düşer ile cümle

düşer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Uçuş sırasında uçak havada ikiye ayrılır ve uçağın iki parçası adanın farklı taraflarına düşer.От землетрясения он развалился в воздухе на три части, и каждая упала в разных частях острова.
Dehşete düşer ve Charlie'den yardım ister.Это слышит аллигатор и приходит к Чарли на помощь.
Spike onu durdurmaya çalışır ama kuleden aşağı düşer.Реджи пытается подняться по лестнице, однако что-то сбрасывает его оттуда.
İkinci bir silmarili almak üzereyken, bıçak kırılır ve bir parçası düşerek kazayla Morgoth'u keser.При попытке вырезать ещё один камень клинок сломался, и обломок оцарапал щёку спящего Моргота.
Yerden yükseldikçe hava sıcaklığı düşer.При подъёме вверх по горам температура воздуха падает.
Yıllık ortalama yağış olan 1854 milimetrenin neredeyse %80'i mayıs ile eylül ayları arasında düşer.Почти 80 % среднегодового количества осадков выпадает в период с мая по сентябрь.
Kendi yüzünü görünce önce şaşkınlığa düşer, sonra kendini hayranlıkla seyre dalar ve kendisine âşık olur.Она изумлена его красотой, и влюбляется с первого взгляда.
Biff ve arkadaşları arabalarına binip onun peşine düşerler.Бекки и остальные садятся в машину и уезжают.
Ortaklardan birinin kocasının getirdiği avdan diğer ortağa da pay düşer.Почему среди членов одной семьи Один поднял нож на другого?
Gökten üç elma düşer.ثلاث تفاحات من السماء.
Bir yıl sonra, Casagemas başarısız bir aşk ilişkisinin ardından umutsuzluğa düşerek intihar etti.بعد سنة ، أصبح كازاجماس بائس ميؤوس منه من قصة حب فاشلة وانتحر.
Ortalama olarak erkek başına sadece 3 dişi düşer.ومع ذلك، فإن الإناث في المتوسط سوف تلد فقط ثلاثة.
Ghrelin seviyeleri yemeklerden önce yükselir, sonra ise düşer.تزداد مستويات هرمون جريلين قبل وجبات الطعام وتقل بعد وجبات الطعام.
Bu dönemde kâr, fiyat ve ücretler düşerken, işsizlik arttı.وانخفضت الأرباح والأسعار والأجور في حين ارتفعت البطالة.
5-7 gün içerisinde, hemoroid kurur ve düşer.وفي غضون 5-7 أيام، تسقُط البواسير الذابلة.
Sonunda bir akıl hastanesine düşer.وينتهي بهم المطاف في مستشفى للمجانين.
Ancak kendisi tehlikeye düşer.واضعاً نفسه في خطر محدق.
Sonra bir dost helikopteri düşer.و تحطمت طائرة هليكوبتر اخرى.
İkili ayrılır ve ikisinin de peşine düşer.تنكشف الحقيقة للاثنين، ويلتم شملهما مجددا.
Ancak bunların beş yüz kadarı buharlaşmadan, yere gök taşı olarak düşer.وأنه على بعد 5كم منه وأنه يقيم في قرية صوبا.
Eğer kadının ikiz çocuğu olmuşsa çocuklardan birine bakmak kocaya düşer.وإذا كان للزوجة أطفال توأمان، جعل التلمود زوجها مسؤولاً عن رعاية أحدهما.
Bir kalp hastalığına yenik düşerek New York şehrinde vefat etti.توفي في مدينة نيويورك .بسبب نوبة قلبية .
İnsanlar, hayal ettikleri işin peşine düşerse bu işi elde edebilirler.لأن أحلام إذا سمعت كلامك الجميل عنها فسوف تجنّ...
Hatta kış ayında bile hava sıcaklığı en fazla 20 derceye kadar düşer.حتى في خضم الشتاء، فإن درجة الحرارة تحوم حول 20 درجة مئوية.
Akü deşarj olurken, hidrojen basıncı düşer ve güvenilir bir şarj göstergesi sağlar.عندما تفرغ البطارية ينخفض ضغط الهيدروجين ويعطي حالة مستقرة لحركة التيار.
Aksi takdirde 14.000 ft civarında kişinin performansı ciddî şekilde düşer.استعاد الفرد وعيه عند مكافئ ارتفاع يبلغ حوالي 15000 قدم .
Kışın yıllık yağış ortalaması 500 mm³ olup, yağışların büyük bir kısmı kış aylarında düşer.نسبة هطول الأمطار تبلغ زهاء 500 مم، معظمها يسقط في أشهر الشتاء.
