düşkü ile cümle

düşkü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves," řekl jsem, neboť jsem ráda muže, a rád si ho zase dobře, když mohu,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves," sagde jeg, for jeg er glad for manden, og kan lide at gøre ham en god tur, når jeg kan,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", sagte ich, denn ich bin der Mann liebt, und wie zu tun ihm einen Gefallen, wenn ich kann,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", sa jag, för jag är förtjust i mannen, och gillar att göra honom en bra sväng när jag kan,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", sanoin, sillä minä olen ihastunut mies, ja haluan tehdä hänelle hyvän käänteen, kun voin,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves," sem rekel, za sem rad človeka, in radi naredili dober mu pa, ko sem lahko,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", tôi nói, tôi thích người đàn ông, và muốn làm cho anh ta một biến tốt khi tôi có thể,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves," zei ik, want ik ben dol op de man, en willen doen hem een goede beurt als ik kan,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", είπα, γιατί είμαι λάτρης του ανθρώπου, και ήθελα να κάνω αυτόν μια καλή σειρά του, όταν μπορώ,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", казах аз, защото аз съм любители на човека, и искал да го направи добра завой, когато мога,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", я вже говорив, я люблю людину, і як зробити йому добру службу, коли я можу,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"Jeeves", я уже говорил, я люблю человека, и как сделать ему хорошую службу, когда я могу,
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"جيفيس" ، قلت ، لأنني ابن مولعا للرجل ، وتريد أن تفعل له بدوره جيدا عندما أستطيع ،
"Jeeves," dedim, ben adamın düşkün değilim, ve ona iyi bir dönüş yapmak istiyorum, ne zaman"あなたができるようにする場合お金のビットは、Wonderchild上で何かを持っている
Kadınlar itibarlarına düşkündür. Biz birden birbirimize Agda ve Isak demeye başlarsak insanlar ne düşünür?Nainen on tarkka maineestaan - ja mitä ihmiset sanoisivat, jos alkaisimme yhtäkkiä sinutella?
Kadınlar itibarlarına düşkündür.Eine Frau muss an ihren guten Ruf denken.
Kadınlar itibarlarına düşkündür.Eine Frau muss an ihren guten Ruf denken.
Kadınlar itibarlarına düşkündür.En kvinna är angelägen om sitt rykte.
Kadınlar itibarlarına düşkündür.O femeie þine la reputaþia ei.
Kadınlar itibarlarına düşkündür.Una mujer siempre debe vigilar su reputación.
Kadınlar itibarlarına düşkündür.Une femme doit veiller à sa réputation.
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.Cel lacom de cîştig îşi turbură casa, dar cel ce urăşte mita va trăi. -
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.Celui qui est avide de gain trouble sa maison, Mais celui qui hait les présents vivra.
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.Den øder sit Hus, hvem Vinding er alt; men leve skal den, der hader Gave.
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.Den som jager efter vinning, setter sitt hus i ulag, men den som hater gaver, [de. bestikkelse] skal leve.
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.Den som söker orätt vinning drager olycka över sitt hus, men den som hatar mutor, han får leva.
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.Der Geizige verstört sein eigen Haus; wer aber Geschenke haßt, der wird leben.
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.Een oneerlijk mens brengt onrust in zijn eigen huis, maar wie smeergeld haat, zal leven.
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.El que tiene ganancias injustas perturba su casa, pero el que aborrece el soborno vivirá
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.Kdož dychtí po lakomství, kormoutí dům svůj; ale kdož nenávidí darů, živ bude.
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.이를 탐하는 자는 자기 집을 해롭게 하나 뇌물을 싫어하는 자는 사느니라
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.Kto chciwie naśladuje łakomstwa, zamięszanie czyni w domu swoim; ale kto ma w nienawiści dary, będzie żył.
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.Lakomec, ktorý dychtí po zisku, trápi svoj dom; ale ten, kto nenávidí darov, bude žiť.
