düşür ile cümle
düşür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Maliyeti düşürmek, motorun tasarımındaki ana hedeftir. [1]Cost was the main goal in the design of the engine.[1]
Androjen seviyelerini düşürmez ve başka önemli bir hormonal aktivitesi yoktur.It does not decrease androgen levels and has no other important hormonal activity.
Bu karar oyunun yapım maliyetini düşürmüş ve oynanabilirliğini artırmıştır. [1]This decision reduced the cost of the game's production and increased its playability.[8]
Mart 2016'da XXXX Bitter birasının, alkol oranı (ABV) % 4,6'dan %4,4'e düşürüldü. [1]In March 2016, XXXX Bitter was reduced from 4.6% to 4.4% alcohol by volume (ABV).[3]
Ukrayna kuvvetleri ayrıca bir Rus Mil Mi-24 saldırı helikopterini düşürmeyi başardı.Ukrainian forces were also able to down a Russian Mil Mi-24 attack helicopter.
1994 yılında Ermenistan bir İran askeri uçağını düşürdü.In 1994, Armenia shot down an Iranian military plane.
Daha sonra yeniden başlatma serisi için 1990'larda 5 dakikaya düşürüldü.It was later reduced to 5 minutes in the 1990s for the reboot series.
Bir sigorta toplamak için yakındaki bir koleje gider, ancak canavarlar onu bulunca pusuya düşürür.He goes to a nearby college to collect a fuse, howver monsters ambush him upon finding it.
Envanter sistemi de 12 yuvadan 6'ya düşürüldü.The inventory system was also reduced from 12 slots to 6.
Bu östrojen seviyesini düşürür ve kanserlerin büyümesini yavaşlatır.This lowers the estrogen level, and slows the growth of cancers.
Bu sistemlerin tek bir makinede olması, donanım maliyetlerini düşürmenin bir yoludur.Having these systems on one machine is a way to reduce hardware costs.
Rittenhouse kaçmak niyetiyle yangın söndürücüyü düşürdü.Rittenhouse dropped the fire extinguisher, intending to run away.
İki sezon sonra doğru üçüncü kademeye düşürüldü.It was relegated back to the third tier towards after two seasons.[7]
Jarvis'e göre adanın nüfusu mutlak yoksulluk içinde yaşayan 200 kişiye düşürüldü.According to Jarvis the island's population was reduced to 200 people who lived in absolute poverty.
Soğuk yapıştırma işlemi, toplam ağırlığı ve üretim maliyetini düşürdü.The cold-bonding process reduced the overall weight and manufacturing cost.
Şeyh Salih ve adamları bu kuvveti Vadi el-Uyun'un batısındaki Niha köyünde pusuya düşürdü.Shaykh Saleh and his men ambushed the force at the village of Niha, west of Wadi al-Oyoun.
El-Ali ve adamları bu kuvveti Vadi El-Uyun'un batısındaki Niha köyünde pusuya düşürdüler.Al-Ali and his men ambushed the force at the village of Niha, west of Wadi al-Oyoun.
Dördüncü bir adam daha sonra Zarhum'a bir bank daha düşürdü. [4]A fourth man then again dropped a bench on Zarhum.[4]
Taraflar birbirlerine saldırır ve içlerinden biri ölene kadar birbirlerinin yüzüklerini düşürürler.The combatants attack each other and steal each other's rings until one is eliminated.
Toprak sınırı 200 feddan'dan 100 feddan'a düşürüldü.The land limit was reduced from 200 to 100 feddans.
Çiftçiler için faiz oranları bazı durumlarda ortadan kaldırılacak kadar düşürüldü.Interest rates for farmers were dramatically reduced to the point of elimination in some cases.
Aynı zamanda Ko Kyong-myong, Japonları tuzağa düşürmek için Geumsan'a doğru ilerliyordu.At the same time, Ko Kyong-myong was advancing to Geumsan to try to trap the Japanese.
Öfkeli Viktoria, Diya'nın yardım ettiği Evie'yi pusuya düşürür.An enraged Viktoria ambushes Evie, who is helped by Diya.
Çocuk kedileri kandırıp kesme tahtası ve bıçakla tuzağa düşürür.The boy tricked the cats and trapped them with the cutting board and knife.
Başta Grekçe olmak üzere Latincede de ön ekler ve son ekler düşürülebilir -o-'ya sahiptir.Prefixes and suffixes, primarily in Greek—but also in Latin, have a droppable -o-.
Peru uçaklarından biri düşürülmüş ve alevler içinde Putumayo Nehri'ne düşmüştür.One of the Peruvian planes was shot down, falling into the Putumayo River in flames.
Fransız brendisi üzerindeki verginin ad valorem olarak %50'ye düşürülmesi.The reduction of the duty on French brandy to fifty per cent ad valorem.
İstenmeyen demir oksidin erime noktasını düşürerek akıp gitmesini sağlar.It lowers the melting point of the unwanted iron oxide (scale), allowing it to run off.
