Ana içeriğe geç
Sözlük

düşkü ile cümle

düşkü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tam bir kedi düşkünüdür.Със сигурност е котка в същността си.
Alkol ve sigaraya düşkün olan Süreya, mesleğinde oldukça ciddi ve titiz bir şekilde çalışmıştır.За работата със своя стар приятел обаче се държи отговорно и сериозно.
Çocuklarına aşırı düşkündü ve bakımları ile bizzat ilgileniyordu.Bezobziran je prema drugima i brine samo o sebi.
Çocuklarına ve torunlarına çok düşkündür.Vrlo je privžena svojoj djeci.
Bir kitap düşkünüdür.Ljubitelj knjiga.
Düşkünüm Sana, 1982 yapımı sinema filmi.Stvor, igrani film 1982.
Ayrıca kadınlara düşkündür.Rád má aj ženskú vetvu.
Spor ve denizciliğe düşkün biridir.Je lákadlom pre milovníkov vodných športov a rybolovu.
Yırtıcı kuşlar ve vahşi memeliler timsah yavrularına düşkündür.Vtáky, ako napríklad pinky a mucháre sivé oceňujú plody bazy.
Resme olan ilgisi ve düşkünlüğü fotoğraflarına da yansıdı.Jeho život, sprevádzaný výtržnosťami a svármi našiel odraz i v jeho obrazoch.
Keyfine çok düşkündür.Samozadovoljstvo je najboljše.
Ayrıca, fene ve özellikle de botaniğe çok düşkündü.Predvsem ga je zanimala botanika.
Tüm sporlarda başarılı.Alışverişe gitmeyi çok seviyor ve öğrenmeye çok düşkün.So zelo dojemljivi za učenje in se zelo radi in hitro učijo.
Roger, eğlenceye ve bireysel zevklerine düşkün, espritüel bir karakterdir.Je politični vodja, ki mu ni mar nič drugega kot lastna dobrobit in zabava.
Bunun yanı sıra eğlenceye, işret alemlerine düşkündü.To so bili dnevi praznovanja, a tudi skrbi.
Julie Walters - Rosie, Donna'nın en yakın arkadaşlarından biri ayrıca hiç evlenmemiş eğlence düşkünü yazar.Julie Walters – Rosie Mulligan, viena iš Donna’os geriausių draugių, netekėjusi rašytoja.
Gayretli olun ve pekleştirin yüreğinizi, hayata düşkün olmayın er meydanında.Pakelk ranką ir paliesk pirštu mano šoną ir nebūk netikintis, būk tikintis! .
Safkan bir köpektir Özgürlüğüne çok düşkündür.Labai prieraišus šuo, mėgsta šeimininko dėmesį.
Çocuklarına ve torunlarına çok düşkündür.Jie laimingi, apsupti vaikų ir anūkų.
Ayrıca Marie Antoinette'e çok düşkündü.Ypač ja žavėjosi Mikelandželas.
Eğlenceye düşkün bir mahallesimüz vardır.Turima ir mišrioji linksniuotė.
Fakat güce düşkün olan İnsan'lar yüzüğü yok etmedi.Haldjad ise aga oma sõrmuseid hävitada ei saanud.
Resme olan ilgisi ve düşkünlüğü fotoğraflarına da yansıdı.Nad samuti rõhutasid oma välimuse ja kommetega, et nad on daamid.
İddialara göre Oktar içkiye düşkündü.Küsis ka, mis napse ta tahaks juua.
Oğluna çok düşkündür.Neil on poeg Meelis Tegova .
Bir kitap düşkünüdür.Üheks tema huvialaks oli kirjandus.
Otomobillere, motosikletlere ve benzer büyük oyuncaklara düşkün.Kasutatakse autodel, mootorratastel, jalgratastel ja teistel liikuritel.
Dördüncü çemberde maddiyata düşkünlükte ortalamadan sapmış açgözlüler cezalandırılır.Veider poiss, kes armub neljandas osas Salad Fingersisse.
'Alice büyük bir dedi konuşmanın konusunu değiştirmek için acele edin. '- Düşkün - - köpeklerin?'- Каза Алис, в голяма бърза да смени темата на разговор. - - Са ви обича - на кучета? "
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Vytrhuje strápeného v jeho trápení a v tiesni odhaľuje ich ucho.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Aber den Elenden wird er in seinem Elend erretten und dem Armen das Ohr öffnen in der Trübsal.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Allah mengajar manusia melalui derita, Ia memakai kesusahan untuk menyadarkannya
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.A nyomorultat megszabadítja az õ nyomorúságától, és a szorongattatással megnyitja fülöket.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Ao aflito livra por meio da sua aflição, e por meio da opressão lhe abre os ouvidos.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.A trpina otimlje v trpljenju njegovem in po stiski jim odpira uho.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Dar Dumnezeu scapă pe cel nenorocit prin nenorocirea lui, şi prin suferinţă îl înştiinţează.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Den elendige frelser han ved hans Elende og åbner hans Øre ved Trængsel.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Ðức Chúa Trời dùng sự hoạn nạn mà cứu kẻ bị hoạn nạn, Và nhờ sự hà hiếp mà mở lỗ tai của người.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Ðức_Chúa_Trời dùng sự hoạn_nạn mà cứu kẻ bị hoạn_nạn , Và nhờ sự hà_hiếp mà mở lỗ tai của người .
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Él libra al afligido en su aflicción; en medio de la opresión abre sus oídos
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Genom lidandet vill han rädda den lidande, och genom betrycket vill han öppna hans öra.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Han frelser de ulykkelige ved deres ulykke og åpner deres øre ved trengselen.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Hij redt degenen die lijden en spreekt tot hen in hun ellende.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.하나님은 곤고한 자를 그 곤고할 즈음에 구원하시며 학대 당할 즈음에 그 귀를 여시나니
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Kurjan hän vapahtaa hänen kurjuutensa kautta ja avaa hänen korvansa ahdistuksella.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Ma egli libera il povero con l'afflizione, gli apre l'udito con la sventura
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Mais Dieu sauve le malheureux dans sa misère, Et c`est par la souffrance qu`il l`avertit.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Vytrhuje, pravím, ssouženého z jeho ssoužení, a ty, jejichž sluch otvírá, v trápení.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Wyrwie utrapionego z utrapienia jego, a otworzy w uciśnieniu ucho jego.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Λυτρονει τον τεθλιμμενον εν τη θλιψει αυτου και ανοιγει τα ωτα αυτων εν συμφορα
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Он спасает бедного от беды его и в угнетении открывает ухо его.
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.Той избавя наскърбения чрез скръбта му, И чрез бедствие отваря ушите им
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.יחלץ עני בעניו ויגל בלחץ אזנם׃
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.ينجّي البائس في ذلّه ويفتح آذانهم في الضيق
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.神 藉 著 困 苦 、 救 拔 困 苦 人 、 趁 他 們 受 欺 壓 、 開 通 他 們 的 耳 朵
Ama Tanrı acı çekenleri acı çektikleri için kurtarır, Düşkünlere kendini dinletir.神 藉著 困苦 、 救拔 困苦人 、 趁他 們受 欺壓 、 開通 他 們的 耳朵
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Älä oleskele viininjuomarien parissa äläkä lihansyömärien.
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Chớ đồng bọn cùng những bợm rượu, Hoặc với những kẻ láu ăn;
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Chớ đồng_bọn cùng những bợm rượu , Hoặc với những kẻ láu ăn ;
Aşırı şarap içenlerle, Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.Hør ikke til dem, der svælger i Vin, eller dem, der frådser i Kød;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod