريق. مساكين الارض يختبئون جميعا.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.他 們 使 窮 人 離 開 正 道 . 世 上 的 貧 民 盡 都 隱 藏
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.他 們使窮 人 離開 正道 . 世上 的 貧民盡 都 隱藏
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Aby dokázal, že připouští k sobě křik nuzného, a volání chudých že vyslýchá.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Aby przywiódł na nich wołanie znędzniałych, a pokazał, że wysłuchuje wołanie ubogich.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Chúng làm cho tiếng kẻ nghèo thấu đến Chúa , Và_Chúa nghe tiếng kêu_la của kẻ bị gian_truân .
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Chúng làm cho tiếng kẻ nghèo thấu đến Chúa, Và Chúa nghe tiếng kêu la của kẻ bị gian truân.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.daß das Schreien der Armen mußte vor ihn kommen und er das Schreien der Elenden hörte.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.De bragte så den armes rop inför honom, och rop av betryckta fick han höra.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.de sorte que o clamor do pobre subisse até ele, e que ouvisse o clamor dos aflitos.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.forat de skulde la de fattiges skrik komme for ham, forat han skulde høre de undertryktes rop.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.haciendo que el clamor del pobre llegase ante él, y que él oyera el clamor de los afligidos
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Hogy a szegény kiáltását hozzájok juttatja, és õ a nyomorultak kiáltását meghallja.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Ils ont fait monter à Dieu le cri du pauvre, Ils l`ont rendu attentif aux cris des malheureux.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.in so storili, da je k Njemu doletelo vpitje ubožcev, da je slišal trpinov krik.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.그들이 이와 같이 하여 가난한 자의 부르짖음이 그에게 상달케 하며 환난 받는 자의 부르짖음이 그에게 들리게 하느니라
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Mereka menyebabkan orang miskin berkeluh kesah tangisan mereka didengar Allah
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.pôsobiac to, že prichádza k nemu krik chudobného. A on počuje krik biednych.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.så de voldte, at ringe råbte til ham, og han måtte høre de armes Skrig.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.sì da far giungere fino a lui il grido dell'oppresso e fargli udire il lamento dei poveri
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.vaan saattoivat vaivaisten huudon kohoamaan hänen eteensä, ja hän kuuli kurjain huudon.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.και εκαμον να ελθη προς αυτον η κραυγη των πτωχων, και ηκουσε την φωνην των τεθλιμμενων.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Така че направиха да стигне до Него викът на сиромасите, Та Той чу вика на угнетените.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.так что дошел до Него вопль бедных, и Он услышал стенание угнетенных.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.להביא עליו צעקת דל וצעקת עניים ישמע׃
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.حتى بلّغوا اليه صراخ المسكين فسمع زعقة البائسين.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.甚 至 使 貧 窮 人 的 哀 聲 達 到 他 那 裡 、 他 也 聽 了 困 苦 人 的 哀 聲
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.甚至 使貧 窮人 的 哀聲達 到 他 那裡 、 他 也 聽 了 困苦 人 的 哀聲
Yoksulu, yoksul olduğu için soymaya kalkma, Düşkünü mahkemede ezme. Masoretik metinde geçmemektedir.Älä raasta vaivaista, siksi että hän on vaivainen, äläkä polje kurjaa portissa,
Yoksulu, yoksul olduğu için soymaya kalkma, Düşkünü mahkemede ezme. Masoretik metinde geçmemektedir.Beraube den Armen nicht, ob er wohl arm ist, und unterdrücke den Elenden nicht im Tor.
Yoksulu, yoksul olduğu için soymaya kalkma, Düşkünü mahkemede ezme. Masoretik metinde geçmemektedir.Beroof de arme niet, omdat hij arm is; verpletter de noodlijdende niet voor de rechtbank.
Yoksulu, yoksul olduğu için soymaya kalkma, Düşkünü mahkemede ezme. Masoretik metinde geçmemektedir.Chớ bóc lột kẻ nghèo, bởi vì họ nghèo, Cũng đừng hà hiếp người khốn khổ nơi cửa thành;
Yoksulu, yoksul olduğu için soymaya kalkma, Düşkünü mahkemede ezme. Masoretik metinde geçmemektedir.Chớ bóc_lột kẻ nghèo , bởi_vì họ nghèo , Cũng đừng hà_hiếp người khốn_khổ nơi cửa thành ;
Yoksulu, yoksul olduğu için soymaya kalkma, Düşkünü mahkemede ezme. Masoretik metinde geçmemektedir.약한 자를 약하다고 탈취하지 말며 곤고한 자를 성문에서 압제하지 말라
Yoksulu, yoksul olduğu için soymaya kalkma, Düşkünü mahkemede ezme. Masoretik metinde geçmemektedir.Não roubes ao pobre, porque é pobre; nem oprimas ao aflito na porta;
Yoksulu, yoksul olduğu için soymaya kalkma, Düşkünü mahkemede ezme. Masoretik metinde geçmemektedir.Ne dépouille pas le pauvre, parce qu`il est pauvre, Et n`opprime pas le malheureux à la porte;
Yoksulu, yoksul olduğu için soymaya kalkma, Düşkünü mahkemede ezme. Masoretik metinde geçmemektedir.Nelup nuzného, proto že nuzný jest, aniž potírej chudého v bráně.
Yoksulu, yoksul olduğu için soymaya kalkma, Düşkünü mahkemede ezme. Masoretik metinde geçmemektedir.Ne pleni siromaka zato, ker je siromak, in ne teptaj ubožca med vrati!
Yoksulu, yoksul olduğu için soymaya kalkma, Düşkünü mahkemede ezme. Masoretik metinde geçmemektedir.Ne rabold ki a szegényt, mert szegény õ; és meg ne rontsd a nyomorultat a kapuban;
Yoksulu, yoksul olduğu için soymaya kalkma, Düşkünü mahkemede ezme. Masoretik metinde geçmemektedir.Nezdieraj chudobného preto, že je chudobný, ani nedrť biedneho v bráne.
Yoksulu, yoksul olduğu için soymaya kalkma, Düşkünü mahkemede ezme. Masoretik metinde geçmemektedir.Nie odzieraj nędznego, przeto że nędzny jest; ani ubogiego w bramie uciskaj.
Yoksulu, yoksul olduğu için soymaya kalkma, Düşkünü mahkemede ezme. Masoretik metinde geçmemektedir.Non depredare il povero, perché egli è povero, e non affliggere il misero in tribunale
Yoksulu, yoksul olduğu için soymaya kalkma, Düşkünü mahkemede ezme. Masoretik metinde geçmemektedir.No robes al pobre, porque es pobre; ni oprimas al afligido en las puertas de la ciudad
Yoksulu, yoksul olduğu için soymaya kalkma, Düşkünü mahkemede ezme. Masoretik metinde geçmemektedir.Nu despuia pe sărac, pentrucă este sărac, şi nu asupri pe nenorocitul care stă la poartă!
Yoksulu, yoksul olduğu için soymaya kalkma, Düşkünü mahkemede ezme. Masoretik metinde geçmemektedir.Plundra icke den arme, därför att han är arm, och förtrampa icke den fattige porten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod