düşkü ile cümle
düşkü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ve düşkün devletlerin tehlikeli olması tam da bu sebeptendir.Und deswegen sind gescheiterte Staaten so gefährlich.
Ve düşkün devletlerin tehlikeli olması tam da bu sebeptendir.Và đây là lý do vì sao một nhà nước sụp đổ lại nguy hiểm đến vậy.
Ve düşkün devletlerin tehlikeli olması tam da bu sebeptendir.Y es por esto mismo que los estados fallidos son tan peligrosos.
Ve düşkün devletlerin tehlikeli olması tam da bu sebeptendir.Και γι' αυτό ακριβώς τα κράτη που έχουν καταρρεύσει είναι τόσο επικίνδυνα.
Ve düşkün devletlerin tehlikeli olması tam da bu sebeptendir.Именно поэтому для нас всех так опасны государства-неудачники.
Ve gerçekten de ben hiç bir düşkünlerevinde çalışmadım, hiç ölüm döşeğinde olmadım.A pravdou je, že som nikdy nepracovala v hospici, nikdy som nebola na smrteľnej posteli.
Ve gerçekten de ben hiç bir düşkünlerevinde çalışmadım, hiç ölüm döşeğinde olmadım.C'est vrai, je n'ai jamais travaillé dans les soins palliatifs, je n'ai jamais été sur mon lit de mort.
Ve gerçekten de ben hiç bir düşkünlerevinde çalışmadım, hiç ölüm döşeğinde olmadım.Ed è vero, non ho mai lavorato in un ospizio, non sono mai stata sul letto di morte.
Ve gerçekten de ben hiç bir düşkünlerevinde çalışmadım, hiç ölüm döşeğinde olmadım.Het klopt dat ik nooit in een rusthuis heb gewerkt en nooit op mijn sterfbed heb gelegen.
Ve gerçekten de ben hiç bir düşkünlerevinde çalışmadım, hiç ölüm döşeğinde olmadım.Igaz, sosem dolgoztam hospice-ban. Sosem voltam a halálos ágyamon.
Ve gerçekten de ben hiç bir düşkünlerevinde çalışmadım, hiç ölüm döşeğinde olmadım.사실 저는 방문 간병인도 아니고,. 임종에 직면한 적도 없습니다.
Ve gerçekten de ben hiç bir düşkünlerevinde çalışmadım, hiç ölüm döşeğinde olmadım.Och det stämmer, jag har aldrig arbetat på ett hospis och jag har aldrig legat på min dödsbädd.
Ve gerçekten de ben hiç bir düşkünlerevinde çalışmadım, hiç ölüm döşeğinde olmadım.Og det er sandt, jeg har aldrig arbejdet på et hospice, jeg har aldrig ligget på mit dødsleje.
Ve gerçekten de ben hiç bir düşkünlerevinde çalışmadım, hiç ölüm döşeğinde olmadım.Przyznaję, nigdy nie pracowałam w hospicjum i nigdy nie byłam umierająca.
Ve gerçekten de ben hiç bir düşkünlerevinde çalışmadım, hiç ölüm döşeğinde olmadım.Şi este adevărat, nu am lucrat niciodată în azile, nu am fost niciodată pe patul de moarte.
Ve gerçekten de ben hiç bir düşkünlerevinde çalışmadım, hiç ölüm döşeğinde olmadım.Und ja, ich habe nie in einem Hospiz gearbeitet, ich lag noch nie auf dem Sterbebett.
Ve gerçekten de ben hiç bir düşkünlerevinde çalışmadım, hiç ölüm döşeğinde olmadım.Và đó là thật, tôi đã từng làm trong 1 nhà tế bần, tôi chưa bao giờ trải qua giây phút hấp hối.
Ve gerçekten de ben hiç bir düşkünlerevinde çalışmadım, hiç ölüm döşeğinde olmadım.Y es verdad, nunca he trabajado en un hospicio, nunca he estado a punto de morir.
