Sadece onu değiştirmek yerine, neden durumunu gerçekten düşünmüyorsun?Why don't you actually consider your situation instead of just chancing it?
Eğer gerçekten bir işe ihtiyacın varsa, niçin Tom için çalışmayı düşünmüyorsun?If you really need a job, why don't you consider working for Tom?
Benim hatam olduğunu düşünmüyorsundur umarım.I hope you are not thinking it is my fault.
Siz arkadaşlar onların Tom'u pataklayacaklarını düşünmüyorsunuz, değil mi?You guys don't think they'd beat Tom up, do you?
Açıkça düşünmüyorsun.You're not thinking clearly.
Sen düşünmüyorsun.You're not thinking.
Düzgün düşünmüyorsun.You're not thinking straight.
Umarım onu partide giymeyi düşünmüyorsundur.I hope you're not planning on wearing that to the party.
Umarım onu partide giymeyi düşünmüyorsunuzdur.I hope you're not planning on wearing that to the party.
Tom'u seninle birlikte götürmeyi düşünmüyorsun, değil mi?You're not thinking of taking Tom with you, are you?
Öyle düşünmüyorsun.You don't think so.
Öyle düşünmüyorsunuz.You don't think so.
Neden karar vermeden önce onun hakkında bir süre düşünmüyorsun?Why don't you think about it for a while before you make up your mind?
Bunun olacağını düşünmüyorsun, değil mi?You don't think that's going to happen, do you?
Bütün bunları satın aldığımı düşünmüyorsun, değil mi?You don't think I bought all that, do you?
Tom'un söylediği hakkında hâlâ düşünmüyorsun, değil mi?You're not still thinking about what Tom said, are you?
Bunu Tom'un yaptığını düşünmüyorsun, değil mi?You don't think Tom did it, do you?
Hâlâ onu yapabileceğimi düşünmüyorsun, değil mi?You still don't think I can do it, do you?
Bunu yapabileceğimi düşünmüyorsun, değil mi?You don't think I can do it, do you?
Sağlıklı düşünmüyorsun.You aren't thinking straight.
Kazanabileceğini düşünmüyorsun, değil mi?You don't think you can win, do you?
Tom'un hâlâ burada olabileceğini düşünmüyorsunuz, değil mi?You don't think Tom might still be here, do you?
Bunun doğru yol olduğunu düşünmüyorsunuz, değil mi?You don't think this is the right way, do you?
Bunun bir intihar olduğunu düşünmüyorsunuz, değil mi?You don't think it was a suicide, do you?
Neden onu düşünmüyorsun?Why don't you think about it?
Bu yüzden, sen benim senin için yeterince iyi olduğumu düşünmüyorsun.So, you don't think I'm good enough for you.
Tom'un kendini öldüreceğini gerçekten düşünmüyorsun, değil mi?You don't really think Tom would kill himself, do you?
Tom'un kendini inciteceğini gerçekten düşünmüyorsun, değil mi?You don't really think Tom would hurt himself, do you?
Gerçekten Tom'un seni kandırmaya çalıştığını düşünmüyorsun, değil mi?You don't really think Tom tried to cheat you, do you?
Bunu yaptığımı düşünmüyorsun, değil mi?You don't think that I did it, do you?
Onu benim yaptığımı düşünmüyorsun, değil mi?You don't think I did it, do you?
Haklı olduğumu düşünmüyorsun, değil mi?You don't think I'm right, do you?
Tom'un onu gerçekten yapabileceğini düşünmüyorsun, değil mi?You don't think Tom really could do that, do you?
Tom'un bir daha arayacağını düşünmüyorsun, değil mi?You don't think Tom will call again, do you?
Tom'un burada olduğunu düşünmüyorsun, değil mi?You don't think Tom is here, do you?
Gitmeyi düşünmüyorsun, değil mi?You're not thinking about leaving, are you?
Tom'un bunu yapması gerektiğini gerçekten düşünmüyorsun, değil mi?You don't really think Tom needs to do that, do you?
Bunu yapmak istediğimi gerçekten düşünmüyorsun, değil mi?You don't really think I wanted to do that, do you?
Bunu yapacağımı gerçekten düşünmüyorsun değil mi?You don't really think I'd do that, do you?
Tom'un onu yapacağını düşünmüyorsun, değil mi?You don't really think Tom would do that, do you?
Ciddi ciddi gitmeyi düşünmüyorsun, değil mi?You aren't seriously considering going, are you?
Tom'u pek düşünmüyorsun, değil mi?You don't think much of Tom, do you?
Ama belki, bu şekilde de düşünmüyorsunuz.But maybe you don't feel that way either.
İlerisini düşünmüyorsun.You are thinking too short term.
- Hâlâ işe yaramayacağını düşünmüyorsun, değil mi?You still don't think this'll work, do you?
Aramızda özel bir şey olduğunu düşünmüyorsun, değil mi?You don't think there's something special between us, right?
Benzin aldığınızda interneti gerçekten kullandığınızı düşünmüyorsunuz.When you pump gas, you really don't think you're using the Internet.
Gerçekten kardeşinin başına bir şey geldiğini düşünmüyorsun ya?You don't really think anything has happened to your brother?
Hiç mi düşünmüyorsunuz?Why do you not reflect?
Hiç mi öğüt alıp-düşünmüyorsunuz?Why do you not reflect?
Ve andolsun ki ilk yaratılışı biliyorsunuz, biliyorsunuz da ne diye düşünmüyorsunuz?You have known the first creation, then why do you not reflect?
Neden düşünmüyorsunuz? [43,44]Do you not understand?
Gözünüzün önünde değilken onları düşünmüyorsunuz.When they are not in front of your eyes you don't think about them.
Normal bir şekilde düşünmüyorsun.You're not thinking in a normal way.
Öyle düşünmüyorsun.No piensas así.
Sadece onu değiştirmek yerine, neden durumunu gerçekten düşünmüyorsun?Perché non pensi seriamente alla tua situazione invece di cambiarla e basta?
Sen düşünmüyorsun.Ты не думаешь.
Sen düşünmüyorsun.Du tænker ikke.
İlginçtir ki onlarla uzun süre birlikte olunca ve onlara alışınca, artık onların deli olduğunu düşünmüyorsun."あいつらがあんなみっともない格好して楽しそうに暮しておるのを見ると、もう無性に憎いんじゃよ」と答えた。
İlginçtir ki onlarla uzun süre birlikte olunca ve onlara alışınca, artık onların deli olduğunu düşünmüyorsun."지금 서적이 거의 다 흩어져 없어졌으니, 만약 보고 들은 것을 (누군가) 수습해두지 않는다면 장차 후세에 보일 만한 것이 없을 것이다"고 했다.