düşünmem ile cümle

düşünmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bir gün bile yalan söyleyebileceğini düşünmemişti, aldatılacağını aklına getirmemişti.Nicht ohne darüber nachdenken zu müssen, dass er sie betrügen würde.
Onun bu kadar çirkin bir şey yapabileceğini düşünmemiştim.Je n'aurais jamais cru qu'il puisse faire une chose aussi horrible.
Bu hipotezin geçerli olup olmadığını düşünmemiz lazım.Nous devrions réfléchir à si l'hypothèse est valable ou pas.
Asla birisine vurulmasına göz yummam ve asla şiddet uygulanması gerektiğini düşünmem.Je n'ai jamais toléré frapper quiconque, et je pense que la violence ne doit survenir à aucun moment.
Eski Mısırlılar, ölümün hayatın bir sonu olduğunu düşünmemekteydiler.Les Mayas ne croyaient pas que la mort soit la fin définitive de l’existence.
Eminim düşünmemişsindir.Vous ne pouvez pas imaginer.
Her zaman felaketleri düşünmemek gerek.Ils n'évitent cependant pas toujours les accidents.
Hatta çoğu tam anlamıyla İsrail'e ait olduğunu da düşünmemektedir.Mais cela ne signifie nullement que nous reconnaissions Israël.
Her şeyi düşünmemiz gerekecek.Vamos a tener que pensar en todo.
Tom onu düşünmemişti.Tom no había considerado eso.
Çok fazla insan yürüyor. Bu kadar kalabalık olacağını düşünmemiştim.Anda muchísima gente. No pensé que iba a estar tan repleto.
Sen hep düşünmek istiyorsun. Oysa insan düşünmemeli, inanmalı.Siempre quieres pensar, pero la gente no debería pensar, debería creer.
Kovulacağımı düşünmemiştim.No pensé que me fueran a despedir.
Asla birisine vurulmasına göz yummam ve asla şiddet uygulanması gerektiğini düşünmem.Nunca toleré que golpearan a alguien y nunca pensé que la violencia debería haber tenido lugar.
Almanya'nın mağlup edilme ihtimalini tekrar düşünmemenin kendi hatası olduğunu söylemeye devam etti.Luego admitió que fue un error no reconsiderar la situación una vez que Alemania fue derrotada.
Eminim düşünmemişsindir.Como no se lo imaginan.
Eski Mısırlılar, ölümün hayatın bir sonu olduğunu düşünmemekteydiler.Los mayas no concebían la muerte como el final de la existencia humana.
Bunu söyleyeceğimi hiç düşünmemiştim ama sanırım onları özleyeceğim."No podría pensármelo, debo ayudarles."
Her zaman felaketleri düşünmemek gerek.No hay que pensar siempre en un carácter militar.
Eminim düşünmemişsindir.Per cui non pensa.
Bir gün bile yalan söyleyebileceğini düşünmemişti, aldatılacağını aklına getirmemişti.Incredulo lui stesso, pensò addirittura che non sarebbe stato creduto se l'avesse raccontato.
Her şeyi düşünmemiz gerekecek.Нам потребуется всё продумать.
Lisa tasarlanırken, Groening "kızların saç tarzını hiç düşünmemişti".Грейнинг объяснил это тем, что при создании Мэгги и Лизы у него «не было мысли о причёсках девочек».
Aptalca, bir tanesinin sizde de olduğunu düşünmemişim.Глупо притворяться, будто его не существует.
Aptalca, bir tanesinin sizde de olduğunu düşünmemişim.أنا بحماقة لا أعرف إن كان لديك واحد..
Hatta çoğu tam anlamıyla İsrail'e ait olduğunu da düşünmemektedir.كما يعتقد الكثيرون أنه غير مقبول أيضا حتى داخل الأسرة.
Bunu söyleyeceğimi hiç düşünmemiştim ama sanırım onları özleyeceğim."ربما قد قيل لي ، لكنني لا أتذكر."
Bir okul piyesinde oynayana kadar oyunculuk yapmayı düşünmemiştir.لم تكن لايزك أي اهتمام في التمثيل إلى أن انضم إلى نادي الدراما في مدرسته.
Asla birisine vurulmasına göz yummam ve asla şiddet uygulanması gerektiğini düşünmem.Nunca aceitei que batessem em ninguém, e eu nunca pensei que qualquer tipo de violência deveria ter ocorrido.
