Şarap düşkünü, zorba olmamalı; uysal, kavgadan ve para sevgisinden uzak olmalı.غير مدمن الخمر ولا ضرّاب ولا طامع بالربح القبيح بل حليما غير مخاصم ولا محب للمال
Şarap düşkünü, zorba olmamalı; uysal, kavgadan ve para sevgisinden uzak olmalı.不 因 酒 滋 事 、 不 打 人 、 只 要 溫 和 、 不 爭 競 、 不 貪 財
Şarap düşkünü, zorba olmamalı; uysal, kavgadan ve para sevgisinden uzak olmalı.不因酒 滋事 、 不 打人 、 只要 溫和 、 不 爭競 、 不 貪財
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.Ca nişte cai bine hrăniţi, cari aleargă încoace şi încolo, fiecare nechează după nevasta aproapelui său.``
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.Chúng nó cũng như con ngựa mập chạy lung, mỗi một người theo sau vợ kẻ lân cận mình mà hí.
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.Chúng_nó cũng_như con ngựa mập chạy lung , mỗi_một người theo sau vợ kẻ lân_cận mình mà hí .
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.Como caballos de cría, excitados, cada cual relinchaba por la mujer de su prójimo
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.Como cavalos de lançamento bem nutridos, andavam rinchando cada um � mulher do seu próximo.
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.de blev fede, gejle Hingste, de vrinsker hver efter Næstens Hustru.
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.De likna välfödda, ystra hästar; de vrenskas var och en efter sin nästas hustru.
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.Ein jeglicher wiehert nach seines Nächsten Weib wie die vollen, müßigen Hengste.
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.He ovat hyvinruokittuja, äleitä oriita; he hirnuvat kukin lähimmäisensä vaimoa.
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.int a] hizlalt lovak, viczkándozókká lettek; kiki az õ felebarátjának feleségére nyerít.
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.Kakor napaseni konji so, ko vstanejo zjutraj; vsak rezgeta proti bližnjega svojega ženi.
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.그들은 살지고 두루 다니는 수말 같이 각기 이웃의 아내를 따라 부르짖는도다
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.Mereka seperti kuda jantan yang gemuk dan kuat nafsu berahinya; masing-masing menginginkan istri kawannya
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.Ráno vstávajíce, jsou jako koni vytylí; každý k ženě bližního svého řehce.
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.Rano wstawając są jako konie wytuczone, każdy z nich rży do żony bliźniego swego.
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.Som velnærte hester er de tidlig på ferde; de vrinsker, hver efter sin næstes hustru.
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.Sono come stalloni ben pasciuti e focosi; ciascuno nitrisce dietro la moglie del suo prossimo
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.Sú jako dobre chované kone skoro za rána; každý rehoce na ženu svojho blížneho.
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.Zij zijn wellustige mannen, die lonken naar de vrouw van hun naaste.
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.Ησαν ως οι κεχορτασμενοι ιπποι το πρωι εκαστος εχρεμετιζε κατοπιν της γυναικος του πλησιον αυτου.
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.Заран са като нахранени коне; Всеки цвили подир жената на ближния си.
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.Это откормленные кони: каждый из них ржет на жену другого.
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.סוסים מיזנים משכים היו איש אל אשת רעהו יצהלו׃
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.صاروا حصنا معلوفة سائبة. صهلوا كل واحد على امرأة صاحبه.
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.他 們 像 餧 飽 的 馬 、 到 處 亂 跑 、 各 向 他 鄰 舍 的 妻 發 嘶 聲
Şehvet düşkünü, besili aygırlar! Her biri komşusunun karısına kişniyor.他 們像 餧飽 的 馬 、 到處 亂跑 、 各向 他 鄰舍 的 妻發 嘶聲
Şehvet düşkünü komşuların Mısırlılarla fahişelik ettin. Fahişeliklerini artırmakla beni öfkelendirdin.Ai curvit cu Egiptenii, vecinii tăi, cu trupul plin de vlagă, şi ţi-ai înmulţit curviile, ca să Mă mînii.
Şehvet düşkünü komşuların Mısırlılarla fahişelik ettin. Fahişeliklerini artırmakla beni öfkelendirdin.Du bedrev otukt med egyptierna, dina grannar med det stora köttet, ja, mycken otukt till att förtörna mig.
Şehvet düşkünü komşuların Mısırlılarla fahişelik ettin. Fahişeliklerini artırmakla beni öfkelendirdin.Du bolede med Ægypterne, dine sværlemmede Naboer, og drev din Bolen vidt og krænkede mig.
