düşünceleri ile cümle
düşünceleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Dåren bryr sig ikke om å være forstandig, men vil bare vise hvad han tenker i sitt hjerte.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Dåren frågar ej efter förstånd, allenast efter att få lägga fram vad han har i hjärtat.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.De dwaas heeft geen behoefte aan verstand, zijn dwaze hart ligt open.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Ein Narr hat nicht Lust am Verstand, sondern kundzutun, was in seinem Herzen steckt.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.El necio no toma placer en el entendimiento, sino sólo en exponer lo que tiene en su corazón
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Kẻ ngu muội không ưa thích sự thông sáng; Nhưng chỉ muốn lòng nó được bày tỏ ra.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Kẻ ngu_muội không ưa_thích sự thông sáng ; Nhưng chỉ muốn lòng nó được bày_tỏ ra .
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.미련한 자는 명철을 기뻐하지 아니하고 자기의 의사를 드러내기만 기뻐하느니라
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Lo stolto non ama la prudenza, ma vuol solo far mostra dei suoi sentimenti
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Nebunului nu -i este de învăţătură, ci vrea să arate ce ştie el. -
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Nem gyönyörködik a bolond az értelemben, hanem abban, hogy az õ elméje nyilvánvalóvá legyen.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Ne veseli se bedak umnosti, marveč samo, da se razodeva srce njegovo.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Nezalibuje sobě blázen v rozumnosti, ale v tom, což zjevuje srdce jeho.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Nie kocha się głupi w roztropności, ale w tem, co mu objawia serce jego.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Orang bodoh tidak suka diberi pengertian; ia hanya ingin membeberkan isi hatinya
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.O tolo não toma prazer no entendimento, mas tão somente em revelar a sua opinião.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Tåben ynder ej Indsigt, men kun, at hans Tanker kommer for Lyset.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Tyhmän halu ei ole ymmärrykseen, vaan tuomaan julki oma mielensä.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Ο αφρων δεν ηδυνεται εις την συνεσιν, αλλ' εις ο, τι φανταζεται η καρδια αυτου.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Безумният не се наслаждава от благоразумието, Но само от изявяване сърцето си.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.Глупый не любит знания, а только бы выказать свой ум.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.לא יחפץ כסיל בתבונה כי אם בהתגלות לבו׃
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.الجاهل لا يسرّ بالفهم بل بكشف قلبه.
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.愚 昧 人 不 喜 愛 明 哲 、 只 喜 愛 顯 露 心 意
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.愚昧 人 不喜愛 明哲 、 只 喜 愛顯露 心意
Aklından saçma sapan düşünceleri atıp, tezine konsantre oldu.Kiiktatta az ostoba gondolatokat a fejéből, és a szakdolgozatára koncentrált.
Aklından saçma sapan düşünceleri atıp, tezine konsantre oldu.Quitó las tontas ideas de su cabeza y se concentró en su tesis.
Aklından saçma sapan düşünceleri atıp, tezine konsantre oldu.Tirou as ideias tontas da sua cabeça e concentrou-se na sua tese.
Aklından saçma sapan düşünceleri atıp, tezine konsantre oldu.رمت الأفكار الحمقاء من رأسها و ركزت على أطروحتها
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.Aber Mrs. Medlock war nicht im geringsten durch sie und ihre Gedanken gestört.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.Ale pani Medlock nie był w najmniejszym stopniu zakłócony przez nią i jej myśli.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.Ale pani Medlock sa ani v najmenšom narušený nej a jej myšlienky.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.Ale paní Medlock se ani v nejmenším narušen ní a její myšlenky.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.Dar doamna Medlock nu a fost în cel puţin deranjat de ei şi de gândurile ei.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.De Mrs. Medlock volt a legkevésbé sem zavarja őt és gondolatait.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.Maar mevrouw Medlock was niet in het minst verstoord door haar en haar gedachten.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.Mais Mme Medlock n'était pas le moins du monde dérangé par elle et ses pensées.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.Ma la signora Medlock non era affatto disturbata da lei e i suoi pensieri.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.Mas a Sra. Medlock não foi, no mínimo perturbado por ela e seus pensamentos.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.그러나 부인은 Medlock 그녀와 그녀의 생각을 방해 최소되지 않았습니다.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.Men fru Medlock var ikke det mindste forstyrret af hende og hendes tanker.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.Men Mrs Medlock var inte det minsta störda av henne och hennes tankar.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.Mutta rouva Medlock ei ollut vähiten häiritsevän häntä ja hänen ajatuksiaan.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.Pero la señora Medlock no era en absoluto perturbado por ella y sus pensamientos.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.Tapi Mrs Medlock itu tidak sedikit terganggu oleh dan pikirannya.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.Toda gospa Medlock bil niti najmanj moti njo in ji misli.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.Tuy nhiên, bà Medlock không phải là ít nhất, bị nhiễu loạn và suy nghĩ của mình.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.Αλλά κα Medlock δεν ήταν το λιγότερο διαταραχθεί από της και τις σκέψεις της.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.Але місіс Medlock не було в найменш порушені неї і її думки.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.Но г-жа Medlock не е в най-малко нарушен от нея и мислите си.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.Но миссис Medlock не было в наименее нарушенные нее и ее мысли.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.אבל גב 'Medlock לא היה כלל מוטרדים שלה מחשבותיה.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.ولكن السيدة لم Medlock في أقل بالانزعاج التي صدرت لها وأفكارها.
Ama Bayan Medlock, onu ve düşüncelerini rahatsız en az değildi.彼女はなる女性のようなものだった"若い人からはナンセンスに立っていない。"
Ama belirtiden daha çok, devamlı bağlantı insanların kendileri hakkında düşüncelerini değiştiriyor.Aber mehr noch als das: Die ständige Anbindung verändert die Art, in der Leute von sich selbst denken.
Ama belirtiden daha çok, devamlı bağlantı insanların kendileri hakkında düşüncelerini değiştiriyor.Ale ešte viac ako symptóm, neustále pripojenie mení spôsob, akým ľudia o sebe rozmýšľajú.
Ama belirtiden daha çok, devamlı bağlantı insanların kendileri hakkında düşüncelerini değiştiriyor.Ale je to více než symptom. Nepřetržité připojení mění způsob, jakým lidé sami o sobě přemýšlí.
Ama belirtiden daha çok, devamlı bağlantı insanların kendileri hakkında düşüncelerini değiştiriyor.Dar mai mult decât un simptom, legătura constantă schimbă modul în care oamenii gândesc despre ei înşişi.
Ama belirtiden daha çok, devamlı bağlantı insanların kendileri hakkında düşüncelerini değiştiriyor.E ancora più che un sintomo, la connessione costante sta cambiando il modo in cui la gente pensa a se stessa.
Ama belirtiden daha çok, devamlı bağlantı insanların kendileri hakkında düşüncelerini değiştiriyor.Het is meer dan een symptoom. Constante verbinding verandert de manier waarop mensen over zichzelf denken.