Ve gerçekten de ben hiç bir düşkünlerevinde çalışmadım, hiç ölüm döşeğinde olmadım.Είναι αλήθεια, δεν έχω εργαστεί ποτέ σε γηροκομείο, δεν έχω υπάρξει σε νεκροκρέβατο.
Ve gerçekten de ben hiç bir düşkünlerevinde çalışmadım, hiç ölüm döşeğinde olmadım.Вярно е, че никога не съм работила в приют, никога не съм била на смъртно легло.
Ve gerçekten de ben hiç bir düşkünlerevinde çalışmadım, hiç ölüm döşeğinde olmadım.Я никогда не работала в хосписе, это правда. Я никогда не была при смерти.
Ve gerçekten de ben hiç bir düşkünlerevinde çalışmadım, hiç ölüm döşeğinde olmadım.וזה נכון, מעולם לא עבדתי בהוספיס, מעולם לא הייתי על ערש דווי.
Ve gerçekten de ben hiç bir düşkünlerevinde çalışmadım, hiç ölüm döşeğinde olmadım.وهذا صحيح، لم أعمل مطلقاً في دار المسنين ولم أكن مطلقاً على سرير الموت
Ve gerçekten de ben hiç bir düşkünlerevinde çalışmadım, hiç ölüm döşeğinde olmadım.自分自身 死に直面した こともありません でも最近死にたいと思いながら 3ヶ月ベッドで過ごしました
Yarbay Hughes aşırı düşkün bir baba, işgüzar ve sinir bozucu bir adam.El coronel Hughes es un buen padre, trabajador y también muy pesado.
Yarbay Hughes aşırı düşkün bir baba, işgüzar ve sinir bozucu bir adam.Everstiluutnantti Hughes on hössöttävä isä- -ärsyttävä äijä.
Yarbay Hughes aşırı düşkün bir baba, işgüzar ve sinir bozucu bir adam.Il colonnello Hughes è un padre ossessivo, un ficcanaso, ed è irritante averlo attorno.
Yarbay Hughes aşırı düşkün bir baba, işgüzar ve sinir bozucu bir adam.Oberst Hughes er en kærlig far - - og meget irriterende.
Yarbay Hughes aşırı düşkün bir baba, işgüzar ve sinir bozucu bir adam.O Coronel Hughes é um pai babado, um intrometido e muito irritante.
Yarbay Hughes aşırı düşkün bir baba, işgüzar ve sinir bozucu bir adam.Överste Hughes är en kärleksfull far- -men väldigt irriterande.
Yarbay Hughes aşırı düşkün bir baba, işgüzar ve sinir bozucu bir adam.Pułkownik Hughes jest zwariowanym ojcem, wścibskim facetem i ciężko z nim wytrzymać.
Yarbay Hughes aşırı düşkün bir baba, işgüzar ve sinir bozucu bir adam.Ο Χιουζ είναι χαζομπαμπάς, ανακατωσούρης, και ενοχλητικός.
Yarbay Hughes aşırı düşkün bir baba, işgüzar ve sinir bozucu bir adam.Хьюз - ослеплённый любовью отец, он суёт нос не в свои дела, и он страшный зануда.
Yine de doğanın bize rağmen düşkün doğa teklifler tüm ağıt, gözyaşları nedenle neşe.Bo choć lubi ofert natura nas wszystkich lament, jednak natury łzy rozumu wesołość.
Yine de doğanın bize rağmen düşkün doğa teklifler tüm ağıt, gözyaşları nedenle neşe.Denn obwohl fond Natur gebietet uns alle beklagen, doch die Natur die Tränen sind der Vernunft Fröhlichkeit.
Yine de doğanın bize rağmen düşkün doğa teklifler tüm ağıt, gözyaşları nedenle neşe.For selvom glad naturen byder os alle beklager, naturens tårer Men er fornuftens lystighed.
Yine de doğanın bize rağmen düşkün doğa teklifler tüm ağıt, gözyaşları nedenle neşe.Karena meskipun tawaran sifat suka kita semua ratapan, air mata Namun alam yang gembira alasan itu.
