düşkü ile cümle

düşkü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
O gurur hem de sanki o tombul küçük kızıl waistcoated kuş baktı ve ona düşkün.Той погледна към закръглен малко алено-waistcoated птица, ако той и двамата горди и любители на него.
O gurur hem de sanki o tombul küçük kızıl waistcoated kuş baktı ve ona düşkün.הוא הסתכל על הציפור שמנמן ארגמן waistcoated קצת כאילו הן גאה ואהב אותו.
O gurur hem de sanki o tombul küçük kızıl waistcoated kuş baktı ve ona düşkün.وقال انه يتطلع في الطيور قرمزي waistcoated طبطب قليلا كما لو كان كل من فخور ويحلو له.
O gurur hem de sanki o tombul küçük kızıl waistcoated kuş baktı ve ona düşkün.と彼の好き。 "He'sa 1つをうぬぼれ"と彼は笑った。
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.(38)За да отсъдиш за сирачето и угнетения, Тъй щото човекът, който е от земята, да не застрашава вече.
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.(9:39) чтобы дать суд сироте и угнетенному, да не устрашает более человек на земле.
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.aby si súdil sirotu a potlačeného, aby viac nestrašil smrteľný človek zo zeme.
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.Abyś sąd uczynił sierocie i chudzinie, aby go więcej nie trapił człowiek śmiertelny na ziemi.
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.Abys soud činil sirotku a ssouženému, tak aby jich nessužoval více člověk bídný a zemský.
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.Anak yatim dan orang tertindas Kaubela perkaranya, supaya tak ada orang yang menakutkan mereka
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.auttaaksesi orvon ja sorretun oikeuteensa, ettei ihminen, joka maasta on, enää saisi kauhua aikaan.
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.ca să faci dreptate orfanului şi celui asuprit, şi ca să nu mai însufle groaza omul cel luat din pămînt.
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.da maščuje siroto in stiskanega, da ju ne straši več človek, ki je iz zemlje.
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.daß du Recht schaffest dem Waisen und Armen, daß der Mensch nicht mehr trotze auf Erden.
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.for at skaffe fortrykte og faderløse Ret. Ikke skal dødelige mer øve Vold.
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.för att skaffa den faderlöse och förtryckte rätt, så att människor, komna av jord, ej längre vålla skräck.
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.Hogy ítéletet tégy az árvának és nyomorodottnak, hogy többé már ne rettentsen a földbõl való ember.
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.고아와 압박당하는 자를 위하여 심판하사 세상에 속한 자로 다시는 위협지 못하게 하시리이다
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.para fazeres justiça ao órfão e ao oprimido, a fim de que o homem, que é da terra, não mais inspire terror.
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.para juzgar al huérfano y al oprimido, a fin de que el hombre de la tierra no vuelva más a hacer violencia
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.Pour rendre justice à l`orphelin et à l`opprimé, Afin que l`homme tiré de la terre cesse d`inspirer l`effroi.
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.Tornino gli empi negli inferi, tutti i popoli che dimenticano Dio
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.δια να κρινης τον ορφανον και τον τεταπεινωμενον, ωστε ο ανθρωπος ο γηινος να μη καταδυναστευη πλεον.
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.לשפט יתום ודך בל יוסיף עוד לערץ אנוש מן הארץ׃
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.لحق اليتيم والمنسحق لكي لا يعود ايضا يرعبهم انسان من الارض
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.為 要 給 孤 兒 和 受 欺 壓 的 人 伸 冤 、 使 強 橫 的 人 不 再 威 嚇 他 們
Öksüze, düşküne hakkını vermek için, Bir daha dehşet saçmasın ölümlü insan.為要 給孤兒 和 受 欺壓 的 人 伸冤 、 使 強橫 的 人 不再 威嚇 他 們
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.Aceia smulg pe orfan dela ţîţă, iau zălog tot ce are săracul.
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.Äidin rinnoilta riistetään orpo, ja kurjalta otetaan pantti.
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.Có người cướp kẻ mồ côi cha còn bú; Bắt thế chưng áo trên mình kẻ nghèo;
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.Có người cướp kẻ mồ_côi cha còn bú ; Bắt thế chưng áo trên mình kẻ nghèo ;
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.Den faderlöse slites från sin moders bröst, och den betryckte drabbas av utpantning.
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.Den farløse rives bort fra mors bryst, og armingens klær blir tatt som pant.
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.Elszakítják az emlõtõl az árvát, és a szegényen levõt zálogba viszik.
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.Há os que arrancam do peito o órfão, e tomam o penhor do pobre;
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.Hay quienes arrancan del pecho a los huérfanos, y toman en prenda al bebé de los pobres
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.어떤 사람은 고아를 어미 품에서 빼앗으며 가난한 자의 옷을 볼 모 잡으므로
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.Loupí sirotky, kteříž jsou při prsích, a od chudého základ berou.
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.Man reißt das Kind von den Brüsten und macht's zum Waisen und macht die Leute arm mit Pfänden.
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.- Man river den faderløse fra Brystet, tager den armes Barn som Borgen.
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.Olupujú sirotu o prsia, a to, čo je na biednom, berú do zálohu,
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.On arrache l`orphelin à la mamelle, On prend des gages sur le pauvre.
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.Orang jahat memperbudak anak yang tak beribu bapa, dan mengambil bayi orang miskin yang berhutang kepadanya
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.Porywają sierotkę od piersi, a od ubogiego biorą zastaw.
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.Rapiscono con violenza l'orfano e prendono in pegno ciò che copre il povero
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.Siroto od prsi trgajo krivičniki, in kar ima na sebi ubožec, jemljejo v zastavo. –
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.Εκεινοι αρπαζουσι τον ορφανον απο του μαστου, και λαμβανουσιν ενεχυρον παρα του πτωχου
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.Други грабват сирачето от съседите, И вземат залог от сиромаха.
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.отторгают от сосцов сироту и с нищего берут залог;
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.יגזלו משד יתום ועל עני יחבלו׃
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.يخطفون اليتيم عن الثدي ومن المساكين يرتهنون.
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.又 有 人 從 母 懷 中 搶 奪 孤 兒 、 強 取 窮 人 的 衣 服 為 當 頭
Öksüz memeden uzaklaştırılıyor, Düşkünün bebeği rehin alınıyor.又 有 人 從母懷 中 搶奪 孤兒 、 強取窮人 的 衣服 為當頭
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.Aveva un sacco in un luogo che amava, un 'amava' em come se fosse bambini - o pettirossi.
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.Cô đã có rất nhiều ở một nơi cô thích, một "bà yêu" em như trẻ em hoặc mi.
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.Ea a avut o mulţime într-un loc ea a fost pasionat de, o "ea a iubit-le cum au fost copii - sau Robins.
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.Ela tinha muito em um lugar que ela gostava de, um 'amava' em como eles eram crianças - ou tordos.
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.Ella tenía mucho en un lugar que ella le gustaba, un 'amaba' em como si fueran niños - o petirrojos.
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.Hänellä oli paljon paikassa hän oli ihastunut, "hän rakasti 'em kuin ne oli lapsia - tai Robins.
O o düşkün bir yerde bir sürü vardı, em gibi 'diye sevdi' çocuklar robins.Hon hade en hel del på en plats hon var förtjust i, en "hon älskade dem som om de var barn - eller rödhake.

İlgili Sayfalar