düşünmek ile cümle

düşünmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bunu düşünmek yorucu, hatta hayattan bezdiricidir.Sangat susah untuk menjaga hidup, dan lebih mudah mendatangi kematian.
Tüm polisler bu kaçış planının arkasında Franklin'in olduğunu düşünmektedirler.Gerilyawan asal Chechnya diyakini berada di balik serangan tersebut.
Aro şekil değiştiricilerin mega hayvan formu olduğunu düşünmektedir.Bentuk alternatif robot-robotnya juga memakai bentuk hewan.
Kathy onun suçsuz olduğunu düşünmektedir.Bà Suu Kyi tuyên bố là bà vô tội.
Şimdi düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.Có thời gian để điều chỉnh.
Anya ise onların çok güzel olduğunu düşünmektedir.Mia nghĩ mẹ là người phụ nữ rất đẹp.
Tazlak Tepesi dedik mi biraz düşünmek gerek birkaç kelimeyle geçiştirmek yetmez.Hơi là một tiếng nói trong đồng vắng, tôi muốn vượt qua trên một vài suy nghĩ.
Pek çok tarihçi Seleukos'un hedeflerine ulaşamadığını düşünmektedir.Tuy nhiên, như hầu hết các nhà sử học lưu ý, Seleukos dường như đã không đạt được mục tiêu của mình.
Düşünmek, ne yaptığıdır ve gücü özünden gelmelidir.Nhịp điệu—nó là Gì và làm thế Nào để Cải thiện ý Nghĩa của Nó.
Onun için konuşmak kadar düşünmek de önemliydi (Antid.Tác giả được xem là Vô Trước (zh.
1909 yılında ana kulüptan ayrılan takım, artık kendi ayakları üzerine durmayı düşünmekteydi.Gần cuối năm 1939, những người trong nhóm âm mưu nghĩ đã đến lúc nên hành động một lần nữa.
Bekir yurt dışına çıkmayı düşünmektedir.Vranghel buộc phải lưu vong sang nước ngoài.
Çünkü onun bir yalancı, Dumbledore'un ise bir bunak olduğunu düşünmektedirler.Thần hộ mệnh của ông là một con phượng hoàng Giáo sư Dumbledore là một người có tri thức uyên thâm.
Onu bir cehennem boyutundan kurtardıklarını düşünmektedirler.乗せた者を地獄まで連れて行くという。
( Durumu iyice tartın ve düşünmekten sakın kaçmayın. )人に施しては慎んで、念(おも)うなかれ。
Kendini bir kahraman olarak düşünmektedir.自分をヒーローだと思いこんでいる。
Karaylar ise kendilerinin Hazar kökenli olduklarını düşünmektedirler.またかるた部の部員達を「冴えない人」と思っている。
Dedi ki: Bu âkıbeti düşünmekle mümkün olur.これに備えられますよう」と告げていた。
Ve katilinse kasabadan biri olduğunu düşünmektedir.私たちは、彼が都市出身者であるとは信じられません。
Seni düşünmekteyim.と考え込む。
Kavramsal netlik olması açısından, aydınlanma enerjisini ya da enerjiyi düşünmek yerine fotonlar düşünülür.概念の明確化のため、光度エネルギーあるいは輝度ではなく、光子を用いて考える。
Bazı bilim adamları bitki ve küçük hayvanları yemek için farklı dişleri kullandığını düşünmektedir.ヘテロドントサウルは雑食性であり、植物と小動物を両方食べるために形の違う歯を使っていたと考えている科学者もいる。
Kathy onun suçsuz olduğunu düşünmektedir.克彦は無実だと思っていた。
Bunu düşünmek yorucu, hatta hayattan bezdiricidir.これが判れば大安心、立命である。
Şirket Brezilya'da daha fazla yatırım düşünmektedir. .その他にもブラジルの企業などが出資する。
Geldiği yerin, cehennem olduğunu düşünmektedir.お前の行くところは地獄と決まっておる。
Ama herkes Spike'ın öldüğünü düşünmektedir.スピニーの仲間も全滅してしまったのだという。
Akşam oldu, kendi kendimi düşünmek zorundaydım.そこで私は一人で夕陽を眺め、自殺について考えたものだ。
Bekir yurt dışına çıkmayı düşünmektedir.キラは外国に行くことを決意する。
Yani CB, kızların her türlü güzel olduğunu düşünmektedir.実際、彼らがみな愉快な連中であることをルビーは分かっている。
Şimdi düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.俺らは色々考える時期だね。
Heyecanla, o platformu terk ederken, bunun müteakip tepkilerini düşünmek lazım.駅を降りてすぐあおいはそのことに気づくが、ひなた達のサプライズのことを考え心にしまう。
Ancak görevi hemen kabul etmedi ve düşünmek için birkaç haftalık süre istedi.しかしチームのパフォーマンスは期待以下であり、就任からわずか数カ月で辞任した。
Onun için konuşmak kadar düşünmek de önemliydi (Antid.彼の死はテレスにとっても衝撃が大きかった(第23話)。
Ad üzerinde de çok düşünmek lazım gelmedi.同じノリで他にもADも弄ることがあった。
Ancak bazı koşullar altında izin verilebileceğini düşünmektedir.特定の条件下で入手可能。
Daha doğrusu Kyle Bodine böyle düşünmektedir.トム・ボンバディルは(意図して)そうなっています。
Cinsiyeti düşünmek.性に対する好奇心。
"Biraz daha zaman kazanmak için yapılması gereken şey; niçin orada oturup zaman kaybettiğinizi düşünmektir."例:「とうに時間過ぎてるだに、何で来ねぁだ」→「とうに時間は過ぎているのに、何で来ないんだ」。
Dedi ki: Bu âkıbeti düşünmekle mümkün olur.”象曰:“易得。
Karaylar ise kendilerinin Hazar kökenli olduklarını düşünmektedirler.諸將皆以為是挑戰者,欲擊之。
Kendini bir kahraman olarak düşünmektedir.認為自己是英雄。
Şimdi düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.現在可是我夢寐以求的一刻啊。
Bekir yurt dışına çıkmayı düşünmektedir.阿利耶夫一直流亡国外。
Bilim insanları Dünya'daki hayatın suda başladığını düşünmektedir.有學說認為,地球上的生命最初是在水中出现的。
Seni düşünmekteyim.諸思等思。
Bir konuda soyut düşünmek anlamına gelir.相信一件事就是单纯通过思考。
Kathy onun suçsuz olduğunu düşünmektedir.众臣认为他无罪。
Göz açıp kapayana kadar, varılmak istenen yere ulaştırır, gitmek istenilen yeri düşünmek yeterlidir.更目睹東杉等人變身過程,更打算公諸於世,不過在美真的請求下把這念頭打消。
Düşünmek, ne yaptığıdır ve gücü özünden gelmelidir.你必須清楚地看到你是誰,你要做什麼,你的存在會帶來什麼樣的負面影響。
Hipokrat zamanından beri insanlar tıbbın potansiyel kötü etkileri olabileceğini düşünmektedirler.早在千年之前,希波克拉底就認識到了治病者的善意行為造成傷害的可能。
Grup düşüncelerini hiç düşünmeksizin dile getiriyordu ve tavırlarıyla çok dikkat çekiyordu.好些朋友勸她三思,她仍執意前去。
Bunu düşünmek beni korkuttu.我對他們從此要刮目相看了。
Kendisi de böyle düşünmektedir.至少他是这么想的。
Anya ise onların çok güzel olduğunu düşünmektedir.자기 아내가 몹시 예쁘다고 생각한다.
Seni düşünmekteyim.하고 생각하게 된다.
Bazı müzik tarihçileri müziğin tüm kamusal kutlamalarda kullanıldığını düşünmektedir.어떤 음악사가는 음악이 거의 모든 공공 행사에 쓰였다고 생각하기도 한다.
Ailesinin ona sevgi hariç her şeyi verdiğini düşünmektedir.그러나 그의 부모들은 그에게 다정하지 않았고 사랑을 거의 주지 않았다고 알려져 있다.
Bazı bilim adamları Papa Anterus'un şehit olduğunu düşünmektedir.일부 학자들은 교황 안테로가 순교했을 것으로 추정하고 있다.
Bunu düşünmek beni korkuttu.내가 그것을 생각할 때 당황하게 됩니다.

İlgili Sayfalar