düşünmek ile cümle
düşünmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Şimdi düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.그래서 시간에 대한 관념이라고도 한다.
Kendisi de böyle düşünmektedir.그는 또한 이렇게 적었다.
Bir konuda soyut düşünmek anlamına gelir.천으로 짠다는 것에 대한 의의를 생각해 보자.
"Kürt sorununu tarihi süreç içinde düşünmek".“진주검무의 역사적 기원을 찾아서”.
Cinsiyeti düşünmek.성모 성심
Düşünmek, ruhun kendi kendine konuşmasıdır.둘째, 자신의 이야기는 자기 자신이 결정할 수 있다.
Geldiği yerin, cehennem olduğunu düşünmektedir.그곳은 현재 불교의 지옥을 연출하기 위한 장소로 바뀌었다.
Babası ona çok güvenmekle birlikte ilerde yerini oğluna bırakmayı düşünmektedir.그는 자신의 아들에게도 천국에서 함께 만날 것을 다짐하였다.
Daha doğrusu Kyle Bodine böyle düşünmektedir.이것은 요한 칼뱅에서도 동일한 견해이다.
Büyük İskender’in bilinçli bir Helenleştirme politikası izlemiş olduğunu düşünmek mantıklıdır.이로 보아 조선의 민족지도자 양성을 의식적으로 기피하는 정책의 일단을 볼 수 있다.
O onun öldüğünü düşünmektedir.돌아가셨다고 언급되고 있다.
( Durumu iyice tartın ve düşünmekten sakın kaçmayın. )שְׁנָתַיִךְ אָרְכוּ, וְלֹא אָרְכוּ שָׁנַי!"
Bu yüzden evini satmayı bile düşünmektedir.ולכן תיאלץ למכור את ביתה.
Kendini bir kahraman olarak düşünmektedir.הוא חושב שהוא הגיבור.
Don Giovanni hâlâ Anna'yı ayartma şansı olduğunu düşünmektedir.ומשמעו, סר אידן, הוא שעדיין יש סיכוי לגאולה...
Kimsenin onu fark etmediğini düşünmektedir.מרגישה שאף אחד לא שם לב אליה.
Düşünmek, ruhun kendi kendine konuşmasıdır.ובשבילי, הנשמה שלך היא הכוונה שלך.
Hipokrat zamanından beri insanlar tıbbın potansiyel kötü etkileri olabileceğini düşünmektedirler.מאז ימי היפוקרטס ידוע כי למרפא קיים פוטנציאל לגרימת נזק.
Yeraltı dünyasını büyük bir aile gibi düşünmek gerekir.ארץ נפתלי נחשבה לחבל ארץ גדול.
Başka araştırmacılar ise her ikisinin de benzer derecede önemli olduğunu düşünmektedir.על כל אחת מהשיטות ללמוד להבין שגם לשתי האחרות ישנה חשיבות.
Düşünmek, ne yaptığıdır ve gücü özünden gelmelidir.מכאן מוכרח שהוא קיים וחושב.
Ama Necati ve Bilican, Felfecir’in onların başının belaları olduklarını düşünmektedirler.כמו הבולמים, הם מכירים בעובדה שיש להם בעיה.
Tıpkı yemek, içmek, konuşmak, yürümek, düşünmek gibi...לשיר, לרקוד, לטייל, לחשוב.
O zaman kimi eş olarak tercih edeceğini bileceğini düşünmektedir.רוצה ללמוד מה תפקידה בתור אשת המיועד.
Genellikle ailenin diğer üyelerinden daha mantıklı düşünmektedir.האישה זיהתה אחרים מבני משפחה באופן נורמאלי.
Buddy herkesten uzak evinde geçmişi düşünmektedir.סטיבנס נזכר במהלך החופשה שלו במצבה הקודם של האחוזה.
Onu bir cehennem boyutundan kurtardıklarını düşünmektedirler.Създадени са от Аллах от бездимен огън.
Kendisi de böyle düşünmektedir.Ту Ю също мисли така...
Başka araştırmacılar ise her ikisinin de benzer derecede önemli olduğunu düşünmektedir.Трети пък смятат, че и двете са еднакво важни.
