düşüncesine ile cümle
düşüncesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ona yapmamasını söylememe rağmen o düşüncesine yapışmış.He stuck to his opinion though I told him not to.
Ben onun başka bir adamla birlikte olma düşüncesine dayanamam.I can't bear the thought of her with another man.
Seni kaybetme düşüncesine dayanamıyorum.I can't bear the thought of losing you.
Bir arkadaş olarak Tom'u kaybetme düşüncesine katlanamam.I can't stand the thought of losing Tom as a friend.
Onu terk etme düşüncesine dayanamadı.He couldn't bear the thought of leaving her.
Tom Mary'yi terk etme düşüncesine katlanamadı.Tom couldn't bear the thought of leaving Mary.
Senden ayrı kalma düşüncesine katlanamam.I can't bear the thought of being away from you.
Bunun düşüncesine dayanamadım.I couldn't bear the thought of it.
Onu bir daha görmeyeceğim düşüncesine katlanamıyorum.I can't bear the thought of never seeing her again.
Jacob’un bu çaresizliği onu tekrar ve tekrar intihar etme düşüncesine yönlendirmektedir.Jakob's desperation leads him to thoughts of suicide again and again.
Yakut Türkleri'nin düşüncesine göre, o gökyüzünün 4.katında yaşıyor.According to Islamic lore, he dwells in the Fourth Heaven.
Sosyalizm düşüncesine karşıydı.It opposed socialism.
(2006) "Deleuze Düşüncesine Giriş Nereden Olabilir?"2006: "What is your dangerous idea"?
Gerçekte, bir aksiyomatik yapıda rigorous kanıt düşüncesine bir şeyler eklemez.In fact in an axiomatic setting rigorous adds nothing to the idea of proof.
Hip hopta ise, endüstriyi fikirlerinizin etrafında yaratma düşüncesine sarılmıştık.Where in hip hop, it's been embraced to go create industry around your ideas.
Yani böcek yeme düşüncesine alışmak zorundayız.So we have to get used to the idea of eating insects.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.Likewise, if you look at the thought of anger, it will vanish like frost under the morning sun.
Şimdi bu hayvanların her yere gidebileceği düşüncesine dönüşüyor.Now it turns out that animals can go anywhere.
Daha fazla bir yol çizme düşüncesine bağlı kalmadım.I was no longer tied to a set path.
RABbin düşüncesine kim akıl erdirebildi? Ona öğüt verip öğretebilen var mı?Who has directed the Spirit of Yahweh, or has taught him as his counselor?
‹‹Rab'bin düşüncesini kim bildi ki, O'na öğüt verebilsin?›› Oysa biz Mesih'in düşüncesine sahibiz."For who has known the mind of the Lord, that he should instruct him?" But we have Christ's mind.
Mevlana'nn düşüncesine göre insan Ruh, Mantık ve Sevgiden kurulu bir üçgenden oluşuyor.According to Mevlana, the human being is a triangle, composed of Spirit, Reason and Love.
Oldukça gelişmiş olan CDF düşüncesine göre aşağıdaki özelliklerle temsil edilmektedir:According to CDF thinking that is highly developed is represented by the following features:
Grubun ideolojisi, Züreyk'in düşüncesine çok şey borçluydu: devrimci ve pan-Arabistti.The group's ideology owed much to Zureiq's thinking: it was revolutionary and pan-Arabist.
Sosyalizm düşüncesine karşıydı.Die Idee des Sozialismus.
Bu yıllarda komünizm düşüncesine sert bir şekilde karşı çıkan gruplar bu örgütte birleşmişlerdir.Meine langjährigen Erfahrungen im Kampf gegen den Kommunismus sind mir natürlich dabei zustatten gekommen.
Yakut Türkleri'nin düşüncesine göre, o gökyüzünün 4.katında yaşıyor.D'après le folklore musulman, il demeure dans le Quatrième Ciel.
Gerçekte, bir aksiyomatik yapıda rigorous kanıt düşüncesine bir şeyler eklemez.En fait, dans un cadre axiomatique, le rigoureux n'ajoute rien à l'idée de démonstration.
Sistem düşüncesine birçok yöntem ve yaklaşım vardır.À la main, il existe de nombreux styles et méthodes.
Tenkit düşüncesine sahip olmamakla birlikte, gördükleri ile duydukları arasında bir ayrım yapmıştır.Al levantarse se hacen preguntas mutuas y se cuentan lo que han visto.
Sosyalizm düşüncesine karşıydı.Se decidió por la oposición al socialismo.
Sosyalizm düşüncesine karşıydı.L'idea di socialismo.
