Büyük ekonomi düşünürlerini yetiştiren yer: George Soros, Friedrich Hayek ve Mick Jagger gibi.Тренировъчно поле за велики икономически мислители като Джордж Сорос, Фридрих Хайек и Мик Джагър.
Büyük ekonomi düşünürlerini yetiştiren yer: George Soros, Friedrich Hayek ve Mick Jagger gibi.Тренувальне поле для велетнів економічних наук як Джордж Сорос, Фрідріх Хайек, та Мік Джагер.
Büyük ekonomi düşünürlerini yetiştiren yer:위대한 경제 사상가들이 여기서 공부했었죠.
Büyük ekonomi düşünürlerini yetiştiren yer:Из нее выросли кумиры экономики:
Büyük ekonomi düşünürlerini yetiştiren yer:מקום ההכשרה של הוגים כלכליים דגולים
Büyük ekonomi düşünürlerini yetiştiren yer:مركز تدريب لمفكرين اقتصاديين عظماء
Büyük ekonomi düşünürlerini yetiştiren yer:ジョージ ソロス、フリードリヒ ハイエク、
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.A gyerekek feltételezik az engedélyt, egészen más módon.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.As crianças assumem permissão de formas muito diferentes.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Copiii înţeleg permisiunea într-un fel foarte diferit.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Děti uvažují o omezeních zcela jinak.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.I bambini immaginano di poter fare le cose in modo molto diverso.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Kinderen gaan hun gang op een andere manier.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Kinder folgern Erlaubnis auf eine ganz andere Weise.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.어린이들은 정말 다양한 방법으로 생각하지요.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Les enfants voient ce qui est permis d'une manière très différente.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Los niños asumen permiso de manera muy distinta.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Rozumieją przyzwolenie na zupełnie innych zasadach.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Trẻ em tự có những quy tắc rất khác biệt.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Τα παιδιά αισθάνονται ελεύθερα να κάνουν πράγματα με πολύ διαφορετικό τρόπο.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Дети допускают совершенно другие решения.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.Децата приемат разрешението по много различен начин.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.ילדים לוקחים רשות בדרך שונה לגמרי.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.الأطفال يفترضون الإذن بطريقة مختلفة جداً.
Çocuklar bir şeylere ulaşma konusunu çok farklı şekillerde düşünürler.子供達はものの上でも 下でも過ごします
Çünkü insanlar müdahale hakkında konuştuklarında, ortada bilimsel bir teori olduğunu düşünürler --Karena saat orang berbicara tentang campur tangan, mereka membayangkan beberapa teori ilmiah --
Çünkü insanlar müdahale hakkında konuştuklarında, ortada bilimsel bir teori olduğunu düşünürler --왜냐하면 많은 사람들이 개입에 대해서 생각하면 과학적인 학설이 바탕이 된다고 믿기 때문이다.
Çünkü insanlar müdahale hakkında konuştuklarında, ortada bilimsel bir teori olduğunu düşünürler --Parce que lorsque les gens parlent d'intervention, ils imaginent une théorie scientifique,
Çünkü insanlar müdahale hakkında konuştuklarında, ortada bilimsel bir teori olduğunu düşünürler --Perché quando si parla di interventi, ci si immagina qualche teoria scientifica:
Çünkü insanlar müdahale hakkında konuştuklarında, ortada bilimsel bir teori olduğunu düşünürler --Porque cuando se habla de intervención, se imaginan que alguna teoría científica...
Çünkü insanlar müdahale hakkında konuştuklarında, ortada bilimsel bir teori olduğunu düşünürler --כי כשאנשים מדברים על התערבות, הם מדמיינים איזו תיאוריה מדעית--
Çünkü insanlar müdahale hakkında konuştuklarında, ortada bilimsel bir teori olduğunu düşünürler --في الحقيقة الناس تتحدث عن التدخل الأجنبي كما لو انه نظرية علمية
Çünkü insanlar müdahale hakkında konuştuklarında, ortada bilimsel bir teori olduğunu düşünürler --但这只是世界上我们需要 照顾的40个国家之一。
Çünkü insanlar müdahale hakkında konuştuklarında, ortada bilimsel bir teori olduğunu düşünürler --科学的理論をもとに考えます。 ランド研究所は
Daha ziyade imparatorluklar ve hiyerarşiler bazında özellikle de Çince veya Japonca düşünürler.Ei gândesc mai mult în termeni de imperii și ierarhii, de regulă chinez sau japonez.
Daha ziyade imparatorluklar ve hiyerarşiler bazında özellikle de Çince veya Japonca düşünürler.Họ nghĩ nhiều hơn về các đế chế và các thứ bậc, thường là của Trung Quốc hoặc Nhật Bản.