Şehvet düşkünü komşuların Mısırlılarla fahişelik ettin. Fahişeliklerini artırmakla beni öfkelendirdin.Du drev hor med Egyptens sønner, dine kjøttfulle naboer, og du drev stadig hor, så du vakte min harme.
Şehvet düşkünü komşuların Mısırlılarla fahişelik ettin. Fahişeliklerini artırmakla beni öfkelendirdin.하체가 큰 네 이웃나라 애굽 사람과도 행음하되 심히 음란히 하여 내 노를 격동하였도다
Şehvet düşkünü komşuların Mısırlılarla fahişelik ettin. Fahişeliklerini artırmakla beni öfkelendirdin.Блудствувала си и с Египтяните, Едрите си съседи, И като си блудствувала, твърде много си Ме разгневила.
Şehvet düşkünü komşuların Mısırlılarla fahişelik ettin. Fahişeliklerini artırmakla beni öfkelendirdin.ותזני אל בני מצרים שכניך גדלי בשר ותרבי את תזנתך להכעיסני׃
Şehvet düşkünü komşuların Mısırlılarla fahişelik ettin. Fahişeliklerini artırmakla beni öfkelendirdin.وزنيت مع جيرانك بني مصر الغلاظ اللحم وزدت في زناك لاغاظتي
Şehvet düşkünü komşuların Mısırlılarla fahişelik ettin. Fahişeliklerini artırmakla beni öfkelendirdin.你 也 和 你 鄰 邦 放 縱 情 慾 的 埃 及 人 行 淫 、 加 增 你 的 淫 亂 、 惹 我 發 怒
Şehvet düşkünü komşuların Mısırlılarla fahişelik ettin. Fahişeliklerini artırmakla beni öfkelendirdin.你 也 和 你 鄰邦 放 縱情慾 的 埃及人 行淫 、 加增 你 的 淫亂 、 惹 我 發怒
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Apetența pentru dulce a evoluat spre a fi o preferință instinctivă pentru mâncare cu conținut mare de energie.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Édesszájúságunk egy kifejlesztett és ösztönös választása a sok energiát tartalmazó ételeknek.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Kesukaan kita akan makanan manis berkembang dari naluri kita yang gemar makanan kaya energi.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.단 것을 좋아하는 것은 진화한 것이고 고에너지 음식을 본능적으로 선호하게 된 것입니다.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.La nostra attrazione per i dolci è una preferenza evoluta e istintiva per i cibi ad alto contenuto energetico.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Makeanhimomme on kehittynyt vaistomaiseksi mieltymykseksi tehoenergiaan.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Naše chuť na sladké je vyvinutá a instinktivní preference pro jídla s vysokým obsahem energie.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Nasze upodobanie do słodyczy jest ewolucyjną i instynktowną preferencją pokarmów wysokoenergetycznych.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Notre goût pour les sucreries est une préférence évoluée et instinctuelle pour la nourriture riche en énergie.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Nuestra glotonería es una preferencia evolutiva e instintiva por la comida energética,
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.O nosso gosto pela doçura é um instinto que evoluímos para preferir alimentos altamente energéticos.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Sự ham thích đồ ngọt của chúng ta là sở thích những đồ ăn năng lượng cao do bản năng mà đã được tiến hóa.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Η ροπή μας προς το γλυκό είναι μια εξελιγμένη και ενστικτώδης προτίμηση για τροφή υψηλής ενέργειας.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Апетитът ни за сладко е еволюирало и инстинктивно предпочитание към храна с високо съдържание на енергия.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Наша пристрасть до солодкого є розвинутим та інстинктивним наданням переваги висококалорійній їжі.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.Наш вкус сладкого это развившееся интуитивное предпочтение высокоэнергетической пищи.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.משיכתנו למתוק היא העדפה יצרית מפותחת למזון עתיר-אנרגיה.
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.فشهيتنا للحلويات قد تطورت كخيار مفضل للطعام ذو الطاقة العالية
Tatlı düşkünlüğümüz evrimleşmiştir ve yüksek enerjili yiyecekler için yapılan içgüdüsel bir tercihtir.チョコレートケーキのためにデザインされたわけではありません
[üst üste bağrışmalar] Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.[grida che si sovrappongono] uomo:
[üst üste bağrışmalar] Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.[kakofonie van geschreeuw] man: