düşünen ile cümle
düşünen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu parçada, Nijerya'dan bahseden genç bir kadın var orada mutlu olacağını düşünen bir kadın.作品中の少女の気持ちは 故郷を離れている人には共感できるでしょう
Buradaki halüsinasyonu görenler de dünyanın belli kısımlarının kendilerine ait olduğunu düşünenler.Bagian berhalusinasi diwakili oleh mereka yang mengakui bagian dari bumi sebagai milik mereka.
Buradaki halüsinasyonu görenler de dünyanın belli kısımlarının kendilerine ait olduğunu düşünenler.La parte allucinante è rappresentata da quelli che ammettono parti della Terra come loro proprietà.
Buradaki halüsinasyonu görenler de dünyanın belli kısımlarının kendilerine ait olduğunu düşünenler.La parte alucinante está representada por aquellos que admiten partes de la tierra como sus posesiones.
Buradaki halüsinasyonu görenler de dünyanın belli kısımlarının kendilerine ait olduğunu düşünenler.Халюциниращата част е представена от тези, които твърдят, че части от Земята са техни.
Bu sorunların önemli olduğunu düşünen, Ilki -- Ölüm önemli bir problemdirTím prvním je -- smrt je velký problém.
Bu sorunların önemli olduğunu düşünen,이들 문제가 중요하다고 생각하는 것은 아닌 것 같습니다.
Bu sorunların önemli olduğunu düşünen,la que piensa que estos problemas son importantes.
Bu sorunların önemli olduğunu düşünen,שחושב שהבעיות הללו חשובות.
Bu sorunların önemli olduğunu düşünen,يؤمن بأهميّة المسائل التي سأطلعكم عليها
Bu sorunların önemli olduğunu düşünen,第一の問題は 死 これは大きな問題です
Canıma kastedenler utanıp rezil olsun! Utançla geri çekilsin bana kötülük düşünenler!내 생명을 찾는 자로 부끄러워 수치를 당케 하시며 나를 상해하려 하는 자로 물러가 낭패케 하소서
Canıma kastedenler utanıp rezil olsun! Utançla geri çekilsin bana kötülük düşünenler!Lad dem beskæmmes og blues, som vil mig til Livs, og de, der ønsker mig ondt, lad dem rødmende vige,
Canıma kastedenler utanıp rezil olsun! Utançla geri çekilsin bana kötülük düşünenler!Ruşinaţi şi înfruntaţi să fie ceice vor să-mi ia viaţa! Să dea înapoi şi să roşească cei ce-mi gîndesc peirea!
Canıma kastedenler utanıp rezil olsun! Utançla geri çekilsin bana kötülük düşünenler!יבשו ויכלמו מבקשי נפשי יסגו אחור ויחפרו חשבי רעתי׃
Canıma kastedenler utanıp rezil olsun! Utançla geri çekilsin bana kötülük düşünenler!ليخز وليخجل الذين يطلبون نفسي. ليرتد الى الوراء ويخجل المتفكرون باساءتي.
Canıma kastedenler utanıp rezil olsun! Utançla geri çekilsin bana kötülük düşünenler!願 那 尋 索 我 命 的 、 蒙 羞 受 辱 . 願 那 謀 害 我 的 、 退 後 羞 愧
Canıma kastedenler utanıp rezil olsun! Utançla geri çekilsin bana kötülük düşünenler!願那尋索 我 命 的 、 蒙羞 受辱 . 願那 謀害 我 的 、 退 後 羞愧
-Charles Babbage bu tür makinalar geliştirmeyi tasarlıyordu- ve kendisi bu alanda düşünen ilk kişidir.コンピュータでできることを 計算以外について考えた最初の人物は
Çünkü hala bilim ve sanatı birbirinden bağımsız düşünenler çoğunluktalar.대중의 문화 속에 분열이 존재하고 있기 때문입니다.
Çünkü hala bilim ve sanatı birbirinden bağımsız düşünenler çoğunluktalar.la ciencia y las artes pues hoy existe un cisma en la cultura popular. Saben,
Çünkü hala bilim ve sanatı birbirinden bağımsız düşünenler çoğunluktalar.la science et les arts, car en ce moment il y a un schisme dans la culture populaire.
Çünkü hala bilim ve sanatı birbirinden bağımsız düşünenler çoğunluktalar.Obecnie w kulturze popularnej jest między nimi rozłam. Obecnie w kulturze popularnej jest między nimi rozłam.
Çünkü hala bilim ve sanatı birbirinden bağımsız düşünenler çoğunluktalar.ישנו קרע הקיים בתרבות הפופולרית. אתם יודעים,
Çünkü hala bilim ve sanatı birbirinden bağımsız düşünenler çoğunluktalar.في الوقت الراهن في الثقافة السائدة. كما تعلمون
Çünkü hala bilim ve sanatı birbirinden bağımsız düşünenler çoğunluktalar.というのは今のよくある見方では分裂していると 思われているからです 科学と芸術とは
Çünkü hiç bir şekilde kanıtımın dairesel olduğunu düşünenleri suçlamak istemiyorum.Ponieważ nie chcę w żaden sposób obwiniać tych, którzy uważają że mój dowód sprzed kilku lat był nieścisły.
