Bu kişiler bir adım daha sonrasını düşünürler, yani iki adım ilerisini.Sie gehen einen Schritt weiter und machen 2 Schritte.
Bu kişiler bir adım daha sonrasını düşünürler, yani iki adım ilerisini.Stanno facendo un ulteriore passaggio nel pensiero, due passaggi.
Bu kişiler bir adım daha sonrasını düşünürler, yani iki adım ilerisini.To dodatkowy krok w myśleniu, 2 kroki do przodu.
Bu kişiler bir adım daha sonrasını düşünürler, yani iki adım ilerisini.Ze doen een extra denkstap, twee stappen.
Bu kişiler bir adım daha sonrasını düşünürler, yani iki adım ilerisini.Κάνουν ένα επιπλέον βήμα στη σκέψη, δύο βήματα.
Bu kişiler bir adım daha sonrasını düşünürler, yani iki adım ilerisini.Вони роблять один додатковий крок у мисленні.
Bu kişiler bir adım daha sonrasını düşünürler, yani iki adım ilerisini.Они мыслят глубже, делают уже 2 шага вперёд.
Bu kişiler bir adım daha sonrasını düşünürler, yani iki adım ilerisini.Те правят още една стъпка или две стъпки мислене.
Bu kişiler bir adım daha sonrasını düşünürler, yani iki adım ilerisini.הם עושים שלב חשיבה נוסף, שני שלבים.
Bu kişiler bir adım daha sonrasını düşünürler, yani iki adım ilerisini.هم متقدّمون خطوة إضافيّة عن الآخرين، خطوتين.
Bu kişiler bir adım daha sonrasını düşünürler, yani iki adım ilerisini.よりよいですね もちろん 原理上-
Bu Müslüman düşünürler, aydınlar ve devlet adamları, 19. yüzyılda Avrupa'ya baktılar ve bunları gördüler.이러한 19세기의 유럽을 목격한 이슬람교도 사상가와 지식인, 정치가들이 이런 것들에 주목했습니다.
Bu Müslüman düşünürler, aydınlar ve devlet adamları, 19. yüzyılda Avrupa'ya baktılar ve bunları gördüler.Dessa muslimska intellektuella, tänkare och statsmän tittade på 1800-talets Europa och såg dessa saker.
Bu Müslüman düşünürler, aydınlar ve devlet adamları, 19. yüzyılda Avrupa'ya baktılar ve bunları gördüler.Estos pensadores, intelectuales y estadistas musulmanes del siglo XIX miraban a Europa y veían estas cosas.
Bu Müslüman düşünürler, aydınlar ve devlet adamları, 19. yüzyılda Avrupa'ya baktılar ve bunları gördüler.Ezek a 19. századi muszlim gondolkodók és államférfiak Európát figyelték, látták ezeket a dolgokat.
Bu Müslüman düşünürler, aydınlar ve devlet adamları, 19. yüzyılda Avrupa'ya baktılar ve bunları gördüler.Những nhà tri thức, chính khách Hồi giáo của thế kỉ 19 đã nhìn thấy những điều đó ở Châu Âu.
Bu Müslüman düşünürler, aydınlar ve devlet adamları, 19. yüzyılda Avrupa'ya baktılar ve bunları gördüler.Para cendekiawan, intelektual, dan negarawan Muslim abad ke-19 melihat Eropa, dan mendambakan hal-hal itu.
Bu Müslüman düşünürler, aydınlar ve devlet adamları, 19. yüzyılda Avrupa'ya baktılar ve bunları gördüler.Questi pensatori, intellettuali e uomini di Stato Musulmani del 19° secolo guardavano all'Europa.
Bu Müslüman düşünürler, aydınlar ve devlet adamları, 19. yüzyılda Avrupa'ya baktılar ve bunları gördüler.Títo moslimskí myslitelia, intelektuáli a štátnici 19.storočia pozorovali Európu a videli tieto skutočnosti.
Bu Müslüman düşünürler, aydınlar ve devlet adamları, 19. yüzyılda Avrupa'ya baktılar ve bunları gördüler.Ці мусульманські мислителі, інтелектуали, державні діячі 19-го століття дивились на Європу, і бачили ці речі.
Bu Müslüman düşünürler, aydınlar ve devlet adamları, 19. yüzyılda Avrupa'ya baktılar ve bunları gördüler.Эти мусульманские мыслители и интеллигенция 19-го века смотрели на Европу и замечали эти факты.
Bu Müslüman düşünürler, aydınlar ve devlet adamları, 19. yüzyılda Avrupa'ya baktılar ve bunları gördüler.הפילוסופים, האינטלקטואלים ואנשי המדינה המוסלמים של המאה ה-19 הסתכלו אל אירופה, ראו את הדברים האלה,
Bu Müslüman düşünürler, aydınlar ve devlet adamları, 19. yüzyılda Avrupa'ya baktılar ve bunları gördüler.ان هؤلاء المفكرون الاسلاميون .. او رجال السلطة .. الذين نظروا الى اوروبا ورأوا هذه الأشياء ..
Bu Müslüman düşünürler, aydınlar ve devlet adamları, 19. yüzyılda Avrupa'ya baktılar ve bunları gördüler.ヨーロッパを観察し、そういったこと物事を学びました。 彼らは "なぜ私達はそのような物事を持っていないのだろうか?" と考えました。
Bu nedenle insanlar genellikle bu bölgeyi bildiğimiz anlamda sıvı olarak düşünürler.Ale čím jdete hlouběji a hlouběji, tlak ve vnitřním jádře je tak obrovský...
Bu nedenle insanlar genellikle bu bölgeyi bildiğimiz anlamda sıvı olarak düşünürler.Проте нижче, нижче і нижче, тиск у нижньому ядрі стає величезним.
