Benliğe uyanlar benlikle ilgili, Ruha uyanlarsa Ruhla ilgili işleri düşünürler.فان الذين هم حسب الجسد فبما للجسد يهتمون ولكن الذين حسب الروح فبما للروح.
Benliğe uyanlar benlikle ilgili, Ruha uyanlarsa Ruhla ilgili işleri düşünürler.因 為 隨 從 肉 體 的 人 、 體 貼 肉 體 的 事 . 隨 從 聖 靈 的 人 、 體 貼 聖 靈 的 事
Benliğe uyanlar benlikle ilgili, Ruha uyanlarsa Ruhla ilgili işleri düşünürler.因 為隨從 肉體 的 人 、 體貼 肉體 的 事 . 隨從 聖靈 的 人 、 體貼 聖靈 的 事
Birleşik Krallığa özgü bir fenomen olduğunu düşünürler.시골의 별장이나 직위에 집착한다는 겁니다.
Birleşik Krallığa özgü bir fenomen olduğunu düşünürler.-vi omges av snobbar.
Birleşik Krallığa özgü bir fenomen olduğunu düşünürler.שמקובעת בבתים כפריים ותארים.
Birleşik Krallığa özgü bir fenomen olduğunu düşünürler.بسبب الالقاب و المنازل الفخمة هناك
Birleşik Krallığa özgü bir fenomen olduğunu düşünürler.それは間違いです
Bir mimarın yüzüne bakınca, genelde insanlar gri-saçlı beyaz bir adam düşünürler.Als je kijkt naar het gezicht van een architect, denken de meeste mensen aan een grijsharige blanke kerel.
Bir mimarın yüzüne bakınca, genelde insanlar gri-saçlı beyaz bir adam düşünürler.Atunci când privesc fața unui arhitect, majoritatea oamenilor se gândesc un tip alb, grizonat.
Bir mimarın yüzüne bakınca, genelde insanlar gri-saçlı beyaz bir adam düşünürler.Cuando piensas en el rostro de un arquitecto, la mayoría se imagina un señor blanco y canoso. Yo no veo eso.
Bir mimarın yüzüne bakınca, genelde insanlar gri-saçlı beyaz bir adam düşünürler.Keď si predstavíte tvár architekta, väčšina ľudí vidí belocha so šedinami.
Bir mimarın yüzüne bakınca, genelde insanlar gri-saçlı beyaz bir adam düşünürler.Kiedy większość ludzi myśli o architekcie, przed oczami staje im siwy biały gość.
Bir mimarın yüzüne bakınca, genelde insanlar gri-saçlı beyaz bir adam düşünürler.대부분의 사람들은 건축가 하면 흰머리 성성한 백인을 떠올리죠.
Bir mimarın yüzüne bakınca, genelde insanlar gri-saçlı beyaz bir adam düşünürler.Pensando alla faccia di un architetto, la maggior parte della gente pensa a un bianco brizzolato.
Bir mimarın yüzüne bakınca, genelde insanlar gri-saçlı beyaz bir adam düşünürler.Quando se pensa na cara de um arquiteto, vê-se um tipo branco, de cabelo grisalho. Eu não vejo isso.
Bir mimarın yüzüne bakınca, genelde insanlar gri-saçlı beyaz bir adam düşünürler.Umumnya bayangan orang ttg wajah seorang arsitek adalah orang kulit putih yang beruban.
Bir mimarın yüzüne bakınca, genelde insanlar gri-saçlı beyaz bir adam düşünürler.Όταν σκέφτονται το πρόσωπο ενός αρχιτέκτονα, οι περισσότεροι άνθρωποι βλέπουν έναν λευκό γκριζομάλλη τύπο.
Bir mimarın yüzüne bakınca, genelde insanlar gri-saçlı beyaz bir adam düşünürler.Като погледнете един архитект, повечетохора мислят, че той е белокос бял човек.
Bir mimarın yüzüne bakınca, genelde insanlar gri-saçlı beyaz bir adam düşünürler.Мне этот облик видится по-другому. Мне видится лицо всего мира.
Bir mimarın yüzüne bakınca, genelde insanlar gri-saçlı beyaz bir adam düşünürler.שאתם חושבים על אדריכל. רוב האנשים חושבים על בחור לבן עם שיער מאפיר .
Bir mimarın yüzüne bakınca, genelde insanlar gri-saçlı beyaz bir adam düşünürler.عندما تنظر لوجه المهندس المعماري، معظم الناس يعتقدون أنه رجل أبيض شائب الشعر.