Daha ziyade imparatorluklar ve hiyerarşiler bazında özellikle de Çince veya Japonca düşünürler.Ils pensent plus en termes d'empires et de hiérarchies, d'habitude, Chinoise ou Japonaise.
Daha ziyade imparatorluklar ve hiyerarşiler bazında özellikle de Çince veya Japonca düşünürler.제국과 계급에 더 비중을 두었습니다. 대개 중국인과 일본인이 그랬지요.
Daha ziyade imparatorluklar ve hiyerarşiler bazında özellikle de Çince veya Japonca düşünürler.Mereka lebih berpikir dalam konteks kerajaan dan hirarki, biasanya dalam konteks bangsa China atau Jepang.
Daha ziyade imparatorluklar ve hiyerarşiler bazında özellikle de Çince veya Japonca düşünürler.Pensano a imperi e gerarchie, di solito giapponesi o cinesi.
Daha ziyade imparatorluklar ve hiyerarşiler bazında özellikle de Çince veya Japonca düşünürler.Piensan más en términos de imperios y jerarquías, normalmente chinas o japonesas.
Daha ziyade imparatorluklar ve hiyerarşiler bazında özellikle de Çince veya Japonca düşünürler.Sie denken eher an Empire und Hierarchien, normalerweise chinesische oder japanische.
Daha ziyade imparatorluklar ve hiyerarşiler bazında özellikle de Çince veya Japonca düşünürler.Sokkal inkább birodalmakban és hierarchiákban, jellemzően kínaiban és japánban.
Daha ziyade imparatorluklar ve hiyerarşiler bazında özellikle de Çince veya Japonca düşünürler.Ze denken meer in termen van rijken en hiërarchieën, meestal Chinese of Japanse.
Daha ziyade imparatorluklar ve hiyerarşiler bazında özellikle de Çince veya Japonca düşünürler.Σκέφτονται περισσότερο με όρους αυτοκρατοριών και ιεραρχιών, συνήθως Κινέζικων ή Ιαπωνικών.
Daha ziyade imparatorluklar ve hiyerarşiler bazında özellikle de Çince veya Japonca düşünürler.Повече си мислят от гледна точка на империии и йерархии, обикновено китайска и японска.
Daha ziyade imparatorluklar ve hiyerarşiler bazında özellikle de Çince veya Japonca düşünürler.Упоминаются термины империи и иерархии, обычно китайские и японские.
Daha ziyade imparatorluklar ve hiyerarşiler bazında özellikle de Çince veya Japonca düşünürler.הם חושבים יותר במושגים של אימפריות והיררכיות, בדרך-כלל סיניות או יפניות.
Daha ziyade imparatorluklar ve hiyerarşiler bazında özellikle de Çince veya Japonca düşünürler.إنهم يفكرون أكثر كإمبراطوريات أو سلطات عليا , عادة مثل الصينين أو اليابانيين .
Daha ziyade imparatorluklar ve hiyerarşiler bazında özellikle de Çince veya Japonca düşünürler.中国人や日本人がその良い例です それでは中国の話に戻りましょう
Düşünürler ki , bu pek de mantıklı gelmiyor.A budou říkat, to nedává smysl.
Düşünürler ki , bu pek de mantıklı gelmiyor.Ze zullen zeggen 'nou, dat klopt niet.'
Düşünürler ki , bu pek de mantıklı gelmiyor.سيكونون مثل الذي يقول ، هذا لا يعقل.
Düşünürler ki , bu pek de mantıklı gelmiyor.それ以来、私達は住宅価格が下がる事を知っています。
Elbette, Tanrı'ya farklı şekillerde bakmamızı önerenler düşünürler oldu.Bien sûr, il y a eu des courants de pensées qui ont suggéré différentes façons de voir Dieu.
Elbette, Tanrı'ya farklı şekillerde bakmamızı önerenler düşünürler oldu.Bineînțeles că au existat gânditori care au propus o altă perspectivă asupra lui Dumnezeu.
Elbette, Tanrı'ya farklı şekillerde bakmamızı önerenler düşünürler oldu.Byli tu samozřejmě různí myslitelé, kteří chtěli nabídnout odlišné způsoby nahlížení na Boha.
Elbette, Tanrı'ya farklı şekillerde bakmamızı önerenler düşünürler oldu.Claro, han habido pensadores que sugirieron distintas maneras de ver a Dios.
Elbette, Tanrı'ya farklı şekillerde bakmamızı önerenler düşünürler oldu.Dĩ nhiên, có những nhà tư tưởng đã đưa ra những cách nhìn nhận khác nhau về Chúa.
Elbette, Tanrı'ya farklı şekillerde bakmamızı önerenler düşünürler oldu.물론, 다른 식으로 하나님을 바라보는 방법들을 제시한 사상가들이 있었죠.