Bu pratik mi?" diye düşünürler.Apakah hal itu praktis?"
Bu pratik mi?" diye düşünürler.Är det praktiskt?"
Bu pratik mi?" diye düşünürler.Banii ne blocheaza de la a spune...
Bu pratik mi?" diye düşünürler.Czy to praktyczne?"
Bu pratik mi?" diye düşünürler.Ésszerű lenne vajon?" És a pénz megállítja őket.
Bu pratik mi?" diye düşünürler.Geld stoppt sie.
Bu pratik mi?" diye düşünürler.Il denaro ci ostacola.
Bu pratik mi?" diye düşünürler.Jo, moc rád bych dělal tohle, ale můžu si to dovolit?
Bu pratik mi?" diye düşünürler."Oh, como eu gostaria de fazer isto, mas posso dar-me a esse luxo?
Bu pratik mi?" diye düşünürler.Onko se taloudellisesti käytönnöllistä?"
Bu pratik mi?" diye düşünürler. Para engeller.Est-ce vraiment utile?
Bu pratik mi?" diye düşünürler. Para engeller. "Hangi güzelliği yapardım?Mensen denken: ik zou dolgraag dit of dat doen, maar kan ik me dat wel veroorloven, is het realistisch?
Bu pratik mi?" diye düşünürler. Para engeller. "Hangi güzelliği yapardım?Хората си казват - Колко бих искал да направя това, но мога ли да си го позволя?
Bu pratik mi?" diye düşünürler. Para engeller.Το χρήμα εμποδίζει...
Bu pratik mi?" diye düşünürler.¿puedo permitirme hacerlo?
Bu pratik mi?" diye düşünürler.お金がブレーキを掛けます。
Burada dünyanın en iyi mucitleri ve düşünürleriyle birlikte olmaktan onur duyuyorum.C'est un tel honneur d'être ici parmi certains des meilleurs innovateurs et penseurs du monde.
Burada dünyanın en iyi mucitleri ve düşünürleriyle birlikte olmaktan onur duyuyorum.Hoy tengo el honor de estar aquí con algunos de los principales innovadores y pensadores del mundo.
Burada dünyanın en iyi mucitleri ve düşünürleriyle birlikte olmaktan onur duyuyorum.Ich fühle mich geehrt hier zu sein mit einigen der besten Erfindern und Denkern der Welt.
Burada dünyanın en iyi mucitleri ve düşünürleriyle birlikte olmaktan onur duyuyorum.Ik ben zo vereerd hier te zijn met enkele van de top-vernieuwers en -denkers van de wereld.
Burada dünyanın en iyi mucitleri ve düşünürleriyle birlikte olmaktan onur duyuyorum.Jag är hedrad av att vara här men några av världens bästa innovatörer och tänkare.
Burada dünyanın en iyi mucitleri ve düşünürleriyle birlikte olmaktan onur duyuyorum.Je pro mne taková čest být tady s některými světovými inovátory a mysliteli.
Burada dünyanın en iyi mucitleri ve düşünürleriyle birlikte olmaktan onur duyuyorum.저는 여기 이자리에 세계 최고의 혁신자들과 사상과들과 있게 되어 매우 영광입니다.
Burada dünyanın en iyi mucitleri ve düşünürleriyle birlikte olmaktan onur duyuyorum.Megtiszteltetés volt, hogy itt lehettem a világ vezető újítóival és gondolkodóival.
Burada dünyanın en iyi mucitleri ve düşünürleriyle birlikte olmaktan onur duyuyorum.Saya sangat tersanjung berada di sini dengan banyak inovator dan pemikir kelas atas dunia.
Burada dünyanın en iyi mucitleri ve düşünürleriyle birlikte olmaktan onur duyuyorum.Sinto-me honrada por estar aqui na presença de alguns dos principais pensadores e inovadores do mundo.
Burada dünyanın en iyi mucitleri ve düşünürleriyle birlikte olmaktan onur duyuyorum.Sono così onorata di essere qui con alcuni dei più grandi innovatori e pensatori del mondo.
Burada dünyanın en iyi mucitleri ve düşünürleriyle birlikte olmaktan onur duyuyorum.Sunt atât onorată să ma aflu aici printre unii dintre cei mai buni inovatori şi gânditori ai lumii.
Burada dünyanın en iyi mucitleri ve düşünürleriyle birlikte olmaktan onur duyuyorum.To dla mnie zaszczyt, móc być tutaj z największymi innowatorami i myślicielami świata.
Burada dünyanın en iyi mucitleri ve düşünürleriyle birlikte olmaktan onur duyuyorum.Με τιμά που βρίσκομαι εδώ με κάποιους από τους πιο καινοτόμους σκεπτόμενους ανθρώπους του κόσμου.
Burada dünyanın en iyi mucitleri ve düşünürleriyle birlikte olmaktan onur duyuyorum.Для меня большая честь быть здесь вместе с лучшими инноваторами и мыслителями.
Burada dünyanın en iyi mucitleri ve düşünürleriyle birlikte olmaktan onur duyuyorum.Толкова съм горда да бъда тук редом с някои от най-големите световни мислители и иноватори.
Burada dünyanın en iyi mucitleri ve düşünürleriyle birlikte olmaktan onur duyuyorum.אני כל כך מרגישה שלכבוד הוא לי להיות כאן עם כמה מהחדשנים וההוגים הגדולים
Burada dünyanın en iyi mucitleri ve düşünürleriyle birlikte olmaktan onur duyuyorum.شرفت بأن أكون هنا مع نخبة من أرقى مفكري العالم ومبتكريه.