İlginçtir ki onlarla uzun süre birlikte olunca ve onlara alışınca, artık onların deli olduğunu düşünmüyorsun."Čeprav z bratom nista odraščala skupaj in se dolgo nista videla, ga nikdar ne pozabi.
Ama belki, bu şekilde de düşünmüyorsunuz.Aber vielleicht fühlen Sie auch nicht so.
Ama belki, bu şekilde de düşünmüyorsunuz.Ale może nie widzisz tego w ten sposób.
Ama belki, bu şekilde de düşünmüyorsunuz.Ale možná nepřemýšlíte ani takhle.
Ama belki, bu şekilde de düşünmüyorsunuz.Dar poate că nu sunteţi de acord nici cu asta.
Ama belki, bu şekilde de düşünmüyorsunuz.De lehet, hogy még ez sem a te érzésed szerint való.
Ama belki, bu şekilde de düşünmüyorsunuz.하지만 여러분은 그런 방식으로 느끼지 않을지도 모릅니다.
Ama belki, bu şekilde de düşünmüyorsunuz.Maar misschien ben je het daar ook niet mee eens.
Ama belki, bu şekilde de düşünmüyorsunuz.Ma forse non la pensate neanche in quel modo.
Ama belki, bu şekilde de düşünmüyorsunuz.Mais peut-être que vous ne pensez pas non plus comme ça.
Ama belki, bu şekilde de düşünmüyorsunuz.Mas talvez também não pensem dessa maneira.
Ama belki, bu şekilde de düşünmüyorsunuz.Namun mungkin Anda juga tidak berpendapat demikian.
Ama belki, bu şekilde de düşünmüyorsunuz.Nhưng có thể bạn cũng không cảm thận theo cách đó.
Ama belki, bu şekilde de düşünmüyorsunuz.Pero tal vez tampoco consideren esa opción.
Ama belki, bu şekilde de düşünmüyorsunuz.Αλλά ίσως να μην αισθάνεσαι ούτε έτσι.
Ama belki, bu şekilde de düşünmüyorsunuz.Но може би не се чувствате по такъв начин.
Ama belki, bu şekilde de düşünmüyorsunuz.Но может вы и с этим не согласны.
Ama belki, bu şekilde de düşünmüyorsunuz.ואולי אתם לא מרגישים כך.
Ama belki, bu şekilde de düşünmüyorsunuz.ولكن ربما لا تتفق أيضاً مع هذه الطريقة.
Ama belki, bu şekilde de düşünmüyorsunuz.彼の電話なのだ それを取り上げるのは
Aramızda özel bir şey olduğunu düşünmüyorsun, değil mi?Anh không nghĩ là có gì đặc biệt giữa chúng ta, đúng không?
Aramızda özel bir şey olduğunu düşünmüyorsun, değil mi?Crezi ca este ceva special intre noi, asa-i?
Aramızda özel bir şey olduğunu düşünmüyorsun, değil mi?Du denkst nicht,dass irgendetwas besonderes zwischen uns ist,stimmts?
Aramızda özel bir şey olduğunu düşünmüyorsun, değil mi?Du tycker inte att den är nåt speciellt mellan oss, visst?
Aramızda özel bir şey olduğunu düşünmüyorsun, değil mi?Je denkt toch niet dat er iets speciaals tussen ons is, of wel?
Aramızda özel bir şey olduğunu düşünmüyorsun, değil mi?Kau tidak berpikir ada sesuatu yang istimewa di antara kita, kan?
Aramızda özel bir şey olduğunu düşünmüyorsun, değil mi?우리가 특별한 사이라고 생각하고 있는 것은 아니죠?
Aramızda özel bir şey olduğunu düşünmüyorsun, değil mi?Nie myślisz, że istnieje coś specjalnego pomiędzy nami, prawda?
Aramızda özel bir şey olduğunu düşünmüyorsun, değil mi?Non penserai mica che ci sia qualcosa di speciale tra di noi, vero?
Aramızda özel bir şey olduğunu düşünmüyorsun, değil mi?Tu ne penses pas qu'il existe quelque chose de particulier entre nous, n'est-ce pas ?
Aramızda özel bir şey olduğunu düşünmüyorsun, değil mi?Δεν νομίζεις πως υπάρχει κάτι το ξεχωριστό ανάμεσα μας, έτσι;
Aramızda özel bir şey olduğunu düşünmüyorsun, değil mi?Не думаешь же ты, что между нами что-то особенное?
Aramızda özel bir şey olduğunu düşünmüyorsun, değil mi?أنت لا تفكر بأنه يوجد شئ ما بيننا, صحيح؟
Aramızda özel bir şey olduğunu düşünmüyorsun, değil mi?そうじゃないよ
Benzin aldığınızda interneti gerçekten kullandığınızı düşünmüyorsunuz.Când alimentezi mașina, nu consideri că folosești Internetul.
Benzin aldığınızda interneti gerçekten kullandığınızı düşünmüyorsunuz.Cuando bombeamos gas, no pensamos que estamos usando Internet.
