düşkü ile cümle

düşkü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.Hun havde en masse på et sted, hun holdt af, en 'hun elskede' em, som om de var børn - eller Robins.
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.Imela je veliko v mestu je bila pri srcu, "je ljubila 'em, kot da je bil otrok - ali Robins.
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.그녀가 좋아한다는 것 뿐이 장소에서 많이 있었는데 그들이 같은 '그녀가 사랑하는'그들은 아이 였어요 - 또는 울새.
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.Mala veľa na mieste, bola rada, "milovala" em ako by boli deti - alebo Robins.
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.Měla hodně na místě, byla ráda, "milovala" em jako by byly děti - nebo Robins.
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.Miała wiele w miejscu lubiła, "kochała" em jak oni było dzieci - lub rudziki.
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.Sie hatte eine Menge in einem Ort, den sie liebte, 'sie geliebt' em, wie sie waren Kinder - oder Rotkehlchen.
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.Volt egy csomó olyan helyen, ő szerette, a lány szerette őket, mintha lett gyerek - vagy Robins.
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.Ze had een partij in een plek waar ze was dol op, een 'zij hield' em alsof ze was kinderen - of roodborstjes.
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.Είχε πολλά σε ένα χώρο που ήταν λάτρης της, μια "αγάπησε" em σαν να ήταν παιδιά - ή Robins.
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.Тя имаше много място, тя обичаше, "Тя обичаше 'Em като те деца - или Робинс.
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.У нее было много в место, которое она любила, "она любила им, как они были детьми - или малиновки.
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.У неї було багато в місце, яке вона любила, "вона любила їм, як вони були дітьми - або малинівки.
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.היו לה הרבה במקום שהיא מחבבת, "היא אוהבת אותם כמו שהם היו ילדים - או אדומי.
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.كان لديها الكثير في مكان كانت مولعا ، وهو "احبت' م مثل ما كان الأطفال -- أو الحناء.
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.またはコマドリ。 私は"キス'日の間、彼女曲がりを見てきました。"彼は別の雑草をドラッグしてでscowled
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.(102:6) Господь творит правду и суд всем обиженным.
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.Činí, což spravedlivého jest, Hospodin, a soudy všechněm utištěným.
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.De HERE helpt allen die verdrukt worden; Hij laat het recht voor hen zegevieren.
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.Der HERR schafft Gerechtigkeit und Gericht allen, die Unrecht leiden.
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.Domnul face dreptate şi judecată tuturor celor asupriţi.
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.Ðức Giê-hô-va thi hành sự công bình Và sự ngay thẳng cho mọi người bị hà hiếp.
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.Ðức_Giê - hô-va thi_hành sự công_bình Và sự ngay_thẳng cho mọi người bị hà_hiếp .
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.Herra tekee vanhurskauden ja hankkii oikeuden kaikille sorretuille.
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.Herren gjør rettferd og rett mot alle undertrykte.
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.HERREN gör rättfärdighetens verk och skaffar rätt åt alla förtryckta.
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.HERREN øver Retfærdighed og Ret mod alle fortrykte.
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.Hospodin činí to, čo je spravedlivé, a súdy všetkým utláčaným.
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.Igazságot cselekszik az Úr, és ítéletet minden elnyomottal.
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.Il Signore agisce con giustizia e con diritto verso tutti gli oppressi
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.Jehovah es quien hace justicia y derecho a todos los que padecen violencia
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.Kar je pravično, dela GOSPOD in pravosodje vrši za vse zatirance.
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.여호와께서 의로운 일을 행하시며 압박 당하는 모든 자를 위하여 판단하시는도다
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.L`Éternel fait justice, Il fait droit à tous les opprimés.
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.O Senhor executa atos de justiça, e juízo a favor de todos os oprimidos.
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.Pan czyni, co sprawiedliwego jest, i sądy wszystkim uciśnionym.
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.TUHAN menjalankan hukum dan keadilan bagi semua orang yang tertindas
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.Ο Κυριος καμνει δικαιοσυνην και κρισιν εις παντας τους αδικουμενους.
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.Господ извършва правда и правосъдие. За всичките угнетявани.
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.עשה צדקות יהוה ומשפטים לכל עשוקים׃
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.الرب مجري العدل والقضاء لجميع المظلومين‎.