Yeraltı dünyasını büyük bir aile gibi düşünmek gerekir.Държавата се разглежда като голямо семейство.
Şimdi düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.Вождът поисква време да помисли.
Bilim insanları, organofosfat veya piretroid spreyleri salmanın işe yaramayacağını düşünmektedirler.Учените смятат, че пръскането с органофосфат или пиретроидни инсектициди не помага.
Fakat modern tarihçiler bunun abartılmış olduğunu düşünmekteydiler.Съвременните изследователи считат, че това мнение е преувеличено.
Düşünmek, ne yaptığıdır ve gücü özünden gelmelidir.Тя се дефинира от неговите полета, за какво служи и какво може да прави.
Ancak halen 23 ülke, tüm Çin'i Tayvan'ın temsil ettiğini düşünmektedir.Официално 23-та провинция продължава да се смята и Тайван.
Aminta'nin meşru varis olduğunu düşünmektedir.Признават Амадей за негов наследник.
O onun öldüğünü düşünmektedir.Всички ще мислят, че е мъртва.
Genellikle ailenin diğer üyelerinden daha mantıklı düşünmektedir.Обикновено е по-снизходителният от двамата родители.
Yeterli bilgiye sahip olmayan pek çok kimse bugün hala bu eleştirilerin geçerli olduğunu düşünmektedir.Това е основателно, защото дори днес голяма част от тях остават слабо проучени.
Bekir yurt dışına çıkmayı düşünmektedir.Симон решава да избяга в чужбина.
Başlarda askeriyede mutsuzdur ve kaçmayı düşünmektedir.В първата си битка той вижда смъртта и решава да избяга.
Bekir yurt dışına çıkmayı düşünmektedir.Kovačić je odlučio otići u inozemstvo.
Başka araştırmacılar ise her ikisinin de benzer derecede önemli olduğunu düşünmektedir.Drugi pak smatraju da su oba zbivanja podjednake važnosti.
Şimdi düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.Vrijeme i za razmišljanja.
En iyi arkadaşının Wolverine olduğunu düşünmektedir.Tako ona otkriva da joj je najbolji prijatelj vukodlak.
Pek çok eleştirmen de bu yönde düşünmektedir.Mnogi drugi kritičari jednako su hvalili ovo djelo.
Kendini bir kahraman olarak düşünmektedir.Cíti sa byť hrdinom.
Ajansı Holly'nin rol için mükemmel bir seçim olacağını düşünmekteydi.Veril, že by mohla byť skvelou voľbou pre rolu Sidney.
Anya ise onların çok güzel olduğunu düşünmektedir.Mater si spomenie, že bol tiež na tom peknom mieste.
Kathy onun suçsuz olduğunu düşünmektedir.Paul Bobbymu povie, že je nevinný.
Şimdi düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.Myslím si, že je potrebný čas, aby sa to dalo povedať.
Kendisi de böyle düşünmektedir.Tým chcel byť aj on.
Çağdaş tarihçiler, bu başkaldırının 670 ile 680 arasında meydana geldiğini düşünmektedir.Sodobni zgodovinarji trdijo, da se je upor zgodil v 670. letih ali na začetku 680. let.
Şimdi düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.Želi nekaj dni časa za odgovor.
Bir ejderha öldürürse bir kız arkadaş bulabileceğini düşünmektedir.Po treh letih iskanja je zmaju le uspelo najti hčer.
Düşünmek, ne yaptığıdır ve gücü özünden gelmelidir.Pomembno je, kako človek dojema dogajanje okoli sebe in kakšen vpliv imajo ti na njega.
Bekir yurt dışına çıkmayı düşünmektedir.Pahlavi je medtem v tujini iskal zatočišče.
Bunu düşünmek beni korkuttu.Zaradi nje sem začel razmišljati o stvareh.
Onun için konuşmak kadar düşünmek de önemliydi (Antid.Pisatelji, ki so obravnavali to temo (ang.
Laurence da aynı şekilde düşünmektedir.Isto navaja tudi Ciceron.