Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Takovéť jsou cesty každého dychtícího po zisku, duši pána svého uchvacuje.
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Tale è la fine di chi si dà alla rapina; la cupidigia toglie di mezzo colui che ne è dominato
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Tales son las sendas de todo el que es dado a la codicia, la cual quita la vida a los que la poseen
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Want wie zich zo tracht te verrijken, gaat aan die gewelddadige hebzucht ten onder.
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Τοιαυται ειναι αι οδοι παντος πλεονεκτου η πλεονεξια αφαιρει την ζωην των κυριευομενων υπ' αυτης.
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Такива са пътищата на всеки сребролюбец: Сребролюбието отнема живота на завладените от него.
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.Таковы пути всякого, кто алчет чужого добра: оно отнимает жизнь у завладевшего им.
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.כן ארחות כל בצע בצע את נפש בעליו יקח׃
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.هكذا طرق كل مولع بكسب. يأخذ نفس مقتنيه
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.凡 貪 戀 財 利 的 、 所 行 之 路 、 都 是 如 此 . 這 貪 戀 之 心 、 乃 奪 去 得 財 者 之 命
Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.凡 貪戀財 利 的 、 所 行 之路 、 都是 如此 . 這貪戀 之 心 、 乃奪 去 得 財者 之 命
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Alla var alltför panik att tänka på en liten flicka ingen var förtjust i.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Alle var for panikslagen til at tænke på en lille pige Ingen holdt af.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Iedereen was ook in paniek te denken van een klein meisje was niemand dol op.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Jeder war zu-stricken Panik von einem kleinen Mädchen niemand gern glauben.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Kaikki olivat liian paniikissa ajatella pikkutyttö kukaan ollut ihastunut.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Každý, kdo byl příliš vyděšený, aby si malé holčičky nikdo rád.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Každý, kto bol príliš vystrašený, aby si malé dievčatká nikto rád.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.모든 사람은 아무도 좋아한다 없었다 어린 소녀의 생각 공황에 휩쓸린되었습니다.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Mindenki túl megrémült, hogy úgy gondolja, egy kislány senki sem szerette.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Mọi người đều quá hoảng sợ để suy nghĩ của một cô gái không ai thích.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Semua orang terlalu panik memikirkan seorang gadis kecil tidak ada yang menyukai.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Toată lumea a fost prea cuprinşi de panică să se gândească la o fetiţă nimeni nu a fost pasionat de.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Todo el mundo estaba demasiado aterrada para pensar en una niña nadie le gustaba.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Todo mundo estava muito em pânico a pensar de uma menina que ninguém gostava de.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Tout le monde était trop pris de panique à penser à une petite fille n'a été friands.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Tutti erano troppo in preda al panico a pensare a una bambina non si era affezionato.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Vsakdo je bil preveč panike prizadela, da razmišljajo o deklica nihče ni bil všeč.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Wszyscy też w panikę na myśl o małej dziewczynce nikt nie lubił.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Όλοι ήταν πολύ πανικόβλητοι να σκεφτώ ένα μικρό κορίτσι κανείς δεν ήταν λάτρης της.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Все были слишком панически думать о девочке никто не любил.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Всички бяха твърде панически да се мисли на едно малко момиче, никой не обичаше.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.Всі були дуже панічно думати про дівчинку ніхто не любив.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.כולם היו יותר מדי בהלה לחשוב על ילדה קטנה שאף אחד לא אהב.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.أيضا كان الجميع بالرعب التفكير في فتاة صغيرة لا أحد كان مولعا.
Herkes çok düşkün kimse küçük bir kız düşünün paniğe kapılmış oldu.人々はコレラを持っていたとき、それは彼らが何も自分を覚えていないように思われた。
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", j'ai dit, car je suis friand de l'homme, et comme pour lui faire un bon tour quand je peux,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", am spus, pentru că eu sunt atasat de om, şi ca să-i fac un bine atunci când pot,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", dissi, perché io voglio bene dell'uomo, e come fare di lui un buon turno quando posso,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves," kataku, karena aku menyukai orang itu, dan suka melakukan dia giliran yang baik ketika saya bisa,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves는"나는 말했다, 나는 그 사람을 사랑하고있어, 그에게 좋은 차례를 할 정도면 할 수있어,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves," mondtam, mert tetszik a férfi, és szeretnék csinálni neki jót, ha tudok,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves," povedal som, lebo som rada mužov, a rád si ho zase dobre, keď môžem,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves" powiedziałem, bo ja przepadam za tego człowieka, i jak zrobić go dobrze kolei kiedy tylko mogę,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves," řekl jsem, neboť jsem ráda muže, a rád si ho zase dobře, když mohu,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves," sagde jeg, for jeg er glad for manden, og kan lide at gøre ham en god tur, når jeg kan,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", sagte ich, denn ich bin der Mann liebt, und wie zu tun ihm einen Gefallen, wenn ich kann,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", sa jag, för jag är förtjust i mannen, och gillar att göra honom en bra sväng när jag kan,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", sanoin, sillä minä olen ihastunut mies, ja haluan tehdä hänelle hyvän käänteen, kun voin,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves," sem rekel, za sem rad človeka, in radi naredili dober mu pa, ko sem lahko,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", tôi nói, tôi thích người đàn ông, và muốn làm cho anh ta một biến tốt khi tôi có thể,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves," zei ik, want ik ben dol op de man, en willen doen hem een goede beurt als ik kan,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", είπα, γιατί είμαι λάτρης του ανθρώπου, και ήθελα να κάνω αυτόν μια καλή σειρά του, όταν μπορώ,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", казах аз, защото аз съм любители на човека, и искал да го направи добра завой, когато мога,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", я вже говорив, я люблю людину, і як зробити йому добру службу, коли я можу,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", я уже говорил, я люблю человека, и как сделать ему хорошую службу, когда я могу,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"جيفيس" ، قلت ، لأنني ابن مولعا للرجل ، وتريد أن تفعل له بدوره جيدا عندما أستطيع ،
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"あなたができるようにする場合お金のビットは、Wonderchild上で何かを持っている
Kadınlar itibarlarına düşkündür. Biz birden birbirimize Agda ve Isak demeye başlarsak insanlar ne düşünür?Nainen on tarkka maineestaan - ja mitä ihmiset sanoisivat, jos alkaisimme yhtäkkiä sinutella?
Kadınlar itibarlarına düşkündür.Eine Frau muss an ihren guten Ruf denken.