düşkü ile cümle
düşkü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Also geht es allen, die nach Gewinn geizen, daß ihr Geiz ihnen das Leben nimmt.
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Ðó là đường của những kẻ tham lợi bất nghĩa; Lợi như thể đoạt lấy mạng sống của kẻ được nó.
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Ðó là đường của những kẻ tham lợi bất_nghĩa ; Lợi như_thể đoạt lấy mạng sống của kẻ được nó .
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Ilyen az útja minden kapzsi embernek: gazdájának életét veszi el.
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.무릇 이를 탐하는 자의 길은 다 이러하여 자기의 생명을 잃게 하느니라
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Memang, orang yang mencari nafkah dengan memakai kekerasan akan membayarnya dengan nyawanya sendiri
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Näin käy jokaiselle väärän voiton pyytäjälle: se ottaa haltijaltaan hengen.
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Så går det enhver, der attrår Rov, det tager sin Herres Liv.
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Så går det envar som söker orätt vinning: sin egen herre berövar den livet.
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Så går det hver den som søker urettferdig vinning; den tar livet av sine egne herrer.
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Tais são as veredas de todo aquele que se entrega � cobiça; ela tira a vida dos que a possuem.
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Take so steze njih, ki iščejo krivičnega dobička: jemlje dušo njim, ki si ga lasté.
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Také sú cesty každého, kto dychtí po zisku; zisk odníma dušu svojho pána.
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Takieć są ścieszki każdego czyhającego na zysk, który duszę pana swego odbiera.
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Takovéť jsou cesty každého dychtícího po zisku, duši pána svého uchvacuje.
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Tale è la fine di chi si dà alla rapina; la cupidigia toglie di mezzo colui che ne è dominato
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Tales son las sendas de todo el que es dado a la codicia, la cual quita la vida a los que la poseen
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Want wie zich zo tracht te verrijken, gaat aan die gewelddadige hebzucht ten onder.
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Τοιαυται ειναι αι οδοι παντος πλεονεκτου η πλεονεξια αφαιρει την ζωην των κυριευομενων υπ' αυτης.
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Такива са пътищата на всеки сребролюбец: Сребролюбието отнема живота на завладените от него.
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Таковы пути всякого, кто алчет чужого добра: оно отнимает жизнь у завладевшего им.
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.כן ארחות כל בצע בצע את נפש בעליו יקח׃
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.هكذا طرق كل مولع بكسب. يأخذ نفس مقتنيه
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.凡 貪 戀 財 利 的 、 所 行 之 路 、 都 是 如 此 . 這 貪 戀 之 心 、 乃 奪 去 得 財 者 之 命
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.凡 貪戀財 利 的 、 所 行 之路 、 都是 如此 . 這貪戀 之 心 、 乃奪 去 得 財者 之 命
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Alla var alltför panik att tänka på en liten flicka ingen var förtjust i.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Alle var for panikslagen til at tænke på en lille pige Ingen holdt af.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Iedereen was ook in paniek te denken van een klein meisje was niemand dol op.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Jeder war zu-stricken Panik von einem kleinen Mädchen niemand gern glauben.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Kaikki olivat liian paniikissa ajatella pikkutyttö kukaan ollut ihastunut.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Každý, kdo byl příliš vyděšený, aby si malé holčičky nikdo rád.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Každý, kto bol príliš vystrašený, aby si malé dievčatká nikto rád.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.모든 사람은 아무도 좋아한다 없었다 어린 소녀의 생각 공황에 휩쓸린되었습니다.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Mindenki túl megrémült, hogy úgy gondolja, egy kislány senki sem szerette.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Mọi người đều quá hoảng sợ để suy nghĩ của một cô gái không ai thích.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Semua orang terlalu panik memikirkan seorang gadis kecil tidak ada yang menyukai.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Toată lumea a fost prea cuprinşi de panică să se gândească la o fetiţă nimeni nu a fost pasionat de.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Todo el mundo estaba demasiado aterrada para pensar en una niña nadie le gustaba.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Todo mundo estava muito em pânico a pensar de uma menina que ninguém gostava de.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Tout le monde était trop pris de panique à penser à une petite fille n'a été friands.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Tutti erano troppo in preda al panico a pensare a una bambina non si era affezionato.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Vsakdo je bil preveč panike prizadela, da razmišljajo o deklica nihče ni bil všeč.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Wszyscy też w panikę na myśl o małej dziewczynce nikt nie lubił.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Όλοι ήταν πολύ πανικόβλητοι να σκεφτώ ένα μικρό κορίτσι κανείς δεν ήταν λάτρης της.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Все были слишком панически думать о девочке никто не любил.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Всички бяха твърде панически да се мисли на едно малко момиче, никой не обичаше.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Всі були дуже панічно думати про дівчинку ніхто не любив.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.כולם היו יותר מדי בהלה לחשוב על ילדה קטנה שאף אחד לא אהב.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.أيضا كان الجميع بالرعب التفكير في فتاة صغيرة لا أحد كان مولعا.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.人々はコレラを持っていたとき、それは彼らが何も自分を覚えていないように思われた。
Hey! Lee Tae Ik, Hallyu stari, ailesine cok duskun, o boyle bir saka yapmaz.Lee Tae Ik, la star de la Hallyu, pense trop à sa famille, il ne jouerait pas un tour pareil.
Hey! Lee Tae Ik, Hallyu stari, ailesine cok duskun, o boyle bir saka yapmaz.Эй, Ли Тае Ик, никогда бы не стал разыгрывать членов семьи..
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", j'ai dit, car je suis friand de l'homme, et comme pour lui faire un bon tour quand je peux,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", am spus, pentru că eu sunt atasat de om, şi ca să-i fac un bine atunci când pot,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", dissi, perché io voglio bene dell'uomo, e come fare di lui un buon turno quando posso,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves," kataku, karena aku menyukai orang itu, dan suka melakukan dia giliran yang baik ketika saya bisa,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves는"나는 말했다, 나는 그 사람을 사랑하고있어, 그에게 좋은 차례를 할 정도면 할 수있어,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves," mondtam, mert tetszik a férfi, és szeretnék csinálni neki jót, ha tudok,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves," povedal som, lebo som rada mužov, a rád si ho zase dobre, keď môžem,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves" powiedziałem, bo ja przepadam za tego człowieka, i jak zrobić go dobrze kolei kiedy tylko mogę,