Bunu söyleyeceğimi hiç düşünmemiştim ama sanırım onları özleyeceğim."Ele não quis dizer nada, mas eu senti que nunca iria atender as suas expectativas".
Oyuncuların hareketleri ve filmde olduğunu düşünmemiz istenen şeyler ses efektleriyle belirtilir.Queremos jogadores para entrar e sentir como se estivessem nos filmes.
Güzin'in Azmi ile evli olduğunu bile düşünmemektedir.Het is niet bekend wanneer Frozone met haar getrouwd is.
Bunu söyleyeceğimi hiç düşünmemiştim ama sanırım onları özleyeceğim."Ik zou haar tenminste niet lezen, behalve als je me er geld voor zou geven."
Ben o kadar inatçı olduğunu hiç düşünmemiştim.Ik had nooit gedacht dat hij zo koppig was.
Senin böyle çabuk pes edeceğini düşünmemiştim.Ik had niet gedacht dat je het zo snel zou opgeven.
Senin bu kadar çabuk vazgeçeceğini düşünmemiştim.Ik had niet gedacht dat je het zo snel zou opgeven.
Bana bunu yapacağını, ya da yapabileceğini hiç düşünmemiştim.Ik heb nooit gedacht dat je mij dat zou willen of kunnen aandoen.
Biraz düşünmeme izin ver.Laat me nadenken.
Marc'ın böyle egoist olduğunu hiçbirimiz düşünmemiştik.Niemand van ons dacht dat Marc zo egoïstisch was.
Kendinden sonra gelecek imparator hakkında pek düşünmemişti.Ani na krok nie odstępował jej przyszły cesarz.
Birinin bunu duyacağını düşünmemiştim".Nie usłyszałeś tego od nas, prawda?"
Bunu söyleyeceğimi hiç düşünmemiştim ama sanırım onları özleyeceğim."Jag trodde inte att jag behövde förklara det men det är uppenbart att jag borde ha gjort det."
Düşünmemiz gereken hayranlarımız var dedi."Det var en fråga om fansen skulle acceptera mig.
Bunu söyleyeceğimi hiç düşünmemiştim ama sanırım onları özleyeceğim."Я не думав, що мені необхідно це пояснювати, проте, очевидно, що мені слід було це зробити».
"Bir kutup ayısını düşünmemeye çalışın.«Не намагайся наздогнати поезію.
Düşünmemiz gereken hayranlarımız var dedi.Фанати вважали що вони зустрічаються.
O, hiçbir zaman vatanı milletten ayrı düşünmemiştir.Він так ніколи і не обзавівся власним житлом.
Bunu söyleyeceğimi hiç düşünmemiştim ama sanırım onları özleyeceğim."Nemyslel jsem, že toto musím vysvětlovat, ale je zřejmé, že jsem měl."
Eminim düşünmemişsindir.To nevymyslíš!
Eski Mısırlılar, ölümün hayatın bir sonu olduğunu düşünmemekteydiler.Egypťané věřili v pokračování života po smrti.
Heihachi oğlunun şirketin başına geçeçek kadar güçlü biri olduğunu düşünmemektedir.Kapitán Cuerva však neměl tolik štěstí jako jeho kolega.
Mustain bu sultanlık yetkilerinin pek kalıcı olacağını düşünmemekteydi.Stěží by se nadál, že jeho selanka bude mít tak krátké trvání.
Gönül, el kusurunu gözlememeli ve insanlar hakkında kötü şeyler düşünmemelidir.Když je vidíme, nemyslíme o nich zle.
Ancak o kalıp savaşmayı tercih etmiş, hiçbir zaman kaçmayı düşünmemiştir.Fred se jako jediný rozhodl nebojovat a raději utéct.
Her zaman felaketleri düşünmemek gerek.Nu totdeauna se obțin imagini.
Doğrusu Tom'un ortaya çıkacağını düşünmemiştim.Sincer nu m-am gândit că Tom va apărea.
Eminim düşünmemişsindir.Eszébe ne jusson!
Bunu söyleyeceğimi hiç düşünmemiştim ama sanırım onları özleyeceğim."De nem csinálnám ezt, ha nem gondolnám, hogy változtatni tudok."
Düşünmemiz gereken hayranlarımız var dedi.Imádni kell a rajongókat.
Almanya'nın mağlup edilme ihtimalini tekrar düşünmemenin kendi hatası olduğunu söylemeye devam etti.Mindig is tudta, hogy Franciaország nem fog megbocsátani egy esetleges vereséget.

İlgili Sayfalar