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.Megháborítja az õ házát, a ki követi a telhetetlenséget; a ki pedig gyûlöli az ajándékokat, él az.
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.Nesrečno dela hišo svojo, kdor se žene za dobičkom, kdor pa sovraži darila, bo živel.
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.Người tham lợi làm rối loạn nhà mình; Còn ai ghét của hối lộ sẽ được sống.
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.Người tham lợi làm rối_loạn nhà mình ; Còn ai ghét của hối_lộ sẽ được sống .
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.O que se dá � cobiça perturba a sua própria casa; mas o que aborrece a peita viverá.
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.Sconvolge la sua casa chi è avido di guadagni disonesti; ma chi detesta i regali vivrà
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.Väärän voiton pyytäjä hävittää huoneensa, mutta joka lahjuksia vihaa, saa elää.
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.Ο δωροληπτης ταραττει τον οικον αυτου αλλ' οστις μισει τα δωρα θελει ζησει.
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.Користолюбивият смущава своя си дом, А който мрази даровете ще живее.
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.Корыстолюбивый расстроит дом свой, а ненавидящий подарки будет жить.
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.עכר ביתו בוצע בצע ושונא מתנת יחיה׃
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.المولع بالكسب يكدر بيته. والكاره الهدايا يعيش.
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.貪 戀 財 利 的 、 擾 害 己 家 . 恨 惡 賄 賂 的 、 必 得 存 活
Kazanca düşkün kişi kendi evine sıkıntı verir, Rüşvetten nefret edense rahat yaşar.貪戀財 利 的 、 擾害己 家 . 恨惡賄 賂的 、 必得 存活
Keşiş Sen düşkün çılgın adam, bana biraz konuşmasını dinlemek -Anh em Ngài thích người đàn ông điên, nghe tôi nói chuyện một chút,
Keşiş Sen düşkün çılgın adam, bana biraz konuşmasını dinlemek -Brat Ty lubi szaleńca, słyszysz mnie trochę po, -
Keşiş Sen düşkün çılgın adam, bana biraz konuşmasını dinlemek -CAPUCIN Tu l'homme aime fou, entendez-moi parler un peu, -
Keşiş Sen düşkün çılgın adam, bana biraz konuşmasını dinlemek -FRADE homem gosta Estás louca, ouvir-me falar um pouco, -
Keşiş Sen düşkün çılgın adam, bana biraz konuşmasını dinlemek -FRATE Tu uomo appassionato pazzo, mi senti parlare un po ', -
Keşiş Sen düşkün çılgın adam, bana biraz konuşmasını dinlemek -Friar Du glad gal mand, hør mig tale lidt, -
Keşiş Sen düşkün çılgın adam, bana biraz konuşmasını dinlemek -Friar Engkau menyukai orang gila, mendengar saya berbicara sedikit, -
Keşiş Sen düşkün çılgın adam, bana biraz konuşmasını dinlemek -Friar Gij gek gek man, hoor mij praten een beetje, -
Keşiş Sen düşkün çılgın adam, bana biraz konuşmasını dinlemek -Friar Εσύ αρέσει τρελός άνθρωπος, με ακούσετε να μιλούν λίγο, -
Keşiş Sen düşkün çılgın adam, bana biraz konuşmasını dinlemek -HERMANO Tú loco aficionado, me escuchan hablar un poco, -
Keşiş Sen düşkün çılgın adam, bana biraz konuşmasını dinlemek -KAPUCINUS Te fond dühös ember, hall engem beszélni egy kicsit, -
Keşiş Sen düşkün çılgın adam, bana biraz konuşmasını dinlemek -수사 너는 좋아 미친 사람은, 내가 조금 말을 듣고 -
Keşiş Sen düşkün çılgın adam, bana biraz konuşmasını dinlemek -MÖNCH Du fond mad Mann, hört mich sprechen ein wenig, -

İlgili Sayfalar