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.耶 和 華 施 行 公 義 、 為 一 切 受 屈 的 人 伸 冤
RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.耶和華 施行 公義 、 為一切 受屈 的 人 伸冤
Romalılar antik Yunan dönemi sanatına çok düşkünlermiş.Římané byli opravdu blázni do antické řecké kultury.
Romalılar antik Yunan dönemi sanatına çok düşkünlermiş.(Ж) В Помпеях, как и в Риме, все были просто без ума от древнегреческой культуры.
Romalılar antik Yunan dönemi sanatına çok düşkünlermiş.У Римі всі божеволіли від культури Стародавньої Греції.
Sadakatinden ötürü sevinip coşacağım, Çünkü düşkün halimi görüyor, Çektiğim sıkıntıları biliyorsun,Fă-mă să mă veselesc şi să mă bucur de îndurarea Ta, căci vezi ticăloşia mea, ştii neliniştea sufletului meu,
Sadakatinden ötürü sevinip coşacağım, Çünkü düşkün halimi görüyor, Çektiğim sıkıntıları biliyorsun,Gyûlölöm a hazug hiúságok híveit, és az Úrban bízom én.
Sadakatinden ötürü sevinip coşacağım, Çünkü düşkün halimi görüyor, Çektiğim sıkıntıları biliyorsun,Ik haat mensen die waarde hechten aan onbelangrijke en ijdele dingen. Zelf vertrouw ik alleen op de HERE.
Sadakatinden ötürü sevinip coşacağım, Çünkü düşkün halimi görüyor, Çektiğim sıkıntıları biliyorsun,Jag hatar dem som hålla sig till fåfängliga avgudar, men jag förtröstar på HERREN.
Sadakatinden ötürü sevinip coşacağım, Çünkü düşkün halimi görüyor, Çektiğim sıkıntıları biliyorsun,Jeg hater dem som akter på tomme avguder, men jeg, jeg setter min lit til Herren.
Sadakatinden ötürü sevinip coşacağım, Çünkü düşkün halimi görüyor, Çektiğim sıkıntıları biliyorsun,jeg vil juble og glæde mig over din Miskundhed; thi du har set min Nød, agtet på min Sjælekvide.
Sadakatinden ötürü sevinip coşacağım, Çünkü düşkün halimi görüyor, Çektiğim sıkıntıları biliyorsun,내가 주의 인자하심을 기뻐하며 즐거워할 것은 주께서 나의 곤란을 감찰하사 환난 중에 있는 내 영혼을 아셨고
Sadakatinden ötürü sevinip coşacağım, Çünkü düşkün halimi görüyor, Çektiğim sıkıntıları biliyorsun,Mam w nienawiści tych, którzy przestrzegają próżnych marności; bo ja w Panu nadzieję pokładam.
Sadakatinden ötürü sevinip coşacağım, Çünkü düşkün halimi görüyor, Çektiğim sıkıntıları biliyorsun,Me gozaré y alegraré en tu misericordia, porque has visto mi aflicción. Has conocido mi alma en las angustia
Sadakatinden ötürü sevinip coşacağım, Çünkü düşkün halimi görüyor, Çektiğim sıkıntıları biliyorsun,Minä vihaan niitä, jotka seuraavat turhia epäjumalia, mutta minä turvaan Herraan.
Sadakatinden ötürü sevinip coşacağım, Çünkü düşkün halimi görüyor, Çektiğim sıkıntıları biliyorsun,Nenávidím těch, kteříž následují pouhých marností, nebo já v Hospodinu naději skládám.
Sadakatinden ötürü sevinip coşacağım, Çünkü düşkün halimi görüyor, Çektiğim sıkıntıları biliyorsun,Nenávidím tých, ktorí pozorujú na ničomnú márnosť; ale ja sa nadejem na Hospodina.
Sadakatinden ötürü sevinip coşacağım, Çünkü düşkün halimi görüyor, Çektiğim sıkıntıları biliyorsun,Radoval se bom in veselil usmiljenja tvojega, ker si se ozrl na siromaštvo moje, spoznal duše moje stiske;
Sadakatinden ötürü sevinip coşacağım, Çünkü düşkün halimi görüyor, Çektiğim sıkıntıları biliyorsun,Tu detesti chi serve idoli falsi, ma io ho fede nel Signore

İlgili Sayfalar