Lanz, Cermen neopaganizmi düşüncesine şiddetle inanıyordu.Currie ha riconosciuto immediatamente il significato del fossile.
Yakut Türkleri'nin düşüncesine göre, o gökyüzünün 4.katında yaşıyor.Согласно представлениям якутов, проживает на четвёртом небе.
Özellikle komünistlerin düşüncesine göre siyah adam bir kahraman değildi, aksine güçsüz ve çaresiz bir tipti.وخاصة وفقاً لفكر الشيوعيين فالرجل الزنجى ليس بطل بل على العكس هو شخص ضعيف بلا حيلة .
Gerçekte, bir aksiyomatik yapıda rigorous kanıt düşüncesine bir şeyler eklemez.في واقع الأمر البديهي في وضع دقيق لا يضيف شيئا إلى فكرة الاثبات.
Herkesin düşüncesine göre, Rus ekibi oldukça zayıftı ve üstelik, aslında İngilizce konuşamıyorlardı.وحقيقة أنني أعرف الروسية بشكل جيد للغاية، وأعتقد أنه ليس سرا بالنسبة لك ...
Sosyalizm düşüncesine karşıydı.A ideia de socialismo.
Bazı akademisyenler, düşmüş meleklerin düşüncesine karşı çıktılar.Podzielała przekonania jego członków, którzy byli przeciwnikami tradycji akademickich.
Sosyalizm düşüncesine karşıydı.Den socialism vi kämpar för.
Sosyalizm düşüncesine karşıydı.Тому критикував ідеї соціалізму.
İşte ikilinin bu sohbetlerine gizlice tanıklık edenler doktorun da hasta olduğu düşüncesine kapılır.Těmito zpaměti kreslenými díly chtěl i přesvědčit lékaře o navracejícím se zdraví.
Sosyalizm düşüncesine karşıydı.Svou víru v socialismus si však zachovala.
Onun düşüncesine göre yeni oluşturulacak devlette herkes din ve milletin eşit haklara sahip olacaklardı.Mai exact vrea o lege prin care delfinii sa aibă aceleași drepturi ca oamenii.
Sosyalizm düşüncesine karşıydı.Jeg tror på kapitalismen.
Lavrov’un düşüncesine göre, sosyalizm, Batı Avrupa tarihi gelişiminin sonal ürünü olacaktı.Theo quan điểm của Peter Lavrov, chủ nghĩa xã hội là kết quả tự nhiên của sự phát triển lịch sử Tây Âu.
Yakut Türkleri'nin düşüncesine göre, o gökyüzünün 4.katında yaşıyor.而在伊斯蘭教的傳說中,他則住第四重天中。
Sistem düşüncesine birçok yöntem ve yaklaşım vardır.בנושא הביטחון קיימות מספר גישות ושיטות.
Tasavvufa olan ilgisi büyümüş, özellikle Vahdet-i Vücud (وحدة الوجود) düşüncesine inanmaya başlamıştır.През това време се засилва интересът му към суфизма и особено към Vahdet-i Vücud.
Tasavvufa olan ilgisi büyümüş, özellikle Vahdet-i Vücud (وحدة الوجود) düşüncesine inanmaya başlamıştır.През това време се засилва интереса му към суфизъм и особено към Vahdet-i Vücud.
Sistem düşüncesine birçok yöntem ve yaklaşım vardır.Obstaja veliko metod in pristopov.
Mazdek düşüncesine göre yeryüzü bütün insanların ortak yararına açık bir yaşam alanıdır.Glavni koncept je, da naj bodo vse surovine sveta skupno bogastvo vseh ljudi.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.Come se guardi nel pensiero della rabbia, e svanirà come la brina in una mattina di sole.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.Da mesma forma, se observamos o pensamento da raiva, esta dissipa-se como a geada ao sol da manhã.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.De la misma forma, si se mira a la ira, se desvanecerá como la escarcha bajo el sol matutino.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.Ha így közelítjük meg a harag fogalmát, az is el fog illanni, akár a jégvirág a reggeli nap nyomán.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.이처럼, '화'를 가만히 관찰한다면 아침해에 스러지는 서리처럼 사라질 겁니다.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.La fel, dacă privești gândul de mânie, va dispărea precum gheața sub soarele dimineții.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.Likaså, om du tittar på tanken av vrede, så kommer den att försvinna som frosten under morgonsolen.
Aynı şekilde, öfkenin düşüncesine bakacak olursanız, sabah güneşi altındaki çiğ gibi kaybolacaktır.Podobne, ak sa dívame na ideu hnevu, aj tá zmizne práve tak, ako námraza pod ranným slnkom.