Benzin aldığınızda interneti gerçekten kullandığınızı düşünmüyorsunuz.Gdy tankujemy paliwo, również.
Benzin aldığınızda interneti gerçekten kullandığınızı düşünmüyorsunuz.Je denkt dat je het internet niet gebruikt. Als je benzine tankt, denk je ook niet dat je internet gebruikt.
Benzin aldığınızda interneti gerçekten kullandığınızı düşünmüyorsunuz.Khi bạn bơm ga, bạn cũng không nghĩ rằng mình đang sử dụng Internet.
Benzin aldığınızda interneti gerçekten kullandığınızı düşünmüyorsunuz.가스를 채우거나 할 때도 인터넷을 쓴다는 생각은 안 해보셨을 겁니다.
Benzin aldığınızda interneti gerçekten kullandığınızı düşünmüyorsunuz.Lorsque vous faites le plein, vous n'imaginez vraiment pas que vous utilisez Internet.
Benzin aldığınızda interneti gerçekten kullandığınızı düşünmüyorsunuz.Na bomba da gasolina, não pensamos que estamos a usar a Internet.
Benzin aldığınızda interneti gerçekten kullandığınızı düşünmüyorsunuz.Quando fate benzina, non pensate di usare Internet.
Benzin aldığınızda interneti gerçekten kullandığınızı düşünmüyorsunuz.Tankoláskor sem gondolunk rá, hogy az internetet használjuk.
Benzin aldığınızda interneti gerçekten kullandığınızı düşünmüyorsunuz.Wenn Sie Gas pumpen, denken Sie das auch nicht.
Benzin aldığınızda interneti gerçekten kullandığınızı düşünmüyorsunuz.Когато зареждате гориво, не мислите, че използвате интернет.
Benzin aldığınızda interneti gerçekten kullandığınızı düşünmüyorsunuz.Когда вы заправляете бак бензином, вы не думаете, что вы воспользовались интернетом.
Benzin aldığınızda interneti gerçekten kullandığınızı düşünmüyorsunuz.כשאתם ממלאים דלק, ודאי אינכם חושבים שאתם משתמשים באינטרנט.
Benzin aldığınızda interneti gerçekten kullandığınızı düşünmüyorsunuz.عندما تتزودون بالوقود لاتدركون أنكم تستخدمون الإنترنت.
Benzin aldığınızda interneti gerçekten kullandığınızı düşünmüyorsunuz.しかしこのようなシステムの多くが
Bize bu kadar önemli bir sırrı söylüyorsan bizi buradan sağ çıkarmayı düşünmüyorsun demektir.Eftersom du berättar såna hemligheter- -antar jag att du inte tänker låta oss leva.
Bize bu kadar önemli bir sırrı söylüyorsan bizi buradan sağ çıkarmayı düşünmüyorsun demektir.Eftersom du fortæller os sådanne hemmeligheder, - - gætter jeg på, at du ikke vil lade os leve.
Bize bu kadar önemli bir sırrı söylüyorsan bizi buradan sağ çıkarmayı düşünmüyorsun demektir.Jeśli zdradzasz nam tak ważną tajemnicę, znaczy, że nie myślisz dać nam ujść z życiem.
Bize bu kadar önemli bir sırrı söylüyorsan bizi buradan sağ çıkarmayı düşünmüyorsun demektir.Koska kerrot meille niin suuren salaisuuden- -et aio päästää meitä pois täältä.
Bize bu kadar önemli bir sırrı söylüyorsan bizi buradan sağ çıkarmayı düşünmüyorsun demektir.Se está a contar-nos um segredo importante, quer dizer que não planeia deixar-nos sair daqui com vida.
Bize bu kadar önemli bir sırrı söylüyorsan bizi buradan sağ çıkarmayı düşünmüyorsun demektir.Si nos desvelas un secreto tan importante, significa que no nos dejarás salir de aquí con vida.
Bize bu kadar önemli bir sırrı söylüyorsan bizi buradan sağ çıkarmayı düşünmüyorsun demektir.Για να μας λες τόσο σημαντικό μυστικό, δεν σκοπεύεις να μας αφήσεις να φύγουμε ζωντανοί.
Bize bu kadar önemli bir sırrı söylüyorsan bizi buradan sağ çıkarmayı düşünmüyorsun demektir.Раз ты открыла нам такой важный секрет, значит, ты не намерена выпустить нас отсюда живыми.
Bu konularda yeterince düşünmüyorsun ,bu yüzden yanlış hesaplamalar yapıyorsun. ve kredilerinde yetmiyor.Du tänker inte igenom tillräckligt och det är därför dina kalkyleringar är fel, och dina krediter inte räcker.
Bu konularda yeterince düşünmüyorsun ,bu yüzden yanlış hesaplamalar yapıyorsun. ve kredilerinde yetmiyor.Je denkt niet goed genoeg na over dingen en daarom zijn je berekeningen fout, en kloppen je punten niet.