düşünceler ile cümle

düşünceler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Eğer düşüncelerden bağımsız meditasyon yaparlarsa aydınlığa ulaşabileceklerini düşünürler.Wenn Du auf diese Art meditierst, kannst Du sicher sein, die Erleuchtung zu erlangen.
Nevzat Sayın: Düşler, Düşünceler, İşler 1990-2004.Versuch, Irrtum, Deutung – Anlagekommentare 1990 bis 2010.
Bu dönemde yalınlaştırmacı görüşe bazı yeni düşünceler katılmaya başladı.Um diesen Neubeginn kreisen Arendts Gedanken.
Bu üç arkadaş düşüncelerini gerçekleştirmek amacıyla örgüt kurmaya karar verdiler.Auf diese Weise vollendet sie ihren Plan, die drei Freunde zu entzweien.
"Alâkasız kalmıyorum ve uhrevî düşünceler sıklıkla çektiğim çilede kendimi avutmamı sağlıyor." diye yazmıştır.Ich schäme mich nicht, zu gestehen, daß mir sehr oft die blanken Tränen aus den Augen gelaufen sind.
Düşüncelerini yaymaya çalıştığı için tutuklandı.Damit versuchter er seine Ideen weiter zu verbreiten.
Fizik, onun çalışmalarının altında yatan düşüncelerin temelini oluşturur.Sein Leben – seine Werke – die Grundlagen seines Denkens.
Sonuçta Marx, bu eserin Ludwig Feuerbach'ın düşüncelerinden etkilenmiş olduğunu fark etti.Die Religionskritik von Marx war von Ludwig Feuerbach beeinflusst.
Kitap Yayınevi, 2010 Ali Kazancıgil: Türkiye Üzerine Basmakalıp Düşünceler.2011 veröffentlichte Haaf Heult doch: Über eine Generation und ihre Luxusprobleme.
Bu tanışma, onun sanatını ve düşüncelerini etkiledi.Dies beeinflusste sein Leben und seine Kunst.
Düşüncelerini gerçeğe dönüşütürebilir.Damit Ihre Ideen wahr werden.
Özellikle Eduard Bernstein'in düşüncelerine getirdiği eleştiriler ile öne çıkıyordu.Allerdings hatte er seine Ansichten weitgehend unabhängig von Eduard Bernstein entwickelt.
Hafiflik ve barış konumunu hissetmeye başladığınızda sadece gözlerinizi kapatın ve düşüncelerinizi seyredin.Wenn ich die Augen schließe fühle ich deine Liebe und deine Küsse.
Yalnızca o kişiye dönüşmekle de kalmıyor, o kişinin anılarına ve düşüncelerine de ulaşabiliyor.Sie erhält nicht nur ihr Aussehen, sondern auch all ihre Erinnerungen und Gefühle.
17 Temmuz 2009) Polonyalı düşünür ve düşünceler tarihçisi.(3. Juli 2007) Loss and Reflection.
Becky başını sallayarak anladığını belirtir ve Michale'a Pope'un onun hakkındaki düşüncelerini söyler.Thud Butt erinnert dies an seine Mutter, und er spricht mit Peter darüber.
Bu fikirlerinin ilham kaynağı, öyküde de adı geçen Friedrich Wilhelm Joseph Schelling'in düşünceleridir.Seine Ausführungen zu Schellings Philosophie wurden von Friedrich Wilhelm Joseph Schelling selbst gelobt.
Tüm bunlar, benim düşüncelerime bağlı olmayan nesnel gerçekliklerdir.All dies sind objektive Fakten in dem Sinne, dass sie nicht von meiner Meinung abhängen.
Tanrı, insanların bütün hareket ve düşüncelerini bilir.Die Gottheit ist erhaben über alles, selbst über Sein und Denken.
Sadece aynı fikirleri paylaştıkları senatörlere düşüncelerini aktardı.Die Senatoren seien geteilter Meinung gewesen.
Sürekli nostaljik düşüncelerin içinde kayboluyor.Il est constamment perdu dans des pensées nostalgiques.
Düşüncelerimiz arasında bir uçurum var.Il y a un abîme entre nos opinions.
Luther’in düşüncelerinin etkisi farklı bir düzen anlamına geliyordu.L'impact des opinions de Luther fut d'un autre ordre.
Pratikte bu düşüncelerin tehlikeli olduğu kanıtlandı.En pratique, ces concepts se sont avérés dangereux.
Albert "ileri" düşünceleriyle öne çıkıyordu ve kendisini sosyalist olarak tanımlıyordu.Albert se distingue par ses opinions « avancées » et se proclame socialiste.
Ben sözlerimi söyledim,düşüncelerimi yazdım.J'ai écrit les paroles, j'ai écrit toutes les paroles.
Başından geçen bir olay politik düşüncelerinin değişmesine sebep oldu.Un événement va les faire changer d'avis.
Her biri kendi düşüncelerinde kaybolmuş gibidir.Chacun semble avoir perdu ses repères.
Ya da o konu hakkındaki düşüncelerinizi sunabilirsiniz.Vous pouvez donner votre avis sur cette proposition.
