düşünmek ile cümle
düşünmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onu düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum" dediler."All day. All night.
Neden kadın ve erkeğin benzer olduğunu düşünmek isterler bilemiyorum.I don't know why they want to think that men and women are alike.
Bağlamsal, bütünsel düşünüyorlar - buna "ağlarla düşünmek" diyorum.They tend to be contextual, holistic thinkers, what I call web thinkers.
Peki aynı bunun gibi bir süreci küresel eğitim için de olduğunu düşünmek mümkün mü?Now, is it possible to imagine a similar process to this, happening to global education overall?
Geçen son yıllarda, gerçekten düşünmek için fazla zamanım olmadı.Over the last few years, I haven't had that much time to really think.
Artık Afrika'daki Sub-Sahara ülkelerini tek bir bütün olarak düşünmekten vazgeçme zamanı geldi.Time has come to stop thinking about sub-Saharan Africa as one place.
Kira gibi düşünmek daha mantıklı.Rent is sometimes more intuitive.
Bütün yapman gereken tek şey Düşünmek!All you have to do is think.
Size birazcık bir sezgi vermek için biraz düşünmek istiyorum. .I just want to think about it a little bit just give you a little bit of an intuition.
Düşünmekten daha çok hissetmenizi istiyorum.I don't need you to think so much as I want you to feel it.
BİZLER GEZEGENİMİZİN EVRENİN BÜYÜK HİKAYESİNDEKİ ROLÜNÜ DÜŞÜNMEK İÇİN DURAKSADIK.BİZLER GEZEGENİMİZİN EVRENİN BÜYÜK HİKAYESİNDEKİ ROLÜNÜ DÜŞÜNMEK İÇİN DURAKSADlK.
Yani burada asıl mesele, en başa dönüp doğru önceliklerin ne olduğu üzerine düşünmek.So the real issue here is to get ourselves back and think about what are the right priorities.
Burada düşünmek kolay değil.That's easy for you to say
Bana kalırsa filozoflar felsefelerini yeniden düşünmek zorundalar.And I think philosophers need to rethink their philosophy for a while.
Düşünmek için genel yol şöyle: içinde olduğunuz enerji seviyesi periyoda eşit..So this is period one
Günün birince bunun cevabını bulabileceğimizi düşünmek bile heyecan verici.It's exciting to think we may finally know the answer someday.
Bay Badalandabad, bu gerçekten zor bişey olsa bile sizi düşünmek veya test kitaplarını.Mr. Badalandabad, it really doesn't even matter what you think of me or of the textbooks.
Bunun için biraz düşünmek gerekir.And you'd have to think about it a little bit.
"Benim gibi birine bakıp kafamdan birkaç tahtanın eksik olduğunu düşünmek insan doğasına özgü.It is human nature to look at someone like me and assume I have lost some of my marbles.
Ve bu düşünmek üzerine gayet güzel bir soru: Neden bu tarz şeyleri eğlenceli buluruz?And it's an interesting question to ponder, why these things -- we find these things joyful.
Neden düşünmekle bu kadar vakit harcıyorsun ki?Why are you even bothering to think about her?
Ölümü düşünmek, hayatınıza açıklık kazandırıyor.Thinking about death clarifies your life.
Onun hakkında düşünmek gibi birşey yapmadım.I didn't do any thinking about it.
Kare alanda düşünmek Yani ilk kolay yolu, iyi bir kare.So the first easy way to think of the area of the square, well, it's a square.
Şirketler çalışanın hayat ve haklarını düşünmek gerekir.The companies must think of the employee's life and their rights.
Buradaki problem böcek kanatlarının uçak kanatları gibi işlediğini düşünmekte.Buradaki problem böcek kanatlarının uçak kanatları gibi işlediğini düşünmekte.
Hâlâ onları düşünmekte Ve sıkılmaktayım.My soul still remembers them, and is bowed down within me.
Onlar için öğüt alıp-düşünmek nerede?How can a warning benefit them?
Andolsun Biz Kur'an'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?Easy have We made the Qur'an to understand: So is there any one who will be warned?
Böyle düşünmek, küfre sapanların sanısıdır.Only those who deny imagine so.
Yüceler Yücesisin! Senden başka dost edinmeyi düşünmek bize yaraşan şey değildir.It was not worthy of us to seek any protector other than You.
Nasıl da (bunları düşünmekten) çevriliyorsunuz?So why do you turn away?
