düşünmek ile cümle

düşünmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ad üzerinde de çok düşünmek lazım gelmedi.Koko A-puoli piti miksata nopeasti uudestaan.
Romalılar bu kılıcın kendi savaş tanrıları Mars’a ait olduğunu düşünmekteydiler.Roomalaiset samaistivat kelttijumalan omaan Mars-jumalaansa.
(15) Ama Helena hala onların şaka yaptığını düşünmektedir.Tämän jälkeen Helena oli todella järkyttynyt ja luuli tappaneensa Akin.
Cinsiyeti düşünmek.Sukupuolista yhdyntää.
Geldiği yerin, cehennem olduğunu düşünmektedir.Hän uskoo tulleensa taivaaseen.
Sonny bir gün artık sevgilisinin onu sevmemeye başladığı düşünmektedir.Johnson vakuuttaa rakastaneensa Minniä jo siitä hetkestä alkaen.
Ancak bazı koşullar altında izin verilebileceğini düşünmektedir.Hänet voidaan tietyissä tilanteissa myös erottaa.
Sanırım bunu düşünmek zorunda kalacağım.Luulen, että joudun miettimään tätä.
Başka araştırmacılar ise her ikisinin de benzer derecede önemli olduğunu düşünmektedir.Άλλοι πιστεύουν ότι και τα δύο είναι εξίσου σημαντικά.
Britanya'da bazıları artık müttefiklere ihtiyaç duyulduğunu düşünmektedir.Ορισμένοι εντός της Βρετανίας υποστήριζαν πως η χώρα χρειαζόταν συμμάχους.
Bunu düşünmek beni korkuttu.«Λατρεύω το να το σκέφτομαι.
Carlota düşünmek için zaman ister.Ο σεϊχουλισλάμ ζήτησε κάποιο χρόνο για να το σκεφτεί.
Kullanıcılar teknik açıdan karışık düşünmektedirler.Οι εκπαιδευτές μπορούν να παρουσιάσουν περίπλοκες τεχνικές έννοιες.
Geldiği yerin, cehennem olduğunu düşünmektedir.Νόμισε ότι ίσως είχε βρει την είσοδο της κόλασης.
Saf bir kalbi olduğundan hep iyi düşünmektedir.Σκέφτεται πάντα θετικά, εξαιτίας της καλής του καρδιάς.
Pek çok kişi bu cinayetin İttihat ve Terakki tarafından yapıldığını düşünmektedir.Απεναντίας πολλοί νομίζουν και πως το εχθρεύεται.
Pek çok eleştirmen de bu yönde düşünmektedir.Αρκετοί όμως μελετητές ασκούν κριτική στις απόψεις αυτές.
Ancak artık yaşlandığını düşünmektedir.Πλέον είναι χερσόνησος.
Kendisi de böyle düşünmektedir.Παρόμοια ήταν και η γνώμη του τελευταίου.
Şimdi düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.Είναι η κατάλληλη στιγμή να σταματήσω.
Şirket Brezilya'da daha fazla yatırım düşünmektedir. .Virksomheden planlægger flere investeringer i Brasilien.
Matt Groening, Marge'ın seçildiği bölümlerin, yazılması en zor bölümler arasında olduğunu düşünmektedir.Matt Groening mener, at episoderne med Marge er blandt de vanskeligste at skrive.
Henri'nin ana katkısı enzim tepkimelerini iki aşamalı olarak düşünmek olmuştur.Henris store bidrag var at opdele enzymreaktioner i to trin.
Seni düşünmekteyim.Derfor tænker jeg.
Cinsiyeti düşünmek.Geniet tænker!
Anne ve/veya babası kısa olanlarda mutlaka düşünmek gerekir.Det er Mor og Far, der ikke kan blive enige om de mindste ting.
Ve katilinse kasabadan biri olduğunu düşünmektedir.Efterleddet viser, at der er tale om en by.
Kendisi de böyle düşünmektedir.Det gik han også selv ud fra.
O zaman kimi eş olarak tercih edeceğini bileceğini düşünmektedir.Men i sidste ende er han måske den, der bedst ved, hvad venskab er.
Anlatıcı eşinin bu şikayetlerinde haksız olduğunu düşünmektedir.Det understreges i en biografi, at beskyldningerne mod hustruen var uberettigede.
Düşünmek, ne yaptığıdır ve gücü özünden gelmelidir.Hvordan man skal se ud eller forholde sig til sine følelser.
Bir konuda soyut düşünmek anlamına gelir.Det betyder at ethere har et lille dipolmoment.
Cinsiyeti düşünmek.Lei av kjønn?
Anya ise onların çok güzel olduğunu düşünmektedir.Mami Wata regnes som svært vakker.
Kathy onun suçsuz olduğunu düşünmektedir.Ruby ble ansett uskyldig.
Başka araştırmacılar ise her ikisinin de benzer derecede önemli olduğunu düşünmektedir.Noen forskere har tatt det synet at de to folkene er identiske.
Ama Necati ve Bilican, Felfecir’in onların başının belaları olduklarını düşünmektedirler.Sprint og Kvikk finner hva som ser ut til å være en kvinne i nød.
Bilim insanları Dünya'daki hayatın suda başladığını düşünmektedir.Noen forskere tror derimot at det meste av vannet har sitt opphav på jorden.
Grup düşüncelerini hiç düşünmeksizin dile getiriyordu ve tavırlarıyla çok dikkat çekiyordu.Derfor velger de sine ord med omhu, og uttaler seg bare om viktige saker.
Daha doğrusu Kyle Bodine böyle düşünmektedir.Spesielt Nikolaj Bukharin støttet dette synet.
Bunun nedeninin ise küresel ısınma olduğunu düşünmektedir.I dag er dette kjent som global oppvarming.
Kendisi de böyle düşünmektedir.Sikapnya juga demikian.
Doktorların onu kurtarabilecek tek bir ilacın olduğunu düşünmektedirler.Ada suatu obat yang menurut dokter dapat menyelamatkannya.
Bilim insanları, organofosfat veya piretroid spreyleri salmanın işe yaramayacağını düşünmektedirler.Para ilmuwan berpendapat bahwa menyemprotkan insektisida organofosfat atau piretroid tidak membantu.
Bazı yazarlar dördüncü nesil olarak piranonlardan türetilen retinoidleri düşünmektedir.Beberapa penulis menganggap retinoid yang berasal dari pyranones sebagai generasi keempat.
Carlota düşünmek için zaman ister.Tsunade minta waktu untuk berpikir.
( Durumu iyice tartın ve düşünmekten sakın kaçmayın. )Hal itu tidak dapat dibantah, karena itu hendaklah kamu tenang dan janganlah terburu-buru bertindak.
Kathy onun suçsuz olduğunu düşünmektedir.Ayub merasa dirinya tidak bersalah.
Henri'nin ana katkısı enzim tepkimelerini iki aşamalı olarak düşünmek olmuştur.Kontribusi utama dari pendekatan Henri-Michaelis-Menten adalah pemikiran dua tahapan dalam reaksi enzimatik.
Ancak artık yaşlandığını düşünmektedir.Padahal, usianya sudah tua.
Seni düşünmekteyim.Pengingat diri.
Cinsiyeti düşünmek.Konstruksi Gender.
Kendini bir kahraman olarak düşünmektedir.Ia digambarkan sebagai seorang pahlawan.
Şimdi düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.Untuk dapat berpatisipasi diperlukan waktu.
Yeğenlerinin kaybolmasının bu testere cinayetleri ile ilgisi olduğunu düşünmektedir.Ia yakin, hilangnya sang Ayah berkaitan dengan ajaran ini.
Bekir yurt dışına çıkmayı düşünmektedir.Dyah disuruh menemui orangtuanya di luar negeri.
Halkıın %36'si ise bu tür bir gücün bir türlü olabileceğini düşünmektedir.Hanya 28% yang percaya bahwa konflik itu akan terjadi.
Taha İslamiyetin tam olarak kadınlarla erkekler arasındaki eşitliği hedef gösterdiğini düşünmektedir.Agama Bahá'í mengajarkan persamaan hak kaum wanita dengan kaum pria.
Rölans: Düşünmek için süre istemektir.Sammy membutuhkan waktu untuk mempertimbangkannya.
Düşünmek yasak, tahmin etmek, konuşmak, yazmak yasak, hepsi yasak!Kalau berpikir, berbicara, menulis, dan tanda tangan, jangan terkejut.

İlgili Sayfalar