düşürmek ile cümle

düşürmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.acechándole para cazar algo de su boca
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.armando-lhe ciladas, a fim de o apanharem em alguma coisa que dissesse.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.a úkladnícky sa ho na všeličo vypytovať, aby ulovili niečo z jeho úst a obžalovali ho.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Czyhając nań i szukając, aby co uchwycili z ust jego, żeby go oskarżyli.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Dan sementara itu mereka memperhatikan Dia baik-baik untuk menangkap sesuatu yang salah yang diucapkan-Nya
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.de sökte nämligen efter tillfälle att kunna anklaga honom.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.for de lurte på ham for å lokke noget ut av hans munn.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.I-au întins astfel laţuri, ca să prindă vreo vorbă din gura Lui, pentru care să -L poată învinui.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.그 입에서 나오는 것을 잡고자 하여 목을 지키더라
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.lui tendant des pièges, pour surprendre quelque parole sortie de sa bouche.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Ólálkodván õ utána, és igyekezvén valamit az õ szájából kikapni, hogy vádolhassák õt.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.prežeč nanj, da bi kaj ujeli iz ust njegovih.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.tendendogli insidie, per sorprenderlo in qualche parola uscita dalla sua stessa bocca
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.thi de lurede på ham for at opfange noget af hans Mund, for at de kunde anklage ham.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Ukládajíce o něm, a hledajíce popadnouti něco z úst jeho, aby jej obžalovali.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.väijyen, miten saisivat hänet hänen sanoistaan ansaan.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.và lập mưu để bắt bẻ lời nào từ miệng Ngài nói ra.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.và lập_mưu để bắt_bẻ lời nào từ miệng Ngài nói ra .
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Van die tijd af begonnen ze Hem strikvragen te stellen om te proberen Hem op een of ander woord te vangen.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.ενεδρευοντες αυτον και ζητουντες να αρπασωσι τι απο του στοματος αυτου, δια να κατηγορησωσιν αυτον.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.като Го дебнеха, за да уловят нещо от думите Му.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.подыскиваясь под Него и стараясь уловить что-нибудь из уст Его, чтобы обвинить Его.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.чигаючи на Него й шукаючи вхопити що з уст Його, щоб обвинувати Його.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.ויארבו לו ויבקשו לצודד דבר מפיהו למען ימצאו עליו שטנה׃
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.وهم يراقبونه طالبين ان يصطادوا شيئا من فمه لكي يشتكوا عليه
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.私 下 窺 聽 、 要 拿 他 的 話 柄
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.私下 窺聽 、 要 拿 他 的 話柄
Düşürmekten korkmayın, titanyumdan daha dayanıklıdır.Đừng lo nó bị rơi, nó còn cứng hơn cả ti-tan.
Düşürmekten korkmayın, titanyumdan daha dayanıklıdır.Je mag het laten vallen. Het is sterker dan titanium.
Düşürmekten korkmayın, titanyumdan daha dayanıklıdır.떨어뜨리는걸 겁낼 필요도 없어요, 티타늄보다도 강하니까요.
Düşürmekten korkmayın, titanyumdan daha dayanıklıdır.Man kann es ruhig runterfallen lassen: Es ist härter als Titan.
Düşürmekten korkmayın, titanyumdan daha dayanıklıdır.Não se preocupem se cair, é mais forte do que o titânio.
Düşürmekten korkmayın, titanyumdan daha dayanıklıdır.N'ayez pas peur de la faire tomber, elle est plus résistante que le titane.
Düşürmekten korkmayın, titanyumdan daha dayanıklıdır.Nebojte se jí upusti na zem, je tvrdší než titan.
Düşürmekten korkmayın, titanyumdan daha dayanıklıdır.Non vi preoccupate se cade, è più resistente del titanio.
Düşürmekten korkmayın, titanyumdan daha dayanıklıdır.No teman que se caiga; es más fuerte que el titanio.
Düşürmekten korkmayın, titanyumdan daha dayanıklıdır.Nu vă faceţi probleme dacă o scăpaţi. E mai dură ca titanul.
Düşürmekten korkmayın, titanyumdan daha dayanıklıdır.Upadek nic mu nie zrobi, bo jest twardszy od tytanu.
Düşürmekten korkmayın, titanyumdan daha dayanıklıdır.Можете смело её ронять — углеволокно прочнее, чем титан.
Düşürmekten korkmayın, titanyumdan daha dayanıklıdır.Не се страхувайте, че ще го изпуснете, по-твърд е от титан.
Düşürmekten korkmayın, titanyumdan daha dayanıklıdır.כמה קשיח וחזק זה.
Düşürmekten korkmayın, titanyumdan daha dayanıklıdır.لا تقلقوا بشأن اسقاطها, إنها أقوى من التيتانيوم
Düşürmekten korkmayın, titanyumdan daha dayanıklıdır.実はトム・フリードマンがこれを 大きなハンマーで力いっぱい叩きましたが
En azından yoldan sonra geri kadar düşürmek최소한 도로 후 다시 할 때까지 낮출
En azından yoldan sonra geri kadar düşürmekמוכרי כרטיסי טיסה להוריד לפחות עד לאחר חזרה לכביש
En azından yoldan sonra geri kadar düşürmekانخفاض على الأقل حتى يعود بعد الطريق
En azından yoldan sonra geri kadar düşürmek全てと電話で引き下がっ 他の船員
Gerçekten hacmi önemsemiyorsam ve sadece ozmolariteyi düşürmek istiyorsam bu çok aptalca görünüyor, değil mi?Якщо б я не зважав на об'єм та хотів лише зменшити осмолярність... Це здається безглуздям, так?
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.El a adus cuţitul său, deşi am avut două, şi am folosit pentru a le cutreiera by penetrarea lor în pământ.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.Ele trouxe sua própria faca, embora eu tivesse dois, e nós usamos para vasculhar os empurrando-os na terra.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.Él trajo su propio cuchillo, aunque yo tenía dos, y se utilizó para recorrer por empujándolos en la tierra.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.Han bragte sin egen kniv, selvom jeg havde to, og vi plejede at gennemsøge dem ved at stikke dem ned i jorden.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.Han tog sin kniv, men jag hade två, och vi brukade skura dem genom att sticka dem i jorden.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.Hän toi oman veitsen, vaikka minulla oli kaksi, ja käytimme pestä niitä vannoutuneita niitä maahan.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.나는 두했다하지만 그는 자신의 칼을 가져, 우리는 그들을 밀어하여 그들을 발견하기 사용
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.Ő hozta a saját kését, bár két, és mi használt kutat őket szúrásra őket a földbe.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.On je prinesel svoj nož, čeprav sem imel dve, in smo jih Ribiči, ki so jih Zabadanje v zemljo.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.On přinesl jeho vlastní nůž, i když jsem měl dva, a jsme se čistit jim jejich tlačení do země.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.On priniesol jeho vlastný nôž, aj keď som mal dva, a sme sa čistiť im ich tlačenie do zeme.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.Przyniósł jego własnym nożem, choć miałam dwa, i kiedyś przebiec je wbijając im w ziemię.

İlgili Sayfalar