Onlar için öğüt alıp-düşünmek nerede? Onlara, açıklayan bir elçi gelmişti.How should they have the Reminder, seeing a clear Messenger already came to them,
Andolsun Biz Kur'an'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık.Now We have made the Koran easy for Remembrance.
Böyle düşünmek, küfre sapanların sanısıdır. Vay hallerine o inkârcıların, ateş yüzünden!That is the assumption of those who disbelieve—so woe to those who disbelieve because of the Fire.
Senden başka dost edinmeyi düşünmek bize yaraşan şey değildir.We were not supposed to choose any guardian other than you.
Ama kimse bu 84 kişinin güvenliğini düşünmek için zahmet etmiyor.But nobody bothered to think about the safety of these 84 individuals.
Pek çok insan yinede tam tersini düşünmekte.Many people, however, believe otherwise.
Hill, "Şafak sökerken, o ilk Anzakların neler hissettiklerini düşünmekten kendimizi alıkoyamıyoruz."As dawn breaks, we cannot help but think of how those first Anzacs would have felt.
SETimes: Sizce böyle düşünmekte haklılar mıydı?SETimes: Do you think they were right in thinking that?
"Benzin deposunu doldurmayı bile iki kez düşünmek zorundasınız."Filling a gas tank is something you must think over.
Bu ülkelerin kurulmasının BH'yi güçlendirdiğini düşünmek için aşırı saf olmak lazım.Only the most naive can think that the formation of those countries strengthened BiH.
Kqiku, "Yeni işler yaratmayı düşünmek yerine, sadece fiyat zamları düşünüyorlar." dedi."Instead of thinking of new jobs, they are thinking only of price increases," Kqiku said.
Fakat sorun, bu silahı bu adamın eline koyan şeyi düşünmektir.But the problem is that have to think about what put the gun in this man's hand.
Bu nedenle Dudu, Betüş'ün de aldatılacağını düşünmekte ve onları ayırmaya çalışmaktadır.So Dudu believes that Betül will get cheated on as well and tries to break them up.
Dikkatini çeken temel şeyler temiz düşünmek ve anlatabilmekti.Clear thinking and clear presentation were fundamental prerequisites for his attention.
Doktorların onu kurtarabilecek tek bir ilacın olduğunu düşünmektedirler.It was a form of radium that a druggist in the same town had recently discovered.
Arkeologlar, Rungholt'un önemli bir kasaba ve liman olduğunu düşünmektedirler.Archaeologists think Rungholt was an important town and port.
Birkaç bilim adamı[1] tabletlerin MÖ 5,300'den kaldığını düşünmektedir.A few scientists[1] suppose that they may date to around 5300 BC.
Acil tahliye sırasında engelli kişileri de düşünmek önemlidir.Considering the persons with a disability during an emergency evacuation is important.
Bu teori otizmi bir "aşırı erkek beyni" olarak düşünmektedir.This theory considers that autist have an "extreme male brain".
Çeşitli doğu kiliseleri onun Chalcedonian doktrininden sapmış olabileceğini düşünmektedir.Various eastern Churches think that he may have deviated from the Chalcedonian doctrine.
Akademisyenler, Ukrayna karşıtlığının iki cephesi olduğunu düşünmektedirler.Modern scholars define two types of anti-Ukrainian sentiment.
Diğer birçok ABD eyaleti, Mayıs 2017 itibarıyla benzer yasaları düşünmektedir.[1]Many other U.S. states were considering similar laws, as of May 2017.[45]
Hem Yunanca da hem de Latince de Mani, "düşünmek" anlamına gelir.Both the Greek and Latin Mania derive from PIE (Proto-Indo-European) *men-, "to think."
Şervaşidze bu kiliselerin 15. yüzyılda yapıldığını düşünmektedir.I. Shervashidze thinks that these churches were built in the 15th century.
Bilim insanları bu nesnenin en azından Tunç Çağı'na tarihlendiğini düşünmektedir.It appears of ancient origin. Scientists consider Bronze age at least.
Parlak propagandacıyı profesyonel bir yalancı olarak düşünmek tam bir hayaldir.It is a complete delusion to think of the brilliant propagandist as being a professional liar.
Araştırmacılar, pelvise dayanarak iskeletin erkek olduğunu düşünmektedir.Researchers identified the skeleton as male largely based on the pelvis.
Bu esnada, Belçika, Almanya, Litvanya ve Portekiz onlara katılmayı düşünmekteydiler. [1]Belgium, Germany, Lithuania and Portugal were considering joining them.[1]