düşkü ile cümle

düşkü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dikkat et, kötülüğe dönme, Çünkü sen onu düşkünlüğe yeğledin.Hüte dich und kehre dich nicht zum Unrecht, wie du denn vor Elend angefangen hast.
Dikkat et, kötülüğe dönme, Çünkü sen onu düşkünlüğe yeğledin.Khá giữ lấy mình , chớ xây về tội_ác ; Vì ấy_là điều ông ưa chọn hơn sự hoạn_nạn .
Dikkat et, kötülüğe dönme, Çünkü sen onu düşkünlüğe yeğledin.Khá giữ lấy mình, chớ xây về tội ác; Vì ấy là điều ông ưa chọn hơn sự hoạn nạn.
Dikkat et, kötülüğe dönme, Çünkü sen onu düşkünlüğe yeğledin.삼가 악으로 치우치지 말라 네가 환난보다 이것을 택하였느니라
Dikkat et, kötülüğe dönme, Çünkü sen onu düşkünlüğe yeğledin.Strzeż, abyś się nie oglądał na nieprawość, obierając ją sobie nad utrapienia.
Dikkat et, kötülüğe dönme, Çünkü sen onu düşkünlüğe yeğledin.Tag dig till vara, så att du ej vänder dig till vad fördärvligt är; sådant behagar dig ju mer än att lida.
Dikkat et, kötülüğe dönme, Çünkü sen onu düşkünlüğe yeğledin.var dig og vend dig ikke til Uret, så du foretrækker ondt for at lide.
Dikkat et, kötülüğe dönme, Çünkü sen onu düşkünlüğe yeğledin.Varo, ettet käänny vääryyteen, sillä se on sinulle mieluisampi kuin kärsimys.
Dikkat et, kötülüğe dönme, Çünkü sen onu düşkünlüğe yeğledin.Varuj se, ne obračaj se h krivici, kajti njo rajši voliš nego trpljenje.
Dikkat et, kötülüğe dönme, Çünkü sen onu düşkünlüğe yeğledin.Vigyázz! ne pártolj a bûnhöz, noha azt a nyomorúságnál jobban szereted.
Dikkat et, kötülüğe dönme, Çünkü sen onu düşkünlüğe yeğledin.Vokt dig, vend dig ikke til synd! For det har du mere lyst til enn til å lide.
Dikkat et, kötülüğe dönme, Çünkü sen onu düşkünlüğe yeğledin.Waspadalah, jangan berpaling kepada kedurhakaan. Deritamu dimaksudkan agar kautinggalkan kejahatan
Dikkat et, kötülüğe dönme, Çünkü sen onu düşkünlüğe yeğledin.Προσεχε, μη στραφης προς την ανομιαν διοτι συ προεκρινας τουτο μαλλον παρα την θλιψιν.
Dikkat et, kötülüğe dönme, Çünkü sen onu düşkünlüğe yeğledin.Берегись, не склоняйся к нечестию, которое ты предпочел страданию.
Dikkat et, kötülüğe dönme, Çünkü sen onu düşkünlüğe yeğledin.Внимавай! Не пожелавай беззаконието; Защото ти си предпочел това повече от наскърблението.
Dikkat et, kötülüğe dönme, Çünkü sen onu düşkünlüğe yeğledin.השמר אל תפן אל און כי על זה בחרת מעני׃
Dikkat et, kötülüğe dönme, Çünkü sen onu düşkünlüğe yeğledin.احذر. لا تلتفت الى الاثم لانك اخترت هذا على الذل
Dikkat et, kötülüğe dönme, Çünkü sen onu düşkünlüğe yeğledin.你 要 謹 慎 、 不 可 重 看 罪 孽 、 因 你 選 擇 罪 孽 、 過 於 選 擇 苦 難
Dikkat et, kötülüğe dönme, Çünkü sen onu düşkünlüğe yeğledin.你 要 謹慎 、 不 可 重 看 罪孽 、 因 你 選擇 罪孽 、 過於 選擇 苦難
Dine düşkün bir insan değilim, o yüzden ayinlere gitmedim.Dan saya bukan orang religius, jadi saya tidak pergi ke misa.
Dine düşkün bir insan değilim, o yüzden ayinlere gitmedim.En ole uskonnollinen ihminen, enkä osallistunut jumalanpalveluksiin.
Dine düşkün bir insan değilim, o yüzden ayinlere gitmedim.Et je ne suis pas religieux, donc je ne suis pas allé aux offices.
Dine düşkün bir insan değilim, o yüzden ayinlere gitmedim.Ik ben niet religieus, dus ging ik niet naar de diensten.
Dine düşkün bir insan değilim, o yüzden ayinlere gitmedim.Jag är ingen religiös person så jag gick inte till gudstjänsterna.
Dine düşkün bir insan değilim, o yüzden ayinlere gitmedim.저는 종교적인 사람이 아니라서 예배를 가지는 않았습니다.
Dine düşkün bir insan değilim, o yüzden ayinlere gitmedim.Não sou uma pessoa religiosa, por isso não fui à missa.
Dine düşkün bir insan değilim, o yüzden ayinlere gitmedim.Nem vagyok vallásos, így nem mentem a szertartásokra.
Dine düşkün bir insan değilim, o yüzden ayinlere gitmedim.Non sono una persona religiosa, quindi non sono andato a messa.
Dine düşkün bir insan değilim, o yüzden ayinlere gitmedim.Nu sunt o persoană religioasă, așa că nu am participat la slujbe.
