düşkü ile cümle

düşkü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.Ia mengasihani orang miskin dan rakyat jelata, dan menyelamatkan hidup orang yang melarat
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.Il aura pitié du misérable et de l`indigent, Et il sauvera la vie des pauvres;
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.저는 가난한 자와 궁핍한 자를 긍휼히 여기며 궁핍한 자의 생명을 구원하며
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.Könyörül a szegényen és szûkölködõn, s a szûkölködõk lelkét megszabadítja;
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.Người sẽ thương xót kẻ khốn cùng, người thiếu thốn, Và cứu linh hồn của người thiếu thốn.
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.Người sẽ thương_xót kẻ khốn_cùng , người thiếu_thốn , Và cứu linh_hồn của người thiếu_thốn .
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.Smiluje se nad bídným a potřebným, a duše nuzných spasí.
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.Tendrá piedad del pobre y del necesitado, y salvará las vidas de los necesitados
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.Usmili se slabotnega in potrebnega ter duše potrebnih bo rešil.
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.Va avea milă de cel nenorocit şi de cel lipsit, şi va scăpa viaţa săracilor;
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.ynkes over ringe og fattig og frelse fattiges Sjæle;
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.Zľutuje sa nad slabým a chudobným a duše chudobných spasí.
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.Zmiłuje się nad ubogim, i nad niedostatecznym, a duszę nędznych wybawi.
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.Θελει ελεησει τον πτωχον και τον πενητα και τας ψυχας των πενητων θελει σωσει.
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.Ще се смили за сиромаха и немотния, И ще спаси душите на немотните.
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.יחס על דל ואביון ונפשות אביונים יושיע׃
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.‎يشفق على المسكين والبائس ويخلص انفس الفقراء‎.
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.他 要 憐 恤 貧 寒 和 窮 乏 的 人 、 拯 救 窮 苦 人 的 性 命
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.他 要 憐恤貧寒 和 窮乏 的 人 、 拯救 窮苦人 的 性命
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.îmbrîncesc din drum pe cei lipsiţi, silesc pe toţi nenorociţii din ţară să se ascundă.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.A los necesitados desvían del camino. A una se esconden todos los pobres de la tierra
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Chúng khiến kẻ nghèo lìa bỏ đường chánh đáng, Kẻ khốn cùng của thế gian đồng nhau đi ẩn tránh.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Chúng khiến kẻ nghèo lìa_bỏ đường chánh đáng , Kẻ khốn_cùng của thế_gian đồng nhau đi ẩn tránh .
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Desviam do caminho os necessitados; e os oprimidos da terra juntos se escondem.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.de trænger de fattige af Vejen. Landets arme må alle skjule sig.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Die Armen müssen ihnen weichen, und die Dürftigen im Lande müssen sich verkriechen.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.빈궁한 자를 길에서 몰아 내나니 세상에 가난한 자가 다 스스로 숨는구나
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.lökik az útról a szegényeket, [és] a föld nyomorultjai együtt lappanganak.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Man tränger de fattiga undan från vägen, de betryckta i landet måste gömma sig med varandra.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Mereka menghalangi orang miskin mendapat haknya, maka terpaksa bersembunyilah orang yang papa
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.On repousse du chemin les indigents, On force tous les malheureux du pays à se cacher.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Spingono i poveri fuori strada, tutti i miseri del paese vanno a nascondersi
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Spychają ubogich z drogi; spólnie się muszą nędzni kryć na ziemi.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Strkají nuznými s cesty, musejí se vůbec skrývati chudí na světě.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Ubožce pehajo s cest, krotki, kar jih je v deželi, se morajo skrivati vsi.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Vychyľujú chudobných z cesty, a biedni zeme sa musia skrývať všetci dovedna.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.εξωθουσι τους ενδεεις απο της οδου οι πτωχοι της γης ομου κρυπτονται.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.бедных сталкивают с дороги, все уничиженные земли принуждены скрываться.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Изтласкват бедните от пътя; Сиромасите на земята се крият заедно от тях.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.יטו אביונים מדרך יחד חבאו עניי ארץ׃
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.يصدّون الفقراء عن الطريق. مساكين الارض يختبئون جميعا.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.他 們 使 窮 人 離 開 正 道 . 世 上 的 貧 民 盡 都 隱 藏
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.他 們使窮 人 離開 正道 . 世上 的 貧民盡 都 隱藏
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Aby dokázal, že připouští k sobě křik nuzného, a volání chudých že vyslýchá.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Aby przywiódł na nich wołanie znędzniałych, a pokazał, że wysłuchuje wołanie ubogich.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Chúng làm cho tiếng kẻ nghèo thấu đến Chúa , Và_Chúa nghe tiếng kêu_la của kẻ bị gian_truân .
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Chúng làm cho tiếng kẻ nghèo thấu đến Chúa, Và Chúa nghe tiếng kêu la của kẻ bị gian truân.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.daß das Schreien der Armen mußte vor ihn kommen und er das Schreien der Elenden hörte.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.De bragte så den armes rop inför honom, och rop av betryckta fick han höra.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.de sorte que o clamor do pobre subisse até ele, e que ouvisse o clamor dos aflitos.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.forat de skulde la de fattiges skrik komme for ham, forat han skulde høre de undertryktes rop.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.haciendo que el clamor del pobre llegase ante él, y que él oyera el clamor de los afligidos
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Hogy a szegény kiáltását hozzájok juttatja, és õ a nyomorultak kiáltását meghallja.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Ils ont fait monter à Dieu le cri du pauvre, Ils l`ont rendu attentif aux cris des malheureux.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.in so storili, da je k Njemu doletelo vpitje ubožcev, da je slišal trpinov krik.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.그들이 이와 같이 하여 가난한 자의 부르짖음이 그에게 상달케 하며 환난 받는 자의 부르짖음이 그에게 들리게 하느니라
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Mereka menyebabkan orang miskin berkeluh kesah tangisan mereka didengar Allah
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.pôsobiac to, že prichádza k nemu krik chudobného. A on počuje krik biednych.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.så de voldte, at ringe råbte til ham, og han måtte høre de armes Skrig.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.sì da far giungere fino a lui il grido dell'oppresso e fargli udire il lamento dei poveri

İlgili Sayfalar