Bir mimarın yüzüne bakınca, genelde insanlar gri-saçlı beyaz bir adam düşünürler.僕にはそうは見えません 僕には世界中の顔が見えます
" Bu harita berbat! " diye düşünürler."Cette carte est nulle !"
" Bu harita berbat! " diye düşünürler."Deze kaart is waardeloos!"
" Bu harita berbat! " diye düşünürler."Diese Karte ist beschissen!"
" Bu harita berbat! " diye düşünürler."Este mapa não presta!".
" Bu harita berbat! " diye düşünürler."지도가 후졌어!"라고 생각하시겠죠.
" Bu harita berbat! " diye düşünürler."Ta mapa jest beznadziejna!"
" Bu harita berbat! " diye düşünürler."Tato mapa je k ničemu!"
" Bu harita berbat! " diye düşünürler."Αυτός ο χάρτης είναι αίσχος!"
" Bu harita berbat! " diye düşünürler."Картата е скапана!"
" Bu harita berbat! " diye düşünürler."Это отстойная карта"!
" Bu harita berbat! " diye düşünürler.הם חושבים "המפה הזו דפוקה"
" Bu harita berbat! " diye düşünürler.إنهم يعتقدون , " أن الخريطة غير جيدة ! "
" Bu harita berbat! " diye düşünürler.ガイドブックにないバーなどを見つけると
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.Dalam cerita ini, robot sering berpikir bahwa mereka adalah manusia. Dan mereka memiliki kehidupan.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.Dans ces histoires, les robots pensent souvent qu'ils sont humains. Et ils prennent vie en quelque sorte.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.În aceste povești, roboții adesea cred că sunt umani. Și într-un fel prind viață.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.In queste storie spesso i robot pensano di essere umani. E in qualche modo prendono vita.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.이 이야기들에서는 로봇들은 자신들이 사람이라 생각하죠. 뭐, 생명을 얻는 것과 비슷하기도 해요.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.Nessas histórias, os robôs chegam a pensar que são humanos, e, de certa forma, ganham vida.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.Trong câu chuyện này, robots thường nghĩ là họ là con người. Và nó như là có sự sống.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.V těchto příbězích si roboti často myslí, že jsou lidmi. A svým způsobem tak přijdou k životu.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.V týchto príbehoch si roboti často myslia, že sú ľudia. A tak určitým spôsobom ožijú.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.W tych opowiadaniach roboty często myślą, że są ludźmi. I jakby ożywają.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.Σε αυτές τις ιστορίες, τα ρομπότ συχνά σκέφτονται ότι είναι άνθρωποι. Και κατά κάποιο τρόπο έρχονται στην ζωή.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.В тези истории роботите често мислят, че са хора. И някак оживяват.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.В цих історіях роботи звичайно думають, що вони люди. І вони деякою мірою оживають.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.В этих историях роботы обычно думают, что они люди. И они в некотором роде оживают.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.בסיפורים האלה, רובוטים חושבים שהם אנושיים. והם כאילו מתעוררים לחיים.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.في هذه القصص، الروبوتات دائماً تفكّر بأنها إنسان. وهي نوع ما تأتي الى الحياة.
Bu hikayelerde, robotlar sık sık insan olduklarını zannederler ve yaşadıklarını düşünürler.自らを人間であると考え ある種の意識をもっています そこで我々は 彼の文書 手紙
Bu kişiler bir adım daha sonrasını düşünürler, yani iki adım ilerisini. Bu daha iyi.Họ đã thực hiện thêm một bước tư duy nữa, 2 bước.
Bu kişiler bir adım daha sonrasını düşünürler, yani iki adım ilerisini.De tænker et ekstra skridt fremad, to skridt.
Bu kişiler bir adım daha sonrasını düşünürler, yani iki adım ilerisini.Ei mai fac un pas în gândire, doi paşi.
Bu kişiler bir adım daha sonrasını düşünürler, yani iki adım ilerisini.Están haciendo un paso adicional de pensamiento, dos pasos.
Bu kişiler bir adım daha sonrasını düşünürler, yani iki adım ilerisini.Ils effectuent un niveau de réflexion supplémentaire, à deux étapes.
Bu kişiler bir adım daha sonrasını düşünürler, yani iki adım ilerisini.이런 사람들은 한 단계의 생각을 더해 두 단계의 생각을 하는겁니다.
Bu kişiler bir adım daha sonrasını düşünürler, yani iki adım ilerisini.Oni naredijo še en korak razmišljanja, dva koraka.