Dine düşkün bir insan değilim, o yüzden ayinlere gitmedim.Og jeg er ikke en religiøs person, deltog ikke i gudstjenesterne.
Dine düşkün bir insan değilim, o yüzden ayinlere gitmedim. Rahiplere akıl danışmadım.Nie jestem osobą religijną, więc nie chodziłem na msze, nie prosiłem zakonników o radę.
Dine düşkün bir insan değilim, o yüzden ayinlere gitmedim. Rahiplere akıl danışmadım.Не съм никак религиозен, така че не ходех на службите, не исках напътствия от монасите.
Dine düşkün bir insan değilim, o yüzden ayinlere gitmedim.Và tôi không phải là một người thuộc về tôn giáo, nên tôi đã không đến những buổi hành lễ.
Dine düşkün bir insan değilim, o yüzden ayinlere gitmedim.Y como no soy religioso no asistí a los servicios.
Dine düşkün bir insan değilim, o yüzden ayinlere gitmedim.Και δεν είμαι θρησκευόμενος, έτσι δεν πήγαινα στη λειτουργία.
Dine düşkün bir insan değilim, o yüzden ayinlere gitmedim.Я не религиозен, так что я не ходил на службы.
Dine düşkün bir insan değilim, o yüzden ayinlere gitmedim.Я не релігійна людина, тому не ходив на літургії.
Dine düşkün bir insan değilim, o yüzden ayinlere gitmedim.איני אדם דתי, לכן לא הלכתי לדרשות.
Dine düşkün bir insan değilim, o yüzden ayinlere gitmedim.وأنا لست شخصاً متديناً لذا لم احضر الشعائر.
Dine düşkün bir insan değilim, o yüzden ayinlere gitmedim.私は信心深くはありませんから 礼拝には行きませんでした 修道士に助言をあおぐことも しませんでした
Düşkün devletlerde yasal ve demokrasiyle kontrol edilen bir güç yoktur.Estados fracassados não têm um uso da força legitimado, democraticamente controlado.
Düşkün devletlerde yasal ve demokrasiyle kontrol edilen bir güç yoktur.Ezeknek az államoknak nincs törvényesített, demokratikusan ellenőrzött hadereje.
Düşkün devletlerde yasal ve demokrasiyle kontrol edilen bir güç yoktur.Falende staten kennen geen gelegitimeerd, democratisch gestuurd gebruik van geweld.
Düşkün devletlerde yasal ve demokrasiyle kontrol edilen bir güç yoktur.Fejlslagne stater har ikke en ligitim, demokratisk kontrolleret brug af vold.
Düşkün devletlerde yasal ve demokrasiyle kontrol edilen bir güç yoktur.Gescheiterte Staaten haben keine legitime, demokratische Kontrolle über Gewalt.
Düşkün devletlerde yasal ve demokrasiyle kontrol edilen bir güç yoktur.Gli stati falliti non usano la forza legittimamente né la controllano democraticamente.
Düşkün devletlerde yasal ve demokrasiyle kontrol edilen bir güç yoktur.실패한 정부는 정당하고 민주적으로 관리된 힘을 갖고 있지 않습니다.
Düşkün devletlerde yasal ve demokrasiyle kontrol edilen bir güç yoktur.Les états défaillants n'ont pas d'utilisation légitimée et contrôlée de la force.
Düşkün devletlerde yasal ve demokrasiyle kontrol edilen bir güç yoktur.Los estados fallidos no hacen uso legítimo y acotado democráticamente de la fuerza.
Düşkün devletlerde yasal ve demokrasiyle kontrol edilen bir güç yoktur.Những thể chế đang sụp đổ không thể kiểm soát việc sử dụng bạo lực một cách hợp pháp và dân chủ được nữa.
Düşkün devletlerde yasal ve demokrasiyle kontrol edilen bir güç yoktur.Statele eșuate nu au un control legitim, democratic al forței.
Düşkün devletlerde yasal ve demokrasiyle kontrol edilen bir güç yoktur.Upadłe rządy nie posiadają uprawomocnionej kontroli nad przemocą.
Düşkün devletlerde yasal ve demokrasiyle kontrol edilen bir güç yoktur.Zhroucené státy nemají žádné legitimní, demokraticky ovládané použití síly.
Düşkün devletlerde yasal ve demokrasiyle kontrol edilen bir güç yoktur.Τα κράτη που έχουν καταρρεύσει δεν εφαρμόζουν νόμιμα ή δημοκρατικά ελεγχόμενα τη χρήση βίας.
Düşkün devletlerde yasal ve demokrasiyle kontrol edilen bir güç yoktur.Неспроможні держави не мають узаконеного, демократично контрольованого використання сили.
Düşkün devletlerde yasal ve demokrasiyle kontrol edilen bir güç yoktur.Провалилите се държави нямат легитимирана, демократично контролирана употреба на сила.
Düşkün devletlerde yasal ve demokrasiyle kontrol edilen bir güç yoktur.У таких государств нет законов о демократически контролируемом применении силы.
Düşkün devletlerde yasal ve demokrasiyle kontrol edilen bir güç yoktur.במדינות שכשלו אין בכוח שימוש חוקי המבוקר באופן דמוקרטי.
Düşkün devletlerde yasal ve demokrasiyle kontrol edilen bir güç yoktur.الدول الفاشلة ليس لديها تشريع و ديموقراطية في استخدام القوة المسلحة
Düşkün devletlerde yasal ve demokrasiyle kontrol edilen bir güç yoktur.武力行使を正当的 民主的に統制できません 不法統治国は 平和と安定の道具として

İlgili Sayfalar