Kadın başına 1.5 çocuk düşer ve bu dünyanın en düşük oranlarından biridir.معدل الخصوبة الكلي من 1.50 أطفال لكل أم؛ وتعد من أدنى المعدلات في العالم.
Bu alana her mevsimde yağış düşer.تتساقط الأمطار على باريس على مدار العام.
Gemi enkazı Karn'a düşer.يحوي التربينتين في تركيبه على مركب كارين.
Bu devrede ağırlıkları yarı yarıya düşer.هذا سمح بتخفيض الوزن إلى النصف .
Her kürekçiye 1 kürek düşer.وجميعها تنحدر من سلف مشترك واحد.
İkisi de bu suçlunun peşine düşerler.كلاهما اعترف بالاشتراك في الجريمة.
Ujebardha Muharebesi sırasında esir düşerek Napoli'ye gönderilir.تم ترحيله إلى المغرب في إطار اتفاقية تبادل الأسرى.
Jack adada tekrar takım elbiseli adamı görür ve onun peşine düşer.Na ilha, Jack vê mais uma vez o homem de traje e o persegue.
Büyür, dağılır, aşağı düşer ve her şey yeniden başlar".Cresce, parte-se, cai e depois começa tudo de novo».
Eğer kör köre kılavuzluk ederse, her ikisi de çukura düşer."Ora, se um cego conduz a outro, tombarão ambos na mesma vala.”
Yüzeysel bir atmosferin yokluğunda, iki cisim aynı anda düşer ve ayın yüzeyine çarpar.Na ausência de uma atmosfera natural, os dois objetos caíram e tocaram a superfície da Lua ao mesmo tempo.
Prens onun peşine düşer ve tekrar yerine Razia'yı bulur.O Prince o persegue uma vez mais, e novamente encontra Razia.
Bu dönemde kâr, fiyat ve ücretler düşerken, işsizlik arttı.Lucros, preços e salários caíram enquanto o desemprego subiu.
Astos, bir tanesini teftiş ederken tuzağa düşer ve kapsül uzaya fırlatılıp patlatıldığında ölür.Astos fica preso em uma que ele está inspecionando, e morre quando a cápsula é lançada no espaço e explode.
Michael bir çukura düşer.John acorda no fundo de um poço.
Dehşete düşer ve Charlie'den yardım ister.Horrorizado, ele convoca Charlie e pede ajuda.
Grace, başarıyla bobinleri yok eder ancak vinçten düşerek ölür.Grace destrói com sucesso as bobinas, mas é fatalmente ferida depois de cair do guindaste.
Doktor kalenin altındaki bir okyanusa düşer ve okyanusun dibinde binlerce kafatası olduğunu görür.O Doutor cai em um oceano ao redor do castelo, descobrindo que o fundo do mar está repleto de crânios.
İki yıldan sonra etkinlik oranı %50'nin altına düşer.A eficácia diminui para menos de 50% após dois anos.
Aralık ayında ise %70'e düşer.Com uma queda de segundo fim de semana de 70%.
36 gemi kaybettiler ve Gibal esir düşerken Indulf kalan gemilerle Ancona'ya doğru kaçtı.A perda total foi de 36 navios, com Gibal capturado e Indulfo, com o resto da frota, fugindo para Ancona.
Çanta Tom'a düşer.Bortinha descontou para o JU.
Bir yönlendirme olmayınca zombiler kayalıktan aşağıya düşerler.Andando sem direção, os zumbis caem para fora do penhasco.
Kurt, hayrete düşer.Winona , você é incrível.
O kişi de suya düşer ve bazen boğulur.Ele irá, em seguida, cair na água e se afogar.
Çalışma esnasındaki kaza riski 10% düşer.Com tratamento adequado o risco de morte é de 10%.
En kötü 5 takım ise Liga III'e düşer.Os 3 piores clubes são rebaixados para a 3.
Yakalayamazlarsa cezalı duruma düşerler.Quem não reagir será preso.
Ve Angel yere düşer.Sua missão é capturar anjos na terra.
1286'da, Alexander attan düşerek öldü.Em 19 de março de 1286, contudo, Alexandre morreu ao cair do cavalo.
Domnentiolus'un kendisi düşmana esir düşer ve Sasani İmparatorluğu'nun içlerine nakledilir.Domnencíolo foi capturado pelo inimigo e levado ao interior do Império Sassânida.
Görüş mesafesi düşer, yürüyüş güçleşir.É decepcionante você ir cedendo passagem sem poder lutar.
Sandrina bu haberden şoke olmuştur ve hemen bayılıp yere düşer.Ao ouvir o nome, Sandrina entra em choque e desmaia.
İlgili Sayfalar