Bu, kendi kendini devam ettiren bir döngüde mahremiyetin değerini daha da düşürüyor.This further depreciates the value of privacy in a self-perpetuating cycle.
Anahtarlarımı düşürdüm.Ich habe meine Schlüssel fallenlassen.
Elmamı düşürdüm.Ich habe meinen Apfel fallenlassen.
Sen arkadaşlarıma karşı beni küçük düşürdün.Du hast mich vor meinen Freunden bloßgestellt.
Küpemi düşürdüm.Ich haben meinen Ohrring fallen lassen.
Uçmak istediğini kimseye söyleme, yoksa düşürmeye çalışırlar.Erzähle niemanden, dass du fliegen willst, sonst arbeiten sie daran, dich abstürzen zu lassen.
Niyetim gerçekten seni küçük düşürmek değil.Es ist wahrlich nicht meine Absicht, dich zu kompromittieren.
Judaea'daki ekonomik başarısından dolayı vergileri dörtte bir oranında düşürdü.Aufgrund der wirtschaftlichen Prosperität in Judäa erließ er ein Viertel aller Steuern.
Hatta polise bazı cesetleri bulma konusunda yardım ettiğinden dolayı cezası hafifletilerek 22 yıla düşürüldü.Wegen der Mithilfe beim Auffinden der Leichen seiner Todesopfer wurde seine Haft auf 22 Jahre heruntergesetzt.
O'Higgins 1823 yılında düşürüldü ve Peru'ya sürgüne gitmek zorunda kaldı.O’Higgins selbst wurde gestürzt und ging 1823 ins Exil nach Peru.
Gerontius, Constantinus'u Arles'te tuzağa düşürdü ve şehri kuşattı.Gerontius schloss Konstantin in Arles ein und belagerte die Stadt.
Fakat bu ceza sonradan bir yıla düşürüldü.Diese Strafe wurde später auf ein Jahr heruntergesetzt.
Fakat giderken telefonunu düşürür ve bunu da Austin alır.In der Eile verliert sie auf den Stufen ihr Mobiltelefon, und Austin nimmt es an sich.
Fakat burada tuzağa düşürülürler.Dort geraten sie in eine Falle.
Bir başka örnek de çocuk düşürücü ilaç ile ilgilidir.Eine weitere Ausnahme gilt für das Ansprechen von Kindern.
1942 yılında uçağı Almanya üzerinde düşürülmüş ve esir alınmıştır.1942 wurde sein Flugzeug von Deutschen abgeschossen und er wurde gefangengenommen.
Bu kuşlar çoğunlukla geceleyin suyun kenarında avını pusuya düşürmek için beklerler.Die Spinnen jagen meistens nachts und befinden sich tagsüber in ihren Wohnröhren.
Gözden düşürme.Sieh dich nicht um.
Elinden düşürmediği çakmağı sonunda bir işe yaramıştır.Der von ihm geleitete Einsatz von Treibminen scheiterte.
Kan şekerini düşürücü etki yapar.Dadurch wird die blutzuckersenkende Wirkung verringert.
Diğer bir kuruluş Fitch Ratings ise ülkenin AA+ olan kredi notunu AA'ya düşürdü.Die Ratingagentur Fitch stufte die Kreditwürdigkeit der Bank daraufhin um eine Stufe von AA− auf A+ herab.
Ayrıca dizinin süresi de 90 dakikadan 45 dakikaya düşürülmüştür.Dadurch wurde die Sendung aber auch von 60 auf 45 Minuten gekürzt.
Bu esneklik piyasaya girmedeki engelleri büyük ölçüde düşürmüştür.Hier sinken die Markteintrittsbarrieren erheblich.
İzinsiz giriş suçlamaları düşürülmüştür.Der Anklagepunkt Insolvenzverschleppung wurde fallengelassen.
En sonunda bebeği de düşürür.Sie lässt schließlich das Kind abtreiben.
Ve okuldaki tüm öğrencilerin içinde onu küçük düşürürdü.Und aller Augen, die in der Schule waren, sahen auf ihn.
Ayrıca devir düşürücüye (reduction gear) ihtiyaç yoktur.Das ist auch nicht Aufgabe der Rückwärtsinduktion.
Kazılıkları tuzağa düşürmek çok zordur.Die Abseitsfalle war nur schwer zu stellen.
Bu sayede aracın uzunluğunun düşürülmesi düşünüldü.Dementsprechend wuchs die Länge des Fahrzeugs.
2012'de kategori sayısı 5'e düşürülmüştür.2012 war die Gruppe zudem in fünf Kategorien nominiert.
Zeus bütün parlaklığıyla gücünü gösterirken Semele yanar ve karnındaki yedi aylık bebeğini düşürür.Enttäuscht über die Abweisung, brennt er Siebenschöns Elternhaus nieder.
Bu yenilgi onu sıralamada 3 numaraya düşürmüştür.Diese schloss er mit einem Sieg auf dem dritten Rang ab.