Çünkü hiç bir şekilde kanıtımın dairesel olduğunu düşünenleri suçlamak istemiyorum.Porque no quiero culpar de ninguna manera a aquellos que piensan que mi prueba original fue circular.
Çünkü hiç bir şekilde kanıtımın dairesel olduğunu düşünenleri suçlamak istemiyorum.لأنني لا اريد ان الوم هؤلاء الذين يعتقدون ان اثباتي الاصلي كان دائرياً
Diğeri de; küçük kızların nasıl olması gerektiğini bildiğini düşünen türden bir feministtir.Celalăt tip de redactor este tipul feministei care crede că ştie ceea ce fetiţele ar trebui să fie.
Diğeri de; küçük kızların nasıl olması gerektiğini bildiğini düşünen türden bir feministtir.Den andra typen av kritiker är en viss typ av feminist som tycker att dem vet hur småflickor ska vara.
Diğeri de; küçük kızların nasıl olması gerektiğini bildiğini düşünen türden bir feministtir.Drugi recenzent to specyficzny feminista, który uważa, że wie, kim powinny być małe dziewczynki.
Diğeri de; küçük kızların nasıl olması gerektiğini bildiğini düşünen türden bir feministtir.Druhý typ recenzenta je feministka která si myslí, že ví jaké by malé dívky měly být.
Diğeri de; küçük kızların nasıl olması gerektiğini bildiğini düşünen türden bir feministtir.다른 부류는 특정성향의 페미니스트들인데요. 여자어린이들은 어때야 한다는 것을 자기들이 안다고 생각하죠.
Diğeri de; küçük kızların nasıl olması gerektiğini bildiğini düşünen türden bir feministtir.L'altra da parte di critici dallo spirito femminista che pensano di sapere cosa dovrebbe essere una bambina.
Diğeri de; küçük kızların nasıl olması gerektiğini bildiğini düşünen türden bir feministtir.O outro tipo de crítico é uma certa qualidade de feministas que acha que sabe como é que as meninas devem ser.
Diğeri de; küçük kızların nasıl olması gerektiğini bildiğini düşünen türden bir feministtir.Другият вид критик е определен тип феминист, който смята, че знае какви трябва да са малките момиченца.
Diğeri de; küçük kızların nasıl olması gerektiğini bildiğini düşünen türden bir feministtir.הסוג האחר של מבקר הוא סוג מסויים של פמיניסט אשר חושבים שהם יודעים מה ילדות קטנות צריכות להיות.
Diğeri de; küçük kızların nasıl olması gerektiğini bildiğini düşünen türden bir feministtir.小さな女の子はどういうものか知っていると考えている人たちでした。 これらのまったく違う2つのグループがある共通点を持っていることは
Diğer türde bir akıl da kalıpsal düşünen akıllardır.Acum, un alt tip mental este ganditorul in tipare.
Diğer türde bir akıl da kalıpsal düşünen akıllardır.Dalším typem mysli je myšlení ve vzorech.
Diğer türde bir akıl da kalıpsal düşünen akıllardır.Een ander soort brein is de patroondenker.
Diğer türde bir akıl da kalıpsal düşünen akıllardır.Egy másik fajta elme a mintákban gondolkodó.
Diğer türde bir akıl da kalıpsal düşünen akıllardır.Et andet slags sind er mønstertænkeren.
Diğer türde bir akıl da kalıpsal düşünen akıllardır.Ett annat sorts tänkande är mönstertänket.
Diğer türde bir akıl da kalıpsal düşünen akıllardır.Inny rodzaj umysłu to umysł "wzorca".
Diğer türde bir akıl da kalıpsal düşünen akıllardır.또 하나의 사고는 패턴으로 생각하는 것입니다.
Diğer türde bir akıl da kalıpsal düşünen akıllardır.Một dạng trí óc khác là người tư duy bằng các mẫu hình.
Diğer türde bir akıl da kalıpsal düşünen akıllardır.Nun, ein anderer Typ von Verstand ist der Musterdenker.
Diğer türde bir akıl da kalıpsal düşünen akıllardır.Ora, un altro tipo di mente è quella che pensa per schemi.
Diğer türde bir akıl da kalıpsal düşünen akıllardır.Pemikir yang lain adalah pemikir pola.
Diğer türde bir akıl da kalıpsal düşünen akıllardır.Toinen mielityyppi on malleja käyttävä ajattelija.
Diğer türde bir akıl da kalıpsal düşünen akıllardır.Un autre type d'esprit est le penseur par modèle.
Diğer türde bir akıl da kalıpsal düşünen akıllardır.Τώρα, άλλο είδος μυαλού είναι αυτό που σκέφτεται με μοτίβα.
Diğer türde bir akıl da kalıpsal düşünen akıllardır.Друг вид ум е схемовият мислител.
Diğer türde bir akıl da kalıpsal düşünen akıllardır.Еще один вид мышления -- это мышление схемами.
Diğer türde bir akıl da kalıpsal düşünen akıllardır.Ще один вид мислення - це мислення схемами.
Diğer türde bir akıl da kalıpsal düşünen akıllardır.סוג נוסף הוא המוח שחושב בתבניות.
Diğer türde bir akıl da kalıpsal düşünen akıllardır.الآن , نوع آخر من العقول هو المفكّر بالأنماط.
Diğer türde bir akıl da kalıpsal düşünen akıllardır.より抽象的で エンジニアや