Karşıdakinin düşüncelerini okuyabilmektedir.Il peut lire les pensées des personnes voisines.
Ama bu tanım dahî problemsiz değildir; çünkü bu düşüncelerin içeriği de zaman içinde değişikliğe uğramıştır.Ces différences de date sont importantes car entre-temps, sa pensée a évolué.
Noether’in devam eden matematiksel düşüncelerini kartpostalla Fischer’e gönderdiği biliniyor.Noether envoie des cartes postales à Fischer, dans lesquelles elle poursuit ses raisonnements mathématiques.
Bu sebeple anti devletçi düşünceler aşırı bireyci ya da aşırı kolektivist olarak sınıflandırılır.Ainsi, les catégories de pensée antiétatistes sont parfois classés comme collectivistes ou individualistes.
Düşüncelerini gerçeğe dönüşütürebilir.Leurs pensées deviennent réalité.
Galeri ile yapılan çalışmalar, Martha'nın kırk yıl boyunca endişe ettiği düşüncelerle doludur.Les œuvres exposées à la galerie sont liées aux idées qui poursuivent Wilson depuis plus de quarante ans.
"Anılar ve düşünceler".Souvenirs et réflexions.
Bu spekülatif düşünceler, daha sonra taoistik kehânetlerde kullanıldı.Certaines de ces réflexions se retrouvent plus tard dans le taoïsme religieux.
Carl Friedrich Goerdeler'e düşüncelerini gönderdi.Il était proche de Carl Friedrich Goerdeler.
Fizik, onun çalışmalarının altında yatan düşüncelerin temelini oluşturur.Étudions les bases sur lesquelles repose sa puissance.
(1994) Nizami Gencevi'nin felsefi düşünceleri.La taille de Nicolas Genin...
Hal geri gelir ve babasının yanlış düşüncelerde olduğunu ona inandırır.Il revient vers son père, convaincu que sa sœur est irrécupérable.
Bu düşünceler sırasında kendinden geçip derince bir uykuya dalar.Arrivé à ce point de ses réflexions, il s’est endormi.
Pratiksel düşünceler de bu değişimin uygulanmasını etkiledi.Il est probable qu’une considération pratique ait joué un rôle dans ce changement.
Gelecek Hakkında Düşünceler.Problèmes d'avenir.
Toparlayıcı bir Antropolojiye Dair Düşünceler (Homo sum.Pour les articles homonymes, voir Antinoüs (homonymie).
Düşüncelerimiz kurbanların aileleri ve arkadaşlarıyla birlikte.Nos cœurs vont aux victimes et à leurs proches.
Sorular sorar ve konuşmacıların düşüncelerini sorgular.Ils y font des déclarations et répondent aux questions de ses membres.
20. yüzyıl bu düşüncelerin en çok tartışıldığı yüzyıl oldu.Le XIXe siècle est une époque de remise en question de ces conventions.
Gojiranın bazı temaları Duplantier'in doğayı korumak konusundaki kişisel düşüncelerine dayanır.La plupart des objectifs de Camber tournent autour de la protection du peuple de Gwynedd.
Kendi düşüncelerini dillendiremez çoğu kez.Elle garde souvent ses opinions pour elle-même.
Bakalım hangimiz düşüncelerimizi daha hızla gerçekleştirbileceğiz.On peut résoudre les problèmes plus rapidement en concentrant sa pensée sur la tâche à accomplir.
Genellikle birbirlerini kollarlar ve düşüncelerini paylaşırlar.Ils paraissent s’entendre et partagent un temps le pouvoir.
1884 – Boltzmann; ısı bilgisi düşüncelerden, Stefan - Boltzmann siyah cisim radyant akı yasasını türetir.1884 – Ludwig Boltzmann énonce la loi de Stefan-Boltzmann pour un corps noir.
Ayrıca sömürgecilik ile ilgili düşüncelerini belirtmiştir.Il s'engage également sur des réflexions concernant la question de l'érosion.
Onlara göre şiir düşüncelere değil duygulara seslenmelidir; çünkü şiir bir şey anlatmak için yazılmaz.Or, les animaux n’ont pas de croyances, donc pas de désirs, car avoir des croyances nécessite le langage.
1921'de Neill, düşüncelerini kanıtlamak amacıyla Summerhill Okulu'nu kurdu.En 1921, A.S. Neill crée l'école de Summerhill, où il met en application ses théories libertaires.
Daha da kötüsü Oscar bu düşüncelere derinden bağlıdır.Guizot est impressionné par la profondeur de leur conviction.
Anlatılmak istenen düşünceler olayların içindedir.Ce sont les lieux de création qui sont indiqués.
İnsanları aynı düşünceler, aynı duygular, aynı heyecanlar çevresinde toplar.Ils partagent les mêmes goûts, les mêmes idées.
Hizmeti karşılığı uçağa "VECİHİ" adı verilince, uçak inşa etmek düşünceleri canlanır.Comme le plan avant est en effet de sol, l'avion « refuse » de se poser.

İlgili Sayfalar