Yine de doğanın bize rağmen düşkün doğa teklifler tüm ağıt, gözyaşları nedenle neşe.우리가 좋아하지만 자연 입찰가 모두 애도 들어, 그러나 자연의 눈물이 이유의 흥겨운 있습니다.
Yine de doğanın bize rağmen düşkün doğa teklifler tüm ağıt, gözyaşları nedenle neşe.Mặc dù hồ sơ dự thầu bản chất thích tất cả chúng ta than thở, tự nhiên nước mắt là lý do của niềm vui.
Yine de doğanın bize rağmen düşkün doğa teklifler tüm ağıt, gözyaşları nedenle neşe.Mert bár szerette jellegű ajánlatot mindannyiunk panasza, mégis a természet könnyek oka a mulatság.
Yine de doğanın bize rağmen düşkün doğa teklifler tüm ağıt, gözyaşları nedenle neşe.Pois, embora os lances natureza fond todos nós lamento, Mas as lágrimas da natureza são merriment da razão.
Yine de doğanın bize rağmen düşkün doğa teklifler tüm ağıt, gözyaşları nedenle neşe.Pre hoci fond povahu ponuky nás nariekať, napriek tomu prírody slzy rozumu veselí.
Yine de doğanın bize rağmen düşkün doğa teklifler tüm ağıt, gözyaşları nedenle neşe.Pro ačkoli fond povahu nabídky nás naříkat, přesto přírody slzy rozumu veselí.
Yine de doğanın bize rağmen düşkün doğa teklifler tüm ağıt, gözyaşları nedenle neşe.Ty även förtjust naturen bjuder oss alla klaga, Men naturens tårar är förnuftets munterhet.
Yine de doğanın bize rağmen düşkün doğa teklifler tüm ağıt, gözyaşları nedenle neşe.Za čeprav rad naravo ponudbe nas vse naricati, vendar solze narave, so razlog za veselje.
Yine de doğanın bize rağmen düşkün doğa teklifler tüm ağıt, gözyaşları nedenle neşe.За въпреки че обичат природата ни оферти всички се оплакват, е все пак сълзи природа са причина за веселие.
Yine de doğanın bize rağmen düşkün doğa teklifler tüm ağıt, gözyaşları nedenle neşe.Ибо, хотя любит ставки природе всех нас плакать, Но слезы природы являются веселья разума.
Yine de doğanın bize rağmen düşkün doğa teklifler tüm ağıt, gözyaşları nedenle neşe.שכן אף על פי הצעות הטבע אוהב אותנו כל קינה, אבל דמעות של הטבע הם בעליצות סיבה.
Yine de doğanın bize rağmen düşkün doğa teklifler tüm ağıt, gözyaşları nedenle neşe.على الرغم من العطاءات لطبيعة مولعا رثاء لنا جميعا ، ولكن الدموع هي طبيعة العقل فرح.
Yine de doğanın bize rağmen düşkün doğa teklifler tüm ağıt, gözyaşları nedenle neşe.キャピュレット我々は祭りを定められたすべてのもの
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.Fattigfolk trenger de ut av veien; alle de saktmodige i landet må skjule sig.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.He työntävät tieltä köyhät, kaikkien maan kurjain täytyy piileskellä.
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.(71:13) Будет милосерд к нищему и убогому, и души убогих спасет;
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.avrà pietà del debole e del povero e salverà la vita dei suoi miseri
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.Compadece-se do pobre e do necessitado, e a vida dos necessitados ele salva.
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.Er wird gnädig sein den Geringen und Armen, und den Seelen der Armen wird er helfen.
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.Hän armahtaa vaivaista ja köyhää ja pelastaa köyhäin sielun.
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.Han skall vara mild mot den arme och fattige; de fattigas själar skall han frälsa.
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.Han skal spare den ringe og fattige, og frelse de fattiges sjeler.
Yoksula, düşküne acır, Düşkünlerin canını kurtarır.Hij zal zich ontfermen over ieder die klein en arm is, hen